selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

İş Hayatında Duygusal Çeviklik: Gücünüzü Duygularınızdan Alın

Hepimiz duygularımızla varız. Onlar bize kim olduğumuzu hatırlatan, en dürüst rehberlerimiz.
Ama biliyorum, bazen “duygusal” olmak zayıflık gibi gösteriliyor. 🙄 Oysa duygular, insan olmanın en doğal ve en güçlü tarafı. İş yaşamında — hangi sektör, pozisyon ya da ülkede olursanız olun — önce “duygusallık” kelimesini bir hata ya da eksiklik gibi görmekten vazgeçelim.

Daniel Goleman yıllar önce duygusal zekânın değerini anlattı, biz profesyoneller de hâlâ anlatmaya devam ediyoruz.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Seanslara Kaldığımız Yerden Devam Ediyoruz

Ufak bir aranın ardından, kaldığım yerden devam…

Bildiğiniz gibi çalışmalarıma bir süreliğine annelik arası vermiştim. Şimdi sahalara geri dönüyorum. Geçiş sürecinde yalnızca belirli günlerde destek verebileceğim, sonrasında yine tam zamanlı “hep destek tam destek” moduna geçeceğiz elbette. Ancak bu geçiş sürecinde yalnızca haftada 2 danışanımla çalışabiliyor olacağım.

Şimdi gelelim iyi habere.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Düşük Performansım Göze Çarptıysa Ne Yapmalıyım?

Bugün size, aslında çok iyi bildiğiniz bir masal anlatacağım.

Bir zamanlar büyük bir ormanda, türlü türlü hayvanların yaşadığı bir köy vardı. Bu köyde herkesin kendi işi gücü vardı; kimisi odun toplar, kimisi yuvasını inşa eder, kimisi de meyve toplar, herkes ormandaki yaşam döngüsüne katkı sağlardı. Ancak, bir süredir ormanda bir sıkıntı baş göstermişti. Kaynaklar azalmış, kışın sert geçeceği söylentileri dolaşmaya başlamıştı. Bu nedenle, köyün lideri olan Bilge Baykuş, bazı hayvanları ormandan göndermeye karar verdi. Gerekçe ise, yeterince çalışmadıkları ve performanslarının düşük olduğu idi.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Bana Biraz Müsaade :)

Eylül geldi çattı 🍂

Sonbaharla birlikte bir “okula dönüş” ya da “sıkı çalışmaya dönüş” dönemi de başladı. Çocukluktan beri zihnimizde yer etmiş. Yaz ayları eğlence vaktiyken Eylül ile birlikte yoğun çalışma ve ödev yapma zamanı geliyor.

Ben bu sene Eylül-Aralık’ta her zamankinden de sıkı çalışacağım. Çünkü Ocak’ta 5-6 aylık bir molaya çıkıyorum. Ufak bir doğum işi var da 🙂

Okumaya devam et


1 Yorum

Yarışınız kiminle?

Ben ÖSS nesliyim. İlkokuldan itibaren bir yarışın içinde buldum kendimi. Bu sürecin yaklaşık ilk 10 senesinde yarışı kabullenmedim, yarışmayı reddettim, yarışmadım kimseyle. Hayatımdaki yetişkinler tarafından yeterince hırslı olmamakla etiketlendim. Sonra bir şeyler değişti bende, gereken hırs yüklendi, yarıştım, gece gündüz o yarışı kazanmak için mücadele ettim. Yarışı kazandım. Ya da ben öyle sandım. Kazandığım yarışın ardından o yarışı kendi kulvarlarında kazanmışlarla olimpiyatlara gireceğim bilgisi bana verilmemişti, afalladım. Boğaziçi’ndeydim.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Decidofobi (Yanlış Karar Verme Fobisi) ve Kurtulmanın Yolu

Bazen karar vermek gerçekten çok zor olabiliyor. İnsan düşündükçe işin içinden çıkmakta zorlanıyor ve hatta kendini “keşke kararı benim yerime başkası verebilseydi” diye düşünürken buluveriyor. Belki daha önce duymamış olabilirsiniz ama yanlış karar verme fobisi diye bir şey var ve hatta bir ismi bile var: Decidofobi

Okumaya devam et


2 Yorum

Profesyonel Koçlukta Bir Adım Daha: PCC Unvanı

Bu hafta müjdeli bir haber aldım! 7,5 yıl önce başlayan profesyonel koçluk yolculuğumda bir adım daha atarak Uluslararası Koçluk Federasyonu tarafından PCC olarak unvanlandırıldım.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Duyuru: Yeni Dönem Kariyer Koçluğu Çalışmalarım

Son haftalarda gelen koçluk taleplerine maalesef olumsuz dönüş yapmak zorunda kalıyordum. Ajandam, planlı koçluk görüşmelerimin tamamlanmasıyla ferahladı ve yeni danışanları bekliyor. 🙂

 

7 Ekim haftası itibarıyla yeni dönemi başlatıyorum. Bu yeni dönem için de her zaman olduğu gibi sınırlı sayıda kişiyle çalışabileceğim. Okumaya devam et


1 Yorum

Kariyer Koçunuzu Nasıl Seçmelisiniz?

Başlığı yazdıktan sonra bir an ürktüm çünkü kesinlikle zor bir konu. Kendim Kariyer Koçu olmasaydım nasıl yazardım diye düşünerek cümlelerimi süzgeçten geçirerek yazmak istediğim için uzun zamandır ertelediğim bir yazıydı. Koçluğun özünde ertelememek hemen harekete geçmek var ya n’apalım kısmet bugüneymiş. Bu yazıda, “kariyer koçluğu almaya ne zaman karar vermelisiniz? ne olursa koçluk alınır ne olursa mentorluk alınır? kariyer koçluğu almaya karar verdikten sonra koç seçimini yaparken nelere dikkat etmelisiniz?” gibi sorulara yanıt vermeyi Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yönetici Koçluğu ile Aynanın Karşısına Geçmek

Uzun zamandır Yönetici Koçluğu hakkında yazmak istiyordum. Koçluk yaptığım yöneticilere bakıyorum da, kendi isteğiyle gelenler ağırlıkla kendini geliştirmeyi yürekten isteyen ve belli bir sürecin sonunda gelişime açık alanlarını güçlendirmeyi veya en azından önemsizleştirecek aksiyonlar almayı başaran kişiler. Kendi isteğiyle gelmeyenlerde yani kurumunun yönlendirmesiyle gelenlerde ise durum biraz daha farklı olabiliyor. Onlarla en başta güven inşası süreci olduğundan biraz daha yavaş başlıyoruz. Koçluğa güven, koça güven ve çoğu zaman da kendine güven için… Ancak sonrasında onlarla da daha iyi yöneten, geliştiren ve gelişen bir yönetici olmaları üzerine verimli adımlar atıyoruz. Aslında madalyonun öteki yüzü çok daha enteresan geliyor bana. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Koçluk Tarzı Yöneticilik Modeli

Artık yöneticilik becerisi denen, liderlik yetkinliği olarak beklenen şey: “höt höt” tarzı, dediğim dedik, sadece emreden direktif veren, dahil etmeden iş sonuçlarına göre yargılayan, sormadan kesip biçen “müdür”ler değil. Ve size bir sır vereyim mi? Bu değişim dün gece gerçekleşmedi! Oldukça uzun bir zamandır böyle bu. Terfi veya işe alım süreçlerinde kullanılan değerlendirme merkezlerinde, sorgulanan pozisyon yöneticilik yetkinliği gerektirdiği anda sorgulanmaya başlanan liderlik becerisi aslında koç yöneticilik veya koçvari yöneticilik dediğimizdir. Ve şimdi çoğu Y kuşağı olan astlarınızın da beklentisi ve ihtiyacı tam olarak bu yönde. Bir yönetici olarak onlara direktif vermek yerine koçluk yapmak bir işi en etkili yöntemle yapmalarını, kendilerine daha çok güven duymalarını ve inisiyatif kullanma becerilerini artırır.

Okumaya devam et


6 Yorum

Şu Anda Yaşadığınız Hayat Kimin Tercihi?

Geçen hafta Harvard Business Review’da bir yazı yayınlandı. Kabir Sehgal tarafından kaleme alınan yazının başlığı ‪”Neden aynı anda (en az) iki farklı kariyeriniz olmalı?” ve yıllardır savunduğum, hatta savunmanın yetmediği üstüne bir de yürüdüğüm kariyer yolunun avantajlarından bahsediyordu. Yazıyı paylaştığımda sosyal medyadan gelen tepkileri görünce bu konunun, pek çok kişinin derdi olduğunu gördüm. Aslında bugüne dek çalıştığım danışanlarımdan ve mutluluk atölyesine katılan kişilerden de duyduğum bir ihtiyaç bu. Pek çok kişi, şu anda yaptığı şeyden memnun olmadığını biliyor fakat ne yapması gerektiğini veya nasıl yapacağını bilemiyor.

Okumaya devam et