
Hepimiz zaman zaman o tanıdık duyguyla uyanıyoruz. Sabah alarm çaldığında “of ya yine mi iş” düşüncesi… Giyinip yola çıktıktan sonra bile ayakların geri geri gitmesi… Gün içinde sık sık gelen “buradan kurtulmam lazım” sıkışmışlığı…
Bazen bilgisayarın kapağını açmak veya bekleyen o onlarca e-postaya cevap vermek bir dağa tırmanmak kadar zor geliyor. Eski bir İK’cı olarak söyleyebilirim ki, bu durum sadece yorgunluk değil, bazen ruhumuzun “bir dur ve bak” deme şeklidir.
Kariyer koçluğu seanslarımda en sık duyduğum cümlelerden biri şu:
Okumaya devam et
İşler her geçen gün değişiyor. Personel İşleri’nden İnsan Kaynakları’na dönüştü bizimki. Çünkü personel denilenin robot değil de “insan” oldukları fark edildi ve bu sözcüklere yansıdı ancak hala “kaynak” olarak gören sistem pek değişmedi. Arada bir “İnsan Kıymetleri” diyelim gibi sesler çıksa da henüz o konuda fikir birliğine varılamadı. Şimdiyse konumuz Çalışan Deneyimi. Ki ismi ne olursa olsun devir deneyim devri.
Laszlo Bock, Google’ın People Operations (İnsan Kaynakları’nın gelişmiş versiyonu) Direktörü. Geçen sene bir kitap yazdı, ismi
Tüm beyaz yakalıların bir gün mutlaka online olarak yolunun düştüğü Kariyer.net’e yolum