selinyetimoglu.com

Yaşam ve Kariyer Koçu – İnsan Kaynakları Profesyoneli


1 Yorum

Sık Karşılaşılan Mülakat Soruları ve Örnek Yanıtlar-3

Geçen haftaki yazının devamı…

 

SON İŞVERENİNİZ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Çok dikkatli bir şekilde cevap vermeniz gereken bir soru türüdür. İşten ayrılma sebeplerinin başında işverenle veya bir amirle geçinememek olduğunu aklınızdan çıkartmadan cevaplayın. Bu soru ile mülakatı yapan kişi sizin liderlik kabiliyetlerinizi tam anlamı ile değerlendirmeye ve çalıştığınız kişilerle iyi ilişkiler geliştirip geliştiremediğinizi tespit etmeye çalışmaktadır. Kısa kısa bilgiler vermeniz, yorumlarınızda hata yapmanızı önler. Öncelikle işvereninizin olumlu yönlerini sıralayın; eğer işten ayrılma sebebiniz işvereninizle ilgili değilse negatif yönlerinize bu tanımlama içerisinde fazla yer vermeyin. Eğer iyi bir işverene sahip iseniz kesinlikle abartmayın ve övgülerinizin dengeli olmasına özen gösterin.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Çocuk Olacak Adamlara İş Yerlerinde İhtiyacımız Var! 

mutlu-is-yerleriGeleneksel anlayışa göre, başarılı iş sonuçları için iş arkadaşlarınızı sevmeniz, iş yerinde mutlu olmanız veya onlarla aynı şeylere gülmeniz gerekmezdi. Çünkü “Profesyonel” olmak, çok gülmeyen, mümkünse eğlenmeyen, devlet dairelerine gittiğinizde gördüğünüz hayatından bezmiş vezneciler misali, veya dizilerden filmlerden alışık olduğunuz “ciddi” Fransız mürebbiye edasıyla çalışmanızı gerektirir.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Hayatında Kadına -Saat 03:00/09:00 Fark Etmez- Eşitlik Gözükmüyor!

calisan-kadinlarKadınları iş hayatında tutmak, çeşitliliği desteklemek ve iş sonuçlarına katkıda bulunmalarını sağlamak için firmaların neler yapması gerektiğini Mercer araştırma sonuçlarıyla birlikte Davos Ekonomik Forumu’nda açıklandı.

Türkiye’de PERYÖN – Mercer işbirliğiyle gerçekleştirilen, 42 ülkeden 1.3 milyonu kadın 3.2 milyon çalışanın katıldığı ‘Kadınların İşgücüne Katılımı Araştırması’nın sonuçlarına göre, geleneksel metotlarla kadının iş hayatındaki yerinin sağlamlaştırılması ve geliştirilmesi mümkün değil.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Etkili Özgeçmiş ve Doğru Mülakat ile Süper Aday Olmak

Mulakat-Teknikleri

Tüm katılımcılarla daha detaylı ilgilenebilmek için kontenjanı sadece 4 kişiyle sınırlı tuttuğumuz bu eğitimde,  2 tam gün boyunca naçizane bilgi ve tecrübelerimi paylaşarak “Nasıl Süper Aday Olunur?” sorusuna yanıt vereceğim.
Eğitim bittiğinde, kendi etkili özgeçmişinizi hazırlamış ve mülakatta sık karşılaştığınız sorulara vermeniz gereken yanıtları tasarlamış, hayalinizdeki işe kavuşmaya hazır SÜPER ÜBER BİR ADAY olacaksınız! Okumaya devam et


Yorum bırakın

Ne şirketler gördüm içinde kaydırak yok, ne kaydıraklar gördüm dışında mutluluk yok!

google_zurihMutlu şirket olmak için illa Fortune 100 listesindeki milyar dolarlık şirketler olmaya gerek yok. Tüm ofisler Google gibi devasa kampüslerde içinden kaydırakla hayallerimizi kaydırdığımız, -o spor salonu benim bu uyku odası senin- gezdiğimiz yerler olmak zorunda değil.

Hatta bazen dış görünüşün, saklanması istenen durumları paravan misali kapattığı da söylenebilir.

Her “eğlenceli dekorasyonu olan şirket” elbette ki, tozları halının altına sürümek amacıyla yapmamıştır bunu. Niyetim sadece dekorasyona bakarak orada çalışmanın mutluluk verici olacağına inanmanın, sadece güzel/yakışıklı olduğu için birisiyle evlenmekten farkı olmayacağını anlatabilmek…

Ron Friedman’ın HBR’daki makalesine göre, buna benzer 4 tane “en iyi iş yerleri” efsanesi var.

 

EFSANE 1: Her daim mutluluk!

Son yıllarda yapılan pek çok farklı araştırmanın sonucu bize, daha olumlu ruh halinde olan kişilerin daha sosyal, yaratıcı ve bağlı olduğunu gösteriyor. Çok sayıda şirket bu sebeple, çalışanlarını mutlu edecek etkinlikler yapmaya, yan haklar sunmaya çalışıyor. En temelde, sebebi ne olursa olsun, çalışanlarının mutlu olması için çabalamayı misyon edinen şirketler her zaman, “Çalış çalış çalış!” yöntemiyle verim elde etmeye çalışan şirketlerden daha fazla tercih ediliyor. (Bkz. Her sene üniversite öğrencileriyle yapılan “en tercih edilen şirketler” araştırmaları)

Mutluluk önemlidir, olmazsa olmazdır fakat örneğin yaklaşan bir proje terminin ciddiyetini kavramak ve buna göre gerektiğinde sıkı çalışmak, kaygı duymak da gereklidir. İş yerinde mutluluğun gerekliliğini ve şirketlerin bu konudaki sorumluluklarını her fırsatta hatırlatsam da, amacım plazaların Şirinler gibi sürekli “Laylaylalaylaylaaay” şarkılarıyla veya Heidi gibi zıplaya zıplaya koşturan yetişkinlerle dolup taşması değil. Olumlu ve olumsuz yaklaşımlar arasında bir denge kurulmaması, en temelde yapılan işe yabancılaşmaya ve devamında başarısız iş sonuçlarına yol açar.

 

EFSANE 2: Sıfır çatışma!

İş yerinde yaşanan çatışmalar çoğumuzu rahatsız eden durumlardır. (Kimileri de tam tersi, tartışmaktan keyif alır bu sebeple “çoğumuz” dedim.) Çatışmalar bazen tartışmaya, bazen küsmelere, bazen de iletişimsizlik neticesinde işten ayrılmalara neden olur. Her nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, verimliliğin düşmesi kaçınılmazdır.

Örneğin şurada yer alan araştırmaya göre, bazı durumlarda anlaşmazlıkla daha yüksek performans sağlıyor. Sebebine gelecek olursak, çoğu iş yeri anlaşmazlığı ya ilişki çatışmasından yani kişisel beklentilerin veya değerlerin farklılığından, ya da iş çatışmasından yani işin nasıl yapılacağına dair fikir ayrılığından doğar. İlişki çatışması zarar vericiyken, iş çatışması daha iyi kararlar alınmasını sağlayabilir.

Sağlıklı ve seviyeli tartışmalar, ekip üyelerini daha derin düşünmeye, alternatif çözüm üretmeye teşvik eder. Tüm bu sebeplerden dolayı sıfır çatışma yerine seviyeli münazaraya yönlendirmek gereklidir.

 

mutlu-calisanlar

EFSANE 3: Sıfır hata!

Harvardlı araştırmacı Amy Edmondson’ın yaptığı şu araştırma ilginç bir noktaya değiniyor.

Üniversite hastanelerinin hemşirelik birimlerinde yapılan bu araştırmaya göre, yanlış ilaç kullanımının daha sık yaşandığı servisler, daha kötü yönetilen veya daha kötü çalışanların olduğu servisler demek değil. Aksine, daha iyi hemşire-yönetici ilişkisi olduğu belirlenen servisler ilaç tedavisinde daha fazla hata yapıyor. Ancak bu o servislerin başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü bu servisler hata olduğunda bunu açıklarken daha rahatlar, bu da daha kolay ve hızlı çözüm bulunmasına olanak sağlıyor.

Bu araştırma önemli bir noktayı hatırlatıyor. İyi performans göstermek için hatalardan ders almak, hiç hata yapmamaya çalışmaktan daha verimli olabilir.

Dolayısıyla, hedef; mükemmellik değil gelişime açıklık olmalıdır.

 

Efsane 4: Süper Eğlenceli Ofis Ortamı!

Kaya tırmanışı yapabileceğiniz bir Twitter ofisi, bowling salonuyla plaj kumlu alanı olan bir Google fena olmazdı. Çoğu en iyi şirketler listesine baktığımızda da böyle atraksiyonlu, bol uçmalı kaçmalı, çoğu zaman bizi çocukluğumuza döndürecek türde ofisi olan şirketlerin tercih edildiğini görüyoruz.

Tatil köyü havasında veya eğlence parkı tadında ofis kampüslerinin fiziksel özellikleri nedeniyle daha çalışılası kabul edildiğini varsaymak kolaydır. Fakat doğruluğu tartışılır. Şurada yer alan araştırma, herhangi bir insanın en başarılı çalışmalarının, özerk, yetkin, sonuca yönelik ve diğer kişilerle olumlu ilişkileri olduğunu hissettiği anlarda yaptığını kanıtlar. Buradaki korelasyonu yanlış kurmamızın nedeni, muhtemelen bu hızlı büyüyen, hızlı zenginleşen ve tüm dünyanın hayranlıkla izlediği şirketlerin, çalışanlarına hem eğlenceli ofisler hem de ihtiyaçlarını karşılayan yönetim anlayışı sunduğunu gözden kaçırıp sadece dış görünüşe aldanmamızdır. Çünkü çalışanlarının duygusal ihtiyaçlarını karşılamayan yöneticilerle dolu bir lunapark şirkette bağlılık oranı düşeceğinden sirkülasyon artar.

 

En nihayetinde, şirketinizi en iyi iş yerleri listesine dahil edebilmek için tek bir formül olmadığı gibi, bu şirketlerin basite indirgeyebileceğimiz ortak özellikleri de yok. Evet eğlence olmalı, mutlu insanlar olmalı ama hatalar ve çatışma da olmalı. Zaten bunlar olmasın diyorsanız, size tavsiyem insan değil robot istihdam etmeniz.

 

Robot önerisini beğenmediyseniz veya insanlarla çalışmaya kararlıysanız; hem ofiste mutluluk konusunda danışmanlık, hem çalışanlarınızın çalışırken eğlenmelerini sağlayacak atölyeler hem de ofisinizin mimari ihtiyaçlarını belirleyerek çözüm sunacak tek bir firma arayacak olursanız FunOfis’in sitesini ziyaret etmenizi önerebilirim. ;)


Yorum bırakın

İyi Ki Doğdun FunOfis!

funofis-isyerinde-eglenceBeni yakından takip edenler biliyor, yakın zamanda hayatımın altının üstünden daha iyi olabileceğini düşünmüş olmalıyım ki pek çok radikal değişiklik yaptım. Yaşadığım ev dışında hayatımda ne var ne yoksa dönüştü. Son eylemimin çıkış noktası galiba, aslında koçlukta sık sık kullandığım “Sana para vermeseler de neyi sıkılmadan yaparsın?” sorusunu kendime sormak oldu. Sabahları beni heyecanla uyandıran şey ne olurdu? Yazmak benim tutkumdu mesela, 2012 yazında keşfetmiştim, 24 yaşında insan tutkusunu keşfedebilir, geç değildir. 50 yaşında da keşfedebilirdim, keza oluyor 50 yaşında meslek değiştirenler, ben şanslıyım belki de. Neyse işte tutkum yazmaksa ve eğer dilediğim gibi yazamayacaksam, en temel değerlerim arasında özgürlük varken hem de, nefes alamadığımı nasıl anlatabilirdim ki, boğulduğumu mesela… O zaman sorunun cevabı içinde yazmak muhakkak olmalıydı, yazmadan yaşayamazdım. Yani yaşardım tabii de, çok mutlu yaşayamazdım. Hıh işte mutluluk, anahtar kelime bu zaten. Mutlu etmek, mutluluğu paylaşmak bir başka değer benim için. Hep böyle oldu. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Sık Karşılaşılan Mülakat Soruları ve Örnek Yanıtlar-2

mulakat-sorulariGeçen haftaki yazının devamı…

 

Eve iş götürür müsünüz? (Zor soru. Cevap uzadıkça zor durumda kalmak mümkün)

“Gerektiğinde tabii ki. Bazı işlerin zamanında bitirilmesi gerektiğinin bilincindeyim”. Okumaya devam et

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 6.367 takipçiye katılın