selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

Mezuniyet Ardından Sudan Çıkmış Balık Olmamak İçin Mentor Gerekliliği

Özellikle kariyer seçiminin başında olan üniversite öğrencilerinin kendilerine örnek alabileceği, fikirlerinden yararlanabileceği bir “rol model”e ihtiyacı vardır. Levo League kurucularından Amanda Pouchot’a göre, sizin geçeceğiniz yollardan daha önce geçmiş biri, hedeflerinizi belirlemenizde yardımcı olur, aynı zamanda iş hayatından profesyonellerle tanıştırır. Tüm bunları yapan gönüllü/profesyonel kişilere de son birkaç yıldır sıkça duyduğumuz mentor ismi veriliyor, ki bazı kurumlarda “rehber” versiyonunu da duyabilirsiniz.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Elif Şafak Derlemesiyle Tebriz’li Şems’in 40 Kuralı

Aramızda Elif Şafak’ın Aşk kitabını okumayan kaldı mı? İlk baskısını o pespembe dizaynla yapınca erkekler utanmış (?) öyle pembe kitap taşımaktan da sonradan bir de gri versiyonu çıkmıştı.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Her Şirkete Lazım: İşyeri Psikoloğu

Canada Life Grup Sigorta tarafından1000 katılımcı ile yapılan araştırmaya göre, çalışanların %80’inin verimi, hayat koşulları ya da kişisel kaygıları sebebiyle düşüyor çünkü konsantrasyon sağlayamıyor.


Yorum bırakın

“Çocuk da Yaparım Kariyer de” ve Cam Tavan Sendromu

Üniversitede ve yüksek lisansta özellikle sosyal içerikli bölümlerde sayıca hep baskın olan kadınlar iş hayatında neredeler? Nereye saklandılar, neden hep erkekleri görüyoruz özellkle yönetim kademelerinde? Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yönetici Değil Lider Bulmak Gerek! [Video]

Youtube’de MT programlarıyla ilgili bir video seyrederken sağ kolonda karşıma çıkan bir başka videoyu, liderlik ve yöneticilik arasındaki farkları çok net ve keyifli bir şekilde anlattığı için paylaşmak istedim. Videodaki anlatıcının ana argümanı asıl amacın “yönetmek” değil “liderlik etmek” olması gerektiği ve bunu sebepleriyle anlatarak “evet ben lider olmalıyım” dedirtiyor 5 dakikanın sonunda.

 

Lider yol belirleyici değil, yol göstericidir; “şunu yap, böyle yap” diyen değil, hedefi gösterip kendi yolunu bulması için cesaretlendiren, bilgilendiren, inanan ve gerçekten gerekliyse hatayı düzelten kişidir.
Yönetici istikrardan yanayken lider değişimi destekler. Yönetici kural koyma taraftarıyken lider kuralları yıkarak yeni yollar inşa eder. Çatışma söz konusu olduğunda yönetici bunu ortadan kaldırmak için yol ararken lider bu çatışmayı faydaya çevirecek fırsat arar. Karar alınması gerekiyorsa, yönetici o kararı kendisi alırken lider bir karar almak için uygun ortamı hazırlar ve gerisini yol gösterdiklerine bırakır.
Koçluk, rehberlik, mentorluk gibi kavramlar şirketlerde sıkça kullanılmaya başlanmışken, “yol göstericilik” bir İnsan Kaynakları politikası olarak hızla ilerlerken, özellikle kendi kararlarını kendisi almak isteyen Y kuşağı etrafımızı böylesine sarmışken; vakit geleneksel yöneticilik anlayışını kırma ve kuralları yıkma vaktidir!
Bize, çalışanların takip etmekten heyecan duyacakları liderler bulup yetiştirmek, dünyayı değiştireceğine inanan ve inandıran yeni ruhlar gerek.

VIDEO

 

 

 


Yorum bırakın

Bir “Lider”den Öğütler

Bugüne kadar Liderlik hakkında yazdığı kitaplar 25 dilde yayınlanıp 18 milyon satan, alanının en saygın uzmanlarından biri kabul edilen Ken Blanchard tüm dünyadaki İK yöneticilerine, kurumlarında etkin bir performans sistemi kurmalarını öğütlüyor. Blanchard’a göre etkin bir performans sisteminin 3 temel ögesi vardır:

  1. Performans Planlama: Bu aşamada performans ölçüm kriterlerinin ve “başarı” ölçütünün ne olduğu belirlenmeli. Standartlar ve hedefler açıkça ortaya koyulmalı.
  2. Günlük Koçluk: Aslında performans sisteminin en önemli kısmı olan koçluk Türkiye’deki kurumsal şirketlerde de yavaş yavaş prosedürel olarak yer almaya başladı ve hedefe giden yolda verilen geri bildirimlerin başarıya ciddi anlamda katkı sağladığı görülmeye başlandı.
  3. Performans Değerlendirme: Geçmiş dönemin değerlendirmesinin yapıldığı ve başarının ölçüldüğü bu aşama ne yazık ki en fazla zaman harcanan kısım oluyor. Oysa ki, günlük koçluk dediğimiz kısım layıkıyla gerçekleştiriliyor olsa hem gerçek başarı sağlanmış hem de bu aşamada fazla vakit kaybedilmemiş olur.


1 Yorum

Koçluk ve 4. Boyut

Çağlar Çabuk‘un geçen sene Elma Yayınevi’nden çıkan “Koçluk ve 4. Boyut” kitabı, “neymiş bakalım şu koçluk” diyenler için güzel bir özet olacaktır. 100 sayfalık bu kitapta örnek olaylar üzerinden giderek koçluğun ne olduğu, ne olmadığı ve nasıl faydalanabileceğimiz anlatılıyor, kısa olduğu için de bir çırpıda okunuyor.

Koçluk denen ve ülkemizde profesyonel olarak son yıllarda yaygınlaşan bu uygulama diğer birkaç kavramla sıkça karıştırılıyor. Örneğin mentor, belirli bir alanda uzmanlaşmış kişinin o alandaki daha az tecrübeli kişilere yol göstermesi anlamında kullanılır. Çağlar Hanım’ın örneğini kullanacak olursak; usta-çırak ilişkisi, tarikatlardaki şeyh-mürit ilişkisi, Osmanlı’daki lalalık müessesesi bu kavramın geçmişten günümüze uzanan örnekleridir. Danışman, bildiği işi müşterilerine profesyonel olarak aktaran kişidir. Rehber, yol gösteren, öncü olan kişi anlamında kullanılır.

Okumaya devam et


1 Yorum

Çalışmak Bizi Mutlu Ediyor, Ya Sizi?

 

İngiltere’nin ilk ulusal refah raporu bu hafta açıklandı ve raporun vurguladığı nokta, işi olanların daha mutlu olduğu. Işsizlerin %45’i hayatından memnun olma değerlerinin 10 üzerinden 7’nin altında olduğunu belirtmiş. İş sahibi olanlarınsa sadece %20’si 10 üzerinden 7’nin altında puanlamış hayat memnuniyetlerini.

Bu oranın muhtemel bir sebebi iş sahibi olmayanların para sıkıntısı çekmesi olsa da önemli bir kısmı da kariyer hedeflerine ulaşamamanın ve boşlukta olmanın yarattığı strestir diye düşünüyorum. İş aradığım dönemde en çok “Acaba yarın nerede olacağım” endişesi yaşadığımı hatırlıyorum.

Okumaya devam et