selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis

Başarılı Bir İK’cı Olmak İçin Mutlaka 1 Kez Kovulmalısın!

Yorum bırakın

Sevgili İnsan Kaynakları blogger’ı Gülsün Müftügil geçen hafta Twitter’da yapmış olduğu paylaşımda şöyle diyordu: “Özellikle işe alım tarafında yoğun çalışan ik’cıların mutlaka sancılı bir iş arama sürecinden geçmiş olması gerek.”

Kesinlikle çok doğru bir yaklaşım bence. Başkalarıyla empati kurabilmek için biraz da olsa o kişilerin gerçekliklerini tecrübe etmiş olmak gerekiyor. Bir İşe Alımcının adayların mülakattaki sorularına “saçma” dememesi için veya sürekli arayıp eposta göndererek görüşme sürecinin hangi aşamada olduğunu öğrenmeye çalışan adayın motivasyonunu anlayabilmek için aylarca, çılgınlar gibi iş aramış olması lazım.

 

Benzer şekilde, sürekli işe alım olduğu gibi işten çıkarmaların da yaşandığı 21. yüzyıl iş dünyasında sıklıkla birilerini işten çıkarması gereken İnsan Kaynakları çalışanlarının geçmişlerinin bir yerinde bir kez işten çıkarılmış olmaları gerektiğini düşünüyorum. CV’sinde bir adet “işten çıkarılma” bulunan bir İK’cı olarak bu durumla pek gurur duymasam da, hiç üzülmüyor, aksine “iyi ki” diyorum.

 
Yöneticimin şirketin borçları sebebiyle küçülmeye gittiğini ve çalışanların 3’te 1’ini işten çıkaracaklarını söylediği an yaşadığım şoktan mıdır, Kemal Sunal’ın “Gülen Adam” etkisinden midir gülümsemiştim sadece. Koca adam karşımda gözleri dolarak “ben seni pamuklar içinde yetiştirip büyütmek istiyordum ama…” derken ben listedeki diğer kişiler için üzülüyordum. Ne de olsa aralarında düğün hazırlığında olanlar, 2-3 ay sonra baba olmayı bekleyenler vardı. Bense babasının evinde, herhangi bir ev geçindirme sıkıntısı yaşamadan hayatını “Bu hafta hangi konsere gitsem, Zara’da indirim sezonu ne zaman başlıyor” şeklinde sürdüren biriydim neticede.

 

Diğer yandan o gün orada gördüklerim, sonrasında tanıdıklarım, duyduklarım, kendi tecrübelerim her defasında bana şunu yeniden öğretti: Yüzüne kapanan kapılara üzülmemelisin. Önünde açılan yeni kapılar daha ışıltılı yollara çıkacak…

 

Böylesine yakından tanıdığım ve bizzat tecrübe ettiğim için sonrasında bana “şu kişiyi işten çıkarman lazım” denildiğinde o işten çıkarma görüşmesinin yapıldığı odada tüm samimiyetimle söyleyebildim bunu.

 

Ne kadar empati kurulursa kurulsun, “İşten çıkarıldın” diyen kişi ne kadar arkadaşça, hatta gerçekten arkadaş olursa olsun, samimiyet, içtenlik ne denli yüksek olursa olsun işten çıkarılmışlığın verdiği sıkıntıyı azaltmaz. Özellikle sebebi performans düşüklüğü ise… Ancak hiç beklenmeyen bir anda alınan bu haberi o sırada paylaşabileceğin tek kişi o odada yanında olduğun kişidir. Maalesef bizim oralarda bu odaya işten çıkarılan kişi ile İK’cı olan kişi yalnız gönderilir.

 

Bu bir görevdir ancak görev gibi yapılmaması gereken bir görevdir. İnsanlığını doruklarda hissetmen gereken dakikalardır o konuşmayı yaptığın anlar. Empatinin kralını kurabilmelisin, özellikle performans sebebiyle işten çıkarılıyorsa o kişiyi teselli de edebilmelisin ki “başarısızlık” hissiyle kendini yiyip bitirmesin. “Bizim bu pozisyonda ihtiyacımız şu şu özelliklerdi, sendeki bu özellikleri geliştiremedik. Ancak senin de şu şu özelliklerin çok iyi. O özelliklerini kullanabileceğin şu şu pozisyonlarda veya şirketlerde çok daha başarılı olabilirsin” diyebilmelisin. Bunu diyebilmek içinse o kişiyi gerçekten tanıyabilmelisin. Zaten konumuz en temelde empatiyse, karşıdaki kişiyi tanıyor olmak önkoşuldur.

 

Bunların yanında tecrübelerime dayanarak şunu bir kez daha vurgulamak isterim sevgili İK’cılar: İşten çıkarılacak kişi kendi departmanınızdan veya birlikte iş yaptığınız biri değilse o odaya sakın yalnız girmeyin! Çünkü siz örneğin bir mağaza personeline “Satış yaptığın müşteriye yaklaşımın kabaymış, devamlı uyarılara rağmen düzeltmemişsin” dediğiniz zaman o kişi haklı olarak “Ne kabalık yapmışım? Çok da kibarım her zaman” gibi bir savunmaya geçecektir kuvvetle muhtemel. O durumda siz o mağazanın yöneticisinin size verdiği bilgileri geçmiş zamanın rivayetinde aktarmak durumunda kalacaksınız. “Bi kere şöyle bi olay olMUŞ, sen de böyle deMİŞsin.” Ve karşıdaki kişi kendini savunmaya devam edecek ve siz olayı tam olarak bilemeden orada olmayan bir kişiyi şirket adına savunuyor olacaksınız.

 

Bunu önlemek için işten çıkarılan kişinin bağlı olduğu yöneticinin mutlaka o odada olması gerekiyor. Bunu yöneticiler genelde İK’ya bırakmak istiyor, o konuşmada bulunmaktan özellikle kaçınıyorlar ancak gördüm ki, o yöneticilerin odada olduğu konuşmalarda “insaniyet” daha fazla varlık bulabiliyor, çıkarılan kişi de kendisini daha kısa sürede toparlayabiliyor.

 

İşten çıkarılmak, sebebi ne olursa olsun, kolay değil. Beklenmeyen bir anda gelen belirsizlik, maddi sıkıntı, başarısızlık hissi… Bunların hepsini birdenbire tecrübe etmek zorunda kalan kişiyi anlayabiliyor olmak, o kişiyi destekliyor olmak, mümkün olduğunca bu kararı veren kişileri ve hatta varsa şirket psikoloğunu o odada bir araya getirerek konuşmayı gerçekleştiriyor olmak lazım.

 

Olayları bu aşamaya getirene kadar elbette performans görüşmeleri, nesnel ve objektif ölçümlerle durumun kanıtlanabiliyor olması ile, koçluk gibi, geri bildirim gibi yönlendirmelerle başarısız olduğu düşünülen kişinin geliştirilmeye çalışılması aşamaları gerçekleştirilmeli. Bazı kurumlarda ne yazık ki kurum kültürü olarak yerleşmiş olan “başarısız olanı çıkaralım gitsin” mantığı değiştirilmeli, bu konuda da yine İK üzerine düşeni yapmalıdır. Bu kısımlar apayrı makale konuları, onlara da başka bir yazıda yer verelim. 🙂

 

Bir de, işten çıkarıldıktan sonra kariyer basamaklarını hızla tırmanan Acun Ilıcalı’nın hikayesini dinleyelim. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s