selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


Yorum bırakın

Nasıl Kafaya Takmayız? 10 Adımda Kafaya Takmama Sanatı

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre kafaya takmak “sürekli olarak o şeyi düşünmek” anlamına geliyor. Bense şöyle tanımlıyorum: “Çözüme ulaşmamış bir konunun sürekli olarak zihni meşgul etmesi.”

Konunun çözüme ulaşmamış olması tam da bizim kafaya takmamıza sebep olan kısım. Çözümsüz gibi görünen bir konuyu sürekli zihinde döndürüp durmak ve bundan dolayı mutsuzluğa, umutsuzluğa kapılmak sık karşılaşılan bir durum.

Öyleyse neler yapılabilir? Okumaya devam et


2 Yorum

Yeni Verimli Çalışma Yöntemim: Pürdikkat Odaklanma

“Pürdikkat: Odaklanma becerisini nasıl yitirdik? Nasıl geri kazanabiliriz?” Cal Newport’un okuduğum ikinci kitabı. Kendisi bilgisayar bilimi dersleri veren bir doçent. Analitik düşünce yapısını kitaplarında görmek mümkün. Öncelikle anlattığı konunun neden önemli olduğuna dair verilerle birlikte sizi bir güzel ikna ediyor. Sonra da yöntemleri sistematik şekilde aktarıyor. Ben kendisi tarafından ikna edilmekten gayet memnunum. Hem Dijital Minimalizm, hem de Pürdikkat kitaplarını okuduktan ve Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Yerinde Mutlu Olmanın Sırrı İş İlişkilerinizde Gizli

Connected Commons tarafından 160 kişiyle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriye göre, kariyerinizdeki başarınızın en önemli belirleyicisi yaptığınız iş kadar, kurduğunuz iş ilişkileri.

Sıkıcı bir işi olan kişiler eğer çevrelerindeki kişilerle iyi ilişkiler geliştirebilirse Okumaya devam et


1 Yorum

Dijital Minimalizm: Ekran Bağımlılığı ve Teknoloji Yorgunluğu

“Günlük hayatta karşılaştığımız her potansiyel can sıkıntısı anında, örneğin kuyruğa girip beş dakika beklediğinizde ya da arkadaşınız gelene kadar bir yerde tek başınıza oturmak zorunda olduğunuzda eliniz doğrudan telefonunuza gidiyorsa, beyniniz Nass’ın tabiri ile “zihinsel enkaza” dönmüş demektir; yani pürdikkat çalışmaya imkan vermeyecek şekilde yeniden yapılanmış haldedir.” diyor Cal Newport.

Okumaya devam et


1 Yorum

Sosyal Fayda İçin Dünyaya Neyi Geri Verebiliriz?

İnsan bazen hiç vermeden hep almak istiyor, bazen de sahip olduklarını paylaşarak ya da birilerine faydalı olduğunu hissederek mutlu olduğunu fark ediyor. Bugünkü yazıyı ikinci gruptakiler için yazacağım.

 

Kendimizden başkasına faydalı olmadan yaşadığımız bir hayatın pek de serpilip büyümeyen bir bitkiye benzediğine inanıyorum. Olduğu yerde kalan, ilerleyemeyen, ilerlese de keyif alamadan iki ileri bir geri ritminde yaşamaya devam ettiğine… Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kariyeriniz İçin Okumanız Gereken 3 Kitap

Kitaplar, en etkin öğrenme kaynaklarından biri. İşiniz, ilgi alanlarınız, hayatta yapmak istedikleriniz ne olursa olsun. O yüzden bence okumanın sınırı hiçbir zaman yok. Benim hayatımı değiştiren kitaplar sizin hayatınızı değiştirmeyebilir veya tam tersi olabilir. Ama yine de bir şeyleri kategorize etmek beynimizin o şeyleri daha hızlı algılamasını sağladığı için beğenilen kitapları kategorize etmenin de bir zararı yok diye düşünüyorum. Dün bir arkadaşım benden 3 haftalık tatile giderken okumasını önereceğim iş dünyası kitaplarının isimlerini Okumaya devam et


3 Yorum

Ne Kadar Az Bilgi, O Kadar Yüksek Ego!

Daha önce küçük ya da büyük herhangi bir iş yerinde çalıştıysanız egonun işleri ne kadar zorlaştırdığına şahit olmuşsunuzdur. Hatta iş yerlerinin en büyük dram kaynağı egodur desek yeridir. Hepimizin egosu var, kimi egosunu daha iyi yönetiyor kiminin egosu ise duygusal bir yüke dönüşüyor.

 

Yakın zamanda ego konusuna farklı bir bakış açısı getiren bir kitap okudum.

Kitabın ismi “No Ego: How Leaders Can Cut The Cost of Workplace Drama, End Entitlement, and Drive Big Results” ve yazarı Cy Wakeman. Okumaya devam et