İçinden geçtiğimiz bu sıradışı zamanda stresten nasıl kurtulabiliriz? diye düşündüğümde aklıma ilk gelen kavram rezilyans yani “duygusal dayanıklılık” veya “duygusal esneklik”. Rezilyansı anlatmak için önce diğer birkaç şeyi paylaşmam gerek.
Kendi içimizde taşıdığımız bir yin yang var. Bu kavramı ilk duyduğumda ortaokula yeni başlamıştım. Şeklini beğendiğim bir kolye ucundaki simgenin anlamını, kolyeyi satan kişiden öğrenmiştim. “İyiliğin içinde kötülük, kötülüğün içinde iyilik vardır ve siyah ile beyaz birbirini her zaman tamamlar.” Okumaya devam et
Söz verdiğim gibi 3. Online Mutluluk Kampı grubunu Ocak ayında açıyorum.
Geçen sene 26 kitap okumuş ve bu nedenle 2019 için 36 kitap hedefi koymuştum. Hedefe ulaştım neyse ki. Kimi zaman günde bir kitap bitirdiğim oldu, kimi zaman ayda 1 kitabı zar zor bitirdim. Bu sene biraz daha artırıyor ve hedefi 46’ya çıkarıyorum. 2019’da 36 kitap okumuş olmaktan dolayı kendimden memnunum. Elbette 36 kitap kimisine göre çok az bir miktardır. Ben her zaman olduğu gibi kendimi kendi önceki halimle karşılaştırıyorum. 26’dan 36’ya çıkmak benim için zor bir hedefti ancak üstesinden gelebildim. Kendimi biraz daha zorlayabilirim artık.
1960’lı yıllarda sosyolog Walter Mischel “Çocukların anlık tatminlere karşı koyabilmesi” konulu bir araştırma yaptı. Deneye katılan çocuklara bir marşmelovu yani bir tür şekeri şimdi yiyebilme veya 15 dakika oturup bekleyerek iki şeker yiyebilme seçeneği sundu. Çocuklardan bazıları beklemekte zorlandı ve hemen önlerine konan şekeri yedi. Kimileri ise zorlansa da 15 dakikayı tamamladı ve bekleyerek iki şekeri aldılar. Seneler sonra aynı çocukların yetişkin hayatlarına bakıldığında
22 günlük bir süre boyunca sabah 5’te uyanma rutinini uygulamaya karar vermeme sebep olanları anlatayım önce.
“Kişisel gelişim” kategorisi tanımlaması zor bir kategori. Aynı zamanda “iş kitapları” kategorisine de girebilecek bazı kitapları ben bu listeye aldım çünkü bir “Kariyer Koçu olarak iş yaşamında kendini geliştirmek isteyenlere önereceğim ilk 10 kitabı belirlemeye gayret ettim. Diğer taraftan “kişisel gelişim” kategorisi çok genişledi ve özellikle son yıllarda çok uç noktalara ulaştı. Ve sonunda içi boşaltılan kavramlardan biri haline dönüştü. Artık kişisel gelişim denilince çok az insanın aklına “kendini bir önceki güne göre geliştirme” fikri geliyor. Yine de ben bu kitapları kendimi geliştirmek ve eksik olduğum konularda güçlenmek için okuduğumdan dolayı kişisel gelişim ifadesini kullanacağım.
Son zamanlarda bana “kitap yazmanın en kolay tarafı kitabı yazmakmış” dedirten bir yoğunluk içindeyim. İlk kez ulusal TV kanallarında programlar, radyo programları ve gazeteler derken bir de işin imza günleri boyutu varmış. İlk kez deneyimlediğim, öğrenmeye çalıştığım bambaşka bir süreçmiş bu tarafı da. Çok yoğun, bir o kadar da keyifli bir süreç olduğunu da mutlaka söylemeliyim. Gelen her bir mesaj, hiç tanımadığım kişiler tarafından sosyal medyada etiketlendiğim her bir kitap fotoğrafı benim için ayrı ayrı gurur ve mutluluk kaynağı.
Bir süredir beni heyecanlandıran yepyeni bir duyuruyu önceki gün