selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


3 Yorum

Topluluk Önünde Konuşmaktan Çekinenler Topluluğu

Sunum yapmanız gerektiğinde, sınıfta, seminerde veya toplantıda söz sırası size geldiğinde, üstelik bir de katılımcı sayısı 7-8 kişinin üzerindeyse bedeninizde bir soğuma, aynı anda bir de terleme, avuç içlerinde nemlenme, sesinizde titreme, cümlelerde toparlayamama mı oluyor? Üzülmeyin yalnız değilsiniz!!

Kariyer Koçluğu yaptığım danışanlarımın getirdiği gündemlerinde ilk 10 içinde olan bir mevzu bu; topluluk önünde konuşma kaygısı…

Bazen unvanıyla, ismiyle, mesleğiyle, yaşıyla başıyla hiç beklemeyeceğiniz kişilerden bile Okumaya devam et


1 Yorum

Geri Bildirim Kişiye Özel Bir Hediyedir!

İki tür insan vardır: Geri bildirim alanlar ve almayanlar.

 

Konuyu bu kadar basite indirgeyerek bırakmak da pekala mümkün. Yine de bence bu konuda içimdekileri döksem en az 600 kelime çıkar. Haydi bakalım başlayalım.

 

Eleştirilmekten çoğu kişi hoşlanmaz. Geri bildirim, vermenin olduğu kadar almanın da zor olduğu bir “hediye”dir. Çoğu zaman hediye gibi görülmez ancak özellikle yapıcı geri bildirim, Okumaya devam et


3 Yorum

Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?

Yılda kaç kitap okuyor olursam olayım, satın aldığım kitap sayısı kesinlikle 2 katı kadardır. Arada bir kendimi frenlemek için “elimdekileri okuyana kadar yeni kitap almayacağım” desem de en fazla 2 ay sürüyor bu fren etkisi. Sonra kesin çok güzel bir kitap görüyorum ve “1 kitaptan bir şey olmaz” klişesine sırtımı dayayarak satın alıyorum. Bu yetmezmiş gibi bazı dostlarım sohbet arasında mutlaka kitap önerilerinde bulunarak aklıma kurt düşürüyorlar, sonra ben o kitapları almadıkça gece uyuyamıyorum. Aaa bir de işin Twitter-Instagram boyutu var. Yeni kitaplar çıktıkça veya takip ettiğim kişiler okuduklarını paylaştıkça arada mutlaka ilgimi çekenler oluyor, unutmadan onları da almak istiyorum. “Aklımda duracağına midemde dursun” misali “Aklımda duracağına kitaplıkta dursun” şeklinde bir kitap alma bağımlılığına dönüşüyor. Ah bir de aldıklarımı okuyabilsem… Eskiden ne güzel sık sık bir kitabı bir günde bitirdiğim olurdu. En son üniversitedeyken yapabilmiştim sanırım. Çocukken okuma alışkanlığı kazanmakla da hiç ilgisi yok. Ben çocukken özellikle tatil dönemlerinde, annemin iş yerinin kütüphanesi benim için cennetti. Her hafta 2-3 kitap alıp gelirdi annem benim için hepsini de zevkle okurdum. Ne olduysa iş hayatına başladıktan sonra oldu. Kitap satın almak maddi olarak kolaylaştıkça, kitaba ayırabileceğim vakit de o doğrultuda daraldı belki de.

Okumaya devam et


2 Yorum

Makro Yönetim Nedir? Büyük Resim Nasıl Görülür?

Kendi gözlemlerime danışanlarımdan ve dostlarımdan dinlediğim hikayeleri de ekleyince görüyorum ki bir yöneticinin en büyük düşmanı mikro bakış açısı. “Detaylarda boğulmak” elbette sadece yönetici olanların sorunu değil ancak dev adımlar atması beklenen yönetici kitlesi önemli konularda bile bebek adımlar atmaya çalışırken bir türlü ilerleyemeyince ve ekibinin ilerlemesine müsaade etmeyince daha çok göze batan onlar oluyor.

Okumaya devam et


3 Yorum

Başarılı İnsanların En Temel 3 Özelliği

Benzer listelerde yer alan, sabırdı, meraktı, erken uyanmaktı vs geçiyorum ve eeeen temeldeki üç özellikten bahsedeceğim.

 

1- Kendini bilmek

Kendini bilmekten kastım kendini tanımak. Yani enerjin ne zaman düşer ne zaman yükselir, günün hangi saatlerinde daha zinde ve üretken olursun, nasıl insanlarla nasıl başa çıkarsın gibi soruların cevabını bilir ve buna göre yaşarsanız Okumaya devam et


1 Yorum

Nasıl Oluyor da Bazı İnsanlar Daha Kolay Motive Oluyor?

Öğrenciyken okulda, çalışırken iş yerinde nasıl oluyor bir “havuç” birilerini motive eder ve hızla koşmasını sağlarken diğerleri üzerinde etkisiz kalıyor?

Aslında bu sorunun cevabı hormonal farklılıklarda gizli. Yakın zamanda okuduğum bir makalede, Conneticut Üniversitesi Davranışsal Nörobilim Dalı Başkanı John Salamone’un açıklamalarıyla öğrendiğime göre, dopaminin beynin hangi bölgede daha yoğun bulunduğu, kişisel motivasyon farklılıklarını belirliyor.
Okumaya devam et


1 Yorum

Daha Güçlü Akıl Sağlığı İçin Yapabileceğiniz En Basit Şey

Ruh sağlığına ek olarak mental ve fiziksel olarak da daha iyi olmanın kapılarını açan bir, hatta iki araştırmadan bahsedeceğim. Stanford’da yapılan bir araştırma ve Edinburgh Üniversitesi’nde yapılıp British Journal of Sports Medicine’da yayınlanan başka bir araştırma bize gösteriyor ki, akıl sağlığımızı daha iyi bir noktaya taşımanın en basit ve en ekonomik yöntemi doğayla buluşmak.

 

Bir parkta yürüyüşe mi çıkarsınız, sahilde bir çay bahçesinde simit mi yersiniz, yoksa yol kenarı peyzajında pikniğe mi gidersiniz bilmiyorum fakat bir şekilde doğayla buluşmanız şart. Okumaya devam et