
İngiltere’de ya da Avrupa’da bir pozisyona başvurdunuz, birkaç gün sonra tuhaf bir link geldi, kamera karşısında tek başınıza sorulara cevap verdiğiniz, karşınızda kimsenin olmadığı bir mülakat. Danışanlarımın son 1-2 yıldır bana en çok anlattığı deneyim bu. Kendinizi hazırlıksız hissettiyseniz yalnız değilsiniz, çünkü başvurunuzu ilk değerlendiren artık çoğu zaman bir yazılım oluyor.
Bunu abartı sanmayın. SHRM’nin verilerine göre işe alım süreçlerinde yapay zeka kullanan şirket oranı 2024’te yüzde 26’ydı, bugün yüzde 51’e ulaştı. Yani İngiltere ve Avrupa’da başvurduğunuz her iki ilandan birinde karşınıza en az bir yapay zeka uygulaması çıkıyor. İyi haber şu,
bu sistemlerin nasıl çalıştığını bilmek, onları yenmenin en kısa yolu. Bu yazıda danışanlarımın en sık karşılaştığı 5 uygulamayı ve her biri için somut hazırlık önerilerini bulacaksınız.
1) Başvuru takip sistemleri (ATS): CV’nizi ilk okuyan göz
Workday, SAP SuccessFactors, Greenhouse, Workable, Personio, SmartRecruiters gibi sistemler artık CV’nizi sadece arşivlemiyor, ilan metniyle arasındaki örtüşmeye göre otomatik bir puan üretip (ATS skoru) sizi sıralıyor. Bazıları, ilanı hiç açmadan aday havuzunda proaktif tarama bile yapıyor.
Ne yapabilirsiniz? CV’nizi her başvuruda ilana özel yeniden yazın. Kendi departmanınızın alıştığı jargonu bir kenara bırakıp ilanın kullandığı kelimelerle yazın. İlanda “stakeholder management” geçiyorsa CV’nizde de aynı ifadeyi kullanın, kendi yorumunuzla “paydaş yönetimi becerisi” yazmayın. Format konusunda da sadelik hâlâ en güvenli seçim, çok katmanlı tablo ve ikon dolu tasarımlar bazı sistemlerde düzgün okunamıyor ve puanınız düşüyor. Daha detaylı bir yazımı burada okuyabilirsiniz.
2) Video mülakatlar: Kamera karşısında yapay zekaya konuşmak
HireVue İngiltere’de hâlâ en yaygın kullanılan platform, özellikle Unilever ve KPMG gibi kurumların graduate ve orta kademe programlarında karşınıza çıkabiliyor. Willo, VidCruiter, Spark Hire gibi alternatifler de hızla yaygınlaşıyor. Bunların çoğu tek yönlü, yani soruyu okuyup kameraya kayıt yapıyorsunuz, karşınızda canlı bir insan yok.
Burada en büyük hata, soruyu düşünürken duraksamak ve dağınık cevap vermek, çünkü sistem konuşma temposunu ve cümle bütünlüğünü de analiz ediyor. STAR yapısıyla, yani durum, görev, eylem, sonuç sırasıyla konuşmak burada gerçekten fark yaratıyor. Kaydı göndermeden önce mutlaka bir kez kendi kendinize prova yapın, telefonunuzla kayıt alıp izleyin. Kendi sesinizi duymak, mülakat gününde sizi şaşırtacak tonlamaları önceden fark etmenizi sağlar.
3) Oyun tabanlı ve psikometrik testler
Sova Assessment, Arctic Shores gibi araçlar ve HireVue’nün kendi oyunları bilişsel esneklik ve karar verme stilinizi ölçüyor. Büyük kurumların yapılandırılmış işe alım programlarında sıkça karşımıza çıkıyor.
Bu testlerde “doğru cevap” aramak enerjinizi boşa harcar. Asıl ölçülen şey tutarlılık ve hız. Önceden örnek testlerle bir kez pratik yapmak, test gününde sizi şaşırtacak formatı tanıdık hâle getirir ve kaygıyı büyük ölçüde azaltır. Nereden başlayacağınızı merak ediyorsanız, GraduatesFirst tam uzunlukta sayısal, sözel ve mantıksal testleri üyelikle birlikte ücretsiz sunuyor, oyun tabanlı testler ve video mülakat pratiği ise ücretli pakette yer alıyor. Practice Aptitude Tests ve JobTestPrep, Sova ve Arctic Shores için bir deneme testini ücretsiz veriyor. Karşınıza çıkacak oyunu biliyorsanız Game Assessment Prep o oyunun birebir simülasyonunu ücretsiz sunuyor. Bir üniversiteden mezunsanız kariyer merkezinize de bakın, örneğin İngiltere’deki pek çok üniversite bu premium test paketlerine mezunlarına ömür boyu ücretsiz erişim sağlıyor. Deneme testini son ana bırakmayın, en az bir hafta önceden bir kez çözün, çünkü sonuçlarınızı görüp gerekirse ikinci bir denemeye zaman bırakırsınız.
4) Sohbet robotları
Paradox’un Olivia’sı gibi asistanlar başvurunuzdan hemen sonra devreye giriyor, uygunluk sorularını soruyor, mülakat takvimini otomatik ayarlıyor. Buradaki tuzak, robotu oyalamaya çalışmak ya da tek kelimelik cevaplar vermek. Net, somut ve ilan diliyle örtüşen cevaplar verin, tıpkı bir insanla yazışıyormuş gibi ama daha derli toplu.
5) LinkedIn’in kendi eşleştirme algoritması
Bir işe alım uzmanının arama sonuçlarında kimin öne çıktığını da bir yapay zeka belirliyor. Profilinizdeki anahtar kelimeler, güncellik ve platform içi aktivite burada doğrudan etkili. Yani mesele sadece dışarıya başvurmakla bitmiyor, bulunma ihtimalinizi de yükseltmeniz gerekiyor. Profilinizi hedeflediğiniz rolün ilan dilini yansıtacak şekilde güncelleyin ve düzenli olarak paylaşım yapın ya da yorum bırakın, algoritma aktif profilleri öne çıkarıyor.
Pratik 6 Aşamalı Hazırlık Yol Haritası
- Başvurmadan önce ilan metnini satır satır okuyun ve tekrar eden anahtar kelimeleri işaretleyin, CV’nizi bu kelimelerle güncelleyin.
- Video mülakat linki geldiğinde panik yapmadan önce platformun adını arayın, çoğu platform için ücretsiz örnek soru havuzları bulunuyor.
- STAR yapısında üç hazır hikaye belirleyin, farklı sorulara uyarlayabileceğiniz esnek örnekler seçin. Bu konu hakkındaki son videomu buradan izleyebilirsiniz.
- Kayıt göndermeden önce mutlaka bir prova çekimi yapın ve kendinizi izleyin.
- Psikometrik test daveti gelirse en az bir hafta önce bir deneme testi çözün.
- LinkedIn profilinizi ayda bir gözden geçirin, hedeflediğiniz rollerin ilanlarındaki dili profilinize yansıtın.
Peki tüm bu sistemler karşısında hiç hakkınız yok mu?
Var, üstelik giderek güçleniyor. AB Yapay Zeka Yasası işe alımda kullanılan yapay zekayı yüksek riskli sınıfa koyuyor ve şirketlere 2 net yükümlülük getiriyor. Kararın sizi nasıl etkilediğini açıklama zorunluluğu ve nihai kararı tek başına yapay zekaya bırakmama zorunluluğu. Yani süreç boyunca bir yerlerde mutlaka bir insan, o kararı sorgulama ve gerekirse değiştirme yetkisiyle bekliyor. Bunu bilmek, mülakat masasına oturduğunuzda omuzlarınızdaki yükü hafifletebilir.
Bunun yanında çok daha somut bir hakkınız daha var, çoğu kişi bunu hiç bilmiyor. Veri koruma mevzuatındaki bilgiye erişim hakkı, yani GDPR’ın 15. maddesi, hakkınızda tutulan her türlü kişisel veriyi talep etme imkânı tanıyor. İngilizcede “Subject Access Request” olarak geçen bu talep hakkı İngiltere ile AB’nin 27 üye ülkesinde ve AEA’ya (Avrupa Ekonomik Alanı) dahil 3 ülkede (İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç) geçerli. Reddedildiğiniz bir mülakattan sonra o şirketin veri koruma ekibine yazıp hakkınızda tutulan mülakat notlarını, değerlendirme puanlarını ve varsa yapay zeka çıktısını isteyebilirsiniz.
Şirketin 1 ay içinde yanıt vermesi gerekiyor, karmaşık durumlarda bu süre 2 ay daha uzayabiliyor ve talebiniz sizden ücret alınmadan karşılanmak zorunda. Şirket başka adayların ya da mülakatçıların kimliğini ifşa eden kısımları çıkarabilir ama sizinle ilgili değerlendirmeyi saklayamaz. Küçük bir e-posta, neden elenmiş olabileceğinize dair gerçek bir pencere açabilir.
Son olarak şunu unutmayın, hiçbir algoritma on yılı aşkın deneyiminizi, kurduğunuz ilişkileri ve çözdüğünüz gerçek problemleri ölçemez. Sistemler sizi ilk elemeden geçiriyor olabilir ama masaya oturduğunuzda konuşan hâlâ sizsiniz. Bu adımları kendi başvuru sürecinizde denediğinizde sonuçları benimle paylaşın, hangi platformla karşılaştığınızı çok merak ediyorum.
İş arayan değil aranan aday olma mottosuyla yola çıktığımız Bilge Profesyoneller Kulübü’nde de bu konuları ve daha fazlasını konuşuyor, e-rehberler, kurslar ve Salı akşamı webinar’ları ile çok daha güçlü şekilde kariyerimizi sürdürüyoruz.
Yapay Zekayı sadece iş bulmak için değil, kariyerinizi güçlendirmek ve vazgeçilmez bir ekip arkadaşı olmak için nasıl kullanacağınızı henüz bilmiyorsanız YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA VAZGEÇİLMEZ OLMAK başlıklı e-rehber üyelerimizin ulaşabildiği kaynak kütüphanesinde. İlk 7 gün misafirimiz olmak için SKOOL.
