selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis

“Çocuk da Yaparım Kariyer de” ve Cam Tavan Sendromu

Yorum bırakın

Üniversitede ve yüksek lisansta özellikle sosyal içerikli bölümlerde sayıca hep baskın olan kadınlar iş hayatında neredeler? Nereye saklandılar, neden hep erkekleri görüyoruz özellkle yönetim kademelerinde?

Cevabı sosyologlar “cam tavan sendromu” ile açıklıyorlar, toplumsal cinsiyet rolleri paylaştırılırken erkeklere çalışıp para kazanmak düşmüş, kadınaysa evde oturup çocuk bakmak yakıştırılagelmiş yüzyıllardır.

Kadınlar okulda ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar diplomalarını çeyiz sandıklarına koyup en az 3 çocuk yapma görevini layıkıyla yerine getirmek üzere eve kapanıyorlar. Zira aynı anda “çocuk da yapmak, kariyer de” üstün bir başarı olarak görülüyor, ortak yapım çocukların sorumluluğunu eşit derecede üstenmeyen babalar sağolsun.

Siz hiç bir erkeğin aynı anda hem çocuk sahibi olup hem kariyerinde yükselmiş olmakla övündüğünü gördünüz mü? Feminist yaklaşımlardan özellikle kaçınarak sadece eşitliği savunuyorum, neden kadın da iş hayatında erkek kadar yer alamıyor, bunu sorguluyorum.

Hay Group’un 440 bin çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği “Türk İş Yaşamında Kadınlar” konulu araştırmasına göre son 5 yılda, orta düzey kadın yönetici sayısı %23 oranında artmış, üst düzey yönetici oranlarıysa değişmemiş, hala %11.

PWC Türkiye tarafından 43 şirket baz alınarak hazırlanan “İş Dünyasında Kadın” raporuna göreyse, kadının en fazla yer alabildiği şirketler İstanbul merkezli veya yabancı sermayeli olanlar, ki yine bu şirketlerde de erkek oranın baskınlığı değişmiyor.

Toplam nüfusta açıkça daha fazla var olan kadınların iş hayatında kayıp olduğu verilerle netleştiğine göre biraz da muhtemel sebepleri inceleyelim. Okula gitme oranı doğuya doğru gidildikçe azalsa da hadi liseyi bitirene kadar kadın-erkek oranlarını eşit varsayalım ve üniversiteden başlayalım incelemeye. “Okuyup da n’apcak, everelim gitsin” söyleminden kurtulabilenler ile ailesini başka bir şehirde okumaya ikna edebilenler üniversite eğitimine başlıyor. Eğer 4-5 yıllık üniversite eğitimini evlendirilmeden veya okuldan alınmadan tamamlayabilirlerse diplomalarını alıyorlar. Eşini çalıştırmak istemeyen veya “benim kazandığım para hepimize yeter” diyen erkeklerle evlenenler mezuniyet ardından yapılan düğünlerle birlikte eleniyor. Geriye kalanlar yani henüz evlenmeyenler ile evlenip de çalışmaya devam edenler hala iş hayatında yer almaya devam ediyorlar. Evlilikten 1-2 yıl sonra çocuk sahibi olanlar önce doğum izni ve ücretsiz izinlerle safdışı kalıyor, o izinler bitince de bir kısmı yani çocuğundan ayrılamayan veya kimseye emanet edemeyen anneler iş hayatından elini eteğini çekiyor, “diplomalı ev hanımı” titri ile yoluna devam ediyor. İşte cam tavan denilen tam da bu oluyor.

Kadınlara üç yol sunuluyor; çocuk, kariyer veya “çocuk da yaparım kariyer de”, ki bu sonuncusu üstün başarı sertifikası ile ödüllendirilir, adına şarkılar yazılır. Ülkemizde 3 çocuk yapmayanı dövdükleri, hiç çocuk yapmayana ise “hayırdır yavrum bi hastalığın mı var” diye acıdıkları için, bir de “annelik içgüdüsü” diyorlar (bir yaşa gelince insan çocuk sahibi olmak için yanıp tutuşuyormuş), kadınlar çocuk sahibi oluyor. İtirazım yok buna. Ancak sonrası mühim, zira hem hukuken hem biyolojik olarak bir çocuk %50 anneye %50 babaya aitken neden biri evde kalıp çocuk bakacaksa o kişi tartışmasız kadın oluyor? Hadi tartışmadan diyelim ki kadının görevidir, o durumda diğer sorum da şu: Neden işverenler çocuk sahibi olan kadınların hayatını kolaylaştırmaya çalışmıyor?

 

Teknolojik gelişmeleri iyiye kullanmayı öğrenmek gerek. “Evden çalışma” ve mobilite uygulamaları örneğin, kadın çalışanların gelişimine yönelik olumlu uygulamalardan olabilir. Çok değil, haftada bir gün bırakın evden çalışabilsin, hem çocuğuyla vakit geçirsin hem de ofiste oturup yapacaklarını uzaktan halledebilsin.

Esnek çalışma saatleri işvereni zorlamayacak bir diğer uygulama. “Sadece çocuğu olan kadın çalışanlar için” gibi bir pozitif ayrımcılık önerisi getirmiyorum. Yıl 2012, hala 9-6 mı çalışıyorsunuz sayın yönetici? Fildişi kulenizin camından dışarı şöyle bir bakın, dünyanın önde gelen şirketlerinden kaç tanesi böylesine katı kurallarla çalışmaya devam ediyor?

Kadın-erkek ücretleri bu kadar farklı olmasın bir zahmet. “Yarın bir gün çocuk yapar izin alır” korkusuyla iş teklifi yapmayıp kaçırdığınız o iyi adaylar, veya kendisiyle eşit pozisyonda çalışan bir erkeğin maaşının %80’ini teklif edip kaçırdıklarınız şu anda şirketinizin daha iyi bir konumda olmasını sağlayabilirdi, hiç düşündünüz mü? Ve bu durum sadece bizim ülkemizde geçerli değil ne yazık ki.

Bu konuda Mercer’in 41 ülkede yaptığı araştırma sonuçları hayli dikkat çekici. Cinsiyete göre maaş farklılıklarını inceleyen araştırmaya göre, Almanya’da kadın yöneticiler erkek yöneticilerden %22, Avusturya’da %20, İsveç ve İspanya’da %18 daha düşük maaş alıyorlar. 41 ülke arasında sadece Bulgaristan ve Rusya’da kadınlar daha yüksek ücret skalasındalar; %5’lik bir farkla. Bu farklılıklar kadınların çalışmaya ara verme potansiyeli ve oldukça net şekilde ayrımcılıkla açıklanıyor uzmanlar tarafından.

Bunların yanında bir de benim “çalışan anne psikolojisi” dediğim durum var, hem kendi annemden gördüğüm hem de birlikte çalıştığım anne olan iş arkadaşlarımdan. Hep bir yetersizlik hissi, kendini ne tam anne ne de tam çalışan olarak görmek. İkisinde de yarım kalmak, öyle düşünmek ve çocuğuyla birlikteyken işten, işteyken çocuğundan zihnini arındıramamak. Oldukça yıpratıcı görünüyor.

Bir başka konu ise belki de bir süre çalışmaya ara veren kadınların iş hayatına geri dönme korkuları, ki çok da yersiz olmayan korkular. Zira, evde oturdukları 3-5 yıllık sürede teknoloji ve iş yapış şekilleri mutasyona uğradı. Hem kendileri hem de iş arkadaşları için yeniden alışma sürecinin sancılı olması ihtimali görmezden gelinemez. Ancak bu noktada da iş hayatına ara veren kadınların geri dönüüş süreçlerini kolaylaştırmak için “Kaldığımız Yerden” projesi ile koçluk hizmeti veren Koçluk Platformu Derneği var ki kısa zamanda büyük işler başardılar. Amaçları kadınlara iş bulmak değil, yanlış anlaşılmasın, sadece hedeflerini belirlemelerine destek olmak ve ilerleyen teknolojiye uyum sağlamalarını kolaylaştırmak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s