selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


1 Yorum

Bir YouTube Macerası: BirAda

Youtube kanalımız BirAda’yı yayına alıp “ada”ya çeşit çeşit konu taşımaya başlayalı yaklaşık 1,5 sene oldu. Bu 1,5 sene içinde yüzlerce video, yüzlerce şahane yorum, zaman zaman olumsuz geribildirim, çok sayıda kitap hediyesi, BirAda Geliştiren Kitap Kulübünün 139 üyesi ve kanalın birbirinden tatlı takipçileri oldu.

Okumaya devam et


2 Yorum

Online Günlerde Yapışık Makarna Hikayesi | S.S.S ne demek?

Şu an itibarıyla ev kapısının dışına adım atmayalı 9 gün oldu. 9 gün önce markete gitmiştim. Dün bir ara balkona çıktım, hava güzeldi yoksa onu da yapmazdım. En son yüzyüze değerlendirme merkezi görüşmemi 16 Mart’ta yapmıştım, o gün bugündür izoleyim. Henüz yalnızlık hissi hiç oluşmadı, aslında oluşmasına fırsat da olmadı. Aslında hayat o kadar kalabalık ki… Elbette kalabalıklar içinde yalnız hissetmek de mümkün. Sanırım önemli olan “kalabalık” dediğimiz şeyin içeriği. Eğer anlamlı bir kalabalık içindeyseniz yalnız hissetmiyorsunuz. O zaman konu “anlam” meselesine geliyor. Konu anlam oldu mu Victor Frankl’ın efsanevi kitabı “İnsanın Anlam Arayışı”nı anmamak Okumaya devam et


Yorum bırakın

Karantinanın İlk Online İK Zirvesinde “Görüşüyor” Muyuz?

2020 yılında hepimizin hayatı pek çok yönden değişirken, İnsan Kaynakları profesyonellerinin katıldığı zirveler ve konferanslar da değişiyor. Değişime direnenler yok olurken değişime açık kişiler değişime açık organizasyonlarda öğrenmeye devam edecek.

 

İlk online zirve haberi, geçtiğimiz yıllarda katıldığım Employer Brand Summit’ten geldi. İşveren Markası konusuna ilgi duyan İK’cıların ve yöneticilerin takip ettiği zirvenin bu seneki teması “Symphony of HR“.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Zor Zamanlarda Stresten ve Kaygılardan Nasıl Uzak Kalırız? -4-

Kaldığımız yerden rezilyansı sağlamak için dördüncü ders ile devam edelim.

 

Zor zamanlarda dirençli kalabilmek için ne hissettiğini doğru tanımlamak da çok önemli. Olumsuz duygular hissettiğimiz zaman ilgi alanımız ve odağımız daralıyor, o olumsuz duygudan başka her şey flulaşıyor sanki. Örneğin, öfkeli bir kişinin mantıklı düşünmesi zorlaşır ve sonradan pişman olacağı şeyleri yapmaya meyilli olur. Olumlu duygular ise ilgiyi genişletir. Örneğin, kendisiyle gurur duyan bir kişi gelecek planlarını yaparken daha vizyoner yaklaşabilir. Okumaya devam et


2 Yorum

Zor Zamanlarda Stresten ve Kaygılardan Nasıl Uzak Kalırız? -3-

Dünkü yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Kaldığımız yerden rezilyansı sağlamak için üçüncü ders ile devam edelim.

Bugünkü dersin konusu “Olumlulara Dikkat Etmek”

 

Dikkatimizi 3 yöne verebiliriz: Olumlu, nötr, olumsuz

 

Her gün aklımızdan fark edilebilir 20 bin düşünce geçiyor. Sizce düşüncelerinizin çoğu bu 3 yönden hangisindedir? Okumaya devam et


Yorum bırakın

Zor Zamanlarda Stresten ve Kaygılardan Nasıl Uzak Kalırız? -2-

Bir önceki yazıyı henüz okumadıysanız burada

Kaldığımız yerden rezilyansı sağlamak için ikinci ders ile devam edelim.

Bugünkü yazının konusu Mindfulness yani bilinçli farkındalık. Bilerek ve isteyerek şimdi ve burada olana odaklanmak.

“Ömür dediğin üç gündür; dün geldi geçti, yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür.” Özdemir Asaf mı yoksa Can Yücel mi yazdı belirsiz olan bu cümleler aslında mindfulness’ı çok yerinde hatırlatıyor.

 

Mindfulness egzersizlerini yapanların yapmayanlara göre daha az stresli olduğuna dair Richie Davidson Okumaya devam et


4 Yorum

Zor Zamanlarda Stresten ve Kaygılardan Nasıl Uzak Kalırız? -1-

İçinden geçtiğimiz bu sıradışı zamanda stresten nasıl kurtulabiliriz? diye düşündüğümde aklıma ilk gelen kavram rezilyans yani “duygusal dayanıklılık” veya “duygusal esneklik”. Rezilyansı anlatmak için önce diğer birkaç şeyi paylaşmam gerek.

 

Kendi içimizde taşıdığımız bir yin yang var. Bu kavramı ilk duyduğumda ortaokula yeni başlamıştım. Şeklini beğendiğim bir kolye ucundaki simgenin anlamını, kolyeyi satan kişiden öğrenmiştim. “İyiliğin içinde kötülük, kötülüğün içinde iyilik vardır ve siyah ile beyaz birbirini her zaman tamamlar.” Okumaya devam et


1 Yorum

Özgüveni Geliştirmenin 8 Yolu

İçimizdeki gizli güç olan özgüven, yepyeni bir ortama girdiğimizde, yeni kişilerle tanıştığımızda, yeni bir işe girişmek istediğimizde veya kendimizi başarısız hissettiğimiz bir alanda daha iyi olmak istediğimiz zamanlarda gerekli olur. Düşük özgüven, zor durumlara girmekten kaçınmaya, geri bildirim alamamaya, sosyal ortamlarda rahatsız olmaya sebep olabilir.

Maxwell Maltz “Düşük özgüven, el freni açıkken hayatın içinden geçmek gibidir. ” demiş. Hayatın içinden geçerken daha kontrollü, başarılı ve rahat hissedebilmek için özgüveninizi geliştirmek isteyebilirsiniz. Özgüvenin nasıl kazanılacağını 8 başlık altında aktaracağım. Okumaya devam et


1 Yorum

Çerofobi: Mutlu Olma Fobisi

Bu ay Cosmopolitan Dergisi için kaleme aldığım yazıyı siz değerli blog takipçilerimle de paylaşmazsam olmaz. 🙂

 

İnsan tehlikelerden korunmayı nasıl öğrenir? Küçük bir çocukken elimizi ateşe değdirdiğimizde canımız yanar ve bir daha ateşe dokunmamayı öğreniriz. Ya da bize bakmakla yükümlü olan birileri “Ateşe dokunma uf olursun” der, biz de söz dinleriz.

Okumaya devam et


1 Yorum

2019 bitmeden okunması gereken kitaplar

Geçen sene 26 kitap okumuş ve bu nedenle 2019 için 36 kitap hedefi koymuştum. Hedefe ulaştım neyse ki. Kimi zaman günde bir kitap bitirdiğim oldu, kimi zaman ayda 1 kitabı zar zor bitirdim. Bu sene biraz daha artırıyor ve hedefi 46’ya çıkarıyorum. 2019’da 36 kitap okumuş olmaktan dolayı kendimden memnunum. Elbette 36 kitap kimisine göre çok az bir miktardır. Ben her zaman olduğu gibi kendimi kendi önceki halimle karşılaştırıyorum. 26’dan 36’ya çıkmak benim için zor bir hedefti ancak üstesinden gelebildim. Kendimi biraz daha zorlayabilirim artık.

Okumaya devam et


1 Yorum

İrade nasıl güçlendirilir?

1960’lı yıllarda sosyolog Walter Mischel “Çocukların anlık tatminlere karşı koyabilmesi” konulu bir araştırma yaptı. Deneye katılan çocuklara bir marşmelovu yani bir tür şekeri şimdi yiyebilme veya 15 dakika oturup bekleyerek iki şeker yiyebilme seçeneği sundu. Çocuklardan bazıları beklemekte zorlandı ve hemen önlerine konan şekeri yedi. Kimileri ise zorlansa da 15 dakikayı tamamladı ve bekleyerek iki şekeri aldılar. Seneler sonra aynı çocukların yetişkin hayatlarına bakıldığında Okumaya devam et