selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


3 Yorum

Daha Mutlu Çalışmanın Sırrı Ne?

Hiçbir iş mükemmel değildir ve muhakkak herkesin işiyle ilgili daha iyi olmasını isteyeceği noktalar vardır. Bazı kısımlarından şikayetçi olmak işinizde mutlu olmadığınız anlamına gelmeyebilir. Fakat aşağıdaki maddeler size tanıdık geliyorsa işinizde mutlu olmadığınızı söyleyebiliriz. Gelin mutluluktan önce biraz mutsuzluk üzerine konuşalım.

Yazımın devamını Harvard Business Review’a buradan giriş yaparak okuyabilirsiniz.

 

Bundan böyle her ay HBR blog’da yazacağım yazıların ilkinde iş yerinde daha mutlu olmanın sırlarını paylaşıyorum.

Keyifli okumalar. 🙂


2 Yorum

Uzun Zamandır Yerinizde Saymanızın Sebepleri

Bildiğiniz gibi işimin önemli bir kısmı kariyer alanında koçluk ve danışmanlık yapmaktan oluşuyor. Birlikte çalıştığım kişilerin çoğu 30 yaş üstü olup en az 2-3 senedir aynı şirkette aynı pozisyonda çalışan kişiler. Kimi zaman daha vahim tablolar da oluyor elbette. Oldukça kurumsal şirketlerde 10 yıldır aynı pozisyonda takılıp kalan daha uç örneklerle de karşılaşılabiliyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kriz İş Dünyasını Nasıl Etkiler?

İşten çıkarmalar bir süredir devam ediyor. Kiminle konuşsam “bir grup çalışan çıkarıldı” diyor. Şirketin sonraki adımlarından haberdar olan stratejik konumdakiler “bir grup daha çıkarılacak” diyor.

Ekonomik nedenli küçülmelerde her şirketin politikası farklı olabilir. Kiminde “son giren ilk çıkar” ilkesi uygulanır. Okumaya devam et


3 Yorum

Evden Çalışanlar İçin Verimli Ofis Düzeni

Geçtiğimiz hafta, şirketlerdeki açık ofis düzeninin neden verimsiz olduğuna dair yazmıştım. Bu kez ev-ofis çalışanlar için verimlilik konusunu ele alacağım.

 

Tam olarak 2,5 senedir evden çalıştığım için pek de tevazu göstermeden bu konuda bir miktar deneyimli olduğumu söyleyebilirim. Evden çalışma modeli, sınırları koymadığınız sürece yeryüzünün gelmiş geçmiş en verimsiz çalışma çabası olabilir. Bir kere orası tam olarak ev mi ofis mi, ne sizin beyninizde ne de Okumaya devam et


3 Yorum

Açık Ofiste Çalışmak Ne Kadar Verimli?

Son yıllarda işteki verimlilik üzerine sohbet ettiğim pek çok kişiden aynı şeyi duyuyorum: “Açık ofiste odaklanarak çalışamıyorum!” Açık ofisler, az metrekarede çok iş gücü çalıştırma isteğinin bir sonucu olarak ortaya çıkarken uydurulan kılıf “sürekli iletişim” olmuştu. Oysaki “yonca” da denen kübik masalarda aralarına 50 cm paravan koyulan kişiler birbirlerinin yüzünü görmek için ayağa kalkmak zorunda kalırken ortamın sesi dolayısıyla beynin yorulma hızı da her geçen gün katlanarak artıyordu. Dolayısıyla ortada ne iletişim kalıyordu ne de verim. Üstelik bu ortamların daha öfkeli bireyler yaratıp Okumaya devam et


2 Yorum

Müzakerecileştirebildiklerimizden misiniz?

İş hayatında her gün bambaşka müzakereler içinde buluyoruz kendimizi. Eğer satış gibi bir işimiz varsa ismi konmuş müzakerelere planlı bir şekilde girişiyoruz. Çoğu zamansa plansız ve isimsiz gelişiyor süreç. Orta yolu bulmak mı lazım yoksa dediğim dedik tutumu elden bırakmamak mı? Yumuşak yüzlü mü olmalı, “poker-face” mi? Ne zaman uzlaşmalı, taviz vermeye nerede başlamalı, ne olursa tartışmanın vakti gelmiştir, ne olursa kapıyı çarpıp çıkmalısınız…

Müzakerelerde kazanan tarafların yaklaşık %60’ı “Müzakere Sanatı”nı iyi bildikleri için kazanıyorlar.

Genelde 2 gün süren Müzakere Becerileri gibi eğitimler almak, iyi müzakereci tecrübeli profesyonellerin yanında pişmek, 8 hafta süren online Harvard Business School derslerinden almak Okumaya devam et


2 Yorum

Kariyer Değişimi Hikayeleri: Muhasebeden Pazarlama ve Satış Analiz Danışmanlığına

 

Bu sefer kariyer değişimi hikayemiz sevgili Serkan Uygur’un hikayesi…

Önceki kariyerinin içeriği neydi?

İlk iş hayatıma, Sanmod Tekstil’de muhasebe bölümünde çalışarak başladım. İlerleyen yıllarda, SMMM bürosunda ve ardından Teknosa Genel Müdürlüğünde Muhasebe departmanında çalıştım.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Yaşamında Duygularınızı Dengede Tutabiliyor musunuz?

Duygular insan yaşamın bir parçası olmakla beraber, her zaman yaşama eşlik eder ve yaşamın rengidir. Duygular bir histir, aynı zamanda bir sezgidir. Duygular her zaman yönlendiricidir ve yaşananlara anlam katar. Duygular kişinin iç dünyasını yansıtır. Duygular diğer insanlarla olan ilişkileri etkileyen unsurlardır. Duygular ve düşünceler sürekli olarak etkileşim halindedir. Duygular düşüncelerden etkilenir, düşünceler de duygulardan etkilenir. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Koçluk Tarzı Yöneticilik Modeli

Artık yöneticilik becerisi denen, liderlik yetkinliği olarak beklenen şey: “höt höt” tarzı, dediğim dedik, sadece emreden direktif veren, dahil etmeden iş sonuçlarına göre yargılayan, sormadan kesip biçen “müdür”ler değil. Ve size bir sır vereyim mi? Bu değişim dün gece gerçekleşmedi! Oldukça uzun bir zamandır böyle bu. Terfi veya işe alım süreçlerinde kullanılan değerlendirme merkezlerinde, sorgulanan pozisyon yöneticilik yetkinliği gerektirdiği anda sorgulanmaya başlanan liderlik becerisi aslında koç yöneticilik veya koçvari yöneticilik dediğimizdir. Ve şimdi çoğu Y kuşağı olan astlarınızın da beklentisi ve ihtiyacı tam olarak bu yönde. Bir yönetici olarak onlara direktif vermek yerine koçluk yapmak bir işi en etkili yöntemle yapmalarını, kendilerine daha çok güven duymalarını ve inisiyatif kullanma becerilerini artırır.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kariyer Değişimi Hikayeleri: İnsan Kaynakları’ndan Dijital Pazarlama’ya Geçiş

Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, hayatıma ilk kez 17 yaşımdayken dershanede sınıf arkadaşım olarak giren, sonrasında dostluğumuzun Boğaziçi’nde devam ettiği, hatta İstanbul’un en harika manzarasına sahip yurtta oda arkadaşı bile olduğumuz sevgili Sibel’den geliyor. 🙂

 

Sibelcim, bize önceki kariyerinin içeriğinden bahseder misin? Okumaya devam et


2 Yorum

Kariyer Değişimi Hikayeleri: Bankacılıktan Koçluğa Uzanan Bir Yol

Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, sevgili Dilek Porsuk’a ait… Kendisi, içtenliğiyle, yol göstericiliği ve dostluğuyla yaşamımda özel bir yere sahip. 🙂

 

Önceki kariyerinin içeriği neydi? 

1995 yılında master öğrencisi iken Bankacılık Sektöründe (istemeyerek) çalışmaya başladım. Aslında akademisyen olmayı çok istiyordum ancak üniversitelerde girdiğim dil ve bilim sınavlarında en yüksek puanları almama rağmen bir türlü mülakatlara çağrılmıyordum…  Nedenini ilk başlarda anlamadım ancak daha sonra net net gördüm ”meğer o kadrolar zaten önceden seçilmiş insanlar için açılıyormuş”. Bu durumu fark ettiğim anda hemen iş aramaya başladım. Bankalarda sınavlara girdim ve ilk başvurduğum banka olan Pamukbank’ta çalışmaya başladım. Bankanın oryantasyon eğitimleri sırasında bize eğitim veren eğitimciye ilk sorum “sizin gibi eğitimler verebilmek için ne yapmam lazım?” oldu. Okumaya devam et


4 Yorum

Kariyer Değişimi Hikayeleri: Kurumsalı Bırakıp Pastane Açmak mı?

Bu haftaki kariyer değişimi hikayesi, ben henüz mini mini bir üniversite öğrencisiyken staj yaptığım Yapı Kredi Bankası’nda birlikte çalışma fırsatı bulduğum sevgili Merve Eskitaşçıoğlu’ndan geliyor. Bakalım, İnsan Kaynakları’ndaki kariyerini bir kenara bırakıp Emirgan’da şirin mi şirin bir pastane açmaya nasıl karar vermiş. 🙂

Okumaya devam et