
2023’te okuduğum kitaplar arasında benim için en etkileyici olanlardan bir tanesi de Muazzez İlmiye Çığ’dan hayatı okuduğumuz Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı? isimli kitap. Muazzez Hanım 108 yaşında bir Sümerolog. Kitabı okurken hafızasına hayran kaldım. Ben daha geçen hafta hangi toplantıları yaptığımı karıştırıyorken 🙂 bunca yıllık tarihi ve olayları böylesine güzel hatırlayabiliyor olmasına bin kere maşallah diye diye okudum. Herkesin okumasını tavsiye edeceğim bu kitabın önsözünde, röportajı yapan Büşra Sanay diyor ki: “Bu kitap Muazzez Hanım’ın hayatını dinlemek için değil, Muazzez Hanım’dan hayatı dinlemek için yazıldı.” Kitabı okumayı bitirnce ne demek istediğini daha iyi anladım.
Muazzez Hanım’ın söylemlerinden altını çizdiğim birkaç noktayı müsaadenizle paylaşmak isterim:
“Anlamlı bir hayat yaşadıktan sonra ne kadar yaşadığımızın bir önemi yok. Yaşama tutunacağımız bir anlam yaratmak dünyadaki yerimizin izini sürmek ve yaşama sebebimizi bulmak kısaca yaşam dokuyabilmek önemli. Ayrıca sevebilmek ve üretebilmek bizi diğer canlılardan ayıran temel özellik.”
“Hepimiz bu dünyaya borçluyuz. Bu borcu da ancak yaşadığımız çevreyi daha güzel bir hale getirmek için çaba ve emek harcayarak ödeyebiliyoruz. Bu çaba şu an yaptığımız gibi bir kitap için çalışmak da olabilir, sokağımızdaki hayvanlara su ve mama vermek ya da şahit olduğumuz adaletsizliklere karşı mücadele etmek de.”
“Aşılmış her zorluk insana yeni bir şeyler katıyor ve motivasyon veriyor. Mücadeleden kaçacaksan bu dünyada nasıl iz bırakacaksın? Elini korkak alıştıran birinin adının tarihin herhangi bir sayfasına yazıldığını gördünüz mü hiç?”
“Parayı pulu gösterişi tutku haline getirmek yerine aklımızı tutku haline getirirsek mutluluğa açılan kapıdan adım atmış oluruz.”
“Şu an gençliğimle 20’li yaşlardaki Muazzez ile karşılaşacak olsa ona tek tavsiye verirdim: Ulu önder Atatürk’ün açtığı yoldan hiç sapmadan ilerle ve bol bol çalış. Atatürk’ün Nutuk’unu ve Türkçe olarak Kur’an’ı mutlaka oku.”
“Hayatta kolay olan her şey daha az ilgi çekici hale geliyor. Zorluklarsa insanı harekete geçme mecburiyetinde bırakıyor. Bildiğiniz herhangi bir masalı düşünün. Baş karakter hiçbir zorluk yaşamasa o masalı dinlemek ister misiniz? Bir yol olacak, engeller olacak, zorluklar olacak, mücadeleler olacak ki ortaya bir kahramanlık hikayesi ve bu yolun sonunda artık değişmiş bir insan ve zorlukları aşarak edinilmiş yeni bir bilinç düzeyi çıkabilsin.”
Ben yurtdışındaki yaşamımda 3’üncü yılda olan bir göçmen olarak Büşra Sanay’ın şu sorusunu ve Muazzez Hanım’ın yanıtını ekstra ilgiyle okudum:
Soru: “Sizce uygun şartlar oluşursa yurtdışına gidenler geri döner mi?”
Yanıt: “Dönerler tabii. Dönmemeleri için hiçbir gerekçe yok ortada. Sadece ekonomik duruma bakınca yurt dışında yaşamak avantajlı gibi görünüyor. Fakat aslında pekala zor bir şeydir. En başta dil problemi var. O ülkenin diline ne kadar hakim olursanız olun ana diliniz başka. Bunun yanı sıra başka bir kültürde yetişmişsiniz. Bu demektir ki olaylar karşısında refleksleriniz ve düşünme biçiminiz başka. Mutluluklarınız ve korkularınız başka. Bunları gösterme şekliniz başka. Hiçbiri aşılamaz problemler değil, ama kişinin bir başka memlekete uyum göstermesi vakit alacak zor bir süreçtir. O sebeple diyorum ki bu ülkede bir ışık görürlerse elbette dönerler.”
Çok güçlü öğretilere dolu bir kitap diyebilirim özetle, muhakkak okumanızı öneririm. Böyle dolu bir insandan, Sümeroloji gibi bir alanda yolları açan bir Cumhuriyet kadınından 108 yıllık bir yaşam tecrübesi dinlemek paha biçilemez. Ben bu kitabı ileride bir gün yeniden okumak üzere kitaplığımda güvenli bir yerde saklayacağım.
Bu kitabın yanısıra, 2023 yılında okuduğumuz 73 kitabı ve en beğendiğimiz 5’er tane kitabı anlattığımız videoyu da izlemek isteyebilirsiniz: