selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

Sosyal İşe Alımdaki Artışın Boyutları

İnsan Kaynakları süreçlerinden işe alımın erbabı olan profesyoneller artık adayların sosyal taraflarıyla da ilgileniyor ve bu yüzden de sosyal işe alıma yönelik stratejiler geliştiriliyor. Hayatımıza gireli sadece 5 yıl geçmiş olan sosyal medyanın işe alımdaki etkilerini ölçmek üzere yapılmış olan Jobvite 2012 Sosyal İşe Alım Anketi‘nin sonuçları oldukça çarpıcı veriler sunuyor.

Yazının devam ve infografik görseli için: infopik.com


1 Yorum

Çalışmak Bizi Mutlu Ediyor, Ya Sizi?

 

İngiltere’nin ilk ulusal refah raporu bu hafta açıklandı ve raporun vurguladığı nokta, işi olanların daha mutlu olduğu. Işsizlerin %45’i hayatından memnun olma değerlerinin 10 üzerinden 7’nin altında olduğunu belirtmiş. İş sahibi olanlarınsa sadece %20’si 10 üzerinden 7’nin altında puanlamış hayat memnuniyetlerini.

Bu oranın muhtemel bir sebebi iş sahibi olmayanların para sıkıntısı çekmesi olsa da önemli bir kısmı da kariyer hedeflerine ulaşamamanın ve boşlukta olmanın yarattığı strestir diye düşünüyorum. İş aradığım dönemde en çok “Acaba yarın nerede olacağım” endişesi yaşadığımı hatırlıyorum.

Okumaya devam et →


3 Yorum

İnsan Kaynakları, Yani Boş İşler Departmanı

 

Bir çok sektörde, birbirinden apayrı şirketlerde hem kendim gözlemlediğim hem de İnsan Kaynaklarcı arkadaşlarımdan sıkça duyduğum bir yakınmadır: “kimse bizi sevmiyor”. Eğer bu yazıyı okuyan bir İnsan Kaynaklarcıysanız bu hissi biliyorsunuzdur, farklı bir departmandan profesyonelseniz de “ama siz de şöylesiniz böylesiniz” gibi gerekçelerin aklınızdan geçtiğine eminim. Belki sizin için inanması zor ancak, şık giyinip plaza koridorlarında topuk sesleriyle, bilezik şıngırtılarıyla salınmaktan, Okumaya devam et →


1 Yorum

Referans Mektubu Nasıl İstenir?

Türkiye’de çok yaygın olmasa da kimi şirketler iş başvurularında referans mektubu talep edebiliyorlar, bunun yanında hemen hemen tüm akademik programlar başvuru esnasında “2 adet referans mektubu” maddesini istenen belgeler arasına yerleştiriyorlar. Öğrenciler de, iş hayatında yer alanlar da “referans mektubunu kimden alsam, nasıl istesem” derdine düşüyor. Benim tavsiyem akademik dünyada, sizi tanıyan en yüksek mevkideki hocadan istemeniz, iş dünyasında da sizi tanıyanlar arasında ünvanı en yüksek ya da çevresi en geniş olan yöneticiden talep etmeniz. “Nasıl referans mektubu istenir” kısmına gelirsek de, üç ana başlık altında toplayarak başarılı sonuca ulaşabiliriz. Okumaya devam et →


Yorum bırakın

Türkiye’nin En Büyük 50 Şirketi

İstanbul Sanayi Odası bugün açıkladı:

2011’de Türkiye’deki ilk 50 Sanayi Kuruluşu’nun sıralaması şu şekilde:

1.Tüpraş
2.Ford
3.EÜAŞ
4.Oyak Renault
5.Arçelik
6.Erdemir
7.Tofaş
8.Türkiye Şeker Fab.
9.Vestel
10.Aygaz

Okumaya devam et →


2 Yorum

Bir İnsan Kaynakları Masalı

Hani bazı kitaplar vardır, “uykuya dalmadan önce bi yarım saat okuyayım” diye başlarsınız, bir bakarsınız sonuna gelmişsiniz bile, işte Özden Aslan’ın “Bir İnsan Kaynakları Masalı” isimli kitabı da onlardan biri. İsmine bakıp sadece İnsan Kaynaklarcıların ilgisini çekeceğini düşünmek yanlış olur. Bence profesyonel hayata yeni başlayan veya başlamak üzere olan herkesin keyifle okuyarak kendine yol haritaları belirleyebileceği bir “masal kitabı”. Okumaya devam et →


3 Yorum

Y Jenerasyonu Gerçek mi, Yoksa Sadece Bir Mit mi?

Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram olan “Y Kuşağı” acaba gerçekten bahsedildiği gibi korkup kaçmamız ya da kalıp savaşmamız gereken bir topluluk mu? Bu konuyla ilgili eğitim programları oluşturuluyor, kitaplar yazılıyor, seminerler düzenleniyor ve dillerde bir kuşak muhabbeti tutturulmuş gidiyor. Peki nedir bu kadar büyük olay olan bu Y kuşağı, kimlerdendir?

İlk olarak William Strauss ve Neil Howe‘un 1991 yılında yayımladıkları kitapta bahsettikleri ve bugün Strauss-Howe Jenerasyonel Teori olarak da adlandırılan, nesilleri doğum yıllarına göre ayırarak her nesle farklı karakteristik özellikler atfeden tarihsel teoriye dayanır. Bu iki tarihçi, önce yılları dönemlere, sonra da dönemleri nesillere ayırır. İçinde bulunduğumuz Okumaya devam et →


Yorum bırakın

İşyerinde En Çok Yapılan 10 Kişisel Şey

Ofiste bulunmak, mesai saati içinde olmak ve masada oturmak her zaman çalışıyor olmak anlamına gelmiyor. Kimi zaman ekranda açık raporlara bakarken aklımız başka diyarlarda oluyor, kimi zaman elimize telefonu alıp akşam için arkadaşlarla program yapıyoruz. “Benim o masada otururken yaptığım tek şey şirketim için çalışmak, görevimi tam anlamıyla yerine getirmektir.” diyen varsa iddia ettiği diğer “gerçek”lerine de şüpheyle yaklaşmama sebep olur. Bu kişisel yorumumu destekleyen bir araştırma da geçtiğimiz aylarda Mozy desteğiyle İngiltere, Almanya, Fransa, ABD ve İrlanda’dan 1000 çalışanın katılımıyla yapıldı. Araştırmaya göre Okumaya devam et →


Yorum bırakın

Bir Zombiyi İşe Almak

Başlıktaki sözcüğü bir aday veya yeni çalışan için kullanmak etik açıdan pek yerinde olmasa da, hatalı bir işe alımın sonuçlarını anlatmak için oldukça uygun bir kullanım. ABD menşeili işe alım firması Vitamin Talent tarafından hazırlanan infografikte bu hatalı işe alımların, diğer bir deyişle zombilerin şirkete maliyeti tek tek yer alıyor. Her bir pozisyon için internette ilan yayınlatmak ile başlayan maliyet süreci mülakat için harcanan süreyle devam ediyor. İş alım ve yerleştirmenin ardındansa Okumaya devam et →