selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

İş Bulmak İçin de Süpermen Olmak Lazım Bazen!

Maalesef son haberlere göre ülkede 3 milyondan fazla işsiz var, muhtemelen bir o kadar da gizli işsiz…

İş bulmak, daha doğrusu kişiye en uygun ve beklentilerini (maddi&manevi) karşılayan bir iş bulmak bu coğrafyada oldukça zor.

Şirketlerin ilgisini çekebilen bir aday olmak için taklalar atmak, ağızla kuş tutmak gerekiyor bazen. Bazense zaten donanımlı ve aranan bir aday oluyor kişi fakat kendini ifade etmekte zorlandığı için bunu karşı tarafa yansıtamayabiliyor. Aslında Okumaya devam et


1 Yorum

Sık Karşılaşılan Mülakat Soruları ve Örnek Yanıtlar-3

Geçen haftaki yazının devamı…

SON İŞVERENİNİZ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Çok dikkatli bir şekilde cevap vermeniz gereken bir soru türüdür. İşten ayrılma sebeplerinin başında işverenle veya bir amirle geçinememek olduğunu aklınızdan çıkartmadan cevaplayın. Bu soru ile mülakatı yapan kişi sizin liderlik kabiliyetlerinizi tam anlamı ile değerlendirmeye ve çalıştığınız kişilerle iyi ilişkiler geliştirip geliştiremediğinizi tespit etmeye çalışmaktadır. Kısa kısa bilgiler vermeniz, yorumlarınızda hata yapmanızı önler. Öncelikle işvereninizin olumlu yönlerini sıralayın; eğer işten ayrılma sebebiniz işvereninizle ilgili değilse negatif yönlerinize bu tanımlama içerisinde fazla yer vermeyin. Eğer iyi bir işverene sahip iseniz kesinlikle abartmayın ve övgülerinizin dengeli olmasına özen gösterin.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Sık Karşılaşılan Mülakat Soruları ve Örnek Yanıtlar-2

Geçen haftaki yazının devamı…

Eve iş götürür müsünüz? (Zor soru. Cevap uzadıkça zor durumda kalmak mümkün)

“Gerektiğinde tabii ki. Bazı işlerin zamanında bitirilmesi gerektiğinin bilincindeyim”. Okumaya devam et


1 Yorum

Sık Karşılaşılan Mülakat Soruları ve Örnek Yanıtlar-1

Çevremden gelen baskılara daha fazla dayanamayarak ben de sık karşılaşılan mülakat sorularını ve beklenen aday profiline uygun olabilecek örnek yanıtları paylaşmaya karar verdim.

Öncelikle bu kararın kolay olmadığını belirtmeliyim. Zira, yetkinlik bazlı mülakatı ve davranışsal soruların hastası bir İK profesyoneli olarak “5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?” sorusu sorup ortamlarda stratejik İnsan Kaynakları, İK iş ortaklığı, işveren markası bıdı bıdı sohbetlerine aktif katılan meslektaşlarımı anlamakta güçlük çekebiliyorum.

Fakat mesleğimiz gerçek anlamda profesyonelleşene dek bu tip sorular var olmaya devam edecek ve yeni mezunundan tecrübelisine her gün binlerce aday bunlara maruz kalmaya devam edecek. Aşağıda davranışsalından varsayımsalına dek pek çok mülakat soru örneği var. Yanıtlar, “alın aynen ezberleyin” diye oraya konulmadı, sadece örnek olması, ne tür yanıtlar verilebileceğini görmeniz için konuldu, lütfen kendi hayatınıza uyarlayarak gerçek yaşanmışlıklardan yola çıkarak yanıtlayın.

Hayrının görülmesi dileğiyle buyrunuz…

Okumaya devam et


36 Yorum

En Zor Olmasa da Çok Zor Mülakat Sorusu

Cüce öldüren dev, on cüceyi en kısadan en uzuna doğru sıralamış.

Cüceler kendilerinden daha kısa olanları görebiliyor ama uzun olanları göremiyor.

Dev, cücelerin kafasına rastgele biçimde siyah ya da beyaz şapkalar takıyor. Cüceler kendi kafalarındaki şapkanın rengini bilmiyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Adayın Korkulu Rüyası “Önceki İşinizden Neden Ayrıldınız?” Sorusu

Okuyuculardan son zamanlarda sıkça gelen bir soru olduğu için konuyu buraya taşımaya karar verdim. Mülakatta biz İK’cıların en sevdiği sorulardan biri: “Önceki işinizden neden ayrıldınız?”  (“Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz” sorusuyla kapışır. 🙂 )


Yorum bırakın

Mülakatta Yapılmaması Gerekenleri Lütfen Yapmayınız! [Video]

 

Yıllardır pek çok farklı mecrada yazıp çiziliyor. İş görüşmelerinde ne giyilmeli, ne söylenmeli, nasıl el sıkışmalı, nasıl gülümsenmeli, ses tonuydu jestti mimikti…

Yazılmayan kalmamıştır herhalde ancak yok arkadaş olmuyor.

Okumaya devam et


10 Yorum

10 Basit Adımla Grup Mülakatlarını Başarıyla Geçebilirsiniz!

Daha önceleri sadece yurt dışında veya ülkemizdeki hatırı sayılır şirketlerde görebildiğimiz bu işe alım süreci uygulaması yavaş yavaş daha küçük ölçekli şirketlerde Okumaya devam et


2 Yorum

Güçlü ve Zayıf Yönleriniz Nelerdir?

Henüz karşılaşmadıysanız bile bir gün elbet bir mülakatta size de sorulacak: Güçlü ve zayıf yönleriniz nelerdir?

Bu soruya verilen yanıt olduğu gibi kopyalanmayacaktır. Bu konuda yetkin olan İK’cı siz kendinizi mükemmelliyetçi olarak tanımlayınca “Hmm mükemmeliyetçiymiş” diye düşünmemesi gerektiğini biliyordur diye düşünüyorum. 🙂 Burada önemli olan sizin kendinizi ne kadar tanıdığınız, kendinize eleştirel ve objektif bir gözle bakıp bakamadığınız, güçlü yönlerinizi daha da güçlendirmek için ve zayıf yönlerinizi geliştirmek için neler yaptığınızdır.
Diyelim ki, bu sorunun cevabını gerçekten bilmiyorsunuz, daha önce hiç düşünmemiştiniz, şimdi de bir tanımlama yapamıyorsunuz ama mülakata hazırlanmak için de en azından birer sıfat belirlemeniz gerekiyor. Entrepreneurs yazarlarından Nadia Goodman kendinize birkaç soru sorarak bu tanımlamaları yapabileceğinizi düşünüyor.
Örneğin, neyi yaparken heyecanlanıyorsunuz? Mesela ekip arkadaşlarınıza bir sunum yaparken heyecanlanıyorsanız, “topluluk önünde konuşma” sizin zayıf yönünüz olabilir. Ancak bunu direkt bu şekilde söylememelisiniz. Yani “zayıf yönümün topluluk önünde konuşmak olduğunu fark ettiğimden bu yana bununla ilgili bir uzmandan eğitim aldım ve her hafta birlikte belirlediğimiz bir konuda tüm ailemi karşıma oturtarak onlara bir sunum yapıyorum ve kendimi son 1 yılda çok geliştirdiğimi düşünüyorum.” diyebilirsiniz. Tabii bunu söylemek için önce gerçekten bu hikayeyi yaşamış olmalısınız, yalan söylemek hiç söylememekten daha iyi değil.
Başka bir soru, neyi herkesten farklı yapıyorsunuz? Örneğin, çağrı merkezinde çalışıyorsunuz ve kimsenin sakinleştiremediği gergin müşterileri sakinleştirip ikna eden hep siz oluyorsunuz, peki nasıl? İşte bu sizin güçlü yönlerinizden biridir.
Unutmayın, zayıf yönleriniz sorulduğunda “yok” gibi bir cevap vermeniz kibirli olduğunuzu düşündürür, “şu an aklıma gelmiyor” demeniz hazırlıksız olduğunuzu ve kendinizi tanımadığınızı…


Yorum bırakın

Bana Sormak İstediğiniz Bir Şey Var Mı?

Yok mu?

Mülakatın sonunda adaylara bu soruyu sorduğumda kibarca teşekkür etmeleri, “zaten her şeyi detaylıca açıkladınız” demeleri evet nezaketen güzel, ancak “aklınızda binlerce soru olduğunu ikimiz de biliyoruz” deme isteğimi durduramıyorum ve kendilerinden “vay be güzel soru” dedirtecek bir şey bekliyorum. Zira bu aşama da mülakatın bir parçası ve işle ne kadar ilgilendiğinizi anlamamı sağlayacak aşamalardan biri. Bu yüzden ben görev tanımı ve şirket çalışma düzeniyle ilgili 10 dakika boyunca aralıksız konuşmuşken, yani onlarca detaydan bahsetmişken adayın aklına tek takılan “Mescit var mı?” sorusu ise, işle ve şirketle pek de ilgili olduğunu zannetmiyorum.
Peki akıllıca sorular nelerdir?
Elbette ki en iyi soruları sormak için hazırlığınızı görüşmeye gitmeden önce şirketi, sektördeki yerini, son yıllarda attığı adımları ve rakiplerini inceleyerek oluşturabilirsiniz. Sonrasında görüşmecinin bahsettiği konularla ilgili de spontane olarak soru üretebilirsiniz. Inc.com’un haberine göreyse birkaç soru örneği şu şekilde sıralanabilir:
  • İşe başladıktan sonraki 60. ve 90. günlerde benden neleri başarmış olmamı bekliyorsunuz?
  • “En iyilerimiz” dediğiniz çalışanların çalışma düzeni ve yetenekleri nasıl?
  • Çalışanlarınız boş vakitlerinde neler yapıyor?
  • … sorunun üstesinden gelmeyi şirket olarak nasıl planlıyorsunuz? (öncesinde yapacağınız araştırmaya göre sorunu siz keşfetmelisiniz, örneğin; en güçlü rakibin son dönemdeki hızlı atağı)

Bunlara ek olarak aday tarafından bana yöneltilen yaratıcı bir soru da şöyleydi: “3 yıl önce benim şu anda sahip olduğum bilgi ve tecrübeyle işe başlayan bir kişi şu anda hangi konumda?”

Bahsettiklerim sadece birkaç örnek. Kendi merak ettiğiniz konuyu ve kendi soru kalıbınızı oluşturacak olan sizsiniz.


Yorum bırakın

İşe Alımcılar, Bunları Sakın Yapmayın!


ABD’li medya firması ERE’ın İşe Alım blogundaki yazıları takip etmelerini tüm İK’cılara tavsiye ederim. Çoğunlukla adaylara yönelik olan “İş görüşmesinde yapılmaması gereken 10 şey”, “Görüşmelerde sormanız gereken 5 soru” gibi başlıklardan siz de sıkıldıysanız buyrun bu kez de, işe alımcılara yönelik “İş Görüşmesinde Görüşmecinin Yapmaması Gerekenler”. (Ere-Based)

  • Zor sorular sormaktan çekinmeyin. Stres mülakatı apayrı bir konu tabii ancak klasik yetkinlik bazlı mülakat yapıyorsanız nazik ve arkadaşça olduğunuz sürece adayın karakterini çözmeniz için gereken soruları sorabilirsiniz.
  • Şirketinizi abartmayın. Evet İK pazarlaması diye bir kavram var ve adayları etkilemek istiyorsunuz ancak adayın beklentilerini yükseltecek, gerçekçi olmayan bir resim çizerseniz, yarın işe başladığında hayal kırıklığı yaşamasına sebep olursunuz.
  • CV’de yazanları sormayın. Adayın kendi yazdıklarına yeterince önem verilmediğini düşünmesine yol açabilirsiniz. Doğum yeri zaten yazıyorsa “Nerede doğdunuz?” diye sormak hem sizin hem de aday için vakit kaybıdır.
  • Acil durum olmadıkça görüşme ortamını bozmayın. Görüşme odasının kapısı kapalı olsun ve telefonun çalmaması için gerekli önlemleri alın. Görüşmeye cep telefonunuzla girmeyin, giriyorsanız sebebini açıklayın. Örneğin, görüşmeye gittiğim bir danışmanlık firmasındaki görüşmeci ikiz bebeklerinin hasta olduğunu söyleyerek cep telefonunu masanın üzerine koymak için benden izin istemişti. Oldukça nazik ve etkileyici bir davranıştı bence.
  • Bu mülakat sizi değil, adayı tanımak için. Sürekli kendinizden bahsederseniz onu tanıyamazsınız. Mülakatçı-aday konuşma oranı 1’e 10 olmalı. Siz 1 cümle söylüyorsanız ona 10 cümle söyletmelisiniz.
  • Mülakatı terapi olarak kullanmayın. Şirketle ilgili kişisel kaygılarınız ve düşünceleriniz, ve hatta özel hayatınızı anlatmak için, içinizi dökmek için adayın vaktini ve umudunu harcamayın.
  • Pozisyonun gerekliliklerini yuvarlayarak söylemeyin, net olun. Her hafta gece çalışması yapması gerekecekse, “yaaani, arada bir gece çalışmanız da gerekebilir” derseniz, işe alım gerçekleşse bile aday sonradan motivasyon kaybedebilir, buna ek olarak kendisine yalan söyleyen İK departmanına da bir daha asla güvenmez.
  • Cevabı evet ya da hayır olan sorular sormayın. “Nasıl, neden” soru sözcüklerini kullanın. “Konservatuar okudunuz ama yazılımcı mı olmak istiyorsunuz?” diye sorarsanız “Evet” der ve kesilir, oysa ki soruyu “Konservatuar okumuşken neden yazılımcı olmak istiyorsunuz?” olarak sorarsanız açıklama yapmaya yönlendirebilirsiniz. Ya da benim favori sorularımdandır mesela; “Geçmiş profesyonel yaşantınızda sizce en büyük hatanız neydi ve kariyerinizi nasıl etkiledi?” Bu soruya adayın vereceği yanıta ve alt metne göre şunların cevabını alabilirsiniz: Aday geçmişe olumsuz mu bakıyor? Hatalarından ders alıyor mu? Kendisine objektif bakabiliyor mu? Kendini nasıl yargılıyor, motivasyonunu kendi kendine sağlayabiliyor mu? vs.
  • Görüşmeyle ilgili “biz size döneriz” demeyin. Muhtemelen hangi zaman diliminde dönüş yapacağınızı belirtin ve olumlu olursa sürecin nasıl devam edeceğinden bahsedin. Ve dönüş yapacağınızı söylediyseniz mutlaka yapın.


2 Yorum

Sıradışı Mülakat Sorularının Bir Amacı Var!

“İş Görüşmelerinde En Sık Karşılaşılan 40 Soru ve Cevapları”, “En Zor 10 Mülakat Sorusu” gibi sürekli aynı soru ve cevaplardan bahseden kitap ve yazılardan siz de sıkıldıysanız, veya “biraz da en sıradışı soruları görelim” derseniz işte Glassdoor‘un 2011 yılında hazırladığı “En Tuhaf 25 Mülakat Sorusu” derlemesi içinden Mashable‘ın daha da tuhaf bulduğu 9 soru ve soran firmalar: Okumaya devam et