selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


3 Yorum

Turnover oranı %0 olan bir teknoloji firması: Yok Artık!

Şimdi size iş yerinde mutluluk konusunda aşmış bir şirketten bahsedeceğim. Sıkı tutunun, kemerlerinizi bağlayın, zira çılgın uçacağız.

Başlamadan önce, hiç şaşırmayacağınız bir not: Bu şirket Türkiye’de faaliyet göstermiyor. İsmi Next Jump olan, ABD menşeili, birkaç ülkede faaliyet gösteren tatlış mı tatlış bir teknoloji firması. Bir yazılımları var, bu yazılım üzerinden, şirketler kendi çalışanlarına farklı yan haklar sunabiliyor, puan toplayarak bebek bezi almaktan tatile gitmeye kadar çok geniş bir yelpazede hizmetlere ulaşılmasını sağlayan bir platform. Yani şirketlerde çalışan bağlılığını artırma misyonuna sahip bu şirket, bağlılık konusunda süper über bir noktada, öyle ki CEO’nun 2013 yılında yapılan bir röportajına ulaştım. Adamcağız diyor ki, “bugüne kadar (1994’ten 2013’e kadar yani) buradan istifa eden olmadı, zaten bizde işten çıkarma yapmak da yasak, dolayısıyla kadro değişmedi.”

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Assessment Center (Değerlendirme Merkezi Uygulamaları)’a nasıl hazırlanılır?

Her hafta, değerlendirme merkezi (assessment center) uygulamasına katılacak olan ortalama 4 kişiye prova yaptırıyorum. Bugüne kadar, yeni mezunundan genel müdür yardımcısına dek pek çok adayla çalıştım ve onlara önlerindeki bu önemli sürece en iyi şekilde hazırlanmaları için destek oldum. Bugüne kadar iş simülasyonu, değerlendirme merkezi veya assessment center uygulaması olarak bilinen bu süreçte yüzlerce adayla çalışma fırsatım oldu. Amacım bunların bir kısmında karşımdaki kişiyi gerçekten terfi ettirmek veya işe almakken, bir kısmındaysa kişinin çalıştığı şirkette yükselmesi için veya işe alım sürecindeki son aşamayı da başarıyla atlatması için gerekli önkoşul olan bu sürece daha hazır ve özgüvenli bir şekilde girebilmesini sağlamaktı. Tüm bu çalışmalar sonucunda gördüm ki, her bireyin farklı artı ve eksileri olduğu gibi hemen herkeste ortak olan gelişim alanları da var. Kişinin kendine has güçlü yönlerini keşfetmesi ve parlatması, zayıf yönlerini keşfetmesi ve geliştirmesi için neler yapmak gerektiğini paylaşmam, geri bildirim verebilmem için elbette oturup gerçek bir assessment center uygulamasını veya provasını baştan sona yapmam gerekli. Ancak daha genel olarak değerlendirme merkezine nasıl hazırlanılır sorusuna cevap verebilmek için bu yazıyı paylaşmaya karar verdim. Okumaya devam et


3 Yorum

Öfke Yönetimi Konusuna Gelmeden Önce; Öfkeyi Önlemenin 7 Yolu

Hadi itiraf edelim, hepimizin çevresinde aynı ortamda bulunmaktan hoşlanmadığı kişiler var. Kimi iş arkadaşına, kimi müşterisine, kimi yöneticisine asıl söylemek istediklerini değil de söylemesi gerekenleri söyleyerek “idare ediyor”, bazen de edemiyor. Bir de aynayı öte tarafa çevirelim. İnsanlar doğru olduğunu düşündüğü davranışları yapar, faydalı olduğunu düşündüğü sözleri söyler. Çoğu zaman çoğu kişi, kabalık etmek amacıyla kabalık etmez, aslında normal olduğunu hatta belki kibarlık ettiğini düşünüyordur fakat ağzından çıkan sözle, beden diliyle, mimikleriyle kabalık edebilir. Kime sorsanız iş yerindeki kişilere iyi davranıyordur, iyi bir çalışma arkadaşı, düşünceli bir yönetici, kolay bir müşteridir. Çoğunluk Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kendine en uygun kariyer hedeflerini 12’den vuracak bir OK atabilmek

İngiltere’de yaşayan İngiliz bir baba, oğlunun meslek seçim sürecinde koçluk yapmam için bana ulaştığında çok şaşırmıştım. O an, gerçekten uzmanlık denen şeyin dünyanın her yerinden ulaşılabilir olması gerektiğini düşündüm. Sadece kariyer koçluğu için konuşmayalım, dünyanın her yerinde farklı farklı uzmanlık alanları var ve teknolojinin mesafeleri azaltması her birimiz için bu uzmanlıkları daha ulaşılabilir kılıyor.

Okumaya devam et


15 Yorum

İş başvurularınıza neden dönüş alamıyorsunuz?

Linkedin’de son dönemde karşıma sık sık çıkan bir tartışma var. Biri diyor ki, “6 aydır iş bulamıyorum”, öteki cevaben diyor ki “sen yine iyisin ben 9 aydır bulamıyorum” bir sonraki hepsine cevaben “ben 1 senedir bulamıyorum”… Yarıştıracak elimizde son olarak bu kalmış olsa gerek, benim iş bulamama sürem seninkini döver!

Bunun bir de başvuru sayısını yarıştıran versiyonu var, ben 238 başvuru yaptım sen 129 falan…

Geçtiğimiz ay koçluk yapmaya başladığım danışanım ilk seansımızda, not tuttuğu sayfaları gösterip dedi ki “Tam 1 senedir iş arıyorum, bakın buraya da her başvurduğum iş ilanını not ediyorum. 250 tane oldu. Artık hedefim iş bulmak değil, görüşmeye çağrılmak.”  Okumaya devam et


Yorum bırakın

2016, her şeye rağmen iyi ki geldin ve büyüttün bizleri…

Yeni bir yıl demek çoğu zaman yeni başlangıçlar demektir, ya da en azından biz öyle olsun isteriz. Beyaz sayfaları severiz çünkü. İsteriz ki, yaşadığımız olumsuz durumlar hayatımızdan komple gitsin. Bunun için yeni bir yıl her zaman güzel bir zaman olarak kabul edilir. Eski yıl giderken sanki rahatsız olduğumuz ne kadar durum varsa onları da alıp gidecekmiş, 1 Ocak sabahı bambaşka bir dünyaya uyanacakmışız gibi düşünmeyi seviyoruz sanırım.

Sertab Kendime Yeni Bir Ben Lazım şarkısında “Bu sene iyi geçmedi söylemem lazım” derken Mirkelam da “geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam…” diyordu bir şarkısında. İkisinin ortasına gerçek hayat diyorum ben. Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Arkadaşına Teşekkür Etmek İçin 175 Dolar Veren Adam

KURUMSAL-TESEKKUR-UYGULAMALARILaszlo Bock, Google’ın People Operations (İnsan Kaynakları’nın gelişmiş versiyonu) Direktörü. Geçen sene bir kitap yazdı, ismi Work Rules!. Tam bir Google çalışanına yakışır nitelikte eğlenceli bir dili var. Daha önemlisi, iş dünyasının geleceğine dek çok güzel örnekler paylaşıyor. Gelecek diyorum çünkü kişisel öngörülerime göre, Türkiye iş dünyasının 10 yıl sonraki ortalaması Google’ın bugününe yakın olacak.

 

Şimdi efenim, hepimiz biliyoruz ki takdir-teşekkür iş hayatının olmazsa olmaz motivatörlerinden. Çalışan bağlılığı araştırmalarından çalışanların diğer tüm yakarış/isyan mekanizmalarına dek her yerde görüp duyabildiğimiz bir insan ihtiyacı. Herkes takdir edilmek istiyor, yaptıkları görülsün istiyor, oradaki varlığı fark edilsin ve beğenilsin istiyor. Sosyal medyada sürekli paylaşımlar yapıyoruz, hatta bazen oradan gelecek 3-5 like için Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Yerinde Eğlenmek Verimliliği Nasıl Artırır?

FunOfis sağolsun, son 11 ay içinde yüzden fazla İnsan Kaynakları Profesyoneli’ne birebir olarak, işyerinde eğlencenin faydalarını aktarma fırsatım oldu. Bundan öncesinde hep kendim İK tarafında, yönetimi ikna etmeye çalışan taraftaydım. Hatta daha önce de mutlaka yazmışımdır, şirket Yönetim Kurulu toplantısında sürekli çalışanları mutlu etmenin gerekliliğinden bahsettiğim için bir keresinde Genel Müdür, “Sen aslında sendika temsilcisisin de bizim mi haberimiz yok?” demişti. Çalıştığım çok sayıda şirkette hep aynısını tecrübe ettim; İnsan Kaynakları olarak en önemli görevlerimizden biri de yönetim Okumaya devam et


8 Yorum

Nörobilimcilere Göre, Stressiz Bir Yaşam İçin Bu Şarkıları Dinlemeliyiz!

Eğitimlerimde sık sık katılımcıların stres seviyeleriyle ilgili gözlem yapma fırsatı buluyorum. Bir “stresmetre” gösteriyor ve kendi streslerini ölçmelerini istiyorum. Uzun zamandır kendini “stressiz” veya “az stresli” olarak tanımlayan biriyle tanışamadım. Kime sorsak yüksek derecede stresle baş etmeye çalışıyor. Orta seviyede stres hissedenleri tebrik eder ve “Vaov, nasıl başarıyorsun?” diye akıl ister olduk. Çok sayıda stres kaynağımız var, kişisel problemler, evin dertleri, çocukların dersleri, iş yerinde termini yaklaşan projeler, TV’de iç ve dış politika, ekonomik kriz geldi mi geliyor mu derken stres seviyesi hızla artıyor. Bu stresi azaltmanın veya onunla dans etmeyi öğrenmenin pek çok yolu var elbette. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kahkaha Yogası: “Gülmek için komik bir şey olmasını beklememe sanatı”

Bir önceki yazımda kahkaha yogası nedir, ne değildir, ne işe yarar ve bilim bize bu konuda neler anlatıyor gibi konularda upuzun bir yazı paylaşmıştım. Bu kez, “kendi hayatınızda kahkahayı nasıl artırabilirsiniz?” sorusuna yanıt vereceğim dilim döndüğünce. Okumaya devam et


Yorum bırakın

“Gülmeden geçen bir gün harcanmış demektir!” Kahkaha Yogası

Geçtiğimiz haftalarda katıldığım bir eğitimde, şükretmek üzerine bir çalışma yaptık. Şu anki hayatımda nelere şükrettiğimi uzun uzun düşünme fırsatım oldu. Şükrettiğim milyonlarca şeyden biri de gülebiliyor olmamdı. Her şeye rağmen, her şeyle birlikte, hayat bana ne getirirse getirsin gülebilmek. Bir kısmınızın bildiğini tahmin ediyorum, bir süredir kahkaha yogası üzerine çalışıyorum. Son olarak bu konuda uzmanlaşmak üzere Londra’ya giderek bir eğitim aldım. Kahkaha Yogası, Hint bir doktor olan Dr. Madan Kataria tarafından 1995 yılında temelleri atılmış bir pratik ve kendisinin kurduğu Uluslararası Kahkaha Üniversitesi onaylı sertifikam ile artık ben de “resmi” bir Kahkaha Yogası Lideriyim. 🙂

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Olmalı mı Olmamalı mı: İş Yerinde Eğlence

İnsanlar neden çalışıyor?

Maslow’un hiyerarşi piramidinde (O piramidi de aslında Maslow yapmamış, konuyu dağıtmak gibi olmasın ama, aslında Maslow’un anlattıklarından yola çıkarak bir öğrencisi tahtaya piramit çizip katlara ayırmış ve içine hocasından öğrendiklerini yazmış. Olmuş mu bize “Maslow’un Piramidi”?) ilk katları gerçekleştirebilmek için bir miktar gelir elde etmek gerekiyor bunun için çalışıyoruz. Bazen toplumda statü edinmemizi sağladığı için de çalışabiliyoruz. Bazen ekonomik özgürlük elde etmek için, başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilmek için…

Bugüne kadar yaptığım araştırmalar, çalışmalar, konuştuğum gözlemlediğim binlerce insan ve kendimden yola çıkarak iddia ediyorum: Eğlenmek için Okumaya devam et