Bu sene İK Zirvesi’nin en ilgimi çeken konuşmaları teknoloji odaklı konulardı. İnsan Kaynakları’nda yapay zeka kullanımından girip blockchain’den çıktık desek yeridir. Bazı uzmanlar “İK’cıya anlatır gibi” sadeleştirerek anlattığından, bazıları da zaten İK’cı olduğundan çok derinlemesine konuşulamamış olsa da benim gibi pek çok kişi için yeni ufuklar açtığına eminim.
Haleti Ruhiyeniz Bakış Açınızı Nasıl Etkiler?
Daha önce görmüş olma ihtimaliniz yüksek olan bir videoyla başlayacağım.
Video genellikle konsantrasyon, odaklanma gibi konularda örnek olarak gösterilir ve aslında bir dikkat testidir. Çoğu kişi bu testte kendinden beklenmeyecek bir performans gösterir. Ben de ilk izlediğimde tuzağa düşmüştüm.
Bu test, zihnimizin bize oynayabileceği oyunların da bir göstergesi aslında. Ya da kendi kendimizi nasıl tuzağa düşürebileceğimizin bir göstergesi mi demeli? Göz, görmemizi ve gördüğümüzü beyinle algılamamızı sağlayan bir araçtır ancak bu deneyde olduğu gibi her zaman beyne gördüğünü iletmeyebiliyor. Göz ve beyin bize her zaman dünyayı olduğu gibi yansıtan bir ayna değildir. Bazen dünyayı ilgilerimize, hayallerimize, davranışlarımıza göre görmek istediğimiz şekilde “yaratarak” algılatan bir sisteme de dönüşebilir. Kaliforniya Üniversitesi’nden Erika Siegel’in Psychological Science’ta Okumaya devam et
Başkalarını Nasıl Değiştirebilirsiniz?
Aslında sadece Instagram’da yazıp geçecektim bu konuyu. Yazdım da yetmedi yani içim soğumadı mı desem nasıl anlatsam bilmiyorum. En iyisi bir yerden başlamak. 🙂
Yıllardır kitaplıkta okunmayı bekleyen kitaplardan daha önce “Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?” başlığında bahsetmiştim. O kitaplar arasında gözümü en çok korkutanlardan biriydi Tanrılar Okulu. Bu yüzden de yıllardır erteliyordum sayfalarını çevirmeyi. Okumaya devam et
Mutlu Olun! Gülümseyin! Çekiyorum…
Reklamcı değilim, sıradan tüketiciyim. Bu sıradanlığımla yorumlayacağım bir reklam mevzuu var. Geçtiğimiz yıllarda reklamlarda mutluluk savaşlarına tanık olmuştuk. Kısaca hatırlatmak gerekirse, Eti’nin bin yıldır bildiğimiz klasik reklam cingılı “Bisküvi denince akla, hemen onun adı gelir… Eti, Eti, Eti…” birkaç yıl önce “Mutluluk denince akla, hemen onun adı gelir…” olarak yeniden söylendi. Bu atakla Eti, en büyük rakibi Ülker’den rol çalıyordu. Zira Ülker, mutluluk olgusunu kullanıp reklamlarında sahiplenmeye hatırladığım kadarıyla daha önce başlamıştı. 2016 yazında sokaklardaki bilboardların çoğunda Ülker’in mutluluk temalı reklamlarını görüyordum. Coca Cola zaten bir süredir “mutluluğa kapak aç”ıyordu. Nestle’nin “iyi beslen mutlu yaşa” sloganı ve bu yazı için görsel ararken rastladığım Teka Ankastre bannerları… Hepsi ve daha fazlası var; ortak noktaları hepsinin mutluluk vadediyor olması.
Müzakerecileştirebildiklerimizden misiniz?
İş hayatında her gün bambaşka müzakereler içinde buluyoruz kendimizi. Eğer satış gibi bir işimiz varsa ismi konmuş müzakerelere planlı bir şekilde girişiyoruz. Çoğu zamansa plansız ve isimsiz gelişiyor süreç. Orta yolu bulmak mı lazım yoksa dediğim dedik tutumu elden bırakmamak mı? Yumuşak yüzlü mü olmalı, “poker-face” mi? Ne zaman uzlaşmalı, taviz vermeye nerede başlamalı, ne olursa tartışmanın vakti gelmiştir, ne olursa kapıyı çarpıp çıkmalısınız…
Müzakerelerde kazanan tarafların yaklaşık %60’ı “Müzakere Sanatı”nı iyi bildikleri için kazanıyorlar.
Genelde 2 gün süren Müzakere Becerileri gibi eğitimler almak, iyi müzakereci tecrübeli profesyonellerin yanında pişmek, 8 hafta süren online Harvard Business School derslerinden almak Okumaya devam et
Topluluk Önünde Konuşmaktan Çekinenler Topluluğu
Sunum yapmanız gerektiğinde, sınıfta, seminerde veya toplantıda söz sırası size geldiğinde, üstelik bir de katılımcı sayısı 7-8 kişinin üzerindeyse bedeninizde bir soğuma, aynı anda bir de terleme, avuç içlerinde nemlenme, sesinizde titreme, cümlelerde toparlayamama mı oluyor? Üzülmeyin yalnız değilsiniz!!
Kariyer Koçluğu yaptığım danışanlarımın getirdiği gündemlerinde ilk 10 içinde olan bir mevzu bu; topluluk önünde konuşma kaygısı…
Bazen unvanıyla, ismiyle, mesleğiyle, yaşıyla başıyla hiç beklemeyeceğiniz kişilerden bile Okumaya devam et
Geri Bildirim Kişiye Özel Bir Hediyedir!
İki tür insan vardır: Geri bildirim alanlar ve almayanlar.
Konuyu bu kadar basite indirgeyerek bırakmak da pekala mümkün. Yine de bence bu konuda içimdekileri döksem en az 600 kelime çıkar. Haydi bakalım başlayalım.
Eleştirilmekten çoğu kişi hoşlanmaz. Geri bildirim, vermenin olduğu kadar almanın da zor olduğu bir “hediye”dir. Çoğu zaman hediye gibi görülmez ancak özellikle yapıcı geri bildirim, Okumaya devam et
Kendini Okutan Özgeçmiş Nasıl Hazırlanır?
Bu blogta 6 yıldır 500’den fazla yazı paylaştım. İlk zamanlarda yoğun olarak CV yazımı, mülakat konularına yoğunlaşıyordum. Bu alanda yeterince yazı yazdığımı düşünüyordum fakat “özgeçmişimde neler olmalı”, “özgeçmiş yazarken nelere dikkat etmeli” gibi soruları almaya devam ediyorum. O nedenle yıllar sonra bir kez daha bu konuya eğilerek naçizane önerilerimi paylaşacağım. Okumaya devam et
Toksik Kurum Kültürü Nasıl Düzeltilir?
Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?
Kariyer Koçunuzu Nasıl Seçmelisiniz?
Başlığı yazdıktan sonra bir an ürktüm çünkü kesinlikle zor bir konu. Kendim Kariyer Koçu olmasaydım nasıl yazardım diye düşünerek cümlelerimi süzgeçten geçirerek yazmak istediğim için uzun zamandır ertelediğim bir yazıydı. Koçluğun özünde ertelememek hemen harekete geçmek var ya n’apalım kısmet bugüneymiş. Bu yazıda, “kariyer koçluğu almaya ne zaman karar vermelisiniz? ne olursa koçluk alınır ne olursa mentorluk alınır? kariyer koçluğu almaya karar verdikten sonra koç seçimini yaparken nelere dikkat etmelisiniz?” gibi sorulara yanıt vermeyi Okumaya devam et
Makro Yönetim Nedir? Büyük Resim Nasıl Görülür?
Kendi gözlemlerime danışanlarımdan ve dostlarımdan dinlediğim hikayeleri de ekleyince görüyorum ki bir yöneticinin en büyük düşmanı mikro bakış açısı. “Detaylarda boğulmak” elbette sadece yönetici olanların sorunu değil ancak dev adımlar atması beklenen yönetici kitlesi önemli konularda bile bebek adımlar atmaya çalışırken bir türlü ilerleyemeyince ve ekibinin ilerlemesine müsaade etmeyince daha çok göze batan onlar oluyor.