Pek çok çalışan için ofis tasarımı hayati öneme sahip olabiliyor. Çalışanların, çoğu zaman evden çok ofiste vakit geçirdiğini düşünecek olursak, bunun sebeplerini anlamak çok da zor olmuyor elbette. Bu nedenle, nasıl ki artık evlerimizin dekorasyonunu bundan 40 yıl önceki gibi yapmıyorsak, ofislerimizi de o klasik “beyaz masa-beyaz duvar-siyah koltuk” kombinasyonunun sıkıcılığından kurtarmamız gerekiyor. Eskiden ben böyle ofislere “hastane gibi” diyordum, ki hastaneler bile artık renklenmeye, daha fonksiyonel hale gelmeye başladı. Sene 2017 olduğunda, dünya dijitalleşmeye ve çalışan doğum tarihleri 2000’lere doğru yaklaşmaya başladığında, artık “eğlenceli ofis tasarımı” bir lüks değil, bir gerekliliktir. En başta da iyi tasarıma sahip ofisler, çalışanlarda verimliliği ve motivasyonu artırdığı için bir gerekliliktir. Çünkü, her zaman her fırsatta aktarmaya çalıştığım gibi, insanlar “zorla” değil, “kendi istekleriyle” Okumaya devam et
Author Archives: selinyetimoglu
Kariyer Değişimi Hikayeleri: Bankacılıktan Koçluğa Uzanan Bir Yol
Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, sevgili Dilek Porsuk’a ait… Kendisi, içtenliğiyle, yol göstericiliği ve dostluğuyla yaşamımda özel bir yere sahip. 🙂
Önceki kariyerinin içeriği neydi?
1995 yılında master öğrencisi iken Bankacılık Sektöründe (istemeyerek) çalışmaya başladım. Aslında akademisyen olmayı çok istiyordum ancak üniversitelerde girdiğim dil ve bilim sınavlarında en yüksek puanları almama rağmen bir türlü mülakatlara çağrılmıyordum… Nedenini ilk başlarda anlamadım ancak daha sonra net net gördüm ”meğer o kadrolar zaten önceden seçilmiş insanlar için açılıyormuş”. Bu durumu fark ettiğim anda hemen iş aramaya başladım. Bankalarda sınavlara girdim ve ilk başvurduğum banka olan Pamukbank’ta çalışmaya başladım. Bankanın oryantasyon eğitimleri sırasında bize eğitim veren eğitimciye ilk sorum “sizin gibi eğitimler verebilmek için ne yapmam lazım?” oldu. Okumaya devam et
“You know the turnover rate is high in our sector.”
The most common phrase we hear for the staff circulation or labour cycle, and I think that is because it is more charming as it is not a Turkish phrase, is “turnover rate”. Turnover is a bad thing. It’s a good thing that it is low. If it goes up, then we should be panicking and questioning “what’s going on, where are the workers going, why are they leaving?!”
For the ones who heard for the first time, “Turnover 101: Introduction to Turnover” part is over. Okumaya devam et
Kariyer Değişimi Hikayeleri: Kurumsalı Bırakıp Pastane Açmak mı?
Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, ben henüz mini mini bir üniversite öğrencisiyken staj yaptığım Yapı Kredi Bankası’nda birlikte çalışma fırsatı bulduğum sevgili Merve Eskitaşçıoğlu’ndan geliyor. Bakalım, İnsan Kaynakları’ndaki kariyerini bir kenara bırakıp Emirgan’da şirin mi şirin bir pastane açmaya nasıl karar vermiş. 🙂
Bir Hayaliniz Varsa Ona Sıkı Sıkıya Tutunmalısınız. Neden mi?
Geçen sene İngiltere’ye ilk kez gidişimizin ardından, “nasıl olur da bugüne kadar Harry Potter’ın hiçbir filmini izlememiş oluruz?” diye düşünmeye başlamıştık. Bir sonraki İngiltere planımıza İskoçya’yı da dahil edince kendimize bir hedef koyduk; İngiltere’ye gitmeden önce tüm seriyi izlemiş olmalıyız! Ve hedefi kısa zamanda büyük ölçüde tamamladık. 🙂 Kalan kısmını da İngiltere’ye gittiğimiz ilk günlerde otel odalarında ve otobüs garlarında izleyerek bitirdik. Böylece J.K Rowling’in kitabı yazdığı cafeleri veya filmlerin çekildiği yerleri dolaşırken hedefimize ulaşmış durumdaydık. Fakat başlıkta bahsettiğim, sıkı sıkıya tutunmamız gereken hayal bu değil elbette. J.K. Rowling’in hayallerinden bahsedeceğim şimdi biraz.
Belki daha önce hiç duymadınız ancak arkadaşlarının ona hitap ettiği isimle JO’nun hayatı hiç de kolay değilmiş bu kadar ünlü olmadan önce. Okumaya devam et
Kariyer Değişimi Hikayeleri: İngilizce Öğretmenliğinden Ebeveyn ve Öğrenci Koçluğuna…
Bu haftanın Kariyer Değişimi Hikayesi, ortak bir arkadaşımızın bizi tanıştırmasının ardından hem iş ortağı hem dost olduğumuz sevgili Esin Aybar’dan geliyor.How to Request a Reference Letter?
Even though it is not common in Turkey, some companies can require reference letters for job applications, like almost all academic programmes including “2 reference letters” in required documents list for applications. At this point, both students and professionals start to think “how and from whom I will get this reference letter”. My advice is, if you are in academic life, it is best request it from the academic in the highest position who also knows about you. It similarly applies to professional life, it would be the wisest to request it from a manager having the highest title or largest network, again who also knows about you. Okumaya devam et
Kariyer Değişimi Hikayeleri: İnsan Kaynakları’ndan Butik Çiçekçiliğe…
Bu haftaki Kariyer Değişimi Hikayesi, sevgili Müge Arı Şenikoğlu’ndan…
Önceki kariyerinin içeriği neydi?
Kurumsal kariyer hayatıma İnsan Kaynakları – İşe Alım tarafında danışmanlık firmasında çalışarak başladım. Daha sonra yine İnsan Kaynakları alanında şirket tarafına geçerek Akbank İşe Alım ekibinde devam ettim. Son olarak, Ericsson’da Orta Doğu İşe Alımları için destek verdim.
Şimdiki kariyerinin içeriği ne?
Şu an Maslak’ta kişiye ve kurumlara özel butik çiçek tasarımı hizmeti sunan bir dükkanım var. Okumaya devam et
Değerlendirme Merkezi Uygulamalarıyla İlgili Sık Sorulan Sorular
Bugüne kadar Bankacılık’tan İlaç’a, Telekom’dan Üretim’e dek neredeyse tüm sektörlerden ve hemen hemen her departmandan, hatta zaman zaman başka ülkelerden adayları Assessment Center’a hazırladım. Kimi terfi etmek için, kimiyse işe alım sürecinin bir aşaması olduğu için değerlendirme merkezi uygulamalarına katılmak zorundaydı. Sürece hazırlanmasına kişiye özel prova yaparak katkı sağladığım adayların tamamının süreci olumlu tamamlandı. Çünkü değerlendirme merkezinde Okumaya devam et
Kariyer Değişimi Hikayeleri: Yola Reklamcılıkla Çıkmıştı…
Son zamanlarda çevremde git gide daha fazla kişiden kariyer değişikliği isteği duyuyorum ancak cesaretsizlik nedeniyle hep mutsuz olduğunu düşündükleri hayatı yaşamaya devam ediyorlar. Bu nedenle cesur adımlar atarak hayalinin peşinden giden arkadaşlarımdan hikayelerini bir röportaj şeklinde aktarmalarını rica edeceğim bir yazı dizisi hazırlayarak blogumda paylaşmaya karar verdim. İlk röportaj sevgili Tolga V. Hancı’nın hikayesi.
İlham olması dileğiyle, keyifli okumalar…
Önceki kariyerinin içeriği neydi? Okumaya devam et
Human Resources, AKA, A House of Cards Department
There is a common complaint I often hear from my friends who are working in Human Resources department and observe in companies from different sectors: “nobody likes us”. If you are reading this article as a Human Resources professional, you know the feeling. On the other hand, if you’re a professional from a different department, I am pretty sure you have some thoughts like “but you are like this, you act like that”. Maybe it is hard for you to believe but we have actually different tasks than wearing fancy clothes and walking on the plaza halls, having fun (!) with asking insulting questions to candidates during interviews, giving payroll/workpapers, organizing company dinners once in a while, gossiping about other employees and enjoying (!) low performance levels. Okumaya devam et
Şu Anda Yaşadığınız Hayat Kimin Tercihi?
Geçen hafta Harvard Business Review’da bir yazı yayınlandı. Kabir Sehgal tarafından kaleme alınan yazının başlığı ”Neden aynı anda (en az) iki farklı kariyeriniz olmalı?” ve yıllardır savunduğum, hatta savunmanın yetmediği üstüne bir de yürüdüğüm kariyer yolunun avantajlarından bahsediyordu. Yazıyı paylaştığımda sosyal medyadan gelen tepkileri görünce bu konunun, pek çok kişinin derdi olduğunu gördüm. Aslında bugüne dek çalıştığım danışanlarımdan ve mutluluk atölyesine katılan kişilerden de duyduğum bir ihtiyaç bu. Pek çok kişi, şu anda yaptığı şeyden memnun olmadığını biliyor fakat ne yapması gerektiğini veya nasıl yapacağını bilemiyor.


