Peki seni kim anlıyor? Seni kim dinliyor? Kim empati kuruyor, kim sana anlayışla yaklaşıyor, kim sana uyumlanmak için çaba harcıyor? Okumaya devam et →
Son dönemlerde birbirine benzeyen pek çok mesleki kavram girdi hayatlarımıza. Derinlemesine bakmayınca, “amaan hepsi aynı işte canıım” denilebiliyor, zira evet uzaktan bakınca çalışma yöntemleri aynı: Seans olarak gerçekleştiriliyor, bir hizmet veren bir de hizmet alan var, ve tabii ki Okumaya devam et →
Psikolog Dr. Clare W. Graves tarafından uzun zaman önce başlatılan bir araştırmadan yola çıkarak Steve Creffield 1999’da “The Spiral Staircase” başlıklı bir makale yayınlamış.
Graves’e göre, insan, içinde yaşadığı koşullara göre değişir ve uyum sağlar. Dolayısıyla her insan bir merdivenin basamakları boyunca ileri veya geri gider. O an bulunduğu basamak, öncekinden Okumaya devam et →
Özellikle kariyer seçiminin başında olan üniversite öğrencilerinin kendilerine örnek alabileceği, fikirlerinden yararlanabileceği bir “rol model”e ihtiyacı vardır. Levo League kurucularından Amanda Pouchot’a göre, sizin geçeceğiniz yollardan daha önce geçmiş biri, hedeflerinizi belirlemenizde yardımcı olur, aynı zamanda iş hayatından profesyonellerle tanıştırır. Tüm bunları yapan gönüllü/profesyonel kişilere de son birkaç yıldır sıkça duyduğumuz mentor ismi veriliyor, ki bazı kurumlarda “rehber” versiyonunu da duyabilirsiniz.
Aramızda Elif Şafak’ın Aşk kitabını okumayan kaldı mı? İlk baskısını o pespembe dizaynla yapınca erkekler utanmış (?) öyle pembe kitap taşımaktan da sonradan bir de gri versiyonu çıkmıştı.
Kendini futurist olarak tanımlayan profesyonel koç Evre Kızıltepe‘nin İTÜ İK Zirvesi’nde yaptığı “İş Hayatında İlk 30 Gün” başlıklı konuşması bence ilgilenenler için oldukça faydalıydı. Hedef kitleyi düşününce, kendi ilk 30 günümü de hatırlayınca, mezuniyete hazırlananlara oldukça katkısı olabileceğini düşündüm… Elbette kim ne derse desin o çömezlikleri ve “saftoriklik”leri kendimiz görmeli Okumaya devam et →
Çok az insan yaratıcı olarak kabul edilir: Birkaç ressam, birkaç şair; milyonda bir kişi. Bu saçmalıktır. Her insan doğuştan yaratıcıdır. Çocukları izlersen görürsün. Bütün çocuklar yaratıcıdır.
Osho
Mutlu çalışanlar aynı rolde çok uzun süre kalmayan kişilerdir. Hareket ve gelişim algısı iş tatmini ve memnuniyet yaratır. Öte yandan, sürekli aynı monotonluğa sebep olan statüko, bir süre sonra kişiyi tüketir. Okumaya devam et →
ABD’li işletme danışmanı ve yazar Peter Ferdinand Drucker’ın Yönetim Teknikleri fikirleriyle ilk tanışmam Drucker Management Path Türkiye temsilciliğinde Master Sertifikalı Yönetici olan Özer Koç sayesinde oldu.
Business Week’in “Yönetimi İcat Eden Adam” olarak bahsettiği Drucker bizim kurumlarda hedef bazlı performans sistemleri oluşturduğumuz şu günlerin 60 yıl öncesinde bu sistemden bahsetmiştir. Okumaya devam et →
Youtube’de MT programlarıyla ilgili bir video seyrederken sağ kolonda karşıma çıkan bir başka videoyu, liderlik ve yöneticilik arasındaki farkları çok net ve keyifli bir şekilde anlattığı için paylaşmak istedim. Videodaki anlatıcının ana argümanı asıl amacın “yönetmek” değil “liderlik etmek” olması gerektiği ve bunu sebepleriyle anlatarak “evet ben lider olmalıyım” dedirtiyor 5 dakikanın sonunda.
Lider yol belirleyici değil, yol göstericidir; “şunu yap, böyle yap” diyen değil, hedefi gösterip kendi yolunu bulması için cesaretlendiren, bilgilendiren, inanan ve gerçekten gerekliyse hatayı düzelten kişidir.
Yönetici istikrardan yanayken lider değişimi destekler. Yönetici kural koyma taraftarıyken lider kuralları yıkarak yeni yollar inşa eder. Çatışma söz konusu olduğunda yönetici bunu ortadan kaldırmak için yol ararken lider bu çatışmayı faydaya çevirecek fırsat arar. Karar alınması gerekiyorsa, yönetici o kararı kendisi alırken lider bir karar almak için uygun ortamı hazırlar ve gerisini yol gösterdiklerine bırakır.
Koçluk, rehberlik, mentorluk gibi kavramlar şirketlerde sıkça kullanılmaya başlanmışken, “yol göstericilik” bir İnsan Kaynakları politikası olarak hızla ilerlerken, özellikle kendi kararlarını kendisi almak isteyen Y kuşağı etrafımızı böylesine sarmışken; vakit geleneksel yöneticilik anlayışını kırma ve kuralları yıkma vaktidir!
Bize, çalışanların takip etmekten heyecan duyacakları liderler bulup yetiştirmek, dünyayı değiştireceğine inanan ve inandıran yeni ruhlar gerek.