
İngiltere’de büyük şirketlerin %70’i işe alım süreçlerinde değerlendirme merkezi yöntemini kullanıyor. Aynı araştırmaya göre, değerlendirme merkezleri, klasik mülakatlara kıyasla önyargıyı %20’nin üzerinde azaltıyor.
Bu rakamlar bana hep aynı gerçeği hatırlatıyor. Kurumsal hayatta 10, 15, hatta 20 yıl geçirmiş olmak, bir değerlendirme merkezinde sizi otomatik olarak öne çıkarmıyor. Çünkü orada deneyiminizden çok o anki performansınız değerlendiriliyor.
Grup çalışmasında nasıl davrandığınız, rol oyunu senaryosunda çözümü ne kadar hızlı ürettiğiniz, sunumunuzdaki önerilerinizi ne kadar net planlayabildiğiniz izleniyor. Danışanlarımdan sık sık “keşke beni işimin başında izleyip değerlendirseler” sözünü duyarım. Çünkü bir “sınav”a girecek olmak doğası gereği stresli bir süreç. Ancak öte yandan, eğer standart sistemler kurulabilmişse herkesin en “objektif” değerlendirilebileceği yer de o “sınav” ortamı oluyor.
Başka bir araştırma daha var:
Katılımcıların %93’ü mülakat öncesinde belirgin bir kaygı yaşadığını söylüyor. Bu kaygının en büyük kaynağı zor bir soruya cevap verememe korkusu. Katılımcıların %41’i bunu ilk sırada gösteriyor.
Şimdiye kadar yüzlerce kişiyi #değerlendirmemerkezi ve #mülakat için hazırladım. İlk karşılaşmamızda “hiç gergin veya heyecanlı değilim” diyen kimse ile henüz karşılaşmadım. 🙂 Siz de öyle hissediyorsanız yalnız değilsiniz yani.
Yıllarını bir kuruma vermiş, orada saygın bir konuma gelmiş biri için bu kaygı daha da ağırlaşıyor.
Artık korunması gereken bir itibar var.
Yöneticilerinin ondan beklentileri var…
Bu yüzden bana gelen danışanların bazıları başka danışmanlardan da eğitim aldıklarını paylaşıyorlar. Yani bu sürece ciddi bir bütçe ve zaman yatırımı yapıyorlar.
Diğer taraftan, yine bu yüzden çoğu kişi sessizce hazırlanmayı, kimseye danışmadan denemeyi ve tek başına halletmeye çalışmayı tercih ediyor.
Bunu da çok iyi anlıyorum.
Bu nedenle gizlilik benim için hep ilk planda oluyor. Herkesin kolayca ulaşabileceği ve kendi köşesinde sessizce okuyabileceği Değerlendirme Merkezi ve Mülakatlarda %100 Başarı kitabının bu açıdan da faydalı olmasını öngördüm. Şimdiye dek yoğun dönemlerimde gelen talepler olmasına rağmen grup eğitimi açmayı hiç düşünmedim. Çünkü yaptığımız değerlendirme merkezi provaları çok kişisel bir alan olabiliyor. Şimdiye dek kaç danışanım daha önce girmiş, istediği sonucu alamamış ve hakikaten travmatize olmuş şekilde geldi ve eğitimimiz esnasında bana hislerini ağlayarak anlattı, inanamazsınız. Benin yaptığım şey “terapi”den çok ama çok farklı olmasına rağmen insanlar karşılarında kendilerini anlayan birini görmeye hasret kalmış olabiliyorlar.
Yıllar önce bir danışanım yine böyle geldi. Çok üzgün ve umutsuzdu. Bir kere girmiş ve değerlendirme merkezinde başarısız olmuş orta düzey bir yöneticiydi. Çalışmamızın başlarında sürekli boncuk boncuk terliyor, molalardaki sohbetlerimizde sık sık gözleri dolu dolu oluyordu. Yine girdiğinde yine aynı sonucu alacağına emindi ama yine de birlikte çalışmamız için kendine bir şans verdi.
Sonuç ne mi oldu? Bu kez başarıyla halletti. Ve terfisini aldı.
Üzerinden 4 yıl geçti. Bu sefer de bir üst pozisyon için yine değerlendirme merkezine gireceği için yine ulaştı, bir daha çalıştık. Ve sonuç elbette yine başarıyla geldi. Artık yüzlerce kişiyi layığıyla yönetebileceğini kanıtlamış bir üst düzey yönetici… İlk seferinde pes etseydi kurumu ve iş arkadaşları çok şey kaybetmiş olacaktı. Kendisini tanıdığım için çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Çünkü benim işimde en büyük motivasyonlarımdan biri, kendine inanmayan kişilerin bile kendine inanmasını sağlamak.
- Bu nedenle eğer değerlendirme merkezine gireceğiniz için gerginseniz yapabileceğiniz en iyi ilk şey bu konuda adaylara yönelik yazılmış tek Türkçe kitap olan Değerlendirme Merkezi ve Mülakatlarda %100 Başarı kitabını online olarak satın alıp hemen okumaya başlamak.
- İkincisi, eğer vaktiniz varsa ve benim de ajandamda müsaitlik varsa gerçek sınav gününden önce o sahneyi bir kere deneyimlemenizi sağlayacağımız 1-1 prova yapmak. Simülasyon ortamında geri bildirim almak, hangi anda tereddüt ettiğinizi, hangi soruda savunmaya geçtiğinizi fark etmek. Bu farkındalık, gerçek günde sizi rahatlatan en büyük etken oluyor.
- Üçüncüsü, değerlendirme merkezi örnek vakaları ve çözüm yolları ile kendi kendinize pratik etmek. Bu konuda Google aramaları pek cömert sonuçlar vermiyor ne yazık ki. Yazılmış tüm dokümanlar teliflidir. Yani ücretsiz içerik bulmak pek mümkün değil. Şanslıysanız arkadaşlarınızdan geçmiş yıllardaki vakaları bulabilirsiniz. Ancak o dokümanları da paylaşmak, yaymak yani servis etmek aslında “suç” olduğu için çok dikkatli olmanızı öneririm. Ve zaten elinizde sorular var ancak cevaplar yokken neyin doğru olduğunu bilmeniz mümkün olamıyor. Tam da bu nedenle gönül rahatlığıyla çalışabileceğiniz ve kendinizi denerken çözüm yollarından da fikir edinebileceğiniz kitapçıklar hazırladım. Buradan inceleyip alabilirsiniz.
Emek veren herkesin emeğinin karşılığını almasını yürekten diliyorum…
Kaynaklar
https://careertrainer.ai/en/reports/assessment-centers-statistics