selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


1 Yorum

İrade nasıl güçlendirilir?

1960’lı yıllarda sosyolog Walter Mischel “Çocukların anlık tatminlere karşı koyabilmesi” konulu bir araştırma yaptı. Deneye katılan çocuklara bir marşmelovu yani bir tür şekeri şimdi yiyebilme veya 15 dakika oturup bekleyerek iki şeker yiyebilme seçeneği sundu. Çocuklardan bazıları beklemekte zorlandı ve hemen önlerine konan şekeri yedi. Kimileri ise zorlansa da 15 dakikayı tamamladı ve bekleyerek iki şekeri aldılar. Seneler sonra aynı çocukların yetişkin hayatlarına bakıldığında Okumaya devam et


6 Yorum

Sabah 5’te uyanmak hayatımı nasıl değiştirdi?

22 günlük bir süre boyunca sabah 5’te uyanma rutinini uygulamaya karar vermeme sebep olanları anlatayım önce.

Sanırım her şey Hindistan’da başladı. Bu sene mayıs ayında 1 ay kuzey Hindistan’ın bir dağ köyünde kaldık ve her sabah yoga derslerimiz 6:30 ya da 7’de başlıyordu. Güne bu kadar erken başlamak bizim için kolay değildi, buna rağmen hocalarımızdan biri olan Şama her sabah 5’te uyanıp 6’da meditasyona başlıyordu. İnanılmaz bir enerjisi vardı Şama’nın. Sabahın o saatinde uyanmasına rağmen Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mutlaka Okumanız Gereken En İyi 10 Kişisel Gelişim Kitabı

“Kişisel gelişim” kategorisi tanımlaması zor bir kategori. Aynı zamanda “iş kitapları” kategorisine de girebilecek bazı kitapları ben bu listeye aldım çünkü bir “Kariyer Koçu olarak iş yaşamında kendini geliştirmek isteyenlere önereceğim ilk 10 kitabı belirlemeye gayret ettim. Diğer taraftan “kişisel gelişim” kategorisi çok genişledi ve özellikle son yıllarda çok uç noktalara ulaştı. Ve sonunda içi boşaltılan kavramlardan biri haline dönüştü. Artık kişisel gelişim denilince çok az insanın aklına “kendini bir önceki güne göre geliştirme” fikri geliyor. Yine de ben bu kitapları kendimi geliştirmek ve eksik olduğum konularda güçlenmek için okuduğumdan dolayı kişisel gelişim ifadesini kullanacağım. Okumaya devam et


1 Yorum

Duyuru: TÜYAP Kitap Fuarı ve İmza Günleri

Son zamanlarda bana “kitap yazmanın en kolay tarafı kitabı yazmakmış” dedirten bir yoğunluk içindeyim. İlk kez ulusal TV kanallarında programlar, radyo programları ve gazeteler derken bir de işin imza günleri boyutu varmış. İlk kez deneyimlediğim, öğrenmeye çalıştığım bambaşka bir süreçmiş bu tarafı da. Çok yoğun, bir o kadar da keyifli bir süreç olduğunu da mutlaka söylemeliyim. Gelen her bir mesaj, hiç tanımadığım kişiler tarafından sosyal medyada etiketlendiğim her bir kitap fotoğrafı benim için ayrı ayrı gurur ve mutluluk kaynağı.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

BirAda Geliştiren Kitap Kulübü başlıyor!

Bir süredir beni heyecanlandıran yepyeni bir duyuruyu önceki gün Instagram’da paylaştım ve gösterilen ilgi üzerine buradan da paylaşmak istedim. Duyuruyu aynen paylaşıyorum:

Kendini geliştirmeyi ve okumayı sevenlerle İstanbul’da ayda bir gerçekleştireceğimiz “BirAda Geliştiren Kitap Kulübü” başlıyor!

Okumaya devam et


6 Yorum

Mutluluk Faktörü: “Mutluluğun kitabını yazdım” diyebilir miyim?

İlk olarak 2014’te yazmaya başladığım kitabım bundan tam 13 ay önce bitmişti. Sonraki süreçler ve eklemelerle birlikte nihayet raflarda…

 

İkinci kitabı yazarken ve üçüncünün tohumları zihnimde yeni yeni filizlenirken birinci görücüye çıktı. Okumaya devam et


3 Yorum

Nasıl Kafaya Takmayız? 10 Adımda Kafaya Takmama Sanatı

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre kafaya takmak “sürekli olarak o şeyi düşünmek” anlamına geliyor. Bense şöyle tanımlıyorum: “Çözüme ulaşmamış bir konunun sürekli olarak zihni meşgul etmesi.”

Konunun çözüme ulaşmamış olması tam da bizim kafaya takmamıza sebep olan kısım. Çözümsüz gibi görünen bir konuyu sürekli zihinde döndürüp durmak ve bundan dolayı mutsuzluğa, umutsuzluğa kapılmak sık karşılaşılan bir durum.

Öyleyse neler yapılabilir? Okumaya devam et