selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis

Doğru Zamanda Doğru Şeyi Yapmak

3 Yorum

Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar”da anlattığı bir hikaye vardır. Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şeyi anlatır. Bugün o hikayeyi paylaşacağım.

 

Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.

Bu düşünceden hareketle bütün krallığına kendisine bir iş için en doğru zamanın ne zaman olduğunu, kendisi için en gerekli insanların kimler olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurmuş.

 

Bunun üzerine alimler kralın huzuruna gelmişler. Ancak kralın sorularına hepsi farklı cevaplar vermişler.

Verilen bütün cevaplar farklı farklı olduğu için kral bunların hiçbirine katılmadığını söyleyerek ödülü hiç kimseye vermemiş. Ancak sorularının doğru cevaplarını hala bulmak istediğinden, bu konuda yalnız başına yaşayan ve kendini ve Tanrı’yı tanımaya vermiş, bilgeliğiyle ünlü birisine danışmaya karar vermiş.

 

 

Bilge bir ormanda yaşıyor ve yaşadığı bu ormanın dışına hiç çıkmıyormuş. Kral bu nedenle üzerine sıradan giysiler giymiş. Bilgenin yaşadığı ormana tek başına gitmiş.

Kral kendisine doğru gelirken bilge adam, kulübesinin önündeki toprağı kazmakla meşgulmüş. Zayıf ve güçsüz görünen bilge, krala selam vererek kazmaya devam etmiş.

 

Kral, bilge adamın yanına gelerek,

 

Soracağım şu üç soruyu cevaplamanız için size geldim, bilge kişi. Doğru zamanda doğru şeyi yapmayı nasıl öğrenebilirim? Bana en gerekli olan insanlar kimlerdir ve dolayısıyla kimlerin sözüne daha fazla önem vermeliyim? Hangi şeyler diğerlerinden daha önemlidir ve üzerlerine öncelikle eğilmem gerekir?

 

Bilge adam, kralı dinlemiş ama hiçbir şey söylememiş. Kazmaya devam etmiş.

Kral, bilgeye yardım etmek istediğini söyleyerek küreği elinden almış ve iki tarhı belledikten sonra sorularını yinelemiş. Bilge adam krala yine cevap vermemiş.

Kral uzun bir süre daha kazdıktan sonra bilgeye sorularını cevaplamasını istediğini, eğer cevaplamamakta ısrarlıysa oradan ayrılmak istediğini söylemiş.

 

O sırada yanlarına koşarak birinin geldiğini fark etmişler.

Adam, yanlarına iyice yaklaşınca yaralı olduğunu ve kan kaybettiğini görmüşler. Kral hemen elindeki küreği bırakmış, yaralının kanını durdurmak için elinden geleni yapmış. Kral ile bilge adamın yardımlarıyla ölümden kurtulmuş.

 

Sabah olduğunda yaralı adam kendine gelir gelmez kraldan özür dilemiş. Bu duruma çok şaşıran kral, bu özrün nedenini anlayamamış. Yaralı adam, krala minnettarlığına neden olayı anlatmaya başlamış.
Yaralı adam, o gün kralı takip ettiğini, bilge adamı görmeye gittiğini bildiğini, dönüşte onu öldürmeyi planladığını anlatmış. Ancak kral, bilgenin yanında uzun süre kazma işiyle meşgul olduğu için ölümden kurtulmuş. Kralın adamları ise onu yakalayarak yaraladıklarını öğrenmişler.

Yaşlı adam, hayatını kurtaran kraldan kendisini bağışlamasını eğer yaşarsa bundan sonra ona kulluk yapmak istediğini söylemiş.

 

Kral düşmanıyla böyle kolay yoldan barıştığı ve onu bir dost olarak kazandığı için çok mutlu olmuş. Onu bağışlamış ve kendisiyle alakadar olmaları için hizmetçileriyle doktorlarını görevlendirmiş.

Artık oradan ayrılmak istediğini söyleyerek, yaralı adamdan müsaade isteyen kral, son kez sorularına cevap almak için bilge adamın kendisiyle konuşmasını istemiş. Bilge adam, ona cevaplarını aldığını söylemiş.

 

Kral istediği cevapların ne olduğunu kendisinden dinlemek istediğini söylemiş.

Bilge adam bunun üzerine anlatmaya başlamış:

 

Dün benim güçsüz oluşuma acımayıp, bu tarhları benim için kazmasaydınız ve yolunuza gitseydiniz, o adam sizi vuracaktı.

Dolayısıyla en önemli an o tarhları kazdığınız andı. En önemli kişi ise bendim ve en önemli uğraşınız da bana iyilik etmekti.

 

Sonra, o adam bize doğru koşarak geldiğinde, en önemli an onunla ilgilendiğiniz andı. Zira siz adamın yarısını sarmasaydınız adam sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla sizin için en önemli adam oydu ve onun için yaptıklarınız sizin için en önemli uğraştı.

 

Önemli olan tek bir an vardır, o da şu an içinde bulunduğunuz andır. Çünkü bir tek o zaman elinizden bir şeyler gelebilir. İnsana gerekli olan kişi şu an yanında olan kişidir. Çünkü hiç kimse günün birinde bir başkasına işinin düşüp düşmeyeceğini bilemez. Ve de insan için en önemli uğraşı iyilik yapmaktır. Zira bu, insanın yeryüzüne gönderiliş gayesidir.

 

3 thoughts on “Doğru Zamanda Doğru Şeyi Yapmak

  1. Yazıdan çok etkilendiğim için, mantıklı geldiği için değil içimden geldiği için bir şeyler yazmak istedim. aklıma bir şeyler geldi şimdi. aynı anda:
    1)neyin önemli olduğunun her zaman önceden öngörülemeyeceği
    2)önemli denen şeyleri; eğitim sisteminin ve çıkar odaklarının bize dayattığı şeyler arasından seçmek zorunda olmadığımızı.
    3) şu anki işleri verimli ve hakkını vererek yapmanın ve “anı yaşa”manın; insanların dayattığı veya varsayımlarımıza dayalı işleri sıraya koymaktan daha önemli olduğunu.
    4) en önemlisi zor ve muhtaç durumdaki; (etkisiz, faydasız, yararsız, güçsüz yani iş hayatındaki gizli megaloman, narsist ve sadist akımlara göre önemsiz sayılan) insanlara iyilik yapmanın en önemli ve en değerli iş olduğunu
    (zor durumda, zayıf ve muhtaç birine iyilik yapmak; arkası sağlam birine iyilik yapmaktan yüzlerce kat önemlidir. durumu iyi denen kişinin zaten hayat memat meselesi denecek sorunları ve yardım muhtaç olma durumu istisnalar haricinde olmaz.)
    (elbette iyilik yapabilecek imkanlara sahip olmak için güç sahibi olmak ve güç sahiplerinin desteğini kazanabilmek lazım. fakat güç kalıcı bir şey değil. ummadığımız ve güçsüz gördüğümüz kişi, tahmin edemeyeceğimiz şekilde en güçlü kişilerden bile daha kritik yardımlarda bulunabilir.)
    algılıyorum.
    Çok güzel bir paylaşım teşekkür ederim.
    Şu an imkanlarım müsaade etmese de koçluk almayı isterdim. belki ileride biraz param olduğunda. belki de param olunca koçluğa gerek kalmayacak.
    Koçluk olmasa da insanlara güzel paylaşımlarınız dolayısıyla faydanız dokunuyor bence.
    Saygılarımla.

  2. Çok güzel bir yazı yine.
    Kendimi size çok yakın hissediyorum. Sizi tanımasam da yaklaşık 2 senedir yazdıklarınızı takip ediyorum. Bir gün oturup kahve içme fırsatımız olsa sanki eski arkadaşımla buluşmuş gibi hissedeceğime eminim.:)
    Sevgiler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s