selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

Networking Yapmak İçin En Doğru Zaman Ne Zaman?

Birkaç ay önce, 10+ yıldır çalıştığı finans şirketinde üst düzey yönetici iken, yönetim değişikliği sonucunda işsiz kalan bir danışanım ile çalışmaya başladık.

Hepimizin çok iyi bildiği bir markanın çatısı altında yıllardır çok emek vermiş, gösterdiği yüksek performans dolayısıyla harika sayısal sonuçlar üretmiş bir profesyoneldi.

Bana ulaştığında 3 aylık ihbar süresinin ilk yarısı bitmişti bile. Haberi aldığı andan sonra yeni bir işi hızlıca bulabileceğini düşünmüş, ancak işler pek de planladığı gibi gitmemişti. 

Karşımda 50 yaşlarında, hakikaten işinin ustası bir beyefendi vardı.

Ancak ne yapacağını hiç bilmediği bir durumun içindeydi. Daha önce hiç işsiz kalmamıştı ve psikolojisini olumsuz etkileyen kişisel finansal krizi kapının eşiğindeydi. Eğitim için birkaç ay sonra yurtdışına gitme planı yapan bir kızı vardı. Ailece belli standartlarda yaşamaya alışmışlardı… Kısaca, zor ve belirsiz bir durum.

Birlikte çalışmaya başladığımızda hemen networking kaslarını çalıştırmaya başladık.

Geçmişte pek çok iyi ve farklı şirkette çalışmış ve sevilen biri olmasına rağmen, bu alana önem vermediği için pas tutmuş bir bölgeydi networking. 

İlk seansın sonunda bu konunun ne kadar kilit olduğunu farketti. 

Ve gaza bastı… 

Hikayenin devamı elbette mutlu son. 🙂

6 seanslık koçluk yolculuğumuz boyunca tamamı direkt network’ünden veya network’ünün yönlendirmelerinden gelen 3 teklif aldı ve 5’inci seansımızda tekliflerin +/- analizini birlikte çıkaracak kadar çok “iyi” seçenek oluşturmuştu bile.

Sürecimiz tamamlanmadan bu seçeneklerden bir tanesi ile çalışmaya başladı. 💪🏻

En başta çok zor bir tablo olmasına rağmen neticede koçluk ve networking güçlerini birleştirerek kariyerinde hiç boşluk vermeden, hatta daha yüksek bir gelir ile geçiş yapmış oldu.

Herkes her zaman bu kadar şanslı olmayabilir elbette. İşi şansa bırakmak istemeyen garanticiler, networking’i, iş ararken yapmaz; işi varken paralelde networking inşa eder.

Kurumsal hayatta çoğumuz şu hataya düşüyoruz: Teknik olarak mükemmel işler çıkarmanın, harika projeler yönetmenin kariyer basamaklarını tırmanmak için tek başına yeterli olduğuna inanıyoruz. Ancak madalyonun diğer yüzü bize bambaşka bir şey söylüyor. Terfi dönemleri geldiğinde ya da yeni bir küresel rol açıldığında fırsatlar genellikle en çok çalışana değil; en iyi ilişkileri kurmuş ve “görünür” olan profesyonellere gidiyor.

Eğer siz de network’ünüzün soğuduğunu hissediyor, eski bağlantılarınıza işiniz düşmeden yazamıyor ve profesyonel etkinliklerde çekingen kalıyorsanız; 10 Günlük Networking Challenge tam olarak bu tıkanıklığı çözmek için tasarlandı.

🚀 15 HAZİRAN’DA BAŞLIYORUZ!

Bu interaktif ve online kampta, her gün sadece 10-15 dakikanızı ayırarak kariyer bağlarınızı sıfırdan ve hiç “yapmacık” durmadan yeniden inşa edeceğiz.

🎯 Kimler Katılmalı?

  • Global arenada ya da iç piyasada görünürlüğünü artırmak isteyenler.
  • Kısa süre içinde terfi, sektör değişikliği ya da yeni bir iş teklifi bekleyenler.
  • Network yapmayı “kartvizit dağıtmak” veya “çıkar ilişkisi” sanıp bu süreçten çekinen içedönükler.
  • Üniversite arkadaşları, eski yöneticileri ve eski iş arkadaşları ile iletişimi tamamen veya kısmen kesilmiş olanlar.

10 Günün Sonunda Ne Değişecek?

  • En az 10-15 stratejik bağlantınızla bağlarınızı tamamen ısıtmış olacaksınız.
  • Yüz yüze ortamlarda insanlarla tanışma kası kazanacaksınız.
  • Dünyanın en iyi networking kitaplarından süzülen altın kuralları içeren rehber kitapçığa ömür boyu sahip olacaksınız.
  • LinkedIn profilinizi optimize edip pasif izleyicilikten aktif profesyonelliğe geçeceksiniz.

Tarih: 15-24 Haziran

💼 Neden Kendi Kendinize Değil de Benimle?

Networking kitaplarını okumak kolaydır, zor olan o ilk mesajı atmak ve sürekliliği sağlamaktır.

  • Kendi başınıza “pazartesi başlarım” dediğiniz o adımları, gruptaki topluluk enerjisiyle her gün tıkır tıkır atacaksınız.
  • WhatsApp grubundaki kolektif motivasyon ve benden alacağınız günlük rehberlik, yarıda bırakmanızı engelleyecek.
  • “Ne yazacağım?” stresi yok. Her güne özel, test edilmiş, işe yarayan mesaj şablonları elinizin altında olacak.

Kariyerinizde cam tavanları kırmanın, görünür olmanın ve fırsatların size gelmesini sağlamanın yolu bağlarınızı sıcak tutmaktan geçer.

Kayıtlar başladı. Detayları aşağıdaki linklerden görebilir, ve hızlıca kayıt olabilirsiniz.

Kayıt için 2 opsiyon mevcut:

1️⃣ Standart Paket

Whatsapp grubundaki diğer kamp katılımcılarıyla beraber her gün ödevlerimizi yapıyor ve disiplinimizi birlikte koruyoruz.

Kayıt 

2️⃣ Premium Paket

🔸Gizlilik isteyen katılımcılar bu pakette Whatsapp grubu yerine benimle birebir mesajlaşıyor. Ek olarak atacakları adımları birebir revize edip aksiyon planlarını kişiye özel yapıyoruz.

🔸Lansmana özel indirimli erken kayıt fırsatı mevcut ❗️

🔸Sadece 5 kişi ile birebir çalışabileceğim.

Kayıt

VE BU BLOG’UN OKURLARINA ÖZEL;

SADECE BU HAFTA SONU GEÇERLİ %20 İNDİRİM İÇİN, ödeme aşamasında indirim kodu olarak BLOG20 yazabilirsiniz.

Unutmayın, Pazartesi’den sonra kod geçersiz olacak…

Geleceğinizi şansa değil, kurduğunuz bağların gücüne emanet edin 🙂 

Sevgiler…


Yorum bırakın

Toksik Yönetici ile Çalışırken Akıl Sağlığını Koruma Rehberi

Kurumsal koridorlarda yankılanan topuk sesleri, biri biter bitmez diğer başlayan toplantılar ve o 7×24 gelen e-posta bildirimleri… Bazı sabahlar yataktan kalkmak, sadece işe gitmek değil, adeta bir cepheye gitmek gibi geliyorsa; muhtemelen “toksik” bir yöneticinin çekim alanındasınız demektir.

Eski bir beyaz yakalı ve şu an pek çok danışanından benzer hikâyeler dinleyen profesyonel bir kariyer koçu olarak sizi çok iyi anlıyorum. O masalarda ben de oturdum. Mobbingin ince sızısını, başarının sahiplenilmesini ve hataların üzerinize kalışını bizzat deneyimledim. Ancak unutmayın; yöneticinizi seçemeseniz de bu sürecin ruh sağlığınızı ne kadar yıpratacağına dair kontrol bir dereceye kadar sizin elinizde.

Gelin, bu zorlu süreci akıl sağlığınızı koruyarak nasıl atlatabileceğinize birlikte bakalım.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kariyer Arası Veren Anneler İçin Sahalara Dönüş Stratejisi

Şu an bu satırları yazarken yan odada uyuyan 1 yaşındaki oğlumu bebek monitöründen izliyorum. Aklımın bir köşesinde Berkin için yapılacaklar listeleri, diğer bir köşesinde ise profesyonel hayatımın ajandası… Taze bir anne olarak, daha önce anladığımı zannettiğim anneliği esas şimdi anladığımı fark ediyorum, utançla. Bir jonglör gibi elimizde birkaç topu aynı anda çevirmeye çalışıp duruyoruz. Üzerine bir de annelikle birlikte uzun bir kariyer molası vermişseniz, işler iyice karışıyor. Geri dönmek gittikçe zor görünmeye başlıyor. Eğer siz de “Acaba çok mu uzak kaldım?” ya da “CV’mdeki o boşluk kariyerimin sonu mu?” diye düşünüyorsanız, gelin önce bir derin nefes alalım.

Sektörel veriler ve koçluk seanslarım bana çok net bir şey söylüyor: Kadınlar durmuyor. Bir kariyer koçu olarak danışanlarımın %75’i kadınlardan oluşuyor. Bu sadece benim gözlemim değil; International Coaching Federation (ICF) 2023-2025 verilerine göre dünya genelinde koçluk alanların %58’inden fazlası kadınlar. Kadınlar, toplumsal rollerin omuzlarına yüklediği o devasa yüke rağmen kendilerini geliştirmek ve “ben de buradayım” demek için erkeklerden çok daha fazla yatırım yapıyor.

Ancak acı bir gerçek var:

Okumaya devam et


Yorum bırakın

“Hayır” Diyerek Kariyerinizi Nasıl Kurtarırsınız?

Kariyer basamaklarını tırmanırken çoğumuz aynı yanılgıya düşüyoruz: “Ne kadar çok şeye ‘evet’ dersem, o kadar vazgeçilmez olurum.” Oysa eski bir İK’cı ve mevcutta kariyer koçu olarak size acı bir gerçeği söyleyeyim: Her şeye “evet” diyen kişi, genellikle stratejik bir oyuncu değil, “her işe koşan” kişi olarak konumlanır.

Sınır çizmek, kaba bir reddediş değil. Tam tersine kendi zamanınıza ve uzmanlığınıza duyduğunuz saygının en net ifadesi. Gelin, kariyerinizi aslında “hayır”larınızın nasıl inşa ettiğini detaylandıralım.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kaybolan Motivasyon Nasıl Geri Kazanılır?

Hepimiz zaman zaman o tanıdık duyguyla uyanıyoruz. Sabah alarm çaldığında “of ya yine mi iş” düşüncesi… Giyinip yola çıktıktan sonra bile ayakların geri geri gitmesi… Gün içinde sık sık gelen “buradan kurtulmam lazım” sıkışmışlığı…

Bazen bilgisayarın kapağını açmak veya bekleyen o onlarca e-postaya cevap vermek bir dağa tırmanmak kadar zor geliyor. Eski bir İK’cı olarak söyleyebilirim ki, bu durum sadece yorgunluk değil, bazen ruhumuzun “bir dur ve bak” deme şeklidir.

Kariyer koçluğu seanslarımda en sık duyduğum cümlelerden biri şu:

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yurt Dışına Kariyer Göçü Öncesinde Bilmeniz Gerekenler

Yurt dışına taşınma kararı genellikle ekonomik veya profesyonel motivasyonlarla başlar. Ancak uçaktan indiğinizde sizi bekleyen şey sadece yeni bir ofis değil, psikolojik açıdan 4 evreli bir süreçtir.

1. Evre: Balayı ve Gerçeklik Çarpışması

İlk birkaç ay her şey “harika” görünür. Yeni kahve dükkanları, düzenli sokaklar, farklı bir dil… Buna “Balayı Evresi” diyoruz. 

Uçaktan indiğiniz andan itibaren başlayan, her şeyin büyüleyici geldiği o ilk birkaç hafta veya aydır. Yeni bir dil, farklı mimari ve düzenli sokaklar size dopamin salgılatır. Bu evrede farklılıklar birer “macera” olarak algılanır.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kurumsal Yaşamı Bırakırken Finansal Riskleri Azaltmanın 5 Yolu

10 gün önce LinkedIn’de bir paylaşım yaptım. Kurumsal hayattan istifa edişimin 10’uncu yıldönümünde geçmiş 10 yılın kritiğini dürüstçe yaptığım bir paylaşımdı. Çok güzel dönüşler, ve cesaret edemediğini söyleyen mesajlar aldım.

Kurumsal hayatta çalışmaya devam eden çok sayıda beyaz yakalının bırakma hayali kurduğunun farkında mısınız? Belki size, sadece kendiniz öyle hayal ediyorsunuz gibi geliyordur. Ancak emin olun ki, birlikte çalıştığım danışanlarımın ve sohbet etme fırsatı bulduğum kişilerin önemli bir kısmının hayali bu. Kiminin uzun vadede, kiminin kısa vadede niyeti kurumsal yaşamı bırakabilmek. Ancak, kurumsal hayattan çıkma fikri çoğu zaman bir anda hayata geçirilmez, geçirilmemelidir. Genellikle uzun analizlerin, ertelenen ama kurulmaya devam edilen hayallerin ve “bir gün mutlaka” diye başlayan cümlelerin birikimiyle gelir.

Çünkü iş istifa dilekçesine gelince, işin romantik tarafı hızla yerini çok daha somut bir soruya bırakır:

“Peki ya para?”

Bu yazıyı, kurumsal hayatı bırakmayı düşünen ama finansal belirsizlik yüzünden adım atamayan okuyucular için yazıyorum. Hayallerden kopmadan, ama ayakları da yere sağlam basarak ilerlemek mümkün. Benim de bundan tam 10 yıl önce kurumsal hayattan son kez istifa ederken yaptığım doğruların ve hataların ışığında 5 ana başlık altında topluyorum.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Değerlendirme Merkezine Bireysel Hazırlık

Geçen yaz, uzun zamandır aklımda olan ürünü sonunda çıkarıp değerlendirme merkezine kendi kendine hazırlanmak isteyenlere veya benimle birebir prova yapmak isteyip de randevu bulamayanlara destek olmak üzere senaryo ve çözüm kitapçıkları hazırladığımı duyurmuştum. Aradan geçen 6 ay içerisinde öyle güzel dönüşler aldım ki, açıkçası bu kadar ilgiyi ben bile beklemiyordum. Ayrıca Shopier sitesini de 100’e yakın kişi ile kullanmış olduk, herhangi bir sorun olmadan ödeme ve doküman teslimi süreçlerinin tamamlandığını gördük. 

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kariyerinizde “Takılıp Kaldığınızı” Hissettiğinizde Ne Yapmalı?

Hepimiz kariyer yolculuğumuzun bir noktasında, sanki zaman durmuş gibi hissettiğimiz o durgun döneme gireriz. Her gün aynı görevler, aynı toplantılar, aynı hedefler… İşte tam da bu noktada “Acaba bir şeyleri değiştirmem mi gerekiyor?” diye düşünmek başlar. Bu duygu aslında sonun değil, yeni bir başlangıcın habercisidir.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Çekingenleri Bile Görünür Kılacak Networking Yöntemleri

Utangaçlığı yüzünden, başkalarının kariyer sıçramalarını kenardan izleyenler! Bu yazıyı sizin için yazdım. Danışanlarım arasında pek çok çekingen beyaz yakalı var. Aslında muhteşem işler yapan, ancak kendini göstermekten çekinen… Aslında muhteşem iletişim becerileri olan, ancak sadece en yakınındaki kişilerle iletişim kuran… İsteyen herkes iyi bir networkingci olabilir. İyi networkingci demek, bir masada en çok konuşan kişi demek değildir. Kimseyi tanımadığı kalabalık bir ortama girince herkesle anında sohbet açabilen kişi olmak zorunda da değildir. Amaç ağ ve bağ kurmak olduğunda iyi bir networking’in ilk adımı atılmış oluyor. 

Okumaya devam et


Yorum bırakın

CV’nizi 2025 Trendlerine Göre Yenilemenin Püf Noktaları

CV hazırlamak çoğu kişi için sıkıcı bir iş gibi görünse de, iş dünyasında ilk izlenim çoğunlukla CV üzerinden oluşur. Bir iş başvurusu yaptığınızda da, eski bir iş arkadaşınıza şimdiki şirketine vermesi için maille yolladığınızda da CV’nizin görünümü ve içeriği çok kıymetli. 2025’e girerken beklentiler, trendler ve teknolojiler değişiyor. CV’nizi bu değişimlere uyumlu hale getirmek, iş görüşmelerinde fark yaratır.

Gelin modern CV’ler oluşturmanın birkaç püf noktasını birlikte inceleyelim.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

LinkedIn Profilinizi 1 Haftada Nasıl Parlatırsınız?

LinkedIn’e girip profilinize baktığınızda “Eh, fena değil ama daha iyi olabilir” dediğiniz oldu mu? Veya, eski bir okul arkadaşınızın profilini görüp “Ne kadar profesyonel hazırlamış!” dediğiniz bir vakit? Eğer cevabınız evetse, yalnız değilsiniz. Ben 14 yıldır LinkedIn’i her gün aktif şekilde kullanan bir kariyer koçu olarak ve yüzlerce beyaz yakalı profesyonelle çalıştıktan sonra gördüm ki, LinkedIn profili çoğu kişi için hâlâ “var ama unutulmuş” durumda. Fotoğrafsız profiller, en son 3 önceki işi hala en üstte görünen profiller, sadece selfie paylaşmak için kullanılmış profiller… Maalesef bazıları için Linkedin’de hala atılması gereken çok fazla adım var.

Ama iyi haber şu: Profilinizi sadece 1 haftada ciddi anlamda parlatabilirsiniz. Hem de karmaşık stratejiler ya da zor adımlarla uğraşmadan… Gelin, gün gün haftalık planımıza bakalım.

Okumaya devam et