selinyetimoglu.com

ACC Profesyonel Kariyer Koçu & Kurucu Mutluluk Danışmanı@FunOfis


3 Yorum

İş Hayatının Başındakiler İçin Olmazsa Olmaz 15 Beceri

Forbes dergisinin Koç Konseyi bir liste yaptı ve Ocak ayında yayınlandı. Bu listeye göre iş hayatına yeni başlamış kişilerin kendini en hızlı şekilde geliştirmesi gereken bazı beceriler var. Çünkü artık hepimizin çok iyi bildiği gibi bir işi iyi yapmak için o işin okulunu okumuş olmak kesinlikle yeterli değil.

 

Kendini geliştirme süreci hiç bitmeyen bir hayat yolculuğu. Kendine hep bir artı daha katmak isteyen kişiler her zaman diğerlerinden önde oluyor ve olacak da. Dolayısıyla aslında sadece iş hayatının başındakiler için değil, bence tecrübeli kişiler için de geçerli olan bir liste bu. Okumaya devam et


Yorum bırakın

“En İyiler” Nereye Gidiyor?

get-back-to-your-desksÖzellikle iş gücü devir oranı yüksek olan şirketlerde simalar sürekli değişir. Örneğin, Turizm sektöründeki kurumlar bunlardandır. Yaklaşık 300 kişinin çalıştığı Divan İstanbul Otel’deki işimden ayrıldıktan sadece 4 ay sonra ziyarete gittiğimde koridorda karşılaştığım kişilerin çoğunu ilk kez görüyordum. Eğer işten çıkarmaların yoğun olmadığı bir şirketse, ayrılan çalışanların büyük çoğunluğu daha iyi ücret alabilecekleri ve daha prestijli bir kartvizit edinebilecekleri rakiplere gittiği için yaşanıyordur bu sirkülasyon.

Proteus International’ın kurucu partneri Erika Andersen’ın Forbes’ta belirttiği fikirlerine göre, ekibindeki çalışanlardan birisi böyle bir sebeple işten ayrılıyorsa, yönetici “İyi yetiştirmişiz demek ki” diye düşünerek onun adına mutlu olmalı, açık pozisyonu kapatmayı daha sonra düşünmelidir.
İyi çalışanların, en iyilerin şirketi terk etmesinin tek sebebi elbette sadece para ve kartvizit değil. Daha iyi teklifler aldığı halde işine devam eden milyonlarca çalışan var. Şirket yönetimi uzmanlarından Eric Jackson’a göre harika yetenekleri tutabilen şirketlerin ortak özellikleri şu şekilde:
  • Çalışanlarını birer iş ortağı (partner) olarak gören yöneticiler,
  • Neler olduğuna dair tüm çalışanları bilgilendirmeye yönelik şirket politikası,
  • Önemli kararlarda çalışanlara söz hakkı veriliyor olması

Tüm bunların temelinde çalışana kendini değerli hissettirme amacı var. Eğer şirketle ilgili önemli haberleri gazeteden okuyorlarsa, çalışanlar kendilerini o kurumun bir parçası olarak hissedemeyeceklerdir. Bunların yanısıra yöneticisiyle yılda sadece 3-4 kere yüzyüze konuşma fırsatı bulabilen kişilerin başka iş arayışına girmesi, o kadar da olağandışı karşılanmamalıdır.

Aynı şekilde, şirkette işler belirliyse ve o pozisyona kim gelirse gelsin o işi o yöntemle yapacaksa, çalışanlara kendilerini özel hissettiremezsiniz. Bu yüzden bence, bırakalım kendi yöntemlerini kendileri geliştirsinler ve kişilere yetkinliklerine göre görev paylaştıralım ki çok kolay veya çok zor iş yapıyor olmanın zorluklarıyla mücadele etmeleri gerekmesin.
Bazı insanlar ne kadar yüksek maaş ve prestij sahibi olursa olsun katkılarının takdir edilmesini bekler. O yokmuş gibi davranırsanız, çalışanınızı kaybetmeniz hiç de zor olmayacaktır.


1 Yorum

İşinden Memnun Olmayanlara İşini Sevdirecek 10 Yöntem

  1. Görev tanımınızda değişiklik yapmaya çalışın: Yaptığınız işi genel anlamda seviyorsanız, ancak sadece bir iki ufak nokta varsa ve artık tolere edemiyorsanız yöneticinizle aklınızdakileri paylaşın, mümkünse değişiklik yapılmasını, yeni bir görev paylaşımına gidilmesini isteyin. Okumaya devam et


Yorum bırakın

İnsan Kaynakları Dün Neredeydi, Yarın Nerede Olacak?

Bugüne kadar 200’den fazla makale yayınlamış ve İnsan Kaynakları üzerine 23 kitap yazmış olan ABD’li İnsan Kaynakları gurusu Dave Ulrich‘e Forbes‘ta yayınlanan bir röportajda özetle başlıktaki soru yöneltilmiş. Onun yanıtıysa özetle şu olmuş: “Strateji, geçtiğimiz 20 yılda İnsan Kaynakları’nın odaklandığı bir ayna gibiydi. Yani sadece kendi yaptıklarını kendi gözüyle görüyordu. Şimdiyse strateji hem genel iş şartlarının hem de yönetici beklentilerinin görülebildiği bir cama dönüştü. Böylece İnsan Kaynakları, yaptığı işi dış faktörlerle ilişkilendirebiliyor.” Okumaya devam et