selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR

Kaybolan Motivasyon Nasıl Geri Kazanılır?

Yorum bırakın

Hepimiz zaman zaman o tanıdık duyguyla uyanıyoruz. Sabah alarm çaldığında “of ya yine mi iş” düşüncesi… Giyinip yola çıktıktan sonra bile ayakların geri geri gitmesi… Gün içinde sık sık gelen “buradan kurtulmam lazım” sıkışmışlığı…

Bazen bilgisayarın kapağını açmak veya bekleyen o onlarca e-postaya cevap vermek bir dağa tırmanmak kadar zor geliyor. Eski bir İK’cı olarak söyleyebilirim ki, bu durum sadece yorgunluk değil, bazen ruhumuzun “bir dur ve bak” deme şeklidir.

Kariyer koçluğu seanslarımda en sık duyduğum cümlelerden biri şu:

“Selin, enerjimi tükettim, hiçbir şey yapasım yok, eski halime nasıl geri döneceğim?”

Cevap aslında dışarıda değil, iç motivasyonun tozlu raflarında saklı. Gelin, o kıvılcımı birlikte yeniden çakalım.

1. “Neden” Sorusuna Geri Dönün

Motivasyon kaybı, genellikle büyük resmi kaybettiğimizde başlar. Sadece “görev” yapmaya başladığımızda ruhumuz bu mekaniklikten sıkılır. Steve Jobs’un şu sözü her şeyi özetler:

“Yaptığınız işi sevmenin tek yolu, onun harika bir iş olduğuna inanmaktır.”

Harika bir iş yaptığınıza yeniden inanmak için ise yaptığınız işin kime, neye dokunduğunu hatırlamanız gerekir. Patronunuzdan başka kime fayda sağlıyorsunuz? Kimlerin hayatını kolaylaştırıyorsunuz?

2. Küçük Adımlar ve “Mikro Galibiyetler”

Bazen hedef o kadar büyüktür ki, altında eziliriz. Motivasyonu geri kazanmanın en pratik yolu, büyük projeyi küçük, yönetilebilir parçalara bölmektir. Her biten küçük parça, beynimize “başardın” sinyali gönderir ve dopamin salgılatır. Özellikle aldığınız tüm irili ufaklı takdir mesajlarını ayrı bir klasörde saklayın. Yöneticilerinizden veya ekip arkadaşlarınızdan gelen her gerçek övgü, acil durumda açıp bakılacaklar klasöründe bulunsun. Kendinizi yeterince motive hissetmediğiniz zamanlarda dönüp bu mesajları okumayı deneyin.

3. Kişisel Gelişimi Önceliğiniz Yapın

İşte burası en kritik nokta: Motivasyon düştüğünde genellikle “dışsal” faktörlere (maaş, terfi, müdürün tavrı) odaklanırız. Oysa gerçek güç, kişisel gelişime yatırım yapmaktan geçer. Yeni bir beceri öğrenmek, bir sertifika programına başlamak veya bir koçla çalışmak, sizi “işin bir parçası” olmaktan çıkarıp “kendi kariyerinin mimarı” haline getirir. Kendinizi geliştirdiğinizi hissettiğinizde, iş sadece bu gelişimi sergilediğiniz bir sahneye dönüşür.

4. İlham Veren Kaynaklarla Beslenin

Zihnimiz de bedenimiz gibidir; neyle beslerseniz o olur. Bu dönemde size rehberlik edecek 2 kitap önerim var:

  • Ikigai (Héctor García & Francesc Miralles): Sabahları yataktan kalkma nedeninizi keşfetmenize yardımcı olur. İş hayatını sadece para kazanılan bir yer değil, anlam bulunan bir alan olarak görmenizi sağlar. Bu kitabı mutlaka herkese öneririm.
  • Drive (Daniel Pink): Pink bu kitabında bizi neyin motive ettiğine dair geleneksel “havuç-sopa” yöntemini yerle bir ediyor. Özerklik, ustalık ve amaç kavramlarının önemini harika anlatıyor. Bu kitabı, herkese değil, okumayı gerçekten sevenlere öneririm. Çünkü Ikigai’den biraz daha yorucu olduğunu kabul etmeliyim.

Podcast dinlemek, Youtube’da ilham veren kanalları izlemek de bir diğer beslenme çantası alternatifi olabilir.

5. Hareket ve Değişim

Bazen sadece çalışma masanızın yerini değiştirmek, öğle yemeğinde yeni biriyle tanışmak veya sabah rutininize 15 dakikalık bir yürüyüş eklemek bile enerjinizi tazeler. Hareket, bereketi getirir.

Unutmayalım ki gelecek, bugünden ona hazırlananlara aittir.

Motivasyonunuzun düşmesi bir son değil, sadece bir mola. Önemli olan o moladan hangi yeni bilgilerle ve hangi taze enerjiyle döneceğiniz.

Sizi bugün işe bağlayan o ‘küçük ama güçlü’ neden ne? Yorumlarda buluşalım, belki birbirimize ilham oluruz.

Yorum bırakın