Eskiden head hunterlar vardı, işe alım yaparlar, “kelle avcısı” çevirisinden mütevellit kendilerinden ürkülürdü. Sonra yetenek avcılığı denilmeye başlandı, zaten batı futbolunda uzun süredir kullanılan bir ünvandı. Yetenek avcıları her yaştan futbol oyuncusunun maçlarını çaktırmadan veya çaktırarak seyreder, beğendikleri oyunculara teklifte bulunurlardı. Aslında çok da uzağa gitmemek lazım, görücü usulü evliliklere bakalım, o da bir nevi danışmanlık neticede, birbiri için uygun olan gelin adayı ile damat adayını buluşturma kurumu, kaldı ki yüzyıllardır bu topraklarda hayat bulmuştur, bulmaya da devam edecektir.
Author Archives: selinyetimoglu
Bizim ülkemizde mobingin cezası ne zaman 30000 Euro + 2 yıl hapis cezası olur?
Başlıktaki sorunun kaynağına ve cevabına da geleceğim. Ama önce 29 Kasım’da İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde düzenlenen 2. Mobing Forumu için Çağlar Çabuk’a bir kez de buradan teşekkür ediyorum.
Önceki yazılarımda ve sosyal medyada konusu geçen her yerde mobingi çift b ile, Mobbing olarak kullanıyordum ancak Çağlar Hanım, bu konunun Türkiye’deki uzmanlarından biri ve tescilli bilirkişisi olarak diyor ki, Okumaya devam et
İnsan Kaynakları ile Sosyal Medyanın Buluşma Platformu #DijitalİK
Hashtag her ne kadar bir yerden sonra “Adanalıyık Allah’ın adamıyık!” tadında bir “-Nasılsınız? -Dijitalik!” havası taşısa da DijitalİK, (DigitalHR in Eng.) yıllardır düzenlenen ve fakat benim ilk kez ajandaya uydurup katılma fırsatı bulduğum, İnsan Kaynakları’nın dijitalleşmesinin boyutlarının konuşulduğu bilgi, keyif, dans, sohbet, şakalar komiklikler ve tecrübe dolu 1 günlük bir konferans.
Konferansı düzenleyen isim Fatoş Karahasan Okumaya devam et
“Üniversite Bittiğinde Aranan Yeni Mezun Olmak” ile Marmara Üniversitesi’ndeyim!
Yeni mezunlara hayatı kolaylaştırmak için, iş hayatına girdiklerinde sudan çıkmış balık olmamaları için, pek çoğumuzun çarptığı o duvara çarpmamaları için çok sayıda yazı yazdım, bununla ilgili bir kitap yazmaktayım, üniversite öğrencilerine koçluk yapıyorum, gençlerin katılımcı olduğu yerlerde bununla ilgili bıdı bıdı konuşup duruyorum.
Değişimden Korkanlara Özel Kotter’in 8 Adımlı Değişim Modeli
Çoğu kişi hayatında belirsizlikler olmasından hoşlanmaz. Önündeki kapıların ardını, açmadan da görebileceği kadar tanıdık yollardan geçebilmek ister. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir. Özellikle de hız ve değişim çağına ayak uydurmak için teknolojiyle böylesine iç içe yaşarken kendimizi sık sık güncellememiz gerekebilir. Değişim küçük de olsa büyük de olsa, bazı alışkanlıklarımızı etkileyeceği kesindir.
Haşlanan kurbağa sendromunu Okumaya devam et
Çalışan yetişkin olmak demek sadece çalışmak mıdır?
Yıl 2014 ise, Mısır’daki büyük büyük dedenizden kalan devasa bir miras yoksa, eğitiminizi de tamamladıysanız, evde oturup 3 çocuğa bakmak zorunda değilseniz, “ÇARE MAAŞ!” tadında bir çalışma hayatı sizi bekliyor demektir.
İnsan hayatını idame ettirebilmek için elbette belli bir gelire muhtaçtır, bunun için çalma çırpma yolsuzluk yapma yolma gibi pek çok “popüler” yöntem olsa da, genelde görünen o ki, çalışmak bir gerekliliktir. Sermayeniz ya da potansiyelinize göre kendi işinizi kurabilir, veya çoğunluğa uyarak bir şirkete girerek çalışabilirsiniz.
Ancak çalışmak, asla sadece çalışmak olmamalıdır bence. Haftada 5 gün işe gidip, Okumaya devam et
KPD’nin Düzenlediği 2.KOÇLUK ZİRVESİ 5 Aralık’ta Bahçeşehir Üniversitesi’nde!
BUGÜN DÜN OLURKEN;
Günün doğuşu ve batışı arasında geçen zaman dilimi, bitmeyen bir değişimi, yenilenmeyi ve biz fark etmesek de gelişimi getiriyor.‘‘Bugün Dün Olurken’’ başlığı altında, zaman akıp giderken değişen toplumları, toplumlar değişirken, değişen çalışma koşullarını, bu farklı koşullara uymak için değişen kurumları, kurumlar değişirken, değişen kuralları, kurallar değişirken değişen kültürleri ve bunların tam ortasında duran ‘’insan’’ faktörünü irdeleyeceğiz.
Evet, başlığımız, yaşadığımız değişimi simgeliyor: ‘’Bugün Dün Olurken’’ Okumaya devam et
2. Mobing Forumu 29 Kasım’da İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde!
Mobbing, şimdiye kadar çokça konuştuğumuz, maalesef bazılarımızın yaşadığı, bazılarımızın yaşadığını bile fark etmediği bir durum. Yaşadığını fark etmeme durumunu azaltmak için böyle bir olayın varlığından haberdar edilmesi gereken binlerce çalışandan bahsetmeden olmaz.
Mobbing vardır ve mobbinge uğrayanların büyük kısmı bunu yüksek sesle dile getirememekte. Okumaya devam et
Dijital İK Konferansı, “İşveren Markası” Temasıyla Geliyor!
Vodafone ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan Dijital İK Konferansı’nın bu seneki teması “İşveren Markası”. Dijitalleşme ile birlikte değişen İşveren Markası kavramından, Sosyal Medya üzerinden İşe Alım inceliklerine kadar bir çok önemli konunun vizyoner bir bakış açısı ile değerlendirileceği konferans SALT Galata’da düzenlenecek.
Mustafa Kemal’in Sözleriyle Çalışarak Başarıya Ulaşma Yolu
Ben, bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem; o işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş kendi kendine yürür.
(Hasan Rıza Soyak, Yakınlarından Hatıralar, 1955, s. 10)
Başarıda insanın önemi
Yeni kuruluşlar için bina, para, ortam olanaklarından söz edilmesi üzerine söyledikleri:
– Gerekli sebeplerde hata ediyorsunuz! Bana, yeni bir kuruluş oluşturacağınız yerde cansız maddelerden söz ediyorsunuz; halbuki bana adamdan söz etmelisiniz! Filân yerde Ali Bey var, deyin; onu, gözümde canlandırın! Eğer bu Ali Bey istenen adamsa binayı da, parayı da, etrafına toplanacak kitleyi de yaratır. Taşa toprağa değil, insana değer verin! Okumaya devam et
Stajyerlikten “Alaçatı’da Organik Tarım” Hayaline Uzanan O İnce Yol
22. PERYÖN İnsan Yönetimi Kongresi ile Brandweek’in aynı günlere denk gelmesinden mütevellit, birine katılım gösterip diğerini canlı yayınla sosyal medyadan ve sonrasında konferans videolarından seyretmek durumunda kaldım. 🙂
The Profesyonel kitabıyla kitleleri peşinden Okumaya devam et
Ezberim Zayıftır Diyenlere Doktor Tavsiyesi: “Bol Bol Seyahat Edin”
Sık sık yaptığınız yolculukları düşünün. Her sabah evden çıkıp otoparka gidene kadar neler yaptığınızı veya her akşam eve dönerken geçtiğiniz yolları… Çoğu zaman her adımınızı düşünmezsiniz. Her gün aynı yoldan geçiyorsanız, bir süre sonra “Şimdi şu köşeden sağa döneceğim, şimdi asansörde 5. kata basacağım” gibi yönlendirmeleri bilinçli yapmazsınız. Zaten hafızanızda yer etmiştir pek çok şey ve düşünmeden, doğru şekilde yaparsınız gün içindeki pek çok yolculuğunuzu. Hatta “ocağı söndürmüş müydüm, ütünün fişini çekmiş miydim” gibi pek çok endişenin kaynağı da bu tür üzerine düşünmeden gerçekleştirilen alışkanlıklardır. Zira çoğu zaman ocağı söndürür, ütüyü fişten çekeriz ancak o anı hatırlayamayız.
