selinyetimoglu.com

Profesyonel Kariyer Koçu & Nefes Eğitmeni & Mutluluk Danışmanı@FunOfis


Yorum bırakın

Kariyer Değişimi Hikayeleri: İnsan Kaynakları’ndan Dijital Pazarlama’ya Geçiş

Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, hayatıma ilk kez 17 yaşımdayken dershanede sınıf arkadaşım olarak giren, sonrasında dostluğumuzun Boğaziçi’nde devam ettiği, hatta İstanbul’un en harika manzarasına sahip yurtta oda arkadaşı bile olduğumuz sevgili Sibel’den geliyor. 🙂

 

Sibelcim, bize önceki kariyerinin içeriğinden bahseder misin? Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kurumsalda Taşınmak O Kadar da Kaotik Değilmiş!

Pek çok çalışan için ofis tasarımı hayati öneme sahip olabiliyor. Çalışanların, çoğu zaman evden çok ofiste vakit geçirdiğini düşünecek olursak, bunun sebeplerini anlamak çok da zor olmuyor elbette. Bu nedenle, nasıl ki artık evlerimizin dekorasyonunu bundan 40 yıl önceki gibi yapmıyorsak, ofislerimizi de o klasik “beyaz masa-beyaz duvar-siyah koltuk” kombinasyonunun sıkıcılığından kurtarmamız gerekiyor. Eskiden ben böyle ofislere “hastane gibi” diyordum, ki hastaneler bile artık renklenmeye, daha fonksiyonel hale gelmeye başladı. Sene 2017 olduğunda, dünya dijitalleşmeye ve çalışan doğum tarihleri 2000’lere doğru yaklaşmaya başladığında, artık “eğlenceli ofis tasarımı” bir lüks değil, bir gerekliliktir. En başta da iyi tasarıma sahip ofisler, çalışanlarda verimliliği ve motivasyonu artırdığı için bir gerekliliktir. Çünkü, her zaman her fırsatta aktarmaya çalıştığım gibi, insanlar “zorla” değil, “kendi istekleriyle” Okumaya devam et


2 Yorum

Kariyer Değişimi Hikayeleri: Bankacılıktan Koçluğa Uzanan Bir Yol

Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, sevgili Dilek Porsuk’a ait… Kendisi, içtenliğiyle, yol göstericiliği ve dostluğuyla yaşamımda özel bir yere sahip. 🙂

 

Önceki kariyerinin içeriği neydi? 

1995 yılında master öğrencisi iken Bankacılık Sektöründe (istemeyerek) çalışmaya başladım. Aslında akademisyen olmayı çok istiyordum ancak üniversitelerde girdiğim dil ve bilim sınavlarında en yüksek puanları almama rağmen bir türlü mülakatlara çağrılmıyordum…  Nedenini ilk başlarda anlamadım ancak daha sonra net net gördüm ”meğer o kadrolar zaten önceden seçilmiş insanlar için açılıyormuş”. Bu durumu fark ettiğim anda hemen iş aramaya başladım. Bankalarda sınavlara girdim ve ilk başvurduğum banka olan Pamukbank’ta çalışmaya başladım. Bankanın oryantasyon eğitimleri sırasında bize eğitim veren eğitimciye ilk sorum “sizin gibi eğitimler verebilmek için ne yapmam lazım?” oldu. Okumaya devam et


Yorum bırakın

“You know the turnover rate is high in our sector.”

The most common phrase we hear for the staff circulation or labour cycle, and I think that is because it is more charming as it is not a Turkish phrase, is “turnover rate”. Turnover is a bad thing. It’s a good thing that it is low. If it goes up, then we should be panicking and questioning “what’s going on, where are the workers going, why are they leaving?!”

For the ones who heard for the first time, “Turnover 101: Introduction to Turnover” part is over. Okumaya devam et


2 Yorum

Kariyer Değişimi Hikayeleri: Kurumsalı Bırakıp Pastane Açmak mı?

Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, ben henüz mini mini bir üniversite öğrencisiyken staj yaptığım Yapı Kredi Bankası’nda birlikte çalışma fırsatı bulduğum sevgili Merve Eskitaşçıoğlu’ndan geliyor. Bakalım, İnsan Kaynakları’ndaki kariyerini bir kenara bırakıp Emirgan’da şirin mi şirin bir pastane açmaya nasıl karar vermiş. 🙂

Okumaya devam et


1 Yorum

Bir Hayaliniz Varsa Ona Sıkı Sıkıya Tutunmalısınız. Neden mi?

Geçen sene İngiltere’ye ilk kez gidişimizin ardından, “nasıl olur da bugüne kadar Harry Potter’ın hiçbir filmini izlememiş oluruz?” diye düşünmeye başlamıştık. Bir sonraki İngiltere planımıza İskoçya’yı da dahil edince kendimize bir hedef koyduk; İngiltere’ye gitmeden önce tüm seriyi izlemiş olmalıyız! Ve hedefi kısa zamanda büyük ölçüde tamamladık. 🙂 Kalan kısmını da İngiltere’ye gittiğimiz ilk günlerde otel odalarında ve otobüs garlarında izleyerek bitirdik. Böylece J.K Rowling’in kitabı yazdığı cafeleri veya filmlerin çekildiği yerleri dolaşırken hedefimize ulaşmış durumdaydık. Fakat başlıkta bahsettiğim, sıkı sıkıya tutunmamız gereken hayal bu değil elbette. J.K. Rowling’in hayallerinden bahsedeceğim şimdi biraz.

 

Belki daha önce hiç duymadınız ancak arkadaşlarının ona hitap ettiği isimle JO’nun hayatı hiç de kolay değilmiş bu kadar ünlü olmadan önce. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yaz Dönemi Eğitim Programları (Özellikle Öğretmenler ve Ebeveynler için)

Neuro Student Coaching sertifika programı bu defa, daha fazla uygulama ile içselleşen bir sertifika programı olarak, katılımcılarına eğitimin ötesinde bir değer katıyor ve yaz döneminde kendine yatırım yapmak isteyenleri bekliyor.

Hayat amacı ve hedeflere ulaşmaya bir kanal açacak 3 modülden ve toplam 48 saatten oluşan Sertifika Programının ilk modülü 7-8 Temmuz 2017 tarihinde başlıyor.

Özellikle;

• İstemediği bir durumla karşılaştığında tepkilerini kontrol etmekte güçlük çeken,

• “Hayır” cevabı aldığında sinirden deliye dönen,

• Kendi yeteneklerine ve hayata karamsar bakan ,

• Sınavlarda dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar yapan,

• Söz konusu ödev olunca başına oturamayan, otursa bile sürekli çeşitli bahanelerle kalkan,

• Kırk yılda bir dersin başına bir seferde oturduğunda kitabını, defterini ya da gerekli olan diğer malzemelerini okulda unutmuş olan,

• Sınavlarda bildiklerini unutan,

• Servise yetişme, sınavda soruları yetiştirme gibi durumlarda zamanı yönetemeyen,

• Sık sık “Aslında zeki ama…” dedirten

ergen ve ön-ergenlerle çalışan öğretmen, koç ve tüm ebeveynlere önerilir.

Okumaya devam et