selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

2012’de, 1970 Yılına Göre 200′er Saat Fazla Çalıştık!

Tüm dünyada ve Türkiye’de çalışma saatleri gittikçe artıyor, teknolojinin gelişmesiyle birlikte mesai saatlerinin dışına da kayıyor ve hatta hayatımızın neredeyse tüm alanları mesai saatine dönüşüveriyor. Bu dönüşüm bazen kurumsal zorunluluklardan kaynaklanırken Okumaya devam et


Yorum bırakın

Adını Kariyer Koydum: Yeni Mezunun Yolu

 

Üzerine söylenecek çok şey yok. Bu bir kısır döngü ve maalesef sıkça karşılaşılan bir döngü oluyor. İşsizlik oranları inanılmaz bir hızla düşüyor(!) ancak yine de istihdam olanakları her yıl mezun olan binlerce gencin iş bulma sürecini kolaylaştıracak durumda değil. Bu tür “ama”lı cümleleri duymamak için okurken sürekli stajlarla ve yarı zamanlı işlerle deneyim kazanmak, çalışırken de bir yandan e-learning’lerle, tezsiz yüksek lisanslarla diploma biriktirmeye devam etmek gerekiyor. Daha iyi olanın kazanacağı bu yarış hiç bitmiyor ve binlerce rakibin olduğu yarışta bir adım öne çıkabilmek için fark yaratacak çaba ile enerji harcamak gerekiyor… Ben ÖSS’ye hazırlanırken (o zamanlar ÖSS idi ismi) annem “üniversiteye kapağı bi’ atsan gerisi kolay, sık dişini” demişti. Ya ben o kapağı hiç atamadım, ya da hepimiz birden aynı kapağa abanmışız, şimdi işin içinden çıkamıyoruz…


Yorum bırakın

Yaş İlerledikçe Kiminle Çalışıldığı Daha Önemli Oluyor!

Jobsite tarafından 2012’de 1000 çalışan ile yapılan araştırmaya göre, iş yaşamında mutluluk endeksi sonuçlarından ilki şaşırtıcı değil: Araştırmaya katılanların %70’i iyi anlaştığı iş arkadaşlarının mutlu bir yaşam için şart olduğunu belirtmiş.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Mahalle Baskısının İş Ortamına Taşınması Durumu ve Mobbing

siyaset-politika-siyaset-diger-turkiye-de-farkli-olmak-din-ve-muhafazakarlik-ekseninde-otekilestirilenlerSosyolog Binnaz Toprak’ın liderliğinde İrfan Bozan, Tan Morgül ve Nedim Şener gibi değerli gazetecilerin bir araya gelerek oluşturdukları araştırma grubunun Anadolu’da 1 yıl boyunca yapmış oldukları saha çalışması ardından “Mahalle Baskısı Araştırma Raporu” Okumaya devam et


1 Yorum

İş Hayatında Başarı, Kadın Eli Değince Bir Başka Geliyor!

Son yıllarda teknolojinin sağladığı nimetlerden biri de şüphesiz dijital ortamda sunulan dergiler. “Aaa gazete kağıdının dokusunu elinde hissedeceksin” diyenlerden değilim örneğin gazeteyi internetten okumayı daha çok sevdiğim bile söylenebilir ancak söz konusu dergi oldu mu, dijital yayınları okumaktan pek keyif alamıyorum.

Yurt dışından döner dönmez de bu yüzden dergilere saldırdım hemen. Biraz fazla saldırmış olmalıyım ki örneğin Optimist’in Mart sayısını ancak  Okumaya devam et


Yorum bırakın

Bir Futuristten İş Hayatındaki İlk 30 Güne Dair Tavsiyeler…

Kendini futurist olarak tanımlayan profesyonel koç Evre Kızıltepe‘nin İTÜ İK Zirvesi’nde yaptığı “İş Hayatında İlk 30 Gün” başlıklı konuşması bence ilgilenenler için oldukça faydalıydı. Hedef kitleyi düşününce, kendi ilk 30 günümü de hatırlayınca, mezuniyete hazırlananlara oldukça katkısı olabileceğini düşündüm… Elbette kim ne derse desin o çömezlikleri ve “saftoriklik”leri kendimiz görmeli Okumaya devam et


Yorum bırakın

Şarkı Sözleriyle İş Yaşamı: Gelecek Hep Daha İyi Gelecek

Türkiye’deyken müzik dinlemek için kullandığımız birçok platform, telif hakları sebebiyle yurtdışında dinlenemiyor. Müziksizliğin acısı içinde kıvranırken bir arkadaşım beni Spotify ile tanıştırdı. Birçoğumuzun aşina olduğu Lastfm gibi bir arşiv ve yayınlama sistemine sahip diyebilirim kısaca. Bir pazartesi sabahı ofiste Spotify’ın benim için seçmiş olduğu şarkıları dinleyerek çalışırken Smiths’in “Heaven Knows I’m Miserable Now” isimli parçası çalmaya başladı ve “İşte, iş yaşamının tanımı!” dedim kendi kendime.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

“Çocuk da Yaparım Kariyer de” ve Cam Tavan Sendromu

Üniversitede ve yüksek lisansta özellikle sosyal içerikli bölümlerde sayıca hep baskın olan kadınlar iş hayatında neredeler? Nereye saklandılar, neden hep erkekleri görüyoruz özellkle yönetim kademelerinde? Okumaya devam et


Yorum bırakın

Çatışma Enerji Kaybı mı Enerji Sağlayıcı mı?

Kariyer.net dergisinin Ağustos sayısındaki Mehmet Erkan‘ın kaleme aldığı İşyerinde Çatışma konulu yazı oldukça önemli bir soruna değiniyor. Sayın Erkan’a göre, çatışma konusunda iki farklı fikir var; “birbiriyle çatışan”. Tesadüf mü? Bence değil. Çünkü bence çatışma insanın varlık gösterdiği her yerde karşımıza çıkar. Daha 2 yaşındayken arkadaşla oyuncak çatışması başlar, 5 yaşındayken yeni gelen kardeşle çatışılır, ilkokulda sınıf arkadaşlarıyla, eğitim hayatının geri kalanında aile tarafından “Bak Ayşe Hanım’ların kızı da okul birincisiymiş maaşallah pek de güzel” kıyaslamasıyla, çalışma hayatında rakiplerle ve yöneticilerle, evlilikte eşle ve akrabalarla sürekli çatışma halindeyiz, bazen açıkça, bazense gizliden gizliye. Okumaya devam et


1 Yorum

İşinden Memnun Olmayanlara İşini Sevdirecek 10 Yöntem

  1. Görev tanımınızda değişiklik yapmaya çalışın: Yaptığınız işi genel anlamda seviyorsanız, ancak sadece bir iki ufak nokta varsa ve artık tolere edemiyorsanız yöneticinizle aklınızdakileri paylaşın, mümkünse değişiklik yapılmasını, yeni bir görev paylaşımına gidilmesini isteyin. Okumaya devam et


2 Yorum

Bir İnsan Kaynakları Masalı

Hani bazı kitaplar vardır, “uykuya dalmadan önce bi yarım saat okuyayım” diye başlarsınız, bir bakarsınız sonuna gelmişsiniz bile, işte Özden Aslan’ın “Bir İnsan Kaynakları Masalı” isimli kitabı da onlardan biri. İsmine bakıp sadece İnsan Kaynaklarcıların ilgisini çekeceğini düşünmek yanlış olur. Bence profesyonel hayata yeni başlayan veya başlamak üzere olan herkesin keyifle okuyarak kendine yol haritaları belirleyebileceği bir “masal kitabı”. Okumaya devam et


3 Yorum

Y Jenerasyonu Gerçek mi, Yoksa Sadece Bir Mit mi?

Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram olan “Y Kuşağı” acaba gerçekten bahsedildiği gibi korkup kaçmamız ya da kalıp savaşmamız gereken bir topluluk mu? Bu konuyla ilgili eğitim programları oluşturuluyor, kitaplar yazılıyor, seminerler düzenleniyor ve dillerde bir kuşak muhabbeti tutturulmuş gidiyor. Peki nedir bu kadar büyük olay olan bu Y kuşağı, kimlerdendir?

İlk olarak William Strauss ve Neil Howe‘un 1991 yılında yayımladıkları kitapta bahsettikleri ve bugün Strauss-Howe Jenerasyonel Teori olarak da adlandırılan, nesilleri doğum yıllarına göre ayırarak her nesle farklı karakteristik özellikler atfeden tarihsel teoriye dayanır. Bu iki tarihçi, önce yılları dönemlere, sonra da dönemleri nesillere ayırır. İçinde bulunduğumuz Okumaya devam et