
Kariyer basamaklarını tırmanırken çoğumuz aynı yanılgıya düşüyoruz: “Ne kadar çok şeye ‘evet’ dersem, o kadar vazgeçilmez olurum.” Oysa eski bir İK’cı ve mevcutta kariyer koçu olarak size acı bir gerçeği söyleyeyim: Her şeye “evet” diyen kişi, genellikle stratejik bir oyuncu değil, “her işe koşan” kişi olarak konumlanır.
Sınır çizmek, kaba bir reddediş değil. Tam tersine kendi zamanınıza ve uzmanlığınıza duyduğunuz saygının en net ifadesi. Gelin, kariyerinizi aslında “hayır”larınızın nasıl inşa ettiğini detaylandıralım.
1. “Hayır” Demek, Stratejik Bir Odaktır
Dünyanın en başarılı yatırımcılarından Warren Buffett’ın çok sevdiğim bir sözü vardır:
“Başarılı insanlar ile çok başarılı insanlar arasındaki fark; çok başarılı insanların neredeyse her şeye ‘hayır’ demesidir.”
Eğer her toplantıya giriyor, her projenin ucundan tutuyor ve asıl uzmanlık alanınıza odaklanamıyorsanız, kariyerinizde derinleşemezsiniz. “Hayır” dediğiniz her gereksiz iş, aslında asıl parlamanız gereken projeye verilmiş güçlü bir “evet”tir.
2. Az Ama Öz Yaşamak
Bu konuda Greg McKeown’ın Özcülük eserinden bir alıntı yapmasam olmaz:
“Eğer siz hayatınıza bir öncelik sırası koymazsanız, bir başkası sizin yerinize bunu mutlaka yapacaktır.”
McKeown, “hayır” demenin kısa vadeli bir sosyal gerginlik yaratsa da uzun vadede saygınlık kazandırdığını anlatır. Bir kariyer koçu olarak gözlemim şu: Sınırlarını net çizen profesyoneller, şirket içinde daha “pahalı” ve “nadir” bir algı yaratırlar.
3. Duygusal Sınırlar ve Tükenmişliği Önlemek
Her şeye “evet” demek, bir süre sonra “tükenmişlik” kapısını aralar. Kendinizi feda ederek kazandığınız başarı, sürdürülebilir değildir. Paulo Coelho’nun şu uyarısı bu noktada çok kıymetlidir:
“Başkalarına ‘evet’ derken, kendinize ‘hayır’ demediğinizden emin olun.”
Çok değer verdiğim ve 12 seans boyunca birlikte çalıştığımız bir danışanım ilk seansımızda demişti ki “İş yerinde diğer direktörlerin, evdeyse kocamın ve 10 yaşındaki oğlumun her istediğini yapmaktan çok yoruldum.” Bu serzeniş, aslında pek çok kişinin aklından geçiyor, biliyorum.
4. Hayır Demenin Zarif Yolu
Peki, yöneticiye veya iş arkadaşına nasıl “hayır” denir? Michael Bungay Stanier, Koçluk Alışkanlığı kitabında harika bir yöntem önerir. Bir iş talebi geldiğinde doğrudan “hayır” demek yerine şunu sormanızı tavsiye eder:
“Eğer buna ‘evet’ dersem, halihazırda üzerinde çalıştığım hangi projeyi ‘hayır’ diyerek ikincil plana atmamı istersiniz?”
Bu soru, topu karşı tarafa atar ve önceliklendirme sorumluluğunu paylaşmanızı sağlar. Bu, çatışmacı değil, çözüm odaklı bir “hayır”dır.
Özetle, kariyerinizde saygınlık kazanmak ve güçlü bir kişisel marka yaratmak istiyorsanız, sınırlarınızı belirlemelisiniz.
Haydi bir değişiklik yapın ve önümüzdeki hafta, size gerçekten katkısı olmayacağını bildiğiniz bir işe ‘Hayır’ deyin. Hemen ardından da yarattığı o hafifleme hissini gözlemleyin. 🙂