selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis

Öfke Yönetimi Konusuna Gelmeden Önce; Öfkeyi Önlemenin 7 Yolu

3 Yorum

ofke-yonetimiHadi itiraf edelim, hepimizin çevresinde aynı ortamda bulunmaktan hoşlanmadığı kişiler var. Kimi iş arkadaşına, kimi müşterisine, kimi yöneticisine asıl söylemek istediklerini değil de söylemesi gerekenleri söyleyerek “idare ediyor”, bazen de edemiyor. Bir de aynayı öte tarafa çevirelim. İnsanlar doğru olduğunu düşündüğü davranışları yapar, faydalı olduğunu düşündüğü sözleri söyler. Çoğu zaman çoğu kişi, kabalık etmek amacıyla kabalık etmez, aslında normal olduğunu hatta belki kibarlık ettiğini düşünüyordur fakat ağzından çıkan sözle, beden diliyle, mimikleriyle kabalık edebilir. Kime sorsanız iş yerindeki kişilere iyi davranıyordur, iyi bir çalışma arkadaşı, düşünceli bir yönetici, kolay bir müşteridir. Çoğunluk böyledir. Ufak bir kısımsa, hani şu dizilerin “yılmaz kötü karakteri” (bkz. Yaprak Dökümü’nün Ferhundesi) gibi, kendi çıkarları için herkesi ve her şeyi manipüle etme çabasındadır. Zamanında biri, “kimse iyi veya kötü değildir, sadece herkes çıkarlarına göre hareket eder.” demişti, bu da öyle işte.

İşin kötü tarafı şu, bazen karşımızdaki kişi gerçekten iyi niyetli bile olsa, bizim kendi bakış açımızdan kaynaklanan bir şekilde yaptıklarını biriktirir, zihnimizde tepeleme bir öfke kaynağı yaratırız. Yani tüm bunlar birer damla da olsa, hepsini toplamak için bir bardak tutarsak bir süre sonra küçücük yeni bir damlada o bardak taşabilir ve biz öfke patlaması yaşayarak aslında olmayı hiç de istemediğimiz birisine dönüşebiliriz. Sonrasında da toparlaması oldukça güç durumlar yaşanabilir. Hatta bazen toparlanamaz ve ipler kopar. Bu bazen kişinin istifa etmesine veya işten çıkarılmasına kadar gidecek şekilde sonuçlanabilir. Böyle hikayeler duyduğumda aklıma gelen ilk şu olur; “Değdi mi şimdi?”. Böyle hiç de değmeyen nedenler yüzünden nice ilişkiler bitiyor, nice kariyerler sekteye uğruyor, nice kiracılar evden çıkmak zorunda kalıyor (Bir keresinde bir arkadaşım ev sahibinin “gereksiz” uyarıları yüzünden en sonunda adama yumruk attıktan sonra acil ev aramak zorunda kalmıştı.)

 

Bu tür durumlar yaşamamak için en iyisi konuyu bu noktaya kadar getirmeden sorunu çözmek, gerekli önlemi almaktır. Bu önlemler neler olabilir?

ofkeyi-onlemek

  • Sonradan pişman olacağınız bir şey yapmak üzere olduğunuzu düşünüyorsanız, en iyisi YAPMAYIN!

Çoğu zaman, bardak taşacağı zaman bunun farkında oluruz ve bazen “yine de”, “her şeye rağmen”, “inceldiği yerden kopsun” tadında bir öfke patlamasıyla taçlandırma yolunu seçeriz. Ben bu noktada en iyi yolun, kısa vadeli düşünme tarzından uzun vadeli düşünme tarzına geçişle mümkün olduğuna inanıyorum. İnsan kendini kontrol edebilir, öfke patlaması dediğin şey, o kadar da patlama değildir çoğu zaman. Sonuçlarının neler olabileceğinin gayet farkındadır kişi fakat umursamaz. Sonuçları ne olursa olsun katlanmaya hazırdır. Çünkü kısa vadeli düşünüyordur.

  • Çatışmaya yatkın birisiyle iletişimde olduğunuzu fark ettiğiniz an, egosuna dokunun!

Benim en sık başvurduğum yöntemdir. Yaptığım iş dolayısıyla neredeyse her gün, benimle fikir yarıştırmak, aşık atmak isteyen kişilerle tanışıyor veya karşılaşıyorum. Aşık atmak, kuralına uygun oynarsanız keyifli bir oyundur, aşık atmayın demem, atın. Bu oyunu oynayacağımızı fark ettiğim anda o kişinin başarılı olduğu bir konuyu açar ve naçizane takdirlerimi sunarım. Bir nev-i “Büyüksün Abi!” çekerim. Sonra o kişi de sakinleşir, zırhını indirir, hatta çoğu zaman omuzları da 2-3 cm aşağı iner yani beni tehdit olarak algılamayı bırakır ve böylece seviyeli bir sohbetin kapısını birlikte açarız.

  • İntikamınızı “Söz gümüşse sükut altındır” sözüyle alın!

Hani yukarıda iyi niyetli ve kötü niyetli kişilerden bahsetmiştik ya, işte eğer karşınızda o Ferhundelerden varsa ve sizi bilerek, isteyerek öfkelendiriyorsa, en güzeli bu tuzağa düşmemektir. Tüm kışkırtmalara rağmen sessiz kalmayı başarırsanız, ayy bir de üstüne tebessümle karşılık verebilirseniz, mmh o tadı anlatamam yaşamanız lazım. 🙂

  • Sizi öldürmeyen şey güçlendirsin, Nietzsche’nin ruhu şad olsun.

Ne dedik, evet sizi kızdıracak bir durum yok değil, var kabul ediyoruz. Fakat bu duruma göstereceğiniz tepki tamamen sizin elinizde. Eğer bu durum sizi yıkmıyor, öldürmüyorsa göstereceğiniz çabayla sizi güçlendirebilir bile. Kahkaha atmanın olumlu etkilerini her platformda anlatıyorum. Bilenler bilir, şirket şirket dolaşıp Kahkaha Yogası yaptırıyorum, kendimi adadım bu yolda. Çünkü kahkaha atmak, hem psikolojimizi hem de fiziksel sağlığımızı çok ciddi boyutlarda güçlendiriyor. Bence günlük hayatta kahkahayı artırabilmenin en basit yollarından biri, kızdığımız zaman gülmeyi bir alışkanlık haline getirmek. Hayatımın en yoğun kızgınlıkları olduğu için bu örneği sık sık veriyorum: Ben en çok kendime kızarım, çünkü gün içinde elimi kolumu sürekli bi’ yerlere çarpar ve yaralarım. Bunu yaptığımda kendime kızarım çünkü bilirim ki bu benim çok hızlı hareket etme alışkanlığımın bir sonucudur. Eskiden böyle anlarda kendime kızıp söylenirken, artık kendime gülmeyi bir alışkanlık haline getirdim. Evdeysem sesli bir şekilde kahkaha atarak, dışarıdaysam tebessüm ederek gösteriyorum öfkemi. 🙂 Kulağa delice mi geliyor? Keyifli bir delilik bu. Ne de olsa Disturbed grubunun bir şarkısında geçen “madness is the gift that has been given to me” sözleriyle büyüdük, deliliğimizi sevmeyi de biliriz gerektiğinde.

  • Uzun ve sağlıklı bir yaşam için: Hişt hişt sakin ol, sinirlerine hakim ol!

Öfkelendiğinizde kaslar ve eklemler gerilir; kan dolaşımınız yavaşlar; sinir, kalp-damar ve hormonal sistemlerin doğal dengesi bozulur; kalp atışı ve testosteron ile tansiyonunuz artar, (özellikle temporal ve frontal loblarda) beyin aktivitesi değişir ve safra üretimi olması gerekene göre artar ve vücudun ait olmadığı yerlerinde ortaya çıkar. Üstelik uzun süreli öfke, kalıcı hipertansiyona da sebep olabilir. Yani birisine veya bir duruma kızmanız, o kişiden veya durumdan önce sizi etkiler hem de oldukça olumsuz şekilde…

  • “Keser döner sap döner gün gelir hesap döner” derler, gerçekten de döner.

Hani TV’deki tartışma programlarında herkes birbirine bağırıyor da aslında kimin haklı kimin haksız olduğunu anlamakta zorlanıyoruz ve aynı zamanda bağırdığı için de ne anlattığından çok nasıl anlattığına takılıyor ve konunun özünü kaçırıyoruz ya, işte günlük hayatta biz de böyleyiz. Eğer herhangi bir konuda haksızlığa uğradığınızı veya anlaşılamadığınızı düşünüyorsanız, derdinizi sakince anlatmadığınız sürece hiç anlatamazsınız. Ve ses tonunuzu yükselttiğiniz an, işin sonunda zararlı çıkanın siz olması ihtimalini de radikal bir biçimde yükselttiğiniz andır. Tüm bunlar bittiğinde, konunun sizden kaynaklanan bir problem olarak hatırlanmasını istemezsiniz diye düşünüyorum. Bu nedenle her ne olursa olsun kendinizi bozmamanız, hanım/efendiliğinizi korumanız uzun vadede size artı olarak dönecektir.

  • Kızgınlık bir kere geldi mi, bir daha gitmez, unutmayın!

ofke-kontroluAramızda dürüstçe “Bugüne kadar ben hiç birisine kızıp sinirimi başkasından çıkarmadım.” diyebilen varsa buyursun gelsin, kendisiyle tanışmaktan onur duyarım. Zira bugüne kadar böyle birini hiç tanımadım. Ruh hali bir kez olumsuza ve öfkeye döndüyse, geçmiş olsun, o günü bir daha zor toparlarsınız. Aristo’nun sözünü hatırlayalım: “Herkes öfkelenir. Bu çok kolay. Ama doğru şeye, doğru miktarda, doğru zamanda, doğru amaçla ve doğru biçimde öfkelenmek zordur.”

 

 

Bu yedi yolun yedisini de deneyin, yine de kendinizi bu konuda başarısız hissediyorsanız bana ulaşın, daha farklı neler yapılabilir kısmını konuşalım, mutlaka benim de sizden öğrenerek bildiklerimi artıracağım yöntemler vardır. Haftanız şahane geçsin.

 

3 thoughts on “Öfke Yönetimi Konusuna Gelmeden Önce; Öfkeyi Önlemenin 7 Yolu

  1. Geri bildirim: Ofkeyi önlemenin 7 yolu – provisbilisim

  2. Merhaba,

    Aslında sosyal ağ kullanımı ile alakalı paylaşılacak ya da paylaşılmaması gereken şeyler adı altında da bir post yayınlasanız çok şeker olur bence. Selamlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s