O biiiir Sosyal Sorumluluk Projesi!
O biiiir “Çalışan Anne” mevzusu!
O biiiir İnsan Kaynakları tarafından önemsenmesi zaruri olan konu!
O biiiir İnsan yaşamının ilk 1000 gününün önemine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Bebek Konferansı!!!
O biiiir Sosyal Sorumluluk Projesi!
O biiiir “Çalışan Anne” mevzusu!
O biiiir İnsan Kaynakları tarafından önemsenmesi zaruri olan konu!
O biiiir İnsan yaşamının ilk 1000 gününün önemine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Bebek Konferansı!!!
Başlıkta yer olsaydı 3 kez daha yazabilirdim bu sözcüğü: Girişimcilik. 2012’den bu yana girişimcilerin keyifli ekosistemini takip ediyor, seminerlerine konferanslarına gidiyor, kitaplarını okuyordum. Kendi girişimim olacağını düşünmeden, hayal bile etmeden. Bi’ baktım bu girişimcilik sevgisi benim de ruhumu ele geçirmiş. 🙂 Girişimciliğin en sevdiğim yanlarından biri de, kurumsal hayatta herkes diğerinin açığını bulmaya, hatta ayağını kaydırmaya çalışırken, girişimcilerin birbirinin elinden tutmaya, destek olmaya birlikte yükselmeye değer vermesi.
Bu birlikte büyüme çabalarından biri de, Evrim Kuran Okumaya devam et →
Hayır hayır İngilizce blog içeriğine geri dönmedim, sadece bu adamların yaratıcı markalarına bayıldım! 🙂
Thaat’s It! sizce de çok enerjik bir marka değil mi? (Bir de Cihangir’deki It’s OK! isimli ufak kafe aynı enerjiyi veriyor…)
Bu eğlenceli ve enerjik marka, pek çok alanda etkinlikler düzenleyerek hem alanındaki uzman kişileri bir araya getiriyor hem de keyifli bilgi aktarımları gerçekleştiriyordu, ben de bir vakittir takipteydim.
Son olarak gördüm ki, İK alanında da “Lab” çalışmaları yapıyorlar. Okumaya devam et →
Eleman.net’in anketine katılan 12 bin 631 katılımcının yüzde 32,2’si “Sizce mutluluğun kaynağı nedir?” sorusuna “Güven ve huzur ortamı içinde yaşamak” yanıtını verdi. Mutlu bir aile ortamına sahip olmanın mutluluğun kaynağı olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 19’a yaklaşırken, iyi bir işe sahip olmak diyenler de benzer bir orana ulaştı. Sağlık bir yaşam sürmek ve yüksek gelir imkanına sahip olmak yanıtları yüzde 10’un üzerinde karşılık bulurken, “itibar sahibi olmak” yüzde 2,6 ile en düşük orana sahip yanıt oldu. Okumaya devam et →
Yaklaşık 3,5 ay sürecek ve 1 gün bile ara vermeden mutlu olacağım bir yolculuğa çıkmak üzereyim, bana yol arkadaşı olmaya var mısınız?
İnsan ne ile yaşar, insan ne için yaşar?
Bugüne kadar gördüklerimden duyduklarımdan ve bizzat hissettiklerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki, İNSAN “MUTLULUK İÇİN” & “MUTLULUK İLE” YAŞAR.
Beni yakından tanıyorsanız, üniversiteli öğrencilerle bir araya gelmeyi ne kadar sevdiğimi biliyorsunuzdur. Onlara kariyer koçluğu yaptığımda, CV’leriyle veya mülakatlarla ilgili danışmanlık verdiğimde veya üniversite etkinliklerine konuşma yapmaya gittiğimde onların enerjisiyle benim de enerjimin yükseldiğinden mutlaka bahsetmişimdir. Hatta bu sohbet esnasında gözlerimin nasıl parladığını kendiniz de fark etmiş olmalısınız.

Kariyer.net Dergi Şubat sayısında Konuk Yazar olarak yer verilen yazımı değerli okuyucularla buradan da paylaşıyorum: Okumaya devam et →
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenleme ile çalışan anne-babaların yarı zamanlı çalışma hakkı yasalaştı. Çocuk zorunlu eğitim çağına gelinceye kadar anne ya da baba normal çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilecek. Bu talep iş akdinin fesih nedeni sayılamayacak.
Hükümetin 2016 Yılı Eylem Planı’nda yer alan ve 10.02.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, çalışan anne-babaların önemli bir sorununa çözüm getiriyor. KPMG Türkiye’nin Muhasebe ve Mali Müşavirlik Hizmetleri Kıdemli Müdürü Emre Ilgaz, KPMG Vergi Blogu’nda yayımlanan yazıda, ebeveynlere yarı zamanlı çalışma hakkı tanıyan 6663 sayılı düzenlemeyi anlatıyor.
X Kuşağı ve Y Kuşağı’nın istek, ihtiyaç ve beklentileri hayatın her alanında farklılık gösterebiliyor. Gayrimenkul danışmanlık şirketi Keller Williams Türkiye Ülke Direktörü Emre Erol, X ve Y kuşakları arasında meydana gelen ofis tercihleri ve çalışma ortamlarının farklılıklarına değinerek
“ Özgürlükçü yapılarıyla bir önceki kuşaktan farklı özellikler taşıyan Y Kuşağı’nın açık ofislerin yaygınlaşmasına katkı sağladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ağırlıklı olarak Y Kuşağı’nın çalıştığı bir iş yerinin dekorasyonundan lokasyonuna birçok özelliği talebe yönelik seçiliyor.
Geçen haftaki yazının devamı…
SON İŞVERENİNİZ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Çok dikkatli bir şekilde cevap vermeniz gereken bir soru türüdür. İşten ayrılma sebeplerinin başında işverenle veya bir amirle geçinememek olduğunu aklınızdan çıkartmadan cevaplayın. Bu soru ile mülakatı yapan kişi sizin liderlik kabiliyetlerinizi tam anlamı ile değerlendirmeye ve çalıştığınız kişilerle iyi ilişkiler geliştirip geliştiremediğinizi tespit etmeye çalışmaktadır. Kısa kısa bilgiler vermeniz, yorumlarınızda hata yapmanızı önler. Öncelikle işvereninizin olumlu yönlerini sıralayın; eğer işten ayrılma sebebiniz işvereninizle ilgili değilse negatif yönlerinize bu tanımlama içerisinde fazla yer vermeyin. Eğer iyi bir işverene sahip iseniz kesinlikle abartmayın ve övgülerinizin dengeli olmasına özen gösterin.
Geleneksel anlayışa göre, başarılı iş sonuçları için iş arkadaşlarınızı sevmeniz, iş yerinde mutlu olmanız veya onlarla aynı şeylere gülmeniz gerekmezdi. Çünkü “Profesyonel” olmak, çok gülmeyen, mümkünse eğlenmeyen, devlet dairelerine gittiğinizde gördüğünüz hayatından bezmiş vezneciler misali, veya dizilerden filmlerden alışık olduğunuz “ciddi” Fransız mürebbiye edasıyla çalışmanızı gerektirir.
Kadınları iş hayatında tutmak, çeşitliliği desteklemek ve iş sonuçlarına katkıda bulunmalarını sağlamak için firmaların neler yapması gerektiğini Mercer araştırma sonuçlarıyla birlikte Davos Ekonomik Forumu’nda açıklandı.
Türkiye’de PERYÖN – Mercer işbirliğiyle gerçekleştirilen, 42 ülkeden 1.3 milyonu kadın 3.2 milyon çalışanın katıldığı ‘Kadınların İşgücüne Katılımı Araştırması’nın sonuçlarına göre, geleneksel metotlarla kadının iş hayatındaki yerinin sağlamlaştırılması ve geliştirilmesi mümkün değil.