selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

“Gülmeden geçen bir gün harcanmış demektir!” Kahkaha Yogası

Geçtiğimiz haftalarda katıldığım bir eğitimde, şükretmek üzerine bir çalışma yaptık. Şu anki hayatımda nelere şükrettiğimi uzun uzun düşünme fırsatım oldu. Şükrettiğim milyonlarca şeyden biri de gülebiliyor olmamdı. Her şeye rağmen, her şeyle birlikte, hayat bana ne getirirse getirsin gülebilmek. Bir kısmınızın bildiğini tahmin ediyorum, bir süredir kahkaha yogası üzerine çalışıyorum. Son olarak bu konuda uzmanlaşmak üzere Londra’ya giderek bir eğitim aldım. Kahkaha Yogası, Hint bir doktor olan Dr. Madan Kataria tarafından 1995 yılında temelleri atılmış bir pratik ve kendisinin kurduğu Uluslararası Kahkaha Üniversitesi onaylı sertifikam ile artık ben de “resmi” bir Kahkaha Yogası Lideriyim. 🙂

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Olmalı mı Olmamalı mı: İş Yerinde Eğlence

İnsanlar neden çalışıyor?

Maslow’un hiyerarşi piramidinde (O piramidi de aslında Maslow yapmamış, konuyu dağıtmak gibi olmasın ama, aslında Maslow’un anlattıklarından yola çıkarak bir öğrencisi tahtaya piramit çizip katlara ayırmış ve içine hocasından öğrendiklerini yazmış. Olmuş mu bize “Maslow’un Piramidi”?) ilk katları gerçekleştirebilmek için bir miktar gelir elde etmek gerekiyor bunun için çalışıyoruz. Bazen toplumda statü edinmemizi sağladığı için de çalışabiliyoruz. Bazen ekonomik özgürlük elde etmek için, başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilmek için…

Bugüne kadar yaptığım araştırmalar, çalışmalar, konuştuğum gözlemlediğim binlerce insan ve kendimden yola çıkarak iddia ediyorum: Eğlenmek için Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yeni Başlayanlar İçin Sertifika Programları

Değerli 0kurlar, bu yazıda bugüne dek onlarca kez aldığım bir sorunun cevabını bulacaksınız: İnsan Kaynakları sertifika programlarından hangisine gitsem?

2011 yılında ben de bu soruyu kendime sormuş ve çeşitli araştırmalar, eğitim alanlarla ve verenlerle yaptığım görüşmeler sonucunda bir eğitim kurumuna (İTÜ) karar vermiştim. Kolay karar vermedim yani, bence buna karar vermek de 3 aylık bu eğitime devam etmek kadar zor ve kritikti. Görünen o ki, her geçen sene buna karar vermek daha da zorlaşıyor çünkü bu alanda eğitim veren kurum sayısı katlanarak artıyor. Ancak ben, geriye dönüp kendi geçtiğim yola şöyle bir baktığımda, o gün verdiğim kararın arkasında Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yöneticiler İçin Ekibinin Güvenini Kazanma Rehberi

-Şu anda bu yazıyı okuyanların kaç tanesi, iş yerindeki yöneticisine güveniyor?

Edelman tarafından yapılan araştırmaya göre her 3 kişiden 1’i yöneticisine güvenmediğini açıkça belirtiyor.

EY tarafından dünya genelinde 9800 kişiyle yapılan araştırmaya göre, çalışanların sadece %49’u yöneticisine güveniyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Networkü Olmayan Satışçının Dramı

Bir kısmınızın bildiği gibi bir süre öncesine kadar sıradan bir İK’cıydım. Sabah gider adaylarımla görüşür, eğitim organizasyonlarımı yapar, bağlılıkla ilgili aksiyon planlarımı hayata geçirir, koçluk görüşmem varsa yapar akşam olunca evime gelirdim. Sonra rahat batması nedeniyle FunOfis’i dünyaya getirince dünyam alt üst oldu. Artık karşınızda görev tanımı Satış, Sıcak Satış, Soğuk Satış, Pazarlama, Gerilla Pazarlama, Nöro Pazarlama, Dijital Pazarlama gibi yaklaşık 3672 alana daha yayılan bir İK’cı var. Hal böyle olunca, FunOfis’in yaklaşık 2. ayında anladım ki Okumaya devam et


Yorum bırakın

Amazon’da İK Kategorisinde Bestseller olan “Creative Hiring” kitabı ve sonrası…

Daha önce şurada sormuştum üzerine basa basa: “Müşteri deneyimi uzmanlığı” diye bir iş alanı gitgide yaygınlaşıyorken, dış müşteriye yönelik deneyim departmanları kurumun en önemli birimleri haline gelmeye başlamışken, İnsan Kaynakları içinde neden Aday Deneyimi Uzmanları yok?

Okumaya devam et


2 Yorum

Heineken, İK Pazarlamasında Bu Kez Kendini Bile Aştı!

Daha önce üniversite seminerlerime katılanların çok iyi hatırlayacağı bu video Heineken’in yeni mezun işe alımı için yaptığı kampanyanın tanıtımıydı. İlk yayınlandığında çok konuşmuştuk, Facebook’ta bu videoyu paylaşmayan İK’cıyı dövüyorlardı (!). Bu kadar ilgi çekmesinin nedeni, aslında yeni mezunlarda şirketlerin aradığı cesaret, girişkenlik, yardımseverlik gibi kişisel özellikleri çok daha yaratıcı bir yöntemle arıyor olmasıydı. “Şerrefsizim benim aklıma gelmişti” Okumaya devam et


Yorum bırakın

İşveren Markası, İnsan Kaynakları’nın Geleceğidir!

Evet, çok iddialıyım.

Çünkü İşveren Markası, İK’nın 5 yıl sonra kendisini çoktan görmeye başlamış olması gereken yerdir.

İşveren Markası, kurumunuzda kurduğunuz yapıyı sanki içinde yalnız en sevdiğiniz oturacakmışçasına özenle ve sevgiyle kurabilmektir…

İşveren Markası, çalışanların yalnızca açlıklarını giderecek bir ekmek yapmak değil, zihnini ve ruhunu da doyurmaktır… Okumaya devam et


Yorum bırakın

Rutinin Düşmanındır!

Hepimizin bilmesine rağmen çok az bir kısmımızın bilinçli olarak gerçekleştirdiği eylem: Konfor alanından çıkmak.

Konfor alanı, hayatınızın büyük kısmını geçirdiğiniz yerdir. Konfor alanı, üzerinde ayaklarınızı uzatıp TV seyretmeyi en çok sevdiğiniz koltuğunuzdur. Hafta sonu sabahları telefonunuza alarm kurmama kararı verdiğiniz an ve yatmadan önce kitap okumamak için beyninizin kendinize bahaneler üretmenize yardımcı olan kısmıdır. Her fırsatta spor yapma isteğinizden bahsetmenize Okumaya devam et


1 Yorum

Yeni Mezun Kendime Tavsiyeler

Her gün 7-8 farklı kişiden email veya mesaj alıyorum. Önüne çıkan yollardan birini seçmeye çalışanlar ya da kısa zamanda başarıya ulaşmak isteyenler, soru işaretleriyle dolu zihinlerini netleştirmek için cevap arıyorlar. Biri gelip cevabı söylese rahatlayacak, kurtulacak sorulardan diye düşünüyorlar. Oysaki her cevap yeni soruları doğurur, doğurmalıdır. Ve bir koç olarak her defasında görüyorum ki, benim cevabım başkasının hayatına uymayacak. İyi ki de uymuyor, tek tip olmayı hiçbirimiz istemezdik. Ama en azından kendi hayatıma uyacak cevapları biliyorum. Bu yüzden kendi 23 yaşımdaki halimden yola çıkarak tavsiyelerimi derledim.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yaşanan Olumsuzluklara Rağmen Kendini İyi Hissetmenin 7 Kolay Yolu

Hepimiz zaman zaman zor dönemlerden geçer veya kötü günler yaşarız. Yöneticiyle tartışmalı bir toplantı, uzun saatler süren trafik, aile üyelerinden birinin sağlık sorunu gibi üstüste gelen kötü durumlar sonrasında depresyonun eşiğinde hissettiğimiz günlerde bizi hızlıca normale döndürebilecek birkaç öneride bulunmak isterim.

Okumaya devam et


1 Yorum

Adaylar İçin Değerlendirme Merkezi (Assessment Center) Uygulamaları

ABD’de şirketlerin Seçme Yerleştirme süreçlerine bundan yaklaşık 30 yıl önce dahil etmeye başladığı değerlendirme merkezi (assessment center), dünyada ilk kez 1956’da AT&T şirketinde yapıldı. İçerik ve prosedür itibariyle çok çeşitli olmakla beraber, 2 saatlik bir çalışmadan 3 günlük aşırı detaycı bir sürece kadar kendi içinde değişkenlik gösterebiliyor. İçeriğinde çözülmesi zor bilmeceler, analiz etmeniz gereken vakalar, çözmeniz gereken iletişim problemleri, insan ilişkilerindeki duruşunuzu gösterebileceğiniz role-play çalışmaları veya grup içindeki tavır ve davranışlarınızın gözlemleneceği grup çalışmalarına kadar pek çok çeşidi barındırır. Okumaya devam et