selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

Amazon’da İK Kategorisinde Bestseller olan “Creative Hiring” kitabı ve sonrası…

Daha önce şurada sormuştum üzerine basa basa: “Müşteri deneyimi uzmanlığı” diye bir iş alanı gitgide yaygınlaşıyorken, dış müşteriye yönelik deneyim departmanları kurumun en önemli birimleri haline gelmeye başlamışken, İnsan Kaynakları içinde neden Aday Deneyimi Uzmanları yok?

Okumaya devam et


2 Yorum

Heineken, İK Pazarlamasında Bu Kez Kendini Bile Aştı!

Daha önce üniversite seminerlerime katılanların çok iyi hatırlayacağı bu video Heineken’in yeni mezun işe alımı için yaptığı kampanyanın tanıtımıydı. İlk yayınlandığında çok konuşmuştuk, Facebook’ta bu videoyu paylaşmayan İK’cıyı dövüyorlardı (!). Bu kadar ilgi çekmesinin nedeni, aslında yeni mezunlarda şirketlerin aradığı cesaret, girişkenlik, yardımseverlik gibi kişisel özellikleri çok daha yaratıcı bir yöntemle arıyor olmasıydı. “Şerrefsizim benim aklıma gelmişti” Okumaya devam et


Yorum bırakın

İşveren Markası, İnsan Kaynakları’nın Geleceğidir!

Evet, çok iddialıyım.

Çünkü İşveren Markası, İK’nın 5 yıl sonra kendisini çoktan görmeye başlamış olması gereken yerdir.

İşveren Markası, kurumunuzda kurduğunuz yapıyı sanki içinde yalnız en sevdiğiniz oturacakmışçasına özenle ve sevgiyle kurabilmektir…

İşveren Markası, çalışanların yalnızca açlıklarını giderecek bir ekmek yapmak değil, zihnini ve ruhunu da doyurmaktır… Okumaya devam et


1 Yorum

Adaylar İçin Değerlendirme Merkezi (Assessment Center) Uygulamaları

ABD’de şirketlerin Seçme Yerleştirme süreçlerine bundan yaklaşık 30 yıl önce dahil etmeye başladığı değerlendirme merkezi (assessment center), dünyada ilk kez 1956’da AT&T şirketinde yapıldı. İçerik ve prosedür itibariyle çok çeşitli olmakla beraber, 2 saatlik bir çalışmadan 3 günlük aşırı detaycı bir sürece kadar kendi içinde değişkenlik gösterebiliyor. İçeriğinde çözülmesi zor bilmeceler, analiz etmeniz gereken vakalar, çözmeniz gereken iletişim problemleri, insan ilişkilerindeki duruşunuzu gösterebileceğiniz role-play çalışmaları veya grup içindeki tavır ve davranışlarınızın gözlemleneceği grup çalışmalarına kadar pek çok çeşidi barındırır. Okumaya devam et


3 Yorum

#ikbloggerlarisirketlerde Ben de Kariyer.net’teyim!

insan-kaynaklari-bloglariTüm beyaz yakalıların bir gün mutlaka online olarak yolunun düştüğü Kariyer.net’e yolum  #ikbloggerlarisirketlerde projesi kapsamında fiziksel olarak düştü.

 

Amacım, firmanın çalışanlarına sağladığı olanakları görmek, mutlu çalışan yaratmak için neler yaptıklarını incelemek ve birinci ağızdan dinlemekti.

Uzaktan bakınca sıradan bir internet sitesi gibi görünen Kariyer.net’in 360 kişilik dev bir kadrosu var aslında. Ve bu dev kadroyu mutlu etmek için çabalayan tatlı mı tatlı bir İnsan Kaynakları ekibi var.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Hem Aday Hem Görüşmeci İçin Sıkıcı Geçen Mülakatlardan Sıkıldık!

Evet sıkıldık. Sonuçta “aday deneyimi” kavramı, müşteri deneyimi kadar önemlidir ama o kadar önemsenmez. Bir adayın, mülakat için gittiği firmada yaşadıkları, o firmanın geleceğini belirler. Aday kapıda 1 saat bekletildiyse, aday görüşmede azarlandıysa, adaya görüşmede çok kişisel sorular sorulduysa (“Çok kişisel”den kastım: Bir eğitimde 6-7 İK’cı bir araya geldiğimizde ortamdaki çoğu kişinin görüşmeye gittiği bir firmadan söz açılmıştı ve görüşmeye giden herkese şu sorunun yöneltildiğini fark etmiştik “Sevgilinizle birbirinizin evine gidip geliyor musunuz?”), Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mülakatlarda Başarı İçin Adaylara Yönelik Test Sürüşü

Nasıl ki pilotlar uçuş simülasyonlarına, sürücüler ise sürüş simülasyonlarına tabi tutuluyorlar, bence mülakatlarda başarılı olmak isteyenler de bu tür mülakat simülasyonlarına katılarak kendilerine dışarıdan bakma imkanı bulabilmeliler.

İş hayatında yer almak isteyen kişilerin çoğunluğu belli mülakatlardan ve aşamalardan geçerek kurumlarda çalışmaya başlıyor. Yetkinlik Bazlı Mülakat, Okumaya devam et


Yorum bırakın

Bebek Konferansı: İlk 1000 Gün Zirvesi

bebek-konferansi-ilk-1000-gunO biiiir Sosyal Sorumluluk Projesi!

O biiiir “Çalışan Anne” mevzusu!

O biiiir İnsan Kaynakları tarafından önemsenmesi zaruri olan konu!

O biiiir İnsan yaşamının ilk 1000 gününün önemine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Bebek Konferansı!!!

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Thaat’s It! HR Hits the STAGE!

Hayır hayır İngilizce blog içeriğine geri dönmedim, sadece bu adamların yaratıcı markalarına bayıldım! 🙂

 

Thaat’s It! sizce de çok enerjik bir marka değil mi? (Bir de Cihangir’deki It’s OK! isimli ufak kafe aynı enerjiyi veriyor…)

Bu eğlenceli ve enerjik marka, pek çok alanda etkinlikler düzenleyerek hem alanındaki uzman kişileri bir araya getiriyor hem de keyifli bilgi aktarımları gerçekleştiriyordu, ben de bir vakittir takipteydim.

 

Son olarak gördüm ki, İK alanında da “Lab” çalışmaları yapıyorlar. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Çalışan Mutluluğu İçin Kalpleri ve Zihinleri Kazanmak

kariyer-selin-yetimoglu

Kariyer.net Dergi Şubat sayısında Konuk Yazar olarak yer verilen yazımı değerli okuyucularla buradan da paylaşıyorum: Okumaya devam et


Yorum bırakın

Anne ve Babalar Artık Yarım Gün Çalışabilecek!

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenleme ile çalışan anne-babaların yarı zamanlı çalışma hakkı yasalaştı. Çocuk zorunlu eğitim çağına gelinceye kadar anne ya da baba normal çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilecek. Bu talep iş akdinin fesih nedeni sayılamayacak.

Hükümetin 2016 Yılı Eylem Planı’nda yer alan ve 10.02.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, çalışan anne-babaların önemli bir sorununa çözüm getiriyor. KPMG Türkiye’nin Muhasebe ve Mali Müşavirlik Hizmetleri Kıdemli Müdürü Emre Ilgaz, KPMG Vergi Blogu’nda yayımlanan yazıda, ebeveynlere yarı zamanlı çalışma hakkı tanıyan 6663 sayılı düzenlemeyi anlatıyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Çocuk Olacak Adamlara İş Yerlerinde İhtiyacımız Var! 

Geleneksel anlayışa göre, başarılı iş sonuçları için iş arkadaşlarınızı sevmeniz, iş yerinde mutlu olmanız veya onlarla aynı şeylere gülmeniz gerekmezdi. Çünkü “Profesyonel” olmak, çok gülmeyen, mümkünse eğlenmeyen, devlet dairelerine gittiğinizde gördüğünüz hayatından bezmiş vezneciler misali, veya dizilerden filmlerden alışık olduğunuz “ciddi” Fransız mürebbiye edasıyla çalışmanızı gerektirir.

Okumaya devam et