selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

Kör Noktalarımızı En İyi Hangi Ayna Gösterir?

Google, küçük ekiplerdeki yönetici sayısını üçte birden fazla azalttı. Son 3 yılda global çapta yönetici pozisyonları %6’nın üzerinde geriledi. 

AI rutin ve operasyonel işleri devraldıkça şirketler organizasyon şemasını sadeleştiriyor. Artık “yükselmek” otomatik olarak “ekip yönetmek” anlamına gelmiyor. Bugün öne çıkan profesyonelin tanımı değişti. Şirketler artık en çok insan yöneteni değil; belirsizlikte karar verebilen, AI ile çalışabilen ve insan tarafını güçlü tutan kişiyi arıyor.

Dünya değişirken çoğu profesyonel tepki veriyor ama pusulasız. Panikle CV güncelliyor, rastgele kurs satın alıyor, LinkedIn’de herkesin yaptığını yapıyor. Değişimin ortasında en çok işine yarayan şey hızlı davranmak olmuyor. Yönünü bilmek oluyor. Yönü bulmanın en eski, en sade, en güçlü aracı ise yıllardır masamızın üzerinde duruyor: SWOT.

SWOT sadece toplantı odalarının aracı değil

SWOT’u çoğumuz strateji sunumlarından, kurumsal planlama toplantılarından hatırlıyoruz. Şirketler için, markalar için. Oysa en güçlü kullanımı en kişisel olanı: Onu kendine tuttuğun bir aynaya çevirdiğin an.

Kendi kariyerine SWOT uyguladığında yaptığın şey basit ama dönüştürücü. Kendini, içinde bulunduğun dönemin gerçekleriyle yan yana koyup net bir fotoğraf çekiyorsun. 

4 soruyla.

Okumaya devam et


2 Yorum

“Sessiz Burnout” Yaşıyor Olabilir misiniz?

“Sessiz İstifa” akımı eskidi bile, yerini de “Sessiz Burnout” akımı aldı.

Sessiz istifa, bilinçli bir sınır koyma hareketiydi, “fazlasını vermiyorum” diyen bir duruştu. 

Sessiz burnout ise tam tersi. Sessiz, görünmez, fark edilmeden büyüyen bir tükenmişlik. Kimse istifa etmiyor, bazen şikayet bile etmiyor ama enerji, motivasyon ve performans gözle görülür şekilde eriyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Bilge Profesyoneller Kulübü Kapılarını Açıyor!

Kurumsalda Yerinde Saymaktan Yorulanlar Burada mı?

Kurumsal hayatta 10 yılı, belki 15 yılı devirdiniz. İşinizi teknik olarak çok iyi biliyorsunuz; ekibiniz size güveniyor, işler size emanet ediliyor. Ama içten içe tanıdık bir his var: yerinde sayıyormuş gibi hissetmek.

Yıllardır aynı özveriyle çalışıyorsunuz, fakat “iyi çalışmak” tek başına artık hak ettiğiniz saygıyı, görünürlüğü ya da terfiyi getirmiyor. İşi çıkaran ama görünmez kalan kahraman siz oluyorsunuz. Bir yanda sınır çizememekten gelen o bitkinlik, diğer yanda kendinize yatırım yapmak için aldığınız ama hep yarım kalan kitaplar, hedefler…

Bu satırlar size tanıdık geldiyse, en başta şunu bilmenizi istiyorum: yalnız değilsiniz. Ve kurumsal hayatta maskeler takıp kendinizden ödün vermek zorunda da değilsiniz.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Networking Yapmak İçin En Doğru Zaman Ne Zaman?

Birkaç ay önce, 10+ yıldır çalıştığı finans şirketinde üst düzey yönetici iken, yönetim değişikliği sonucunda işsiz kalan bir danışanım ile çalışmaya başladık.

Hepimizin çok iyi bildiği bir markanın çatısı altında yıllardır çok emek vermiş, gösterdiği yüksek performans dolayısıyla harika sayısal sonuçlar üretmiş bir profesyoneldi.

Bana ulaştığında 3 aylık ihbar süresinin ilk yarısı bitmişti bile. Haberi aldığı andan sonra yeni bir işi hızlıca bulabileceğini düşünmüş, ancak işler pek de planladığı gibi gitmemişti. 

Karşımda 50 yaşlarında, hakikaten işinin ustası bir beyefendi vardı.

Ancak ne yapacağını hiç bilmediği bir durumun içindeydi. Daha önce hiç işsiz kalmamıştı ve psikolojisini olumsuz etkileyen kişisel finansal krizi kapının eşiğindeydi. Eğitim için birkaç ay sonra yurtdışına gitme planı yapan bir kızı vardı. Ailece belli standartlarda yaşamaya alışmışlardı… Kısaca, zor ve belirsiz bir durum.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Toksik Yönetici ile Çalışırken Akıl Sağlığını Koruma Rehberi

Kurumsal koridorlarda yankılanan topuk sesleri, biri biter bitmez diğer başlayan toplantılar ve o 7×24 gelen e-posta bildirimleri… Bazı sabahlar yataktan kalkmak, sadece işe gitmek değil, adeta bir cepheye gitmek gibi geliyorsa; muhtemelen “toksik” bir yöneticinin çekim alanındasınız demektir.

Eski bir beyaz yakalı ve şu an pek çok danışanından benzer hikâyeler dinleyen profesyonel bir kariyer koçu olarak sizi çok iyi anlıyorum. O masalarda ben de oturdum. Mobbingin ince sızısını, başarının sahiplenilmesini ve hataların üzerinize kalışını bizzat deneyimledim. Ancak unutmayın; yöneticinizi seçemeseniz de bu sürecin ruh sağlığınızı ne kadar yıpratacağına dair kontrol bir dereceye kadar sizin elinizde.

Gelin, bu zorlu süreci akıl sağlığınızı koruyarak nasıl atlatabileceğinize birlikte bakalım.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kariyer Arası Veren Anneler İçin Sahalara Dönüş Stratejisi

Şu an bu satırları yazarken yan odada uyuyan 1 yaşındaki oğlumu bebek monitöründen izliyorum. Aklımın bir köşesinde Berkin için yapılacaklar listeleri, diğer bir köşesinde ise profesyonel hayatımın ajandası… Taze bir anne olarak, daha önce anladığımı zannettiğim anneliği esas şimdi anladığımı fark ediyorum, utançla. Bir jonglör gibi elimizde birkaç topu aynı anda çevirmeye çalışıp duruyoruz. Üzerine bir de annelikle birlikte uzun bir kariyer molası vermişseniz, işler iyice karışıyor. Geri dönmek gittikçe zor görünmeye başlıyor. Eğer siz de “Acaba çok mu uzak kaldım?” ya da “CV’mdeki o boşluk kariyerimin sonu mu?” diye düşünüyorsanız, gelin önce bir derin nefes alalım.

Sektörel veriler ve koçluk seanslarım bana çok net bir şey söylüyor: Kadınlar durmuyor. Bir kariyer koçu olarak danışanlarımın %75’i kadınlardan oluşuyor. Bu sadece benim gözlemim değil; International Coaching Federation (ICF) 2023-2025 verilerine göre dünya genelinde koçluk alanların %58’inden fazlası kadınlar. Kadınlar, toplumsal rollerin omuzlarına yüklediği o devasa yüke rağmen kendilerini geliştirmek ve “ben de buradayım” demek için erkeklerden çok daha fazla yatırım yapıyor.

Ancak acı bir gerçek var:

Okumaya devam et


Yorum bırakın

“Hayır” Diyerek Kariyerinizi Nasıl Kurtarırsınız?

Kariyer basamaklarını tırmanırken çoğumuz aynı yanılgıya düşüyoruz: “Ne kadar çok şeye ‘evet’ dersem, o kadar vazgeçilmez olurum.” Oysa eski bir İK’cı ve mevcutta kariyer koçu olarak size acı bir gerçeği söyleyeyim: Her şeye “evet” diyen kişi, genellikle stratejik bir oyuncu değil, “her işe koşan” kişi olarak konumlanır.

Sınır çizmek, kaba bir reddediş değil. Tam tersine kendi zamanınıza ve uzmanlığınıza duyduğunuz saygının en net ifadesi. Gelin, kariyerinizi aslında “hayır”larınızın nasıl inşa ettiğini detaylandıralım.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kaybolan Motivasyon Nasıl Geri Kazanılır?

Hepimiz zaman zaman o tanıdık duyguyla uyanıyoruz. Sabah alarm çaldığında “of ya yine mi iş” düşüncesi… Giyinip yola çıktıktan sonra bile ayakların geri geri gitmesi… Gün içinde sık sık gelen “buradan kurtulmam lazım” sıkışmışlığı…

Bazen bilgisayarın kapağını açmak veya bekleyen o onlarca e-postaya cevap vermek bir dağa tırmanmak kadar zor geliyor. Eski bir İK’cı olarak söyleyebilirim ki, bu durum sadece yorgunluk değil, bazen ruhumuzun “bir dur ve bak” deme şeklidir.

Kariyer koçluğu seanslarımda en sık duyduğum cümlelerden biri şu:

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yurt Dışına Kariyer Göçü Öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Yurt dışına taşınma kararı genellikle ekonomik veya profesyonel motivasyonlarla başlar. Ancak uçaktan indiğinizde sizi bekleyen şey sadece yeni bir ofis değil, psikolojik açıdan 4 evreli bir süreçtir.

1. Evre: Balayı ve Gerçeklik Çarpışması

İlk birkaç ay her şey “harika” görünür. Yeni kahve dükkanları, düzenli sokaklar, farklı bir dil… Buna “Balayı Evresi” diyoruz. 

Uçaktan indiğiniz andan itibaren başlayan, her şeyin büyüleyici geldiği o ilk birkaç hafta veya aydır. Yeni bir dil, farklı mimari ve düzenli sokaklar size dopamin salgılatır. Bu evrede farklılıklar birer “macera” olarak algılanır.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kurumsal Yaşamı Bırakırken Finansal Riskleri Azaltmanın 5 Yolu

10 gün önce LinkedIn’de bir paylaşım yaptım. Kurumsal hayattan istifa edişimin 10’uncu yıldönümünde geçmiş 10 yılın kritiğini dürüstçe yaptığım bir paylaşımdı. Çok güzel dönüşler, ve cesaret edemediğini söyleyen mesajlar aldım.

Kurumsal hayatta çalışmaya devam eden çok sayıda beyaz yakalının bırakma hayali kurduğunun farkında mısınız? Belki size, sadece kendiniz öyle hayal ediyorsunuz gibi geliyordur. Ancak emin olun ki, birlikte çalıştığım danışanlarımın ve sohbet etme fırsatı bulduğum kişilerin önemli bir kısmının hayali bu. Kiminin uzun vadede, kiminin kısa vadede niyeti kurumsal yaşamı bırakabilmek. Ancak, kurumsal hayattan çıkma fikri çoğu zaman bir anda hayata geçirilmez, geçirilmemelidir. Genellikle uzun analizlerin, ertelenen ama kurulmaya devam edilen hayallerin ve “bir gün mutlaka” diye başlayan cümlelerin birikimiyle gelir.

Çünkü iş istifa dilekçesine gelince, işin romantik tarafı hızla yerini çok daha somut bir soruya bırakır:

“Peki ya para?”

Bu yazıyı, kurumsal hayatı bırakmayı düşünen ama finansal belirsizlik yüzünden adım atamayan okuyucular için yazıyorum. Hayallerden kopmadan, ama ayakları da yere sağlam basarak ilerlemek mümkün. Benim de bundan tam 10 yıl önce kurumsal hayattan son kez istifa ederken yaptığım doğruların ve hataların ışığında 5 ana başlık altında topluyorum.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Değerlendirme Merkezine Bireysel Hazırlık

Geçen yaz, uzun zamandır aklımda olan ürünü sonunda çıkarıp değerlendirme merkezine kendi kendine hazırlanmak isteyenlere veya benimle birebir prova yapmak isteyip de randevu bulamayanlara destek olmak üzere senaryo ve çözüm kitapçıkları hazırladığımı duyurmuştum. Aradan geçen 6 ay içerisinde öyle güzel dönüşler aldım ki, açıkçası bu kadar ilgiyi ben bile beklemiyordum. Ayrıca Shopier sitesini de 100’e yakın kişi ile kullanmış olduk, herhangi bir sorun olmadan ödeme ve doküman teslimi süreçlerinin tamamlandığını gördük. 

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kariyerinizde “Takılıp Kaldığınızı” Hissettiğinizde Ne Yapmalı?

Hepimiz kariyer yolculuğumuzun bir noktasında, sanki zaman durmuş gibi hissettiğimiz o durgun döneme gireriz. Her gün aynı görevler, aynı toplantılar, aynı hedefler… İşte tam da bu noktada “Acaba bir şeyleri değiştirmem mi gerekiyor?” diye düşünmek başlar. Bu duygu aslında sonun değil, yeni bir başlangıcın habercisidir.

Okumaya devam et