selinyetimoglu.com

Profesyonel Kariyer Koçu & Nefes Eğitmeni & Mutluluk Danışmanı@FunOfis

İş başvurularınıza neden dönüş alamıyorsunuz?

13 Yorum

kariyer-kocluguLinkedin’de son dönemde karşıma sık sık çıkan bir tartışma var. Biri diyor ki, “6 aydır iş bulamıyorum”, öteki cevaben diyor ki “sen yine iyisin ben 9 aydır bulamıyorum” bir sonraki hepsine cevaben “ben 1 senedir bulamıyorum”… Yarıştıracak elimizde son olarak bu kalmış olsa gerek, benim iş bulamama sürem seninkini döver!

Bunun bir de başvuru sayısını yarıştıran versiyonu var, ben 238 başvuru yaptım sen 129 falan…

Geçtiğimiz ay koçluk yapmaya başladığım danışanım ilk seansımızda, not tuttuğu sayfaları gösterip dedi ki “Tam 1 senedir iş arıyorum, bakın buraya da her başvurduğum iş ilanını not ediyorum. 250 tane oldu. Artık hedefim iş bulmak değil, görüşmeye çağrılmak.” 

Durum bu kadar vahim.

Dedikodulara bakılacak olursa, şirketler kariyer sitelerindeki ilanları aslında seçme yerleştirme yapmak için değil de reklam olsun diye veriyormuş. Kulağa mantıksız gelmiyor, neticede yıllık sözleşme yapıyorlar ve çoğu firma sınırsız ilan hakkı satın alıyor. Firma logosunun sürekli insanların karşısına çıkması reklamsa, al sana bedava reklam. Başka bir dedikodu diyor ki, ilanı laf olsun diye veriyorlar, zaten işe alınacak kişiler belli. Bunun akademik dünyada gerçekten yaşandığını gördüm, kurumsalda görmedim bir şey diyemem. Daha yaygın bir söylenti ise, ilanların aday havuzu oluşturmak için verildiği yönünde.

Bana mantıklı gelen bu, olabilir. Acil bir ihtiyaçta el altında uygun CV olsun diye düşünülebilir. Daha önce İnsan Kaynakları departmanında çalıştığım firmalarda bunların hiçbirini deneyimlemedim. Benim yaşadığım daha çok şöyleydi: İlan varsa görüşme de vardır, uygun aday varsa işe alım da vardır. Yani, olması gereken. Bu yüzden kıymetli meslektaşlarımın aksi yönde yorumları ve deneyimleri varsa öğrenmeyi çok isterim. Zira istiyorum ki bu sorunu açıkça ortaya koyalım ve bir çözüm bulunabiliyorsa bulunsun. Her gün, umutsuzca iş arayan insanlardan mailler alıyorum. İnsanlar cidden çok uzun süreler boyu, oldukça da ciddiyetle ve bunu bir iş gibi görerek iş arıyorlar. Eskiden “iş aramak da bir iştir. iyi çalışırsanız mutlaka iş bulursunuz” diyorduk, şimdi ne desem bilemiyorum ben de. Çünkü hem politik ve ekonomik durumlar hem de kümülatif bir şekilde büyüyen işsizler ordusuna her sene binlerce yeni mezun da ekleniyor. İstihdamın artması gerekirken, her gün başka bir büyük markadan/holdingten küçülme haberleri geliyor. Umut işsizin ekmeğiyse isterim ki umutlarını yitirmeden arayışlarını sürdürebilsinler. Bu umut için gereken şey, başvuruların boşuna olmadığını, o kariyer sitelerinin diğer ucunda gerçekten etten kemikten insanlar olduğunu, CV’lerin incelendiğini, uygun adaylarla mülakat yapıldığını ve torpil morpil olmadan işe alımların tamamlandığını bilmek.

is-arama-danismanligi-kocluk

Ve iş arayışında olan sevgili adaylar, biliyorum yorgunsunuz, biliyorum umudunuz kırıldı, biliyorum hayalleriniz var ancak onlara ulaşıp ulaşamayacağınızı bilmiyorsunuz; yine de biraz daha gayretle, her gün bir önceki günden farklı bir şey yapmayı bırakmayın n’olur. Aynı kapıyı hep aynı şekilde çalarak içeri giremezsiniz. Ya her gün farklı bir kapı çalacaksınız, ya da aynı kapıyı farklı şekillerde çalacaksınız. Çünkü o kapıların her birini çalan her gün sizin gibi binlerce kişi var. Bu nedenle iş arayışında yaratıcılık+kararlılık+kendini bilmek olmazsa olmaz.

 

Başvuruları olumsuz değerlendirilen adayların ortak özelliklerine baktığımda gördüğüm birkaç noktayı paylaşacağım ki, o kapıları çalarken elinizde daha kuvvetli özgeçmişler olsun.

  • CV’nizde önceki tecrübelerinizin detaylı şekilde yazıldığından emin olun. 1829. kez yazacağım: Özensiz CV iş kaybettirir! Karşı tarafın, sizin tam olarak hangi görev tanımıyla çalıştığınızı ve neleri başardığınızı bilmesini sağlayın.
  • Mükemmel işi aramayı biraz öteleyin. Eskiden, zihnimde bir ayakkabı tasarlardım rengiyle modeliyle topuk tarzıyla ve saatlerce dolaşıp o ayakkabıyı bulmaya çalışırdım. Sonuç: Bulamadı! Sonra daha mantıklı bir şey yapmaya karar verip, mağazalarda gördüğüm, ihtiyacım olan tarzda, fena değil dediğim ve giydiğimde rahat ettiğim ayakkabıları almaya başladım. Böylece artık ayakkabısız kalmıyorum. Zihnimde tasarladığım o eşsiz ayakkabıyı tesadüfen bir yerde görürsem de alıp ekstra mutlu oluyorum. İş aramak da biraz böyle bence. Hayalinizde elbette bir iş var, mutlu olacağınız, arkadaşlarınızı yöneticinizi, ekibinizi seveceğiniz, dolgun maaşlı, özel sağlık sigortalı, spor salonlu, evinize 15 dakika uzaklıkta, arabanızın modelini seçebileceğiniz, sınırsız akaryakıtlı, yüksek limitten yemek kartı olan, esnek çalışma saatli, uzaktan çalışma modelli, bol primli bol hediyeli… Liste daha uzar, hayal değil mi sabaha kadar oturur zorlarım hayal gücümün sınırlarını. Sonra da sabah olur ve gerçek dünyaya uyanırım. Kısaca demeye çalıştığım şu, hayal ettiğinizin bir kısmına da olsa sahip olan bir iş fırsatıyla karşılaşırsanız değerlendirin. Temel değerlerinizi belirleyin, en olmazsa olmazlarınızı ve iş arayışınızı buna göre şekillendirin. Gelecekte tüm hayallerinizi karşılayan bir fırsat karşınıza çıkabilir, bugünkü önceliğiniz iş bulmaksa tabii… CV’sinde uzun zamandır çalışmıyor olarak görünen kişilerdense çalışmakta olan adaylar daha fazla tercih ediliyor. Bence bu biraz da evli kadın/erkeklerin daha çekici olması durumuna benziyor. Yani, “onaylanmış” bir aday olma hali. Kariyer sitelerinin çoğunda, işveren tarafında CV’ler filtrelenirken “çalışıyor/çalışmıyor” seçeneklerinden biri işaretlenir. Eğer çok acil bir pozisyonsa ve adayın ihbar süresini beklemekle vakit kaybedilemeyecekse ancak o zaman “çalışmıyor” durumda olan adaylar tercih edilebilir. Bu yüzden eğer, freelance veya yarı zamanlı bir işiniz varsa bunu şu anki iş tecrübeniz olarak yazabilirsiniz.
  • CV’deki rütbe kayıpları dikkat çekebilir. Kronolojik olarak bir iş yerinde Müdür olarak çalışırken bir sonraki iş yerinde Asistan olarak çalışıyorsa olumsuz algılanabilir. Elbette küçük denizde büyük balık olmakla büyük denizde küçük balık olmak arasında farklar olabilir. Bir KOBİ’de Müdür olan kişi, lider ve kalabalık bir firmaya daha alt pozisyondan girebilir ancak bunun bir sınırı vardır. Denizin dibine çakılmakla bir alt pozisyona geçmek arasında fark var. Eğer CV’nizde böyle bir durum varsa bunu iş tanımında kısa bir notla veya önyazıda açıklamaya çalışın.degerlendirme-merkezi-hazirligi
  • Ne iş olsa yapan aday olmayın. Her işi yapabilen birisi olmak kulağa hoş gelse de, CV’yi inceleyen kişi için kafa karıştırıcı olabilir. Örneğin, İnsan Kaynakları Uzmanı ilanına başvuran birisi daha önce İnsan Kaynakları Asistanı, Müşteri İlişkileri Uzmanı, Sosyal Medya Yöneticisi, Pazarlama Asistanı olarak çalışmış ise, onun yerine CV’sinde tamamen İnsan Kaynakları tecrübeleri olan bir aday tercih edilebilir. (Bir İK’cı her işi bilmelidir tezini savunsam da bunun için her işi yapmak gerektiğini düşünmüyorum.) CV’nizde geçmişte yaşadığınız zihin bulanıklığının izleri olabilir özellikle yeni mezunken ve henüz ne istediğini bilmiyorken denenmiş farklı alanlar elbette olabilir. Bu durumda CV’yi ilana göre yeniden düzenlemenizi öneririm. Hangi alanda bir başvuru yapıyorsanız, geçmiş işlerinizde departmanınız farklı olsa bile, başvurduğunuz pozisyonla ortak yetkinlikler neler olabilir, bunları düşünüp o kısımları parlatmaya özen gösterin. Örneğin, Pazarlama departmanına başvuruyorsanız ve daha önce Satış’ta tecrübeniz olduysa, ilanda yazan gerekli becerilerden hangilerini karşılayan işler yaptıysanız görev tanımınızda onları önceliklendirin.

 

Vaov yine okunmasını zorlaştıracak uzunlukta yazmışım, umarım birilerine faydalı olur. Bu yazıyı eğer bir cümleyle özetlemem gerekirse; aynı kapıyı aynı şekilde çalmaya devam edip kapının açılmasını beklemektense, fark yaratmaya ve rakiplerinizden bir adım öne geçmenin yollarını bulmaya bakın derim.

Umarım, 2017 herkese hak ettiği güzelliklerle gelir.

 

 

13 thoughts on “İş başvurularınıza neden dönüş alamıyorsunuz?

  1. İşe başvurularda, seçici davranılmaması da bir etken. Muhasebe Uzmanı ilanına, coğrafya öğretmeninin başvuru yaptığını gördük. Özellikle kariyer sitelerinde, herkes her ilana başvuruyor. 1 pozisyona 2-3 bin başvuru olabiliyor.

  2. Selin Hanım merhaba,
    Konuyu çok güzel özetlemişsiniz. Ama inanın bu yazıyı ya da benzerlerini okuması gerekenler sıkılıp okumayacaklardır.
    Neden böyle umutsuzluğa düştüğümü kısa süre önce başıma gelen bir örnekle açıklamak isterim. Bildiğiniz gibi özellikle kalifiye aday arayışlarında kariyer portallerinden çok linkedin gibi siteler ön plana çıkmaya başladı. Ben de ekibime katmayı planladığım İnsan Kaynakları Uzmanı pozisyonu için öncelikle linkedin’de arama yaptım. Bunun sonucunda, sizinde yazınızda belirttiğiniz gibi, “bu işin okulunu okudum”, “kendimi geliştirmek için şunu yaptım, bu projeyi hazırladım, şu kitabı okudum”, “Gene de şu kadar süredir iş bulamadım” ve benzeri şikayetlerde bulunan iki adayı davet ettim. Her ikisi de öğrenmeye aç, hevesli ve azimli bir profil çiziyorlardı. Lafı uzatmadan sonuca geleyim; İki aday da görüşmeye gelmedi, görüşmeye katılmayacaklarını da haber vermedi. Görüşme saati geçtikten sonra kendilerini aradığımızda bir adayımız firmanın yolunun uzak olduğunu o yüzden vazgeçtiğini ve gelmeyeceğini bildirmek gibi bir zorunluluğu olmadığını düşündüğünü hoş olmayan bir dille ifade etti. Diğer adayımız ise önce aramalarımıza cevap vermedi, daha sonra ulaştığımızda önemli bir toplantısı olduğu için gelmediğini yoksa böyle bir şey asla yapmayacağını söyledi. (İkinci aday görüşme tarihinden sadece 2 gün önce gece saat 1:30’da whatsapptan mesaj atıp soru sormak gibi bir nezaketsizlik yapan bir adaydı bu arada.) Kendisine, aramasına gerek olmadığını, mesajla bilgi vermenin en fazla 15 saniye süreceğini belirtince sağolsun linkedin dahil her yerden bloklamayı tercih etti.
    Belki bana denk gelmiştir diye düşünmem gerekir ama adayların işe alım süreçlerinde bu ve benzeri hatalarına alışkınız. Acı olan bu iki adayın ik alanında çalışmak istemeleri, ve olaydan ders almak ya da üzülmek yerine üste çıkmaları ve saygı sınırını aşan tepki vermeleri.
    Yazınız vesilesi ile blogunuzu takip eden değerli insan kaynakları profesyonelleriyle ve diğer takipçilerinizle bu tecrübemi paylaşmak istedim. Amacım kimseyi eleştirmek değildir. Sürç-ü lisan ettiysem affola…
    Huzurlu ve bol kazançlı bir yıl dileğiyle…

    Cemal Karayormuk
    İnsan Kaynakları ve Gelişim Direktörü

    • Merhabalar Cemal bey;
      Ben de yaklaşık 2,5 aydır iş arayan biriyim. Bazı adayların yaptığı hatalar olabilir elbet fakat bu konuda insan kaynaklarının da etkisi var ne yazık ki. Adaylar için önemli olabilecek kriterlerin açıkça yazılması gerektiğini düşünüyorum. Ama bunu yapmak yerine Selin hanımın da ifade ettiği gibi ilan sayfası reklam alanına dönüştürülüyor. Firmanın ne kadar kurumsal olduğu tarihçesi gibi her şey yazılıyor. Deneyimli ve deneyimsiz kriteri bir arada yazılıyor ve aynı zamanda (atıyorum) en az 2 yıl deneyim ifadesi yazıyor. Hal böyle olunca iş arayanlar hemen sarılıyor o ilana. Kurumsalız deyip gittiğimde kurumsallıktan eserlik göremiyorum, ilanda hafta sonu tatil veya yarım gün yazmasına rağmen gittiğimde cumartesi tam gün çalışıyoruz diyen İk yetkilileriyle çok karşılaştım. Özetle sizi tenzih ederek söylüyorum; muhasebeci olmama rağmen İnsan Kaynaklarında birçoğundan iyiyim ve deneyimliyim.
      Şu 2,5 aylık sürede belki 15 iş yeri ile görüştüm. Fakat çoğu açıkçası hayal kırıklığıydı. İnsan kaynakları yetkilisini resmen ben yönlendiriyorum. Olumsuz düşündüğümde söylüyorum. Fakat mutlaka olumlu veya olumsuz, telefonla veya mail ile dönüş yaparsanız çok sevinirim dememe rağmen çoğu dönüş yapmıyor. İşinizi çok iyi yapıyorsunuzdur muhakkak, fakat işini yapamayan o kadar çok İnsan Kaynakları Yetkilisi var ki…
      Herkesin hak ettiği yerde olması dileğimle…

  3. Selamlar,

    Yazı her ne kadar yeni mezunlar ve orta derece tecrübeli adaylar için aydınlatıcı olsa da benim dikkatimi çeken esas başka bir konu şöyle ki;

    Ben Bodrum’da yaşıyorum ve burada bir diş kliniği yerel gazeteden senelerdir senenin 12 ay’ı ingilizce bilen müşteri ilişkileri personeli arıyor yabancı müşterileri için, görüşmeler de yapılıyor ancak alım bir türlü yapılmıyor.

    Sayısız tanıdığım gitti görüşmeye ancak sonuç sıfır, yani reklamı ucuza getiriyorlar. Bu çok kötü bir durum değil mi sizce? İnsanların kullanılması, zamanlarının çalınması vs. Ümitlendirilmesi, duyguları ile de oynanması cabası …

    Çünkü en basit nitelikli bir iş görüşmesi dahi sıkıcıdır. Bir İK personeli veya bölüm müdürünün aday şahsa tepeden bakan aşağılayan bir tavrı vardır ki hepimiz bunları yaşadık. Hoş olmuyor.

    Selamlar

  4. Merhaba,
    Reklam konusunun gercek olduguna inaniyorum. Hatta, bu noktada ornek vermekte isterim, mesela Vodafone firmasi. Kariyer sitelerinde aylardir 10 larca ilanlari var ancak bir aday olarak hic bir feedback alamadim kendilerinden. Bir pozisyon icin aylarca bir aday bulunmamasi imkansiz. Diger taraftan her basvuru icinde ODTU, ITU vb. Etikete bu kadar tapmak yanlis; deneyim, istek, kafanin icinde neler var buna bakilmasi lazim! Beklememek lazim! Diger bir ornek Eti firmasi. Boy boy ilan ve reklam ancak sonuc yok! Adaya sonuc icin cevap vermekten dahi tenezzul eden bir firma. Sozde buyuk!
    Iyi calismalar.

  5. Merhaba,
    Akıcı ve güzel yazınız için teşekkürler. Mülakat için gittiğiniz yerdeki kişilerin yetersiz bakış açısı yukarıdaki önerilerin hepsini örtebiliyor. Üretim müdürü” alacaklar, finans direktörü mülakat yapıyor! Pes…

  6. Yorumsuz.

  7. Selin hani yaziniz cok guzel olmus fakat tecrubesiz adaylar hakkinda da bi yazi paylasirsaniz cok makbule gececek. Misal ben dumlupinar universitesi bankacilik ve finans bolumunden lisans mezunuyum. 2016 yilinda mezun oldum yani cok yeni. Tecrubem sadece stajlar ile sinirli. Bu da yeterli olmuyor. Biz ne yapmaliyiz peki?

  8. Merhabalar, çok aydınlatıcı bir yazı olmuş tebrikler, ayrıca yorumlarıda okudum gayet içten yazılmış olduklarına şüphe duymadım, bizim tipimiz bozuk, sıcak kanlı gelmiyoruz belkide, adamlar sadece işi yapacak kişi aramıyorlar malesef, ondan bir çok bakımdan faydalanma düşüncesindeler hatta en yakın akrabağlarına hava atmak için bile şöyledir böyleydir diye çalışan işçisici ile övünmek için elemanını ona göre alıyorlar.

  9. Görüşmelerde ya da bize istediğimiz maas soruluyor.öncelıkle firma imkanları ve sınırları,maas aralığı,arac vb imkanlar gibi durumlar kabaca bile verilmiş olsa efektif cevaplayabilirim.bunun dışında firmayı ne kadar araştırsak da bilemeyeceğimiz şeyler çoktur.gönül ister ki 5000-10000 aralığı maası olsun da verdiği maaş 1400-1500 benden istediği bunun kaç katı.çok isterdim işsiz kalmış zor duruma düşmüş bir ik ve bölge müdürüyle mülakat yapmayı…

  10. Merhaba,
    Evet yazıda güzel bir şekilde yapılması gerekenler yazılmış keşke bu konuyla ilgili kişilerde bu yazdıklarımızı okusa ve bize cevap verse. Ben yapmış olduğum iki görüşmede de şaşırdım kaldım. Biri restoran sektöründe eğitim asistanı arıyordu benimle telefonda mülakat yaptı, şaşırdım yolda geziyorum ve aynı zamanda mülakat yapıyorum. Benim görünüşüm, hal ve hareketlerim görünmüyor, topluluk önünde konuşmam değerlendirilmiyor sadece telefonda ayaküstü ne konuşuyorsak o!!! Bir marketle yönetici pozisyonu için görüşmeye gittim. Benimle görüşme yapan iki genç bayan arkadaş, eğer onlarla yaptığım görüşme olumlu olursa insan kaynakları müdürü ile görüşecekmişim. Ben müdürlük için başvuruyorum iki mülakat yapmak ne alaka. Görev tanımında sizi o kadar aşağılıyorlar ki anlatamam bizim görevimizde şu çok önemli bu çok önemli. Söyledikleri konularda kendi mağazalarında o kadar çok eksik gördüm ki bunu onlara söylediğimde cevap bile veremediler. İK elemanı yetiştirmek için lütfen yönetici pozisyonu için görüşmeye çağırdığınız kişileri kobay olarak kullanmayın lütfen!!!

  11. Selin hanım,
    Merhabalar. Öncelikle emeğinize sağlık diyerek söze başlamak isterim. Yazmış olduğunuz yazıda çoğunlukla kendimi gördüm.
    İş bulma konusunda o kadar zor dönemlere girdik ki… çalışırken “ne var Can’ım ben iş bulabilirim” diye düşünürken işten ayrılalı 8 ay geçti şimdi “ben hiç bir işe yaramaz, baltaya sap olamamış biriyim” diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Özgüvenim günden güne eksiliyor, kendimde hatalar aramaya başladım. Cemal bey’in değindiği konuda gerçekten önemli bir konu. Kimi insan kendisine verilen fırsatı değerlendiremez kimi insana da bir fırsat verilmez maalesef. Bir çok yerde gördüğüm çoğu kişi hak ettiği yerde değil. Hiç bir müdürlük vasfı olmayan, bencil, bilgi saklayan, kibirli, sürekli kendini öven, ağzı iyi laf yapan, laf taşıyan kişiler kurumlar içinde yükselebilirken niyeti gerçekten işinde gücünde olan kişiler ya o üstleri tarafından ezilmeye ya da işsiz kalmaya mahkum bırakılıyorlar. Umarım piyasa bir an önce düzelir ve herkes hak ettiği yerde olur.

  12. Merhaba ,
    Bende artık iş arama sitelerindeki ilanların reklam ilanı olduğunu düşünüyorum,2 yıldır yenilenen ilan inandırıcı gelmiyor çünkü,ya da kurum içinden bu açığı kapatacaksa bir kurum yine de malum sitelerde ilan veriyor.Son aldığım dönüş 6 ay max sektör dışında olma şartı olduğu,ülkenin malum ekonomik,siyasi durumunun göz ardı edilerek böyle yaklaşılması beni hayal kırıklığına uğrattı açıkcası.Umarım refah günler yakındır ve herkes gerçekten hakettiği yerlere gelir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s