Richard Luecke’nin kitabında yazdıklarına göre çalışanların işten ayrılma kararının altında yatan sebepleri 4 ana grupta toplayabiliriz:
- Kuruluşun üst yönetimindeki olumsuz gelişmeler: Okumaya devam et
Richard Luecke’nin kitabında yazdıklarına göre çalışanların işten ayrılma kararının altında yatan sebepleri 4 ana grupta toplayabiliriz:
Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…
Çok çalışır. Çok üretir… Ve bunları keyif içinde yapardı.
Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi Okumaya devam et →
Evet, son 1 yıldır, okudum, araştırdım, konuştum, koçluk aldım ve sonunda kararımı verdim. Ben büyüyünce koç olacağım. 🙂
İçimden bir ses “Daha ne kadar büyüyeceksin eşek kadar oldun” Okumaya devam et →
Yine Richard Luecke‘ın bazı görüşlerini paylaşacağım.
Herhangi bir kuruluşta çok farklı kapasite ve deneyime sahip çalışanların bulunması gayet doğal bir durumdur. Bu nedenle her çalışanın kariyer merdiveninde yükselmesi beklenemez. Çalışanları şirkete yaptıkları katkıya göre üç grupta sınıflandırabiliriz: Okumaya devam et →
Alıntıdır.
Elbert Hubbart’ın Garcia’ya Mektup adlı yaklaşık yüz sene önce yazılmış makalesi tarihin en fazla okunan makalesi olma özelliğini taşır. Milyonlarca kopyası çıkartılmış, bakanlara, cephelerdeki askerlere, devlet memurlarına dağıtılmış bu makaleyi ve makalenin kendisi kadar etkileyici olan yayılma öyküsünü sizlerle paylaşmak istedik.
Yeryüzünde birçok şairin, yazarın şiirleri, öyküleri, romanları, yabancı dillere çevrilmiş, kendi ülkesi dışında da yayımlanmıştır ama… Galiba yalnızca bir gazetecinin, bir “gazete köşe yazısı” birçok yabancı dillere çevrilmiş ve kendi ülkesi dışında birçok ülkede de yayımlanmıştır. O gazetecinin adi, Elbert Hubbart, o köşe yazısının başlığı ise “Garcia’ya Mektup” tur. Elbert Hubbart’in bu yazısının, yüz yıl boyunca çeşitli ülkelerde yapılan baskısı, yüz milyon adedi aşmıştır.
Tüm meslektaşlarına örnek oluşturacak bir olgunluk düzeyindeki bu Amerikalı gazetecinin, “Philistine” adlı aylık bir derginin 1899 Şubat sayısında yayımlanan bu yazısı, hiçbir olağanüstü özelliği olmayan, sıradan bir çavuşun görev sorumluluğunun öyküsüdür. Okumaya devam et →
İş dünyasında stajdan fazla tecrübesi olup da İşkolig’i duymayan kalmamıştır herhalde. 🙂 Yaklaşık 2 senedir özellikle iş arayışındakilere “çölde vaha” niyetine bilgi sunan bir web sitesi. İçeriğindeki bilgiyi anonim olarak şirket çalışanlarının oluşturduğu sitede olumlu-olumsuz her türlü yorumdan şirketlerin sunduğu olanaklara ve en önemlisi maaş skalalarına kadar pek çok bilgiye ulaşmak mümkün. Okumaya devam et →
Harvard Business Review Türkiye’de yayınlanmaya başladığından beri ilk kez okuma fırsatı buldum. Bence ihtiyaç duyulan bu alanda bir dergimizin daha olması güzel, ancak HBR’dan beklentimiz daha yüksek, muhtemelen HBR olduğu için. Henüz çok yeni tabii, ekip gelişip genişledikçe daha yerel işler yapacak ve daha “bize ait” bir dergi olacaktır diye tahmin ediyorum.
Temmuz-Ağustos sayısında yer verilen Vizyon dosya konusu Hay Group tarafından yapılmış olan “Kaçış İçin Hazırlanmak” Okumaya devam et →
Teknoloji hayatımızın her alanında varlığını artırmaya devam ediyor. Bu varlık çoğu zaman hayatımızı kolaylaştırmak için kendine yaşam buluyor, bazense hayatımızı tamamen alt üst edip tüm alışkanlıklarımızı değiştirmek için…
Teknolojiyi yaratanlar, bugünümüze şekil verenler, eski Yunan Okumaya devam et →
Bir arkadaşım biz İK’cıların da sıklıkla kullandığı kişilik testlerini oyunlaştırma fikriyle TÜBİTAK’ın bir AR-GE projesine başvurmayı düşünüyor.
Bu konuda biz İK’cılar için 4 soruluk Okumaya devam et →
Bir Harvard Business Press kitabı olan ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından dilimize de çevrilip basımı gerçekleştirilen oldukça bilgilendirici ve akıcı bir dili olan bu kitabı önermek istiyorum sevgili meslektaşlarım ve İK’cı olmayıp da konuya ilgi duyan siz sevgili okuyucular! 🙂
Richard Luecke’in kaleme aldığı En İyi Elemanı İşe Almak ve Elde Tutmak, her zaman savunduğum gibi doğru işe alım yapabilmek Okumaya devam et →
Şirkette önünden geçerken “Allah’ım neden kimse bizi sevmiyor” haykırışları ve ağlama sesleri gelen bir odanın endişeyle kapısını açtığınızda hiçbir şey yokmuş gibi işlerine devam eden, hatta gülümseyen çalışanların olduğu departmana “İnsan Kaynakları” denir.
Psikolog Dr. Clare W. Graves tarafından uzun zaman önce başlatılan bir araştırmadan yola çıkarak Steve Creffield 1999’da “The Spiral Staircase” başlıklı bir makale yayınlamış.
Graves’e göre, insan, içinde yaşadığı koşullara göre değişir ve uyum sağlar. Dolayısıyla her insan bir merdivenin basamakları boyunca ileri veya geri gider. O an bulunduğu basamak, öncekinden Okumaya devam et →