selinyetimoglu.com

Profesyonel Kariyer Koçu & Nefes Eğitmeni & Mutluluk Danışmanı@FunOfis

Bir Futuristten İş Hayatındaki İlk 30 Güne Dair Tavsiyeler…

Yorum bırakın

Kendini futurist olarak tanımlayan profesyonel koç Evre Kızıltepe‘nin İTÜ İK Zirvesi’nde yaptığı “İş Hayatında İlk 30 Gün” başlıklı konuşması bence ilgilenenler için oldukça faydalıydı. Hedef kitleyi düşününce, kendi ilk 30 günümü de hatırlayınca, mezuniyete hazırlananlara oldukça katkısı olabileceğini düşündüm… Elbette kim ne derse desin o çömezlikleri ve “saftoriklik”leri kendimiz görmeli ve tatmalıyız ancak en azından Evre Hanım’ın sözlerine kulak vererek saftoriklik sayısı en aza indirilebilir gibi geliyor bana. 🙂

Uzmanımız diyor ki hayatta başlangıçlar ve bitişler önemlidir, iş hayatına yeni başlamış birisi için de o ilk zamanlar aşırı streslidir ve bu stres genelde göreve yönelik değil de, dışarıdan bakan gözlere göre bencilce bi gerginlik oluyor. Çünkü o ilk günlerde dikkati hep kendimize veriyoruz, “saçım başım nasıl, ilk gün herkes bana hoşgeldin diyecek herkes ilgilenip yardım etmek için birbiriyle yarışacak” sanıyoruz oysaki orada sizden önce var olan koşuşturmaca devam ediyor ve aslında o gözler sizin üzerinizde falan da değil.

Y kuşağının takdir beklentisi üzerine bir de Facebook’ta like edilmeye Twitter’da favorilenmeye, başka bir deyişle beğenilmeye ve takdir edilmeye alışmış bir nesil mezun oluyor şu anda üniversitelerden ve iş hayatına da bu beklentiyle giriyorlar.

 

Ancak maalesef iş hayatında durum şöyle; “her başarılı işte aferin almak mı? Ahhahha çok tatlısın şekerim, hadi işimize dönelim.”

Bu yüzden beklentileri düşürmek lazım. Bir de diğer bir hata aileler tarafından yapılıyor bence. Üniversiteye gelene kadar zaten “Ayy şekerim bizim çocuk harika, zeka fışkırıyor gözlere bak sen cin gibi”lerle büyütülüyoruz, sonra üniversite tercihinde “Bak şunu yaz kızım bunu yaz oğlum çıkınca işin hazır” telkinleri… Bana da hep “Boğaziçi’ndekileri daha mezun olmadan kapıyorlarmış” dendi de ben pek öyle havada kapılana rastlamadım. Ya da “Bak bilmemkimin kızı da senin bölümden mezun olmuş şu kadar maaşla işe girmiş hemen”. Böyle bir maaş skalasını da görmedim, hatta duymadım.

O yüzden genç arkadaşlara naçizane tavsiyemdir; komşunun kızıydı teyzenin oğluydu derken daha ilkokuldan itibaren süpersonik örnekleri görüp kendimizle ilgili beklentimizi yükseltiyoruz, çünkü onu “normal” sanıyoruz, oysaki çok iyi okullardan mezun olmuş, 30 yaşına gelip hala afedersiniz bir baltaya sap olamamış örnekler de biliyoruz, bu “benchmarking” işlerine girmeyin kendinizi kimseyle kıyaslamayın, ortalamayı gerçekçi hedef olarak benimseyin.

Yine uzmanımızın önerilerine dönecek olursak;

 

  • İş hayatında dinlemek çok önemlidir. Küçük çocukları örnek alın, 4 yaşından küçükler ne anlatsanız oturur dinler. İş hayatında da öyle olmak lazım. Bizler genelde birisi bize bir soru yönelttiğinde daha soru bitmeden cevabı düşünüp çat diye söyleme çabasındayız, böyle olunca daha zeki görüneceğimize inanıyoruz sanırım. Oysaki hızlı olmak değil doğru iletişim kurmaktır önemli olan. Çok iyi dinleyerek çok daha doğru hareket edebilirsiniz.
  • İş hayatında sizi en kötü durumda bırakabilecek tehditlerden biri dedikodulardır. Kulak vermeyin dedikodulara. Eğer dinlemeye mecbur bırakılıyorsanız olayın aslını sorgulayın, asla hiçbir tarafı desteklemeyin, başınız yanar sonra.
  • Sosyal ağlarda neler paylaştığınıza dikkat edin. Kurumda çekilmiş bir fotoğraf paylaşmak bile “Gizlilik”i ihlal etme olarak kullanılabilir ihtiyaç duyulursa.
  • Sosyal ağlarda ilk veya ikinci gününüzün sonunda orada çalıştığınızı duyurun örneğin Linkedin’e ekleyin. Böylece ben bu kurumu sevdim ve  benimsedim imajı yaratmış oluyorsunuz.
  • Epostalardaki yazımınıza dikkat edin. Hem imla ve gramer hatalarına hem de tarzınıza. Kısaltma yapmayın, “ok” yazıp göndermeyin. Eposta imzasına isminizi kısaltarak baş harflerinizi yazmayın, maillerde tam isminizi yazın.
  • Kendinize bir mentor bulun. İlk bir ay gözlemleyin, kendinize birini seçin; örnek alabileceğiniz, iş yapış şeklini beğendiğiniz. Gidip ona diyin ki “ben böyle böyle beğendim tarzınızı, örnek aldım sizi, benimle ilgilenir misiniz?” Muhtemelen hem mutlu olacak hem de sizi ve muhtemel başarılanızı benimseyerek yardımcı olmak isteyecektir.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s