selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


3 Yorum

Ne Kadar Az Bilgi, O Kadar Yüksek Ego!

Daha önce küçük ya da büyük herhangi bir iş yerinde çalıştıysanız egonun işleri ne kadar zorlaştırdığına şahit olmuşsunuzdur. Hatta iş yerlerinin en büyük dram kaynağı egodur desek yeridir. Hepimizin egosu var, kimi egosunu daha iyi yönetiyor kiminin egosu ise duygusal bir yüke dönüşüyor.

 

Yakın zamanda ego konusuna farklı bir bakış açısı getiren bir kitap okudum.

Kitabın ismi “No Ego: How Leaders Can Cut The Cost of Workplace Drama, End Entitlement, and Drive Big Results” ve yazarı Cy Wakeman. Okumaya devam et


1 Yorum

Uygulamamız Gereken Dört Davranış Kalıbı

Toltekler, Meksika’da geçmiş dönemlerde yaşayan, gelecekten haber verdiğine inanılan sanat ve bilim adamlarından oluşan bir topluluk. Daha sora İnka ve Aztek gibi medeniyetlere dönüşüyor. Toltek de aslında “sanatçı” demek. Hayatı güzel yaşayanlar ve yaşatanlar…

 

Çok etkilendiğim bir kitap okudum yakın zamanda. İsmi Dört Anlaşma. Okumaya devam et


5 Yorum

Kaygılarınızdan Nasıl Kurtulursunuz?

Geçen hafta paylaştığım yazımda David Allen’ın İş Bitirici kitabından teknikleri paylaşmıştım. Gelen geri bildirimler doğrultusunda benzer yöntemle hazırladığım bir başka yazıyı paylaşmak istedim. Bu kez konumuz kaygılar ve endişeler. Bu konuda okumuş olduğum 3 farklı kitaptan çıkardığım, kendi hayatımda uyguladığımda faydasını gördüğüm “teknik” diyebileceğimiz yöntemleri paylaşacağım.

Okumaya devam et


2 Yorum

İş Bitirici Olmak: Stressiz Bir Yaşam İçin Planlama Hileleri

Bu biiiiir kitap özeti yazısıdır. Ama önce hikayesini anlatmalıyım.

Sene 2013. Birlikte çalıştığım yöneticim bana “İş Bitirici” kitabını önermişti. O dönemde çok fazla okumama rağmen sıra bu kitaba gelmemişti, sonra da aklımdan çıkıp gitti. Fakat bu arada hem kendi hayatımda çok sayıda projeyi ve iş modelini birlikte yürütmeye çalışırken zorlandığım zamanlar oluyor hem de hikayelerini dinlediğim danışanlarımdan alt satırlarda “işleri yetiştirememekten kaynaklı stres”i sık sık duyuyordum. Bu kitap bundan birkaç ay önce yeniden karşıma çıktı ve okumaya niyetlendim. Türkçe baskısının bitmiş olduğunu Okumaya devam et


4 Yorum

Ertelemecilikten Nasıl Kurtuluruz? Erteleme Hastalığından Kurtulmak…

Yapılacak çok iş ama az vakit var, değil mi? İş yerinde bazen saat 12’ye doğru henüz hiçbir işinizi tamamlayamamış olduğunuzu fark ediyorsunuz, değil mi? Hobiniz de olsun, spora da zaman ayırın, arkadaşlarınızla da daha çok görüşün istiyorsunuz ama bir tarafınız da her gün her fırsatta TV karşısında uzanmak ve hiçbir şey yapmamak istiyor, değil mi? Bazen hafta sonun için tüm hafta boyunca planlar yapıyorsunuz ama hafta sonu geldiğinde kahvaltıydı, kahveydi, sosyal medyaydı, sonra biraz daha sosyal medyaydı derken kocaman tatil gününün “hiçbir şey” yapmadan bitip tükendiğini görüyorsunuz, değil mi?

Okumaya devam et


3 Yorum

Başkalarını Nasıl Değiştirebilirsiniz?

Aslında sadece Instagram’da yazıp geçecektim bu konuyu. Yazdım da yetmedi yani içim soğumadı mı desem nasıl anlatsam bilmiyorum. En iyisi bir yerden başlamak. 🙂

 

Yıllardır kitaplıkta okunmayı bekleyen kitaplardan daha önce “Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?” başlığında bahsetmiştim. O kitaplar arasında gözümü en çok korkutanlardan biriydi Tanrılar Okulu. Bu yüzden de yıllardır erteliyordum sayfalarını çevirmeyi. Okumaya devam et


3 Yorum

Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?

Yılda kaç kitap okuyor olursam olayım, satın aldığım kitap sayısı kesinlikle 2 katı kadardır. Arada bir kendimi frenlemek için “elimdekileri okuyana kadar yeni kitap almayacağım” desem de en fazla 2 ay sürüyor bu fren etkisi. Sonra kesin çok güzel bir kitap görüyorum ve “1 kitaptan bir şey olmaz” klişesine sırtımı dayayarak satın alıyorum. Bu yetmezmiş gibi bazı dostlarım sohbet arasında mutlaka kitap önerilerinde bulunarak aklıma kurt düşürüyorlar, sonra ben o kitapları almadıkça gece uyuyamıyorum. Aaa bir de işin Twitter-Instagram boyutu var. Yeni kitaplar çıktıkça veya takip ettiğim kişiler okuduklarını paylaştıkça arada mutlaka ilgimi çekenler oluyor, unutmadan onları da almak istiyorum. “Aklımda duracağına midemde dursun” misali “Aklımda duracağına kitaplıkta dursun” şeklinde bir kitap alma bağımlılığına dönüşüyor. Ah bir de aldıklarımı okuyabilsem… Eskiden ne güzel sık sık bir kitabı bir günde bitirdiğim olurdu. En son üniversitedeyken yapabilmiştim sanırım. Çocukken okuma alışkanlığı kazanmakla da hiç ilgisi yok. Ben çocukken özellikle tatil dönemlerinde, annemin iş yerinin kütüphanesi benim için cennetti. Her hafta 2-3 kitap alıp gelirdi annem benim için hepsini de zevkle okurdum. Ne olduysa iş hayatına başladıktan sonra oldu. Kitap satın almak maddi olarak kolaylaştıkça, kitaba ayırabileceğim vakit de o doğrultuda daraldı belki de.

Okumaya devam et