Bence;
Hayatının aşkını bulman için kaç deneme yapman gerektiyse, hayatının işini bulmak için çalışıp ayrıldığın şirket sayısının o kadar olması da normal.
Bunu benim gibi CV’sinde 175 ayrı iş tecrübesi olan Okumaya devam et
Genel olarak iş hayatıyla ilgili yazı ve yorumlar bu başlık altında yer almaktadır.
Bence;
Hayatının aşkını bulman için kaç deneme yapman gerektiyse, hayatının işini bulmak için çalışıp ayrıldığın şirket sayısının o kadar olması da normal.
Bunu benim gibi CV’sinde 175 ayrı iş tecrübesi olan Okumaya devam et →
Mehmet Erkan, 6 ay önce Kariyer Dergi’de yazmış, ben yeni okudum tabii. Okuyup bitirdikten sonra sordum kendime, sahi n’apıyoruz biz?
Yazıda özetle diyor ki, koca koca adamlarsınız, ama hayatınızın en önemli olayı kim hangi mailde TO’ya kimleri hangi sırayla koymuş.
Her zaman maili “saygılarımla” diye bitiren çalışanım neden bu kez “bilgilerinize” diye bitirmiş. Okumaya devam et →
Bir seminerinde Doğan Cüceloğlu anlatmıştı; 1970’te iletişim sözcüğü Türkçe’de yokmuş, 1972’de kullanılmaya başlanmış, o zamana kadar bu tanımı hangi sözcükle ifade edeceklerini bilemiyorlarmış.
İlk yıllarda bugünkü gibi mi kullanılıyordu bilinmez, ancak 42 yıllık geçmişi boyunca Okumaya devam et →
Kimse işinden %100 memnun değilken, çalışan insanların yaklaşık yarısı işinden oldukça mutsuz görünürken neden çalışmaya devam ettikleri konusunda bir süredir düşünüyorum ve araştırmalarımı bu konu üzerinde sürdürüyorum.
Bu arada rastladığım Blogger Alison Green’in Okumaya devam et →
Bir 14 Şubat’ı daha geride bıraktık. Kalp şeklinde balonlar, her köşe başında çiçekçi derken, klişelere inat lahmacunun bile kalp şeklinde olabileceğini gösteren kliplerle de güldük eğlendik. 🙂
Bugünün anlam ve önemi sebebiyle ofislerde “kime gelen çiçek daha büyük” Okumaya devam et →
Bugünlerde insanların gerçekten sevdiği, seveceği, sıkılmayacağı, sabahları neşeyle gideceği işler bulması kolay değil biliyorum. Ancak imkansız da değil.
Bir şeyi gerçekten istersen, ne pahasına olursa olsun ona ulaşmanın yolunu Okumaya devam et →
Neresinden başlasam anlatmaya bilemiyorum. Güzel heyecanlar yaşıyorum bir süredir. Sık sık buluşmalar, online toplantılar, okuyup araştırmalar, içerik hazırlamalar derken yaklaşık 3 aydır zihnimden ve ruhumdan heyecanın eksik olmamasını sağlayan projeler artık “insan içine çıkmaya” hazır hale geldi. Duyulmaya, konuşulmaya, yazılmaya, çizilmeye hazır olması için önce tam olması, tamam olması, içe sinmesi gerekiyordu.
Markalara ofis kiralama uzmanı olan Regus, ofis dışı çalışma sistemleriyle ilgili bir araştırma yapmış. Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 80 ülkede 16 bin kişiyle yapılan bu araştırmaya göre ülkemizde profesyonellerin %58’i haftanın yarısında ofis dışından çalışıyormuş. Bu oranla Okumaya devam et →
CV’yi parlatın cilalayın cillop gibi olsun öyle iş başvurusu yapın diyoruz diye bazı yanlış anlaşılmalar da olmuyor değil. Okumaya devam et →
Farkında bile olmadan her gün pek çok farklı markayı temsil ediyoruz. Babamızın evindeyken uslu çocuk figürünü, bir aile ahbabının düğününde soyadımızı temsil ediyoruz. Öğrenciysek okulumuzu, çalışıyorsak ofis dışında şirketimizi temsil ediyoruz. Hatta bu yüzdendir ki bazı şirketler çalışanlarının şirket dışında da Okumaya devam et →
Hepimiz her sabah uyanıp sirklerimize gidiyoruz. Yanlış anlaşılmasın ben sirkleri çok severim. Orada işini layıkıyla yapmak için çabalayan, mesleğine ömrünü adamış farklı farklı yeteneklere sahip insanlar görürsünüz.
Çalıştığımız kurumlar da bu yüzden sirklere benzer. Tek fark şudur: Okumaya devam et →
“Her iş ilanında en az … yıl deneyim istiyorlar. Yeni mezunum ben, nasıl deneyimim olabilir ki” haykırışının bir kaçış yolu olduğunu düşünüyorum. Onu oraya yazan insanlar hem yeni mezun olup hem de deneyim sahibi kişileri görüp de yazmıştır zira.
Bkz. burada görülmüşü var.
Bkz. burada yapılmışı da var.