selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


3 Yorum

Ertelemecilikten Nasıl Kurtuluruz? Erteleme Hastalığından Kurtulmak…

Yapılacak çok iş ama az vakit var, değil mi? İş yerinde bazen saat 12’ye doğru henüz hiçbir işinizi tamamlayamamış olduğunuzu fark ediyorsunuz, değil mi? Hobiniz de olsun, spora da zaman ayırın, arkadaşlarınızla da daha çok görüşün istiyorsunuz ama bir tarafınız da her gün her fırsatta TV karşısında uzanmak ve hiçbir şey yapmamak istiyor, değil mi? Bazen hafta sonun için tüm hafta boyunca planlar yapıyorsunuz ama hafta sonu geldiğinde kahvaltıydı, kahveydi, sosyal medyaydı, sonra biraz daha sosyal medyaydı derken kocaman tatil gününün “hiçbir şey” yapmadan bitip tükendiğini görüyorsunuz, değil mi?

Okumaya devam et


2 Yorum

Başkalarını Nasıl Değiştirebilirsiniz?

Aslında sadece Instagram’da yazıp geçecektim bu konuyu. Yazdım da yetmedi yani içim soğumadı mı desem nasıl anlatsam bilmiyorum. En iyisi bir yerden başlamak. 🙂

 

Yıllardır kitaplıkta okunmayı bekleyen kitaplardan daha önce “Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?” başlığında bahsetmiştim. O kitaplar arasında gözümü en çok korkutanlardan biriydi Tanrılar Okulu. Bu yüzden de yıllardır erteliyordum sayfalarını çevirmeyi. Okumaya devam et


3 Yorum

Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?

Yılda kaç kitap okuyor olursam olayım, satın aldığım kitap sayısı kesinlikle 2 katı kadardır. Arada bir kendimi frenlemek için “elimdekileri okuyana kadar yeni kitap almayacağım” desem de en fazla 2 ay sürüyor bu fren etkisi. Sonra kesin çok güzel bir kitap görüyorum ve “1 kitaptan bir şey olmaz” klişesine sırtımı dayayarak satın alıyorum. Bu yetmezmiş gibi bazı dostlarım sohbet arasında mutlaka kitap önerilerinde bulunarak aklıma kurt düşürüyorlar, sonra ben o kitapları almadıkça gece uyuyamıyorum. Aaa bir de işin Twitter-Instagram boyutu var. Yeni kitaplar çıktıkça veya takip ettiğim kişiler okuduklarını paylaştıkça arada mutlaka ilgimi çekenler oluyor, unutmadan onları da almak istiyorum. “Aklımda duracağına midemde dursun” misali “Aklımda duracağına kitaplıkta dursun” şeklinde bir kitap alma bağımlılığına dönüşüyor. Ah bir de aldıklarımı okuyabilsem… Eskiden ne güzel sık sık bir kitabı bir günde bitirdiğim olurdu. En son üniversitedeyken yapabilmiştim sanırım. Çocukken okuma alışkanlığı kazanmakla da hiç ilgisi yok. Ben çocukken özellikle tatil dönemlerinde, annemin iş yerinin kütüphanesi benim için cennetti. Her hafta 2-3 kitap alıp gelirdi annem benim için hepsini de zevkle okurdum. Ne olduysa iş hayatına başladıktan sonra oldu. Kitap satın almak maddi olarak kolaylaştıkça, kitaba ayırabileceğim vakit de o doğrultuda daraldı belki de.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Doğru İşe Alım İçin Yetenek Kâşifi Olmak

Ey İşe Alım Ahalisi!

Yoksa siz bu kitabı hala okumadınız mı? Tabii ki sevgili Ozan Dağdeviren’in Yetenek Kâşifi kitabından bahsediyorum. 🙂

Henüz okumamış olanlar için fragman, okuyanlar içinse perde arkası niyetine; Ozan ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbet taze çıktı!

 

  • Ozancım, Yetenek Kâşifi’ni yazmana neden olan, seni bu yola yönlendiren neydi?

Bir şirketin başarısına, karlılığına, o kurumda çalışan insanların memnuniyetine en doğrudan ve en kuvvetli etkiyi yaratan şeyin doğru işe alım kararları olduğunu düşünüyorum. Bu noktayı şirket yöneticileriyle olan konuşmalarda ortaya koyduğumda pek itiraz eden de olmuyor açıkçası. Ancak işin garip tarafı, iş görüşmelerinin nasıl daha verimli, adayı daha iyi tanımaya ve daha doğru işe alım kararları vermeye yardımcı olacak şekilde Okumaya devam et


1 Yorum

Bir Hayaliniz Varsa Ona Sıkı Sıkıya Tutunmalısınız. Neden mi?

Geçen sene İngiltere’ye ilk kez gidişimizin ardından, “nasıl olur da bugüne kadar Harry Potter’ın hiçbir filmini izlememiş oluruz?” diye düşünmeye başlamıştık. Bir sonraki İngiltere planımıza İskoçya’yı da dahil edince kendimize bir hedef koyduk; İngiltere’ye gitmeden önce tüm seriyi izlemiş olmalıyız! Ve hedefi kısa zamanda büyük ölçüde tamamladık. 🙂 Kalan kısmını da İngiltere’ye gittiğimiz ilk günlerde otel odalarında ve otobüs garlarında izleyerek bitirdik. Böylece J.K Rowling’in kitabı yazdığı cafeleri veya filmlerin çekildiği yerleri dolaşırken hedefimize ulaşmış durumdaydık. Fakat başlıkta bahsettiğim, sıkı sıkıya tutunmamız gereken hayal bu değil elbette. J.K. Rowling’in hayallerinden bahsedeceğim şimdi biraz.

 

Belki daha önce hiç duymadınız ancak arkadaşlarının ona hitap ettiği isimle JO’nun hayatı hiç de kolay değilmiş bu kadar ünlü olmadan önce. Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Arkadaşına Teşekkür Etmek İçin 175 Dolar Veren Adam

KURUMSAL-TESEKKUR-UYGULAMALARILaszlo Bock, Google’ın People Operations (İnsan Kaynakları’nın gelişmiş versiyonu) Direktörü. Geçen sene bir kitap yazdı, ismi Work Rules!. Tam bir Google çalışanına yakışır nitelikte eğlenceli bir dili var. Daha önemlisi, iş dünyasının geleceğine dek çok güzel örnekler paylaşıyor. Gelecek diyorum çünkü kişisel öngörülerime göre, Türkiye iş dünyasının 10 yıl sonraki ortalaması Google’ın bugününe yakın olacak.

 

Şimdi efenim, hepimiz biliyoruz ki takdir-teşekkür iş hayatının olmazsa olmaz motivatörlerinden. Çalışan bağlılığı araştırmalarından çalışanların diğer tüm yakarış/isyan mekanizmalarına dek her yerde görüp duyabildiğimiz bir insan ihtiyacı. Herkes takdir edilmek istiyor, yaptıkları görülsün istiyor, oradaki varlığı fark edilsin ve beğenilsin istiyor. Sosyal medyada sürekli paylaşımlar yapıyoruz, hatta bazen oradan gelecek 3-5 like için Okumaya devam et


Yorum bırakın

Dünya Büyüklerinden Hayat Dersleri İçin #HayatBilgesi2 Çıktı!

Bundan tam 11 ay önce şu yazıyı yayınlamış ve en sonunda “entelektüel eylemlerimiz devam edecek!” demiştim.

 

İkinci eylemimizle karşınızdayız! Hayat Bilgesi 2 çıktı!

Okumaya devam et