selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


2 Yorum

Yeni insanlarla tanışma sanatı: 6 Adımda Networking

Networking networking diyoruz çevre edinmek önemli diyoruz da asıl kastettiğimiz, torpil değil referans kazanmak, kendinizi anlattığınız profesyoneller edinmek kısacası “ilişkiler inşa etmek”.

ABD’nin 42. başkanı Clinton, Georgetown Üniversitesi’nde okurken, gün içerisinde tanıştığı, karşılaştığı herkesin adını ve diğer bilgilerini fihrist kartlar üzerine yazmayı her akşam yatmadan önce yaptığı bir alışkanlık haline getirmişti. Okumaya devam et


2 Yorum

Mükemmeliyetçilikten Nasıl Kurtuluruz?

Geçtiğimiz haftalarda “Mükemmelliyetçiliğin zararları nelerdir?” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu hafta da kişi için ciddi anlamda zararları olabilecek bu tutumdan nasıl kurtulunabileceğine dair yöntemler paylaşacağım. Eğer geçen haftaki yazıyı henüz okumadıysanız, bu tutumun kişiyi intihara kadar sürükleyebilecek zararları olduğundan kısaca bahsetmiş olayım.

Okumaya devam et


4 Yorum

Mutluluk ve Ubuntu Felsefesi: “Ben yerine Biz”

Afrika’da çalışan antropolog bir kabilenin çocuklarına oyun oynamayı önerir. Çocukları meydana toplar. İleride görünen ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır. Çocuklara “Haydi, şimdi başlayın! Birinci olan meyveleri alacak!” der.

O an bütün çocuklar el ele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.

Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler; Okumaya devam et


1 Yorum

Mükemmeliyetçiliğin Zararları Nelerdir?

Geçenlerde yayınladığım “güçlü ve gelişime açık yönlerinizi nasıl geliştirirsiniz?” videomda bir örnek olarak bahsetmiştim. Onun üzerine gelen sorular nedeniyle daha detaylı ve sadece bu konuya odaklanan bir paylaşım yapmaya karar verdim.

Bu arada başlamadan şunu da belirteyim: Efenim, mükemmeliyetçilik sözlüğe göre tek L ile yazılıyor. Eskiden ben de “mükemmelliyetçilik” sanıyordum, değilmiş. Okumaya devam et


5 Yorum

Kaygılarınızdan Nasıl Kurtulursunuz?

Geçen hafta paylaştığım yazımda David Allen’ın İş Bitirici kitabından teknikleri paylaşmıştım. Gelen geri bildirimler doğrultusunda benzer yöntemle hazırladığım bir başka yazıyı paylaşmak istedim. Bu kez konumuz kaygılar ve endişeler. Bu konuda okumuş olduğum 3 farklı kitaptan çıkardığım, kendi hayatımda uyguladığımda faydasını gördüğüm “teknik” diyebileceğimiz yöntemleri paylaşacağım.

Okumaya devam et


2 Yorum

İş Bitirici Olmak: Stressiz Bir Yaşam İçin Planlama Hileleri

Bu biiiiir kitap özeti yazısıdır. Ama önce hikayesini anlatmalıyım.

Sene 2013. Birlikte çalıştığım yöneticim bana “İş Bitirici” kitabını önermişti. O dönemde çok fazla okumama rağmen sıra bu kitaba gelmemişti, sonra da aklımdan çıkıp gitti. Fakat bu arada hem kendi hayatımda çok sayıda projeyi ve iş modelini birlikte yürütmeye çalışırken zorlandığım zamanlar oluyor hem de hikayelerini dinlediğim danışanlarımdan alt satırlarda “işleri yetiştirememekten kaynaklı stres”i sık sık duyuyordum. Bu kitap bundan birkaç ay önce yeniden karşıma çıktı ve okumaya niyetlendim. Türkçe baskısının bitmiş olduğunu Okumaya devam et


6 Yorum

Kendi En İyi Versiyonuna Ulaşma Yolculuğu

FunOfis’e kardeş geldi! İsmi birada.

 

Yaklaşık 3 sene önce KFC ile bir yola çıkmıştık. Sonradan pek çok kez “çocuğum gibi” tabirini kullanacağım FunOfis’i yaratmıştık. Sevdiklerimizden, takipçilerimizden ve iş çevremizden o yolda çooook destek aldık, var olsunlar.

Yazdan beri yeni bir mevzu üzerinde çalışıyorduk. Okumaya devam et


1 Yorum

Hobi Edinmenin ve Hobilere Zaman Ayırmanın Yolları

Hobinizin ne olduğunu en son CV hazırlarken düşünenlerden değilsinizdir diye umuyorum. Çünkü eğer öyleyse muhtemelen CV’ye yazdığınız o hobi, iş görüşmesinde herhangi bir fark yaratmanızı sağlamayacağı gibi aslında pek bir hobiniz olmaması da muhtemeldir. Hobiler, kendimize zaman ayırmamız, mecbur olmadığımız alanlarda kendimizi geliştirerek keyif almamız, yeni insanlar tanımamız, kendimizle yepyeni maceralara yelken açmamız gibi pek çok olumlu sonucu beraberinde getirirken hobisini işe dönüştürenler için hayat biçimi halini de alabiliyor. Okumaya devam et


3 Yorum

Doğru Zamanda Doğru Şeyi Yapmak

Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar”da anlattığı bir hikaye vardır. Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şeyi anlatır. Bugün o hikayeyi paylaşacağım.

Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.

Okumaya devam et


5 Yorum

Daha Fazla Kahkaha, Daha Az Stres

1 saat kahkaha atmak, mutluluk hormonlarından olan endorfinin 24 saat boyunca yüksek oranda salgılanmasını destekleyerek gün boyu iyi hissetmemizi sağlar. Gülmek, stres seviyesini azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir. Bedendeki oksijeni artırarak beynin daha aktif çalışmasını sağlar. Bu da kişinin daha odaklı, yaratıcı ve üretken olmasıyla sonuçlanır. Başkalarıyla birlikte gülmek sosyal ilişkilerimizi iyileştirir. Kişileri kaynaştırır ve birbirlerine olan ön yargılarını kaldırarak daha empatik bir iletişim kurmalarını sağlar. Aynı zamanda sorunlarla daha kolay baş edilmesini sağlar.

Okumaya devam et


3 Yorum

Ülkece Daha Çok Gülebilmeyi Nasıl Başarırız?

  • En son ne zaman karnınızı tuta tuta kahkaha attınız?
  • Hayatınızda gülmekten sandalyeden düşmenize sebep olabilecek kişiler kimler?
  • Her gün içten gülmekten yanaklarınızın ağrıyacağı bir yaşam için şu anda yapmadığınız neler yapabilirsiniz?

Bazen sanki insanlar eskisi kadar neşeli değillermiş, olamıyorlarmış gibi geliyor. Sanki bundan 15-20 sene önce daha fazla kahkaha, daha fazla neşeli zaman, daha basit mutluluk kaynakları vardı. Bu dediğim klişe bir nostaljiden kaynaklanmıyor. 90’lar güzellemesi yapacak değilim lakin sanki teknoloji geliştikçe, yapay kaynaklar arttıkça su gibi oksijen gibi gülmek de bir doğal kaynak olarak azalıyor. Eğer bu yalnızca benim düşüncem değilse, ya bundan 20 sene sonra da bugünkünden daha az neşeli, daha az gülen, daha zor mutlu olan insanlara dönüşürsek? Düşüncesi bile dehşet verici!

Okumaya devam et


1 Yorum

Sadeleşme Akımı ile Az Aslında Çoktur

Robin Sharma “Unvansız Lider” kitabında iz bırakan ve 

dünyaya dokunan bir ilham kaynağı olmak için şu taktikleri verir:

  • Her ne yapıyorsanız işinizi o kadar iyi yapın ki insanlar gözlerini sizden alamasın.
  • Minimalist olun. Hayatınızın amacını, tutkularınızı basitleştirin. Küçük hedeflerle ilerleyin. Örneğin bugün 5 küçük hedefiniz olsun, 12 ayın sonunda 1825 hedefe ulaşmış olun.
  • Eleştirileri göz ardı edin, alaycıları görmezden gelin.
  • Dikkatinizin dağılmasını engellemek için düzenli olarak teknoloji detoksu yapın.
  • İnsanları tanıştığınız andan daha iyi bir durumda terk edin, onlara ilham verin.
  • Başarının sizi baştan çıkarmasını önleyin.

Okumaya devam et