selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


1 Yorum

PERYÖN İK Blog Ödülleri Harika Bir Gelişme Ama…

Geçtiğimiz hafta İK Blogger’ı arkadaşlarımın yaklaşık 2’şer dakika arayla paylaştıkları bir haber ilgimi çekti. Yaptığı tüm çalışmaları ilgiyle takip ettiğim PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) bu sene 21.’si düzenlenecek olan kongrede sonuçlarını açıklamak üzere bir İK Blog Ödülleri Yarışması düzenliyormuş.

 

Bu fikrin de diğer pek çok PERYÖN etkinliği gibi çok başarılı olduğunu Okumaya devam et


1 Yorum

Sevgili Marx, Artık Division of Labor Değil, Çalışan Bağlılığı Diyoruz

Geçen hafta Don Peppers’ın Linkedin’den bir makalesini okudum. Marx’tan bugüne iş hayatında görevler, sorumluluklar ve çalışanların hayatlarına işin yansımasına dair birkaç kelam etmiş. Okuyunca benim de edesim geldi. Ne de olsa yıllarca boşuna o kadar Marx okumadık. 🙂 Ne öğrendin derseniz, asıl öğrendiklerimi okuduğumda değil, okuduklarımı yaşadığımda öğrendim derim… Bu yüzdendir zaten, “önce okul sonra iş değil de, önce iş sonra okul” teorisine Okumaya devam et


1 Yorum

Siz Yine De Dünya İçin Elinizden Geleni Yapın!

Bazen hayat bize hakettiklerimizi vermez, ya da en azından biz buna inanırız. Yaptığımız güzel şeylerin sonucunda güzel olmayan davranışlarla karşılaştığımızda tüm iyi niyetimizi, olumlu duygularımızı yitirebiliriz. Tatlı birer Polyannayken, “nerdeydi o zehirli elmalar” diye aranan bir cadıya dönüşmek isteyebiliriz. Okumaya devam et


1 Yorum

Başarıda, Başarısızlıkta; Mutlulukta ve Mutsuzlukta… Limitsizsiniz!

Kişisel gelişim kitapları; bestseller listesinin olmazsa olmazı, biz bizınıs stayla okurların vazgeçilmezi, anlam itibariyle “kişisel gelişim” olmasa da olur, bkz. “secret”, bkz. “s*ktir et”, “iyi hissettirsin bana kendimi”, gece kabustan uyandığında yatağının kenarına oturup “korkma, geçti, yok bir şey, sabaha her şey düzelecek” diyen anne misali… Okumaya devam et


Yorum bırakın

Profesyonel Koçluk Terapi Değildir, Mentorluk da Değildir!

Son dönemlerde birbirine benzeyen pek çok mesleki kavram girdi hayatlarımıza. Derinlemesine bakmayınca, “amaan hepsi aynı işte canıım” denilebiliyor, zira evet uzaktan bakınca çalışma yöntemleri aynı: Seans olarak gerçekleştiriliyor, bir hizmet veren bir de hizmet alan var, ve tabii ki Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yüzyıllardır (!) Aynı Tarzda İş İlanı Yayınlamaktan Sıkılmadık

Yok yok aslında sıkıldık da, biz İnsan Kaynakları çalışanlarının olmazsa olmaz özelliklerinden biri yaratıcılık olmadığından, genelde “olmasa da olur” oluyor.

Okumaya devam et


4 Yorum

İnsanlar İşlerinden Niye Ayrılır?

Richard Luecke’nin kitabında yazdıklarına göre çalışanların işten ayrılma kararının altında yatan sebepleri 4 ana grupta toplayabiliriz:


3 Yorum

Kurumsallığın Dayanılmaz Hafifliği Vs Orman Kanunları

Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…

Çok çalışır. Çok üretir… Ve bunları keyif içinde yapardı.

Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi Okumaya devam et


4 Yorum

Anne Ben Büyüyünce Yaşam Koçu Olcam!

Evet, son 1 yıldır, okudum, araştırdım, konuştum, koçluk aldım ve sonunda kararımı verdim. Ben büyüyünce koç olacağım. 🙂

İçimden bir ses “Daha ne kadar büyüyeceksin eşek kadar oldun” Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kategorize Etmek İstemezdim Ancak Kategorize Edildik!

Yine Richard Luecke‘ın bazı görüşlerini paylaşacağım.

Herhangi bir kuruluşta çok farklı kapasite ve deneyime sahip çalışanların bulunması gayet doğal bir durumdur. Bu nedenle her çalışanın kariyer merdiveninde yükselmesi beklenemez. Çalışanları şirkete yaptıkları katkıya göre üç grupta sınıflandırabiliriz: Okumaya devam et


Yorum bırakın

Garcia’ya Mektup

Alıntıdır.

Elbert Hubbart’ın Garcia’ya Mektup adlı yaklaşık yüz sene önce yazılmış makalesi tarihin en fazla okunan makalesi olma özelliğini taşır. Milyonlarca kopyası çıkartılmış, bakanlara, cephelerdeki askerlere, devlet memurlarına dağıtılmış bu makaleyi ve makalenin kendisi kadar etkileyici olan yayılma öyküsünü sizlerle paylaşmak istedik.

Yeryüzünde birçok şairin, yazarın şiirleri, öyküleri, romanları, yabancı dillere çevrilmiş, kendi ülkesi dışında da yayımlanmıştır ama… Galiba yalnızca bir gazetecinin, bir “gazete köşe yazısı” birçok yabancı dillere çevrilmiş ve kendi ülkesi dışında birçok ülkede de yayımlanmıştır. O gazetecinin adi, Elbert Hubbart, o köşe yazısının başlığı ise “Garcia’ya Mektup” tur. Elbert Hubbart’in bu yazısının, yüz yıl boyunca çeşitli ülkelerde yapılan baskısı, yüz milyon adedi aşmıştır.
Tüm meslektaşlarına örnek oluşturacak bir olgunluk düzeyindeki bu Amerikalı gazetecinin, “Philistine” adlı aylık bir derginin 1899 Şubat sayısında yayımlanan bu yazısı, hiçbir olağanüstü özelliği olmayan, sıradan bir çavuşun görev sorumluluğunun öyküsüdür. Okumaya devam et


Yorum bırakın

İşkolig’ten Bardağın Dolu Yarısı: Türkiye’de Çalışanların Yarısı Mutlu

İş dünyasında stajdan fazla tecrübesi olup da İşkolig’i duymayan kalmamıştır herhalde. 🙂 Yaklaşık 2 senedir özellikle iş arayışındakilere “çölde vaha” niyetine bilgi sunan bir web sitesi. İçeriğindeki bilgiyi anonim olarak şirket çalışanlarının oluşturduğu sitede olumlu-olumsuz her türlü yorumdan şirketlerin sunduğu olanaklara ve en önemlisi maaş skalalarına kadar pek çok bilgiye ulaşmak mümkün. Okumaya devam et