selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


2 Yorum

Başkalarını Nasıl Değiştirebilirsiniz?

Aslında sadece Instagram’da yazıp geçecektim bu konuyu. Yazdım da yetmedi yani içim soğumadı mı desem nasıl anlatsam bilmiyorum. En iyisi bir yerden başlamak. 🙂

 

Yıllardır kitaplıkta okunmayı bekleyen kitaplardan daha önce “Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?” başlığında bahsetmiştim. O kitaplar arasında gözümü en çok korkutanlardan biriydi Tanrılar Okulu. Bu yüzden de yıllardır erteliyordum sayfalarını çevirmeyi. Okumaya devam et


4 Yorum

Mutlu Olun! Gülümseyin! Çekiyorum…

Reklamcı değilim, sıradan tüketiciyim. Bu sıradanlığımla yorumlayacağım bir reklam mevzuu var. Geçtiğimiz yıllarda reklamlarda mutluluk savaşlarına tanık olmuştuk. Kısaca hatırlatmak gerekirse, Eti’nin bin yıldır bildiğimiz klasik reklam cingılı “Bisküvi denince akla, hemen onun adı gelir… Eti, Eti, Eti…” birkaç yıl önce “Mutluluk denince akla, hemen onun adı gelir…” olarak yeniden söylendi. Bu atakla Eti, en büyük rakibi Ülker’den rol çalıyordu. Zira Ülker, mutluluk olgusunu kullanıp reklamlarında sahiplenmeye hatırladığım kadarıyla daha önce başlamıştı. 2016 yazında sokaklardaki bilboardların çoğunda Ülker’in mutluluk temalı reklamlarını görüyordum. Coca Cola zaten bir süredir “mutluluğa kapak aç”ıyordu. Nestle’nin “iyi beslen mutlu yaşa” sloganı ve bu yazı için görsel ararken rastladığım Teka Ankastre bannerları… Hepsi ve daha fazlası var; ortak noktaları hepsinin mutluluk vadediyor olması.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Sinema Hayatın Aynasıdır, Ferdinand

Sen İspanyol bir boğadan çok daha fazlasısın sevgili Ferdinand. Şu anda vizyonda animasyon olarak anlatılan hikayende aslında milyonlarca insanın hayallerinin, benliğinin ve kendini unutuşunun hikayesini anlatıyorsun. İflah olmaz bir yaşam romantiğisin belki, belki de öz olan sensin. Benim için olmak istediğim yer, bir başkası için olmaktan korktuğu yerdesin aslında…

 

Bugün daha önce yapmadığım bir şeyi yapacak, bir “çocuk” filminin yüreğime dokunduğu yerleri göstermeye çalışacağım. Okumaya devam et


2 Yorum

Kendinizle İlgili Hayallerinize Ulaşmanın Eğlenceli Yolları-1

Evet, geldik mi yine yılın o dönemine. Hani şu “Bu sene iyi geçmedi söylemem lazım… Kendime yeni bir ben lazım…” dönemi. Tanıdık geldi, değil mi? Biliyorum, hepimizde var ondan. Mantıklı olduğunu söyleyemem fakat evet seviyoruz bu dönemi. Her sene yeni yılı kutluyoruz. Ne için? Belki de hayallerimiz ve hedeflerimiz olduğu için… Yeni başlangıçları, kalbimiz kadar temiz sayfaları açmayı sevdiğimiz için… Eski hataları geride bırakıp en baştan başlayacağımıza inandığımız için…

Peki bu hayallerin, yeni başlangıçların kaç tanesini hayata geçirmek için gerçekten ama G-E-R-Ç-E-K-T-E-N çaba harcıyoruz? Okumaya devam et


1 Yorum

Mutluluk, Neredeyse Burnunuzun Ucunda!

Robert Waldinger’in mutluluk hakkındaki bilgi dolu TED konuşmasını henüz izlemediyseniz, biraz özet vereyim, sonra zaten izlersiniz. 🙂

“Hayatı güzelleştiren şey nedir?” sorusuyla yola çıkıp, şu anda bilinen en uzun süreli mutluluk araştırması olma özelliği taşıyan araştırma 1938’de Harvard Üniversitesi’nde başlamış. “Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması” ismi verilen bu araştırma yaklaşık 75 yıl boyunca 724 erkeğin hayatını, yetişkinlikten ölüme kadar izlemiş. Okumaya devam et


1 Yorum

Bilinmezlikler Fobiniz Değil, Hobiniz Olsun!

Bilinmezlikleri genellikle sevmeyiz, hatta onlardan korkarız. Bu nedenle sürekli bir şeyleri bilmek ve kontrol etmek isteriz. Ancak “aşırı kontrolcülük” alışkanlığı kişiyi mutsuz eden bir unsur. Hayatımızdaki kişileri, olayları ve sonuçları, hatta bazen meteorolojiyi bile kontrol etmek istiyoruz. Kontrol davranışı bir noktaya kadar iyidir, bizi tehlikelerden korur. Ancak aşırı kontrol de hayatımıza ciddi anlamda zarar verebilir. Nasıl mı?

Okumaya devam et


Yorum bırakın

2016, her şeye rağmen iyi ki geldin ve büyüttün bizleri…

yeni-yil-hedefleriYeni bir yıl demek çoğu zaman yeni başlangıçlar demektir, ya da en azından biz öyle olsun isteriz. Beyaz sayfaları severiz çünkü. İsteriz ki, yaşadığımız olumsuz durumlar hayatımızdan komple gitsin. Bunun için yeni bir yıl her zaman güzel bir zaman olarak kabul edilir. Eski yıl giderken sanki rahatsız olduğumuz ne kadar durum varsa onları da alıp gidecekmiş, 1 Ocak sabahı bambaşka bir dünyaya uyanacakmışız gibi düşünmeyi seviyoruz sanırım.

 

Sertab Kendime Yeni Bir Ben Lazım şarkısında “Bu sene iyi geçmedi söylemem lazım” derken Mirkelam da “geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam…” diyordu bir şarkısında. İkisinin ortasına gerçek hayat diyorum ben. Okumaya devam et