selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


3 Yorum

Lider, Hikaye Anlatarak da İlham Kaynağı Olmalıdır

Hikayeler, duygulara dokunur ve duygular mantıktan hem daha hızlı anlar hem de bütünü daha iyi kavrar. Hikayeler, kişileri gerçeklere bağlar. Bir hikaye anlatıldığında, kişi kendisine o hikayenin içinde bir rol biçer, bu rolü gerçekleştirmek ister. Hikayeler hem cesaret hem de ilham verir.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Geri Bildirim, Performansta Olumlu Zıplama Yaptırır!

Doğru şekilde yapıldığında geri bildirim, çalışanların performanslarını artırmaları için oldukça önemli bir araçtır. Çalışanlar, çalışmalarıyla ilgili neyi doğru, neyi yanlış yaptıklarını ve kendilerinden memnun olunup olunmadığını bilmek isterler. Yöneticilerinden ve birlikte Okumaya devam et


Yorum bırakın

Liderlik Benim Olsun Hükümdarlık Sana Kalsın

Veya “bossiness’ın senin olsun, bana business ver biraz!

Yöneticilik nedir ne değildir konusunda son zamanlarda çokça okuyup düşünme fırsatım oldu. Sonra oturdum ve gelmiş geçmiş yöneticilerimi düşündüm. (Ki şu kısa ömrümde sayıları bir hayli yüksektir, tanıyanlar Okumaya devam et


Yorum bırakın

Çalışanları Motive Etmek İçin Yapılabilecekler, Yapılamayacaklar ve Ötesi

Her işe ve mesleğe uygulanabilecek 7 motivasyon yolu:

  1. Yaptığınız işin fark edilmesi ve beğenilmesi
  2. Uzun dönemli ve tatmin edici sonuca sahip hedefler Okumaya devam et


2 Yorum

İstifa Etmenin Mutsuzluğuna Çözüm Olacağına Emin misin?

Çalışanların %82’si genel mutluluğunu iş hayatındaki memnuniyete bağlıyor.

25-34 yaş grubunun %40’ı istifa etmeyi düşünüyor.

Şu anda bunu okuyan kişilerin tahminimce %87’si kendilerini iyi hissetmiyor. Sabahları alarm çaldığında “haydi kalkıp hazırlanayım da biricik ofisime gidip çalışayım” diye değil; “acaba 10 dakika daha uyusam geç kalır mıyım? Bugün hastayım deyip gitmesem mi ki?” diye düşünüyor öncelikle. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Dopdolu Gelen Önümüzdeki Aylara Ben Hazırlandım. Ya Siz?

Neresinden başlasam anlatmaya bilemiyorum. Güzel heyecanlar yaşıyorum bir süredir. Sık sık buluşmalar, online toplantılar, okuyup araştırmalar, içerik hazırlamalar derken yaklaşık 3 aydır zihnimden ve ruhumdan heyecanın eksik olmamasını sağlayan projeler artık “insan içine çıkmaya” hazır hale geldi. Duyulmaya, konuşulmaya, yazılmaya, çizilmeye hazır olması için önce tam olması, tamam olması, içe sinmesi gerekiyordu.

Okumaya devam et


4 Yorum

Egosu Küçük, Kalbi Büyük, Zihni Berrak, Elleri Hızlı Ol!

Evet.

Egosu Küçük, Kalbi Büyük, Zihni Berrak, Elleri Hızlı Ol!

Ben demiyorum, Sinan Abi diyor. 🙂 “O da kim” mi dediniz? Nasıl tanımazsınız YGA (Young Guru Academy) hayalini ilk kuran kişi olan eski Unileverli Sinan Yaman‘ı? 🙂

Hani “Liderler yarını bugüne getirir” diyen, “liderler başkasının Okumaya devam et


Yorum bırakın

Öldüğünüzde Arkanızdan Harika Bir Kariyeriniz Olduğu mu Konuşulacak?

3 ay önce aldığım Pozitif dergisini okumaya başlamam için 9 günlük bir tatile ihtiyacım varmış demek ki. 🙂

Dergide oldukça güzel konular ele alınıyor, özellikle kişisel gelişim, liderlik gibi alanlara ve spiritüel konulara ilgi duyanlara tavsiye edebilirim. 🙂

Yer verilen konular arasında benim en çok ilgimi çekenlerden biri Ferrari’sini Satan Bilge, Aile Bilgeliği gibi kitaplarıyla tanıdığımız Robin Sharma, bir seminer için Türkiye’ye geldiğinde kendisiyle yapılan röportaj oldu.

Dünyada liderlik uzmanları arasında ilk 5 Okumaya devam et


1 Yorum

Yetkinlik Bazlı Liderlik Modeli Neden Yok Olmaya Mahkum?

Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de iş dünyasında en yaygın gördüğümüz -performansından işe alımına kadar neredeyse tüm alanlarda- ölçüm metodu yetkinlik bazlı olan sistem. Yani teknik bilgiye odaklanan, ödülünü de gelişimini de buna göre planlayan model. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yönetici Değil Lider Bulmak Gerek! [Video]

Youtube’de MT programlarıyla ilgili bir video seyrederken sağ kolonda karşıma çıkan bir başka videoyu, liderlik ve yöneticilik arasındaki farkları çok net ve keyifli bir şekilde anlattığı için paylaşmak istedim. Videodaki anlatıcının ana argümanı asıl amacın “yönetmek” değil “liderlik etmek” olması gerektiği ve bunu sebepleriyle anlatarak “evet ben lider olmalıyım” dedirtiyor 5 dakikanın sonunda.

 

Lider yol belirleyici değil, yol göstericidir; “şunu yap, böyle yap” diyen değil, hedefi gösterip kendi yolunu bulması için cesaretlendiren, bilgilendiren, inanan ve gerçekten gerekliyse hatayı düzelten kişidir.
Yönetici istikrardan yanayken lider değişimi destekler. Yönetici kural koyma taraftarıyken lider kuralları yıkarak yeni yollar inşa eder. Çatışma söz konusu olduğunda yönetici bunu ortadan kaldırmak için yol ararken lider bu çatışmayı faydaya çevirecek fırsat arar. Karar alınması gerekiyorsa, yönetici o kararı kendisi alırken lider bir karar almak için uygun ortamı hazırlar ve gerisini yol gösterdiklerine bırakır.
Koçluk, rehberlik, mentorluk gibi kavramlar şirketlerde sıkça kullanılmaya başlanmışken, “yol göstericilik” bir İnsan Kaynakları politikası olarak hızla ilerlerken, özellikle kendi kararlarını kendisi almak isteyen Y kuşağı etrafımızı böylesine sarmışken; vakit geleneksel yöneticilik anlayışını kırma ve kuralları yıkma vaktidir!
Bize, çalışanların takip etmekten heyecan duyacakları liderler bulup yetiştirmek, dünyayı değiştireceğine inanan ve inandıran yeni ruhlar gerek.

VIDEO

 

 

 


Yorum bırakın

Bir “Lider”den Öğütler

Bugüne kadar Liderlik hakkında yazdığı kitaplar 25 dilde yayınlanıp 18 milyon satan, alanının en saygın uzmanlarından biri kabul edilen Ken Blanchard tüm dünyadaki İK yöneticilerine, kurumlarında etkin bir performans sistemi kurmalarını öğütlüyor. Blanchard’a göre etkin bir performans sisteminin 3 temel ögesi vardır:

  1. Performans Planlama: Bu aşamada performans ölçüm kriterlerinin ve “başarı” ölçütünün ne olduğu belirlenmeli. Standartlar ve hedefler açıkça ortaya koyulmalı.
  2. Günlük Koçluk: Aslında performans sisteminin en önemli kısmı olan koçluk Türkiye’deki kurumsal şirketlerde de yavaş yavaş prosedürel olarak yer almaya başladı ve hedefe giden yolda verilen geri bildirimlerin başarıya ciddi anlamda katkı sağladığı görülmeye başlandı.
  3. Performans Değerlendirme: Geçmiş dönemin değerlendirmesinin yapıldığı ve başarının ölçüldüğü bu aşama ne yazık ki en fazla zaman harcanan kısım oluyor. Oysa ki, günlük koçluk dediğimiz kısım layıkıyla gerçekleştiriliyor olsa hem gerçek başarı sağlanmış hem de bu aşamada fazla vakit kaybedilmemiş olur.