selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

10 Ways to Like Your Job Even If You Do Not Love It

  1. Try to change your task definition: If you like your job generally, but only have a few little issues that you cannot tolerate anymore, share your thoughts with your manager to make changes. If possible, ask for a new task sharing.
  1. Take part in different projects and teams: If you are bored of always working with the same teammate or if one of those colleagues is the reason why you do not like your job, create an opportunity to work with your new colleagues.

Okumaya devam et


1 Yorum

Z Kuşağının Çalışacağı İşlerin %65’i, Şu Anda Dünyada Var Olmayan İşler!

ManpowerGroup tarafından yapılan ve 43 ülkeden 18.000 işverenin katıldığı Yetenek Devrimi (The Skills Revolution) araştırmasına göre istihdam piyasasının geleceği parlak görünüyor. Araştırmaya göre, her beş işverenden biri (%19), geleceğin iş dünyasına adapte olunabildiği takdirde teknolojik gelişmelerin iş imkânlarını artıracağını, her 10 işverenden altısı (%64) ise çalışan adaylarının doğru becerilere sahip olması ve öğrenmeye, uygulamaya ve adaptasyona hazır olması halinde çalışan sayısını aynı tutacağını ya da artıracağını belirtiyor. İşverenlerin %90’dan fazlası ise Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kurumsal Koçluk Almanın Şirketlere Faydaları

Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt, hayatında aldığı en iyi tavsiyenin “koçluk almak” olduğunu söyler.

Bill Gates’e göre, herkesin mutlaka bir koçu olmalıdır.

Önemli yatırımcılardan Fred Wilson ise, özellikle ilk kez yönetici koltuğuna oturanların koçluk desteği almasına yönelik prosedürler geliştiren firmalara yatırım yaptığını söylüyor.

Okumaya devam et


1 Yorum

Bilinmezlikler Fobiniz Değil, Hobiniz Olsun!

Bilinmezlikleri genellikle sevmeyiz, hatta onlardan korkarız. Bu nedenle sürekli bir şeyleri bilmek ve kontrol etmek isteriz. Ancak “aşırı kontrolcülük” alışkanlığı kişiyi mutsuz eden bir unsur. Hayatımızdaki kişileri, olayları ve sonuçları, hatta bazen meteorolojiyi bile kontrol etmek istiyoruz. Kontrol davranışı bir noktaya kadar iyidir, bizi tehlikelerden korur. Ancak aşırı kontrol de hayatımıza ciddi anlamda zarar verebilir. Nasıl mı?

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Tebrikler Artık Bir Yöneticisiniz! Peki Şimdi N’olacak?

Bugün üniversite öğrencisinden tecrübelisine kadar çoğu kişinin kariyer hedefi “yönetici olmak”. Yöneticilik, çalışma hayatının yaklaşık ilk 10 yılındayken bakıldığında “zirve” olarak görünen bir “ara istasyon”. Yönetici olmak, maalesef kimliğimizin unvanlarla belirlendiği bu kapitalist dünyada önemli bir hedef. Herkes bir yönetici olmak için gerekli adımları atmaya çalışıyor fakat çok az kişi iyi bir yönetici olmak için gerekli adımları biliyor, merak ediyor veya o adımları atıyor. Bir sabah uyanıyor ve yönetici olmuş. Bu aslında yepyeni krizler, çözülmesi gereken yepyeni sorunlar ve yönetilmesi gereken bambaşka bir organizasyon anlamına geliyorken, çoğu zaman kişiler bu sürece özel bir hazırlık yapmıyorlar, doğal yetenekleri varsa ne mutlu, yoksa şimdi uğraş dur bakalım. Okumaya devam et


3 Yorum

Turnover oranı %0 olan bir teknoloji firması: Yok Artık!

Şimdi size iş yerinde mutluluk konusunda aşmış bir şirketten bahsedeceğim. Sıkı tutunun, kemerlerinizi bağlayın, zira çılgın uçacağız.

Başlamadan önce, hiç şaşırmayacağınız bir not: Bu şirket Türkiye’de faaliyet göstermiyor. İsmi Next Jump olan, ABD menşeili, birkaç ülkede faaliyet gösteren tatlış mı tatlış bir teknoloji firması. Bir yazılımları var, bu yazılım üzerinden, şirketler kendi çalışanlarına farklı yan haklar sunabiliyor, puan toplayarak bebek bezi almaktan tatile gitmeye kadar çok geniş bir yelpazede hizmetlere ulaşılmasını sağlayan bir platform. Yani şirketlerde çalışan bağlılığını artırma misyonuna sahip bu şirket, bağlılık konusunda süper über bir noktada, öyle ki CEO’nun 2013 yılında yapılan bir röportajına ulaştım. Adamcağız diyor ki, “bugüne kadar (1994’ten 2013’e kadar yani) buradan istifa eden olmadı, zaten bizde işten çıkarma yapmak da yasak, dolayısıyla kadro değişmedi.”

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Assessment Center (Değerlendirme Merkezi Uygulamaları)’a nasıl hazırlanılır?

Her hafta, değerlendirme merkezi (assessment center) uygulamasına katılacak olan ortalama 4 kişiye prova yaptırıyorum. Bugüne kadar, yeni mezunundan genel müdür yardımcısına dek pek çok adayla çalıştım ve onlara önlerindeki bu önemli sürece en iyi şekilde hazırlanmaları için destek oldum. Bugüne kadar iş simülasyonu, değerlendirme merkezi veya assessment center uygulaması olarak bilinen bu süreçte yüzlerce adayla çalışma fırsatım oldu. Amacım bunların bir kısmında karşımdaki kişiyi gerçekten terfi ettirmek veya işe almakken, bir kısmındaysa kişinin çalıştığı şirkette yükselmesi için veya işe alım sürecindeki son aşamayı da başarıyla atlatması için gerekli önkoşul olan bu sürece daha hazır ve özgüvenli bir şekilde girebilmesini sağlamaktı. Tüm bu çalışmalar sonucunda gördüm ki, her bireyin farklı artı ve eksileri olduğu gibi hemen herkeste ortak olan gelişim alanları da var. Kişinin kendine has güçlü yönlerini keşfetmesi ve parlatması, zayıf yönlerini keşfetmesi ve geliştirmesi için neler yapmak gerektiğini paylaşmam, geri bildirim verebilmem için elbette oturup gerçek bir assessment center uygulamasını veya provasını baştan sona yapmam gerekli. Ancak daha genel olarak değerlendirme merkezine nasıl hazırlanılır sorusuna cevap verebilmek için bu yazıyı paylaşmaya karar verdim. Okumaya devam et


3 Yorum

Öfke Yönetimi Konusuna Gelmeden Önce; Öfkeyi Önlemenin 7 Yolu

Hadi itiraf edelim, hepimizin çevresinde aynı ortamda bulunmaktan hoşlanmadığı kişiler var. Kimi iş arkadaşına, kimi müşterisine, kimi yöneticisine asıl söylemek istediklerini değil de söylemesi gerekenleri söyleyerek “idare ediyor”, bazen de edemiyor. Bir de aynayı öte tarafa çevirelim. İnsanlar doğru olduğunu düşündüğü davranışları yapar, faydalı olduğunu düşündüğü sözleri söyler. Çoğu zaman çoğu kişi, kabalık etmek amacıyla kabalık etmez, aslında normal olduğunu hatta belki kibarlık ettiğini düşünüyordur fakat ağzından çıkan sözle, beden diliyle, mimikleriyle kabalık edebilir. Kime sorsanız iş yerindeki kişilere iyi davranıyordur, iyi bir çalışma arkadaşı, düşünceli bir yönetici, kolay bir müşteridir. Çoğunluk Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kendine en uygun kariyer hedeflerini 12’den vuracak bir OK atabilmek

İngiltere’de yaşayan İngiliz bir baba, oğlunun meslek seçim sürecinde koçluk yapmam için bana ulaştığında çok şaşırmıştım. O an, gerçekten uzmanlık denen şeyin dünyanın her yerinden ulaşılabilir olması gerektiğini düşündüm. Sadece kariyer koçluğu için konuşmayalım, dünyanın her yerinde farklı farklı uzmanlık alanları var ve teknolojinin mesafeleri azaltması her birimiz için bu uzmanlıkları daha ulaşılabilir kılıyor.

Okumaya devam et


15 Yorum

İş başvurularınıza neden dönüş alamıyorsunuz?

Linkedin’de son dönemde karşıma sık sık çıkan bir tartışma var. Biri diyor ki, “6 aydır iş bulamıyorum”, öteki cevaben diyor ki “sen yine iyisin ben 9 aydır bulamıyorum” bir sonraki hepsine cevaben “ben 1 senedir bulamıyorum”… Yarıştıracak elimizde son olarak bu kalmış olsa gerek, benim iş bulamama sürem seninkini döver!

Bunun bir de başvuru sayısını yarıştıran versiyonu var, ben 238 başvuru yaptım sen 129 falan…

Geçtiğimiz ay koçluk yapmaya başladığım danışanım ilk seansımızda, not tuttuğu sayfaları gösterip dedi ki “Tam 1 senedir iş arıyorum, bakın buraya da her başvurduğum iş ilanını not ediyorum. 250 tane oldu. Artık hedefim iş bulmak değil, görüşmeye çağrılmak.”  Okumaya devam et


Yorum bırakın

2016, her şeye rağmen iyi ki geldin ve büyüttün bizleri…

Yeni bir yıl demek çoğu zaman yeni başlangıçlar demektir, ya da en azından biz öyle olsun isteriz. Beyaz sayfaları severiz çünkü. İsteriz ki, yaşadığımız olumsuz durumlar hayatımızdan komple gitsin. Bunun için yeni bir yıl her zaman güzel bir zaman olarak kabul edilir. Eski yıl giderken sanki rahatsız olduğumuz ne kadar durum varsa onları da alıp gidecekmiş, 1 Ocak sabahı bambaşka bir dünyaya uyanacakmışız gibi düşünmeyi seviyoruz sanırım.

Sertab Kendime Yeni Bir Ben Lazım şarkısında “Bu sene iyi geçmedi söylemem lazım” derken Mirkelam da “geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam…” diyordu bir şarkısında. İkisinin ortasına gerçek hayat diyorum ben. Okumaya devam et


Yorum bırakın

İş Arkadaşına Teşekkür Etmek İçin 175 Dolar Veren Adam

KURUMSAL-TESEKKUR-UYGULAMALARILaszlo Bock, Google’ın People Operations (İnsan Kaynakları’nın gelişmiş versiyonu) Direktörü. Geçen sene bir kitap yazdı, ismi Work Rules!. Tam bir Google çalışanına yakışır nitelikte eğlenceli bir dili var. Daha önemlisi, iş dünyasının geleceğine dek çok güzel örnekler paylaşıyor. Gelecek diyorum çünkü kişisel öngörülerime göre, Türkiye iş dünyasının 10 yıl sonraki ortalaması Google’ın bugününe yakın olacak.

 

Şimdi efenim, hepimiz biliyoruz ki takdir-teşekkür iş hayatının olmazsa olmaz motivatörlerinden. Çalışan bağlılığı araştırmalarından çalışanların diğer tüm yakarış/isyan mekanizmalarına dek her yerde görüp duyabildiğimiz bir insan ihtiyacı. Herkes takdir edilmek istiyor, yaptıkları görülsün istiyor, oradaki varlığı fark edilsin ve beğenilsin istiyor. Sosyal medyada sürekli paylaşımlar yapıyoruz, hatta bazen oradan gelecek 3-5 like için Okumaya devam et