selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


3 Yorum

Ülkece Daha Çok Gülebilmeyi Nasıl Başarırız?

  • En son ne zaman karnınızı tuta tuta kahkaha attınız?
  • Hayatınızda gülmekten sandalyeden düşmenize sebep olabilecek kişiler kimler?
  • Her gün içten gülmekten yanaklarınızın ağrıyacağı bir yaşam için şu anda yapmadığınız neler yapabilirsiniz?

Bazen sanki insanlar eskisi kadar neşeli değillermiş, olamıyorlarmış gibi geliyor. Sanki bundan 15-20 sene önce daha fazla kahkaha, daha fazla neşeli zaman, daha basit mutluluk kaynakları vardı. Bu dediğim klişe bir nostaljiden kaynaklanmıyor. 90’lar güzellemesi yapacak değilim lakin sanki teknoloji geliştikçe, yapay kaynaklar arttıkça su gibi oksijen gibi gülmek de bir doğal kaynak olarak azalıyor. Eğer bu yalnızca benim düşüncem değilse, ya bundan 20 sene sonra da bugünkünden daha az neşeli, daha az gülen, daha zor mutlu olan insanlara dönüşürsek? Düşüncesi bile dehşet verici!

Okumaya devam et


1 Yorum

Sadeleşme Akımı ile Az Aslında Çoktur

Robin Sharma “Unvansız Lider” kitabında iz bırakan ve 

dünyaya dokunan bir ilham kaynağı olmak için şu taktikleri verir:

  • Her ne yapıyorsanız işinizi o kadar iyi yapın ki insanlar gözlerini sizden alamasın.
  • Minimalist olun. Hayatınızın amacını, tutkularınızı basitleştirin. Küçük hedeflerle ilerleyin. Örneğin bugün 5 küçük hedefiniz olsun, 12 ayın sonunda 1825 hedefe ulaşmış olun.
  • Eleştirileri göz ardı edin, alaycıları görmezden gelin.
  • Dikkatinizin dağılmasını engellemek için düzenli olarak teknoloji detoksu yapın.
  • İnsanları tanıştığınız andan daha iyi bir durumda terk edin, onlara ilham verin.
  • Başarının sizi baştan çıkarmasını önleyin.

Okumaya devam et


2 Yorum

Mindfulness-2: Bilinçli Farkındalıkla Yaşamanın Yolları

Geçtiğimiz hafta paylaştığım “Mutluluk Bilinçli Farkındalıkla Nasıl Artar?” başlıklı yazıda bilinçli farkındalık, popüler tabir ile mindfulness’ın ne anlama geldiğinden ve mutluluk seviyemizi nasıl artırdığından bahsetmiştim. Bugünse, kendi hayatımızı daha farkında yaşayabilmek için bizim neler yapmamız gerektiğinden bahsedeceğim.

Okumaya devam et


5 Yorum

Mutluluk, Bilinçli Farkındalık ile Nasıl Artar?

İlk kez duyanlar için bilinçli farkındalığın, yani popüler deyişle mindfulness’ın tanımını yaparak başlayalım. Hani bazen yemek yemeye başlarsınız sonra bir bakarsınız bütün tabağı silip süpürmüşsünüz ve dersiniz ki “aa ne ara yedim ben bunu”. Hani bazen gün içinde durup “ütünün fişini çekmiş miydim” veya “evin kapısını kilitledim mi” diye düşünürsünüz. Hani bazen de eve vardığınızda yolu hiç hatırlamıyor olursunuz. Hani bazen de, buzdolabının kapağını açıp bir an durur ve Okumaya devam et


3 Yorum

Başkalarını Nasıl Değiştirebilirsiniz?

Aslında sadece Instagram’da yazıp geçecektim bu konuyu. Yazdım da yetmedi yani içim soğumadı mı desem nasıl anlatsam bilmiyorum. En iyisi bir yerden başlamak. 🙂

 

Yıllardır kitaplıkta okunmayı bekleyen kitaplardan daha önce “Nasıl Daha Fazla Kitap Okuyabiliriz?” başlığında bahsetmiştim. O kitaplar arasında gözümü en çok korkutanlardan biriydi Tanrılar Okulu. Bu yüzden de yıllardır erteliyordum sayfalarını çevirmeyi. Okumaya devam et


4 Yorum

Mutlu Olun! Gülümseyin! Çekiyorum…

Reklamcı değilim, sıradan tüketiciyim. Bu sıradanlığımla yorumlayacağım bir reklam mevzuu var. Geçtiğimiz yıllarda reklamlarda mutluluk savaşlarına tanık olmuştuk. Kısaca hatırlatmak gerekirse, Eti’nin bin yıldır bildiğimiz klasik reklam cingılı “Bisküvi denince akla, hemen onun adı gelir… Eti, Eti, Eti…” birkaç yıl önce “Mutluluk denince akla, hemen onun adı gelir…” olarak yeniden söylendi. Bu atakla Eti, en büyük rakibi Ülker’den rol çalıyordu. Zira Ülker, mutluluk olgusunu kullanıp reklamlarında sahiplenmeye hatırladığım kadarıyla daha önce başlamıştı. 2016 yazında sokaklardaki bilboardların çoğunda Ülker’in mutluluk temalı reklamlarını görüyordum. Coca Cola zaten bir süredir “mutluluğa kapak aç”ıyordu. Nestle’nin “iyi beslen mutlu yaşa” sloganı ve bu yazı için görsel ararken rastladığım Teka Ankastre bannerları… Hepsi ve daha fazlası var; ortak noktaları hepsinin mutluluk vadediyor olması.

Okumaya devam et


1 Yorum

Nasıl Oluyor da Bazı İnsanlar Daha Kolay Motive Oluyor?

Öğrenciyken okulda, çalışırken iş yerinde nasıl oluyor bir “havuç” birilerini motive eder ve hızla koşmasını sağlarken diğerleri üzerinde etkisiz kalıyor?

Aslında bu sorunun cevabı hormonal farklılıklarda gizli. Yakın zamanda okuduğum bir makalede, Conneticut Üniversitesi Davranışsal Nörobilim Dalı Başkanı John Salamone’un açıklamalarıyla öğrendiğime göre, dopaminin beynin hangi bölgede daha yoğun bulunduğu, kişisel motivasyon farklılıklarını belirliyor.
Okumaya devam et


Yorum bırakın

Sinema Hayatın Aynasıdır, Ferdinand

Sen İspanyol bir boğadan çok daha fazlasısın sevgili Ferdinand. Şu anda vizyonda animasyon olarak anlatılan hikayende aslında milyonlarca insanın hayallerinin, benliğinin ve kendini unutuşunun hikayesini anlatıyorsun. İflah olmaz bir yaşam romantiğisin belki, belki de öz olan sensin. Benim için olmak istediğim yer, bir başkası için olmaktan korktuğu yerdesin aslında…

Bugün daha önce yapmadığım bir şeyi yapacak, bir “çocuk” filminin yüreğime dokunduğu yerleri göstermeye çalışacağım. Okumaya devam et


1 Yorum

Mutluluk, Neredeyse Burnunuzun Ucunda!

Robert Waldinger’in mutluluk hakkındaki bilgi dolu TED konuşmasını henüz izlemediyseniz, biraz özet vereyim, sonra zaten izlersiniz. 🙂

“Hayatı güzelleştiren şey nedir?” sorusuyla yola çıkıp, şu anda bilinen en uzun süreli mutluluk araştırması olma özelliği taşıyan araştırma 1938’de Harvard Üniversitesi’nde başlamış. “Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması” ismi verilen bu araştırma yaklaşık 75 yıl boyunca 724 erkeğin hayatını, yetişkinlikten ölüme kadar izlemiş. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kendi Belirlediği Hedeflere Ulaşamayanlardan Mısınız?

Evet siz! Evet ben! Sen! O! Hepimiz! 🙂 İnsanoğlunun 2017 yılındaki ortak problemleri listesinde ilk 5’i zorlar: Kendimiz için, kendi isteğimizle (hani başımıza silah falan dayatılmadan) sadece kendimizi etkileyecek şekilde belirlediğimiz hedeflerimize ulaşamıyoruz! Nereden mi biliyorum? Ben bir koçum, haftada ortalama 10 kişi bana, bazen kendisine itiraf etmekte bile zorlandığı şeyleri anlatıyor. Ve bu “şey”lerin çoğunluğu, “hayalindeki BEN”e ulaşamamakla ilgili.

Okumaya devam et


6 Yorum

Şu Anda Yaşadığınız Hayat Kimin Tercihi?

Geçen hafta Harvard Business Review’da bir yazı yayınlandı. Kabir Sehgal tarafından kaleme alınan yazının başlığı ‪”Neden aynı anda (en az) iki farklı kariyeriniz olmalı?” ve yıllardır savunduğum, hatta savunmanın yetmediği üstüne bir de yürüdüğüm kariyer yolunun avantajlarından bahsediyordu. Yazıyı paylaştığımda sosyal medyadan gelen tepkileri görünce bu konunun, pek çok kişinin derdi olduğunu gördüm. Aslında bugüne dek çalıştığım danışanlarımdan ve mutluluk atölyesine katılan kişilerden de duyduğum bir ihtiyaç bu. Pek çok kişi, şu anda yaptığı şeyden memnun olmadığını biliyor fakat ne yapması gerektiğini veya nasıl yapacağını bilemiyor.

Okumaya devam et


2 Yorum

Hayatınızda Değişim İstiyorsanız İlk Taşı Siz Atacaksınız!

Çevremde çok fazla kişiden değiştirmek istedikleri şeyleri duyuyorum. Hayatını, şehrini, işini, sevgilisini, sevgilisinin karakterini, yöneticisinin karakterini, gelir düzeyini, performans hedeflerini, yaşam tarzını, kilosunu vs… Herkes bir şeyleri değiştirmek istiyor, kendince olumlu yönde. Fakat bunu isteyenlerin çok az bir kısmının gerçekten bu değişimi yaratmak için somut bir şeyler yaptığını görüyorum. Koçluk almak isteyen kişiler bu değişim isteğiyle geliyorlar ve bir kısmı, ilk seansa başlarken koçunun elindeki sihirli değnekle tüm dünyayı toz pembe bir görünüme dönüştüreceğini sanıyor.

Okumaya devam et