selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis

Topluluk Önünde Konuşmaktan Çekinenler Topluluğu

3 Yorum

Sunum yapmanız gerektiğinde, sınıfta, seminerde veya toplantıda söz sırası size geldiğinde, üstelik bir de katılımcı sayısı 7-8 kişinin üzerindeyse bedeninizde bir soğuma, aynı anda bir de terleme, avuç içlerinde nemlenme, sesinizde titreme, cümlelerde toparlayamama mı oluyor? Üzülmeyin yalnız değilsiniz!!

Kariyer Koçluğu yaptığım danışanlarımın getirdiği gündemlerinde ilk 10 içinde olan bir mevzu bu; topluluk önünde konuşma kaygısı…

Bazen unvanıyla, ismiyle, mesleğiyle, yaşıyla başıyla hiç beklemeyeceğiniz kişilerden bile bu yakınmayı duyduğum oluyor.

Öncelikle şunu söylemeliyim. Kaygılanmak normaldir. Bir yere kadar. Bir parça kaygı sizin o işi ciddiye almanızı sağlar. Abartılı kaygı ise yok yere sizi başarısızlığa sürükleyebilir. Bir danışanım Proje Yöneticisi olarak yeni bir firmada işe başladı. Yaklaşık 10 yıllık iş deneyimi olan, işinin temelinde de insan ilişkileri olan birisi. Stratejik bakış açısıyla, işinin teknik gerekliliklerini iyi bilmesiyle öne çıktığı için işi kapması hiç de zor olmadı. İşe başladıktan bir süre sonra Genel Müdür’e sunum yapması gerektiği zamanlar tam anlamıyla kabusa dönüştü. Anlatacağı içeriği ezbere biliyor, inanılmaz detaylı raporlar hazırlamış, kimsenin yapamayacağı analizler yapmış. Fakat bunu aktarma günü geldiğinde önceki gece uyuyamadığı için sabah yorgun şekilde işe gidiyor. Varan 1! Sunum sırası kendisine geldiğinde tırnaklarını yiye yiye çoktan bitirmiş, içten içe kendini harap etmiş. Varan 2! Sunum başladığında iki kelimeyi bir araya getiremeyen, ağzını açıp da ses çıkaramayan biri haline dönüşmüş. Varan 3! Kendisi bu durumu tanımlarken “o an nefes alamıyor gibi oluyorum” diyor.

Abartılı kaygı o danışanımı o kadar kötü bir noktaya getirdi ki, acilen bir çözüm bulmazsa yeni bulduğu bu işte fazla tutunamayacağı aşikar oldu. Neyse ki o kendisine bir acil eylem planı yaptı ve bu sorunu çözmek amacıyla insanlık için küçük kendisi için dev adımlar atmaya hızlıca başladı.

 

Topluluk önünde konuşmaktan korkmak sadece bugününüzün değil yarınınızın da sorunu. Ertelenemeyecek, göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir probleme dönüşmeden önce hemen şimdi bu konuda bir şeyler yapmaya başlamanızı öneririm.

 

Peki bu tür topluluk önünde konuşma kaygısı nasıl giderilir?

 

Eğitim şart!

Bu işi bilen ve aktarmayı da etkili yapan birinden (Ben değilim:) detaylı bir Sunum Teknikleri Eğitimi almak atılacak ilk adımlardan biri olabilir ancak ne yazık ki yeterli değil. Bu tür eğitimlere katılıp da grup önünde konuşma fobisi yaşamaya devam eden pek çok kişi tanıdım. Eğitimde öğrendiğiniz yöntemleri ne kadar uygular ve pratik yaparsanız başarı şansınız o kadar yüksek olur. Tekrar tekrar sunumunuzu yaptıkça kelimeler arasındaki “mmm, ııı” sesleri azalacak, beden diliniz de daha rahat olduğunuz izlenimini karşıya verecektir.

 

Pratik de şart!

İngiltere’de Kahkaha Yogası eğitimi almıştım. Eğitim eğitmenlik eğitimi olduğu için hem kahkaha yogasını öğreniyoruz hem de kahkaha yogası eğitmenliğini nasıl yapacağımızı. Eğitimin son gününde Danimarkalı hocamız hepimizden sırayla sunum yaparak kahkaha yogasını anlatmamızı istedi. Eğitimde benim dışımdaki tüm katılımcılar İngilizdi ve kimse Türkçe bilmiyordu. Hocam, hayatımın geri kalanında bu konuyu kendi anadilimde anlatmayı planladığım için sunumu Türkçe yapabileceğimi söyledi. O ana dek kahkaha yogasını anlatmayı hiç pratik etmemiştim, ne anlatacağımı tasarlamamıştım ve birdenbire kendimi meraklı gözlerle bana bakan bir topluluğun önünde buldum. Topluluk önünde konuşmak normalde benim için mesele değildir. Ancak benim için yeni bir konuyu hazırlıksız anlatacak olmak beni gerdi. Türkçe olmasına rağmen… Bunu özellikle söylüyorum çünkü dilim sürçse, yanlış cümleler kursam bile karşımdaki kişiler anlamayacaklardı. Yine de gerildim işte. Oysaki biraz pratik yaptıktan sonra artık benim için Kahkaha Yogası yaptırmak kolay olduğu kadar keyifli de. 🙂 Seminerler vermeye ilk başladığım zamanlarda pratik yapmanın bir yöntemi de benim için arkadaşlardan destek almaktı. Yakınımdaki kişilere sunum yapıp geribildirimlerine göre kendimi geliştirmeyi çok önemserdim. Eğer bu imkanınız yoksa aynanız var. Aynaya bakarak sunum yapabilir hatta bu sırada bir video kaydı da alabilirsiniz. Sonrasında izlediğinizde nasıl göründüğünüz, neyi iyi yaptığınız ve neyi daha iyi yapmaya ihtiyacınız olduğunuz sizin için açıkça ortada olacaktır. Örneğin, yeterince gülümsüyor musunuz, elinizi kolunuzu koyacak yer bulabiliyor musunuz? Ayrıca bu sorun sadece sizin sorununuz değil. Sizin gibi milyonlarca insan da bu dertten muzdarip. Hatta bunun için kurulan çalışma grupları var. Toastmasters onlardan biri. Türkiye’de İstanbul, Kocaeli, Ankara gibi şehirlerde Türkçe veya İngilizce sunum yapmak üzere bir araya gelen Toastmasters grupları var. Bu insanlar ayda 2 kez buluşup önceden belirlenmiş veya doğaçlama konularda birbirlerine sunum yaparak geribildirim alıp veriyor ve kendilerini geliştiriyorlar.

Hikayeleştirme her derde deva

Son yıllarda popülerleşen bir kavram olarak “hikayeleştirme” hayatımıza yeni girmiş gibi görünse de aslında binlerce yıldır yeryüzünde efsanelerle süregeliyordu, bizim hayatımızda da masallarla birlikte çok uzun zamandır var. Bir şeyi hikayeleştirerek anlattığınızda ilgi çekersiniz, insanlar sizi dinlemek ister çünkü hikayenin sonunu merak eder. Bazen de hikayenin sonunu en başta verirsiniz ve dinleyici detayları merak ettiği için ilgiyle dinler. Burada önemli olan ilgi çekecek bir tarzınızın olması. Hikayeleştirmeyle ilgili güzel eğitimler var, sadece sunum yaparken değil bir arkadaşınıza başınızdan geçen olayı anlatırken bile işinize yarayacaktır.

 

İnternetten önce ne yapıyorduk?

Ben ortaokuldayken tanıştım internetle. Üniversitedeyken de Google hayatıma girdi. O gün bugündür öğrenme yöntemlerimin başında geliyor. Şu anda benim için yeni olan bir konunun detayını araştırmak istediğimde Coursera’dan Allison Courses’a kadar pek çok farklı online eğitim sitesini araştırıyorum. Konu hakkında yazılan blog yazılarını inceliyorum. Sunum teknikleri gibi teknik ve görsel bir konuysa Youtube’dan videoları izliyorum.

 

Geleneksel yöntem: kitap okumak

Evet internetten önce bunu daha çok yapıyorduk, ne de güzel oluyordu. Sizin için sunum teknikleri sadece kısa vadede hemen yarına kadar çözülmesi gereken bir sorun değil aynı zamanda uzun vadede de ihtiyacınız olan bir konuysa o halde biraz daha vakit ayırabilirsiniz. “Ted Gibi Konuş Dünyanın En İyi Beyinlerine Göre Topluluk Önünde Konuşmanın 9 Sırrı” kitabı başlangıç için hem verimli hem keyifli bir seçenek olabilir. Ondan sonra da Steve Jobs’ın Sunum Sırları’nı okursunuz artık. 🙂

 

TED demişken…

İyi sunum yapmak istiyorsanız iyi sunum yapan kişileri izlemelisiniz. Kendinize kimi rol model aldığınızı belirlemek hedefe giden yolda önemli bir adımdır. TED’de yer alan sunumların çoğu, yani bence %90’ından fazlası iyi hazırlanılmış etkili konuşmalar. Üstelik pek çok konu da her çeşit insanın ilgisini çekecek türden. Özellikle benim gibi her konuda yeni şeyler öğrenmeye meraklıysanız, “TED’e bir girip bakayım yeni var” dedikten sonra kendinizi Hindistan’daki nüfus kayıt sorunlarından İran mimarisine dek birçok videoyu izlemiş bir şekilde bulabilirsiniz. J Ayrıca artık hemen hemen tüm şehirlerde ücretli ücretsiz pek çok seminer, konferans ve eğitim düzenleniyor. Belediyelerden üniversitelere çok sayıda kurum halka açık seminerler yapıyor ve bazen oldukça iyi konuşmacıları izleme şansı oluyor. Bu tür etkinliklere vakit ayırarak kendinize doğru rol modeller bulabilir ve ne yaparak sizi etkilediklerini not ederek çalışmaya başlayabilirsiniz.

 

Nefesle sakinleşin

İyi bir konuşmacı olmanın püf noktalarından biri de diyaframdan nefes alabilmek. Çünkü tek nefesle ne kadar uzun cümleler kurarsanız o kadar etkileyici konuşmalar yaparsınız. Üstelik doğru nefes alma tekniklerini bildiğinizde, birkaç tane de rahatlama nefes egzersizi yaptığınızda o sahneye çıkmak sizin için heyecan sebebi olmaktan çıkacak, su içmek gibi doğal bir eylem olacaktır. Doğru nefes teknikleri stresinizi azaltırken sesinizin titremesini de engelleyecek. Uzun vadede daha rahat bir yapıya kavuşmak istiyorsanız da size meditasyonu öneririm. Bugüne dek işe yaradığını görmediğim kimse olmadı. Günde 5 dakika düzenli meditasyon yaparak çok daha sakin bir ruh haline ulaşmak mümkün üstelik Tibetli keşişlerle yapılan araştırmalar düzenli meditasyonun duygusal zekayı güçlendirdiğini de kanıtladı. Meditasyon yapmak zor geliyorsa Youtube’dan veya meditasyon aplikasyonlarından destek alabilirsiniz.

 

Menemen sever misiniz?

Sunumunuzu dinleyenler sizden hoşlanmadı veya söylediğiniz fikirlere katılmadılar diyelim, en kötü ne olur? Gerçekten dünyanın sonu mu? Bunu düşünmek bazen insanları rahatlatıyor. Çünkü diğer türlü üzerimize yapışmış olan kronik bir stres ve gerginlik var bence. Beyaz yakalı olmanın gerekliliği gibi olmuş artık. Oysaki o gerginlikten kurtulmak da çok zor değil, o ayrı bir yazının konusu olsun. Dünyanın sonu değil ama diyelim ki dinleyiciler sizden o kadar nefret etti ki size domates, yumurta gibi şeyler attılar. 🙂 “Hayat sana ekşi limonlar verdiyse limon yap” derler ya, siz de dinleyicilerin size attıklarıyla miss gibi menemen yapıp bir de ekmek isteyebilirsiniz bence. :))

 

 

Malcolm Gladwell “Outliers” isimli bence harika olan kitabında, bir işte gerçekten başarılı olmak için en az 10 bin saat pratik yapmak gerektiğini yazar ve Beatles’tan Bill Gates’e kadar pek çok kanıtlanmış başarının ardında bu kadar süre olduğunu örneklerle açıklar. Başka bir deyişle, bugünden yarına kadar mükemmel bir konuşmacı olmanızı ummuyoruz ancak kendinize biraz zaman tanır ve o zamanı verimli geçirmek adına doğru adımlar atarsanız sunumlarınızda dinleyicileri kendinize hayran bırakmak pek de zor olmayacaktır.

 

 

 

 

3 thoughts on “Topluluk Önünde Konuşmaktan Çekinenler Topluluğu

  1. Fobileşmiş korkular maalesef karakterimize yerleşip kalıyor gibi. Ben de de çok fobi var. Ayrıca, psikoloğa gidersiniz, ilaç yazar. Oysa bu tür ilaçların büyük çoğunluğu intihar eğilimini artıran ve bırakılması çok zor ilaçlar. İnsanı uyuşuklaştırarak sorunun geri plana atılmasını sağlıyorlar sanırım. Hepimizin gündeminde olabilecek konulara değiniyorsunuz. Sağlıcakla kalın.

  2. Benim de oğlum bu sene üniversite son sınıfta. Mülakatlarda ve sunumlarda çok heyecanlanıyor. Ona yazının linkini gönderdim hemen toastmasters ile iletişime geçti. Teşekkürler.

  3. Stajdan sonra mesleğe ilk başladığım zamanları hatırladım yazınızı okurken. Her şeyi gizlemeyi başarıyordum yüzümü kızartmamayı bile öğrenmiştim de sesimin titremesini bir türlü yok edemiyordum. Sonra zamanla kendime ve nasıl göründüğüme değil anlattığım şeye, müvekkilimin derdine odaklandıkça rahatladım sonra bir baktım ne sesim titriyor ne heyecan kalmış. Zaman bunun da ilacı aslında ama acelesi olanlar için güzel yöntemler yazmışsınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s