selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


3 Yorum

Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?

Yılda kaç kitap okuyor olursam olayım, satın aldığım kitap sayısı kesinlikle 2 katı kadardır. Arada bir kendimi frenlemek için “elimdekileri okuyana kadar yeni kitap almayacağım” desem de en fazla 2 ay sürüyor bu fren etkisi. Sonra kesin çok güzel bir kitap görüyorum ve “1 kitaptan bir şey olmaz” klişesine sırtımı dayayarak satın alıyorum. Bu yetmezmiş gibi bazı dostlarım sohbet arasında mutlaka kitap önerilerinde bulunarak aklıma kurt düşürüyorlar, sonra ben o kitapları almadıkça gece uyuyamıyorum. Aaa bir de işin Twitter-Instagram boyutu var. Yeni kitaplar çıktıkça veya takip ettiğim kişiler okuduklarını paylaştıkça arada mutlaka ilgimi çekenler oluyor, unutmadan onları da almak istiyorum. “Aklımda duracağına midemde dursun” misali “Aklımda duracağına kitaplıkta dursun” şeklinde bir kitap alma bağımlılığına dönüşüyor. Ah bir de aldıklarımı okuyabilsem… Eskiden ne güzel sık sık bir kitabı bir günde bitirdiğim olurdu. En son üniversitedeyken yapabilmiştim sanırım. Çocukken okuma alışkanlığı kazanmakla da hiç ilgisi yok. Ben çocukken özellikle tatil dönemlerinde, annemin iş yerinin kütüphanesi benim için cennetti. Her hafta 2-3 kitap alıp gelirdi annem benim için hepsini de zevkle okurdum. Ne olduysa iş hayatına başladıktan sonra oldu. Kitap satın almak maddi olarak kolaylaştıkça, kitaba ayırabileceğim vakit de o doğrultuda daraldı belki de.

Okumaya devam et


1 Yorum

Kariyer Koçunuzu Nasıl Seçmelisiniz?

Başlığı yazdıktan sonra bir an ürktüm çünkü kesinlikle zor bir konu. Kendim Kariyer Koçu olmasaydım nasıl yazardım diye düşünerek cümlelerimi süzgeçten geçirerek yazmak istediğim için uzun zamandır ertelediğim bir yazıydı. Koçluğun özünde ertelememek hemen harekete geçmek var ya n’apalım kısmet bugüneymiş. Bu yazıda, “kariyer koçluğu almaya ne zaman karar vermelisiniz? ne olursa koçluk alınır ne olursa mentorluk alınır? kariyer koçluğu almaya karar verdikten sonra koç seçimini yaparken nelere dikkat etmelisiniz?” gibi sorulara yanıt vermeyi Okumaya devam et


2 Yorum

Makro Yönetim Nedir? Büyük Resim Nasıl Görülür?

Kendi gözlemlerime danışanlarımdan ve dostlarımdan dinlediğim hikayeleri de ekleyince görüyorum ki bir yöneticinin en büyük düşmanı mikro bakış açısı. “Detaylarda boğulmak” elbette sadece yönetici olanların sorunu değil ancak dev adımlar atması beklenen yönetici kitlesi önemli konularda bile bebek adımlar atmaya çalışırken bir türlü ilerleyemeyince ve ekibinin ilerlemesine müsaade etmeyince daha çok göze batan onlar oluyor.

Okumaya devam et


3 Yorum

Başarılı İnsanların En Temel 3 Özelliği

Benzer listelerde yer alan, sabırdı, meraktı, erken uyanmaktı vs geçiyorum ve eeeen temeldeki üç özellikten bahsedeceğim.

 

1- Kendini bilmek

Kendini bilmekten kastım kendini tanımak. Yani enerjin ne zaman düşer ne zaman yükselir, günün hangi saatlerinde daha zinde ve üretken olursun, nasıl insanlarla nasıl başa çıkarsın gibi soruların cevabını bilir ve buna göre yaşarsanız Okumaya devam et


1 Yorum

Nasıl Oluyor da Bazı İnsanlar Daha Kolay Motive Oluyor?

Öğrenciyken okulda, çalışırken iş yerinde nasıl oluyor bir “havuç” birilerini motive eder ve hızla koşmasını sağlarken diğerleri üzerinde etkisiz kalıyor?

Aslında bu sorunun cevabı hormonal farklılıklarda gizli. Yakın zamanda okuduğum bir makalede, Conneticut Üniversitesi Davranışsal Nörobilim Dalı Başkanı John Salamone’un açıklamalarıyla öğrendiğime göre, dopaminin beynin hangi bölgede daha yoğun bulunduğu, kişisel motivasyon farklılıklarını belirliyor.
Okumaya devam et


1 Yorum

Daha Güçlü Akıl Sağlığı İçin Yapabileceğiniz En Basit Şey

Ruh sağlığına ek olarak mental ve fiziksel olarak da daha iyi olmanın kapılarını açan bir, hatta iki araştırmadan bahsedeceğim. Stanford’da yapılan bir araştırma ve Edinburgh Üniversitesi’nde yapılıp British Journal of Sports Medicine’da yayınlanan başka bir araştırma bize gösteriyor ki, akıl sağlığımızı daha iyi bir noktaya taşımanın en basit ve en ekonomik yöntemi doğayla buluşmak.

 

Bir parkta yürüyüşe mi çıkarsınız, sahilde bir çay bahçesinde simit mi yersiniz, yoksa yol kenarı peyzajında pikniğe mi gidersiniz bilmiyorum fakat bir şekilde doğayla buluşmanız şart. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Sinema Hayatın Aynasıdır, Ferdinand

Sen İspanyol bir boğadan çok daha fazlasısın sevgili Ferdinand. Şu anda vizyonda animasyon olarak anlatılan hikayende aslında milyonlarca insanın hayallerinin, benliğinin ve kendini unutuşunun hikayesini anlatıyorsun. İflah olmaz bir yaşam romantiğisin belki, belki de öz olan sensin. Benim için olmak istediğim yer, bir başkası için olmaktan korktuğu yerdesin aslında…

 

Bugün daha önce yapmadığım bir şeyi yapacak, bir “çocuk” filminin yüreğime dokunduğu yerleri göstermeye çalışacağım. Okumaya devam et