Evet sıkıldık. Sonuçta “aday deneyimi” kavramı, müşteri deneyimi kadar önemlidir ama o kadar önemsenmez. Bir adayın, mülakat için gittiği firmada yaşadıkları, o firmanın geleceğini belirler. Aday kapıda 1 saat bekletildiyse, aday görüşmede azarlandıysa, adaya görüşmede çok kişisel sorular sorulduysa (“Çok kişisel”den kastım: Bir eğitimde 6-7 İK’cı bir araya geldiğimizde ortamdaki çoğu kişinin görüşmeye gittiği bir firmadan söz açılmıştı ve görüşmeye giden herkese şu sorunun yöneltildiğini fark etmiştik “Sevgilinizle birbirinizin evine gidip geliyor musunuz?”), Okumaya devam et
Category Archives: İnsan Kaynakları
Mülakatlarda Başarı İçin Adaylara Yönelik Test Sürüşü
Nasıl ki pilotlar uçuş simülasyonlarına, sürücüler ise sürüş simülasyonlarına tabi tutuluyorlar, bence mülakatlarda başarılı olmak isteyenler de bu tür mülakat simülasyonlarına katılarak kendilerine dışarıdan bakma imkanı bulabilmeliler.
İş hayatında yer almak isteyen kişilerin çoğunluğu belli mülakatlardan ve aşamalardan geçerek kurumlarda çalışmaya başlıyor. Yetkinlik Bazlı Mülakat, Okumaya devam et
Bebek Konferansı: İlk 1000 Gün Zirvesi
O biiiir Sosyal Sorumluluk Projesi!
O biiiir “Çalışan Anne” mevzusu!
O biiiir İnsan Kaynakları tarafından önemsenmesi zaruri olan konu!
O biiiir İnsan yaşamının ilk 1000 gününün önemine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Bebek Konferansı!!!
Thaat’s It! HR Hits the STAGE!
Hayır hayır İngilizce blog içeriğine geri dönmedim, sadece bu adamların yaratıcı markalarına bayıldım! 🙂
Thaat’s It! sizce de çok enerjik bir marka değil mi? (Bir de Cihangir’deki It’s OK! isimli ufak kafe aynı enerjiyi veriyor…)
Bu eğlenceli ve enerjik marka, pek çok alanda etkinlikler düzenleyerek hem alanındaki uzman kişileri bir araya getiriyor hem de keyifli bilgi aktarımları gerçekleştiriyordu, ben de bir vakittir takipteydim.
Son olarak gördüm ki, İK alanında da “Lab” çalışmaları yapıyorlar. Okumaya devam et
Çalışan Mutluluğu İçin Kalpleri ve Zihinleri Kazanmak

Kariyer.net Dergi Şubat sayısında Konuk Yazar olarak yer verilen yazımı değerli okuyucularla buradan da paylaşıyorum: Okumaya devam et
Anne ve Babalar Artık Yarım Gün Çalışabilecek!
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenleme ile çalışan anne-babaların yarı zamanlı çalışma hakkı yasalaştı. Çocuk zorunlu eğitim çağına gelinceye kadar anne ya da baba normal çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilecek. Bu talep iş akdinin fesih nedeni sayılamayacak.
Hükümetin 2016 Yılı Eylem Planı’nda yer alan ve 10.02.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, çalışan anne-babaların önemli bir sorununa çözüm getiriyor. KPMG Türkiye’nin Muhasebe ve Mali Müşavirlik Hizmetleri Kıdemli Müdürü Emre Ilgaz, KPMG Vergi Blogu’nda yayımlanan yazıda, ebeveynlere yarı zamanlı çalışma hakkı tanıyan 6663 sayılı düzenlemeyi anlatıyor.
Çocuk Olacak Adamlara İş Yerlerinde İhtiyacımız Var!
Geleneksel anlayışa göre, başarılı iş sonuçları için iş arkadaşlarınızı sevmeniz, iş yerinde mutlu olmanız veya onlarla aynı şeylere gülmeniz gerekmezdi. Çünkü “Profesyonel” olmak, çok gülmeyen, mümkünse eğlenmeyen, devlet dairelerine gittiğinizde gördüğünüz hayatından bezmiş vezneciler misali, veya dizilerden filmlerden alışık olduğunuz “ciddi” Fransız mürebbiye edasıyla çalışmanızı gerektirir.
Ne şirketler gördüm içinde kaydırak yok, ne kaydıraklar gördüm dışında mutluluk yok!
Mutlu şirket olmak için illa Fortune 100 listesindeki milyar dolarlık şirketler olmaya gerek yok. Tüm ofisler Google gibi devasa kampüslerde içinden kaydırakla hayallerimizi kaydırdığımız, -o spor salonu benim bu uyku odası senin- gezdiğimiz yerler olmak zorunda değil.
Hatta bazen dış görünüşün, saklanması istenen durumları paravan misali kapattığı da söylenebilir.
Her “eğlenceli dekorasyonu olan şirket” elbette ki, tozları halının altına sürümek amacıyla yapmamıştır bunu. Niyetim sadece dekorasyona bakarak orada çalışmanın mutluluk verici olacağına inanmanın, sadece güzel/yakışıklı olduğu için birisiyle evlenmekten farkı olmayacağını anlatabilmek… Okumaya devam et
Zam ve Terfinin Çalışanlar Üzerindeki Etkilerini Yönetmek
Yeni yılla birlikte şirketler yeniden yapılanma planlarını tamamlarken, sonuçların çalışanlarda bıraktığı etki, kişiye göre değişiklik gösteriyor. Kimileri 2015’te bekledikleri terfi ya da zammı almışken kimileri de hayallerine kavuşamadı. Peki, çalışanların bekledikleri terfi ve zammı alamamasının altında yatan sebepler neler olabilir? Karşılanamayan zam ve terfi beklentileri sonucunda şirket çalışanları ne gibi tepkiler verebilir? Bu süreç nasıl yönetilmeli? Beklediği karşılığı alamayan fakat kaybedilmek istenmeyen yetenekler nasıl elde tutulabilir?
2015’te En Çok Okunan 10 Yazı
Yazı başlığı İlk yayın tarihi 2015’teki okunma sayısı
| CV Hazırlarken Yazılmaması Gereken 10 Şey | 14.12.2012 | 22.162 |
| 10 Basit Adımla Grup Mülakatlarını Başarıyla Geçebilirsiniz! | 20.02.2013 | 15.081 |
| Masada Oturan Yönetici Olmayın! | 29.09.2014 | 8.531 |
| Güçlü ve Zayıf Yönleriniz Nelerdir? | 01.10.2012 | 7.290 |
| Profesyonel ve Özel Hayatta Başarı İçin Kişisel SWOT Analizinizi Yapın! | 11.08.2014 | 7.125 |
| 2015 Türkiye’nin En İyi İşverenleri Listesi (Great Place To Work) | 11.05.2015 | 6.604 |
| BEN KİMİM? | 15.07.2012 | 5.183 |
| İş Başvuruları İçin Referans Nasıl İstenir, Nasıl Yazılır? | 18.02.2013 | 4.893 |
| Çinlilerden Bir Ömür Boyu Mutluluk Vaadi | 14.07.2013 | 3.692 |
| Kimselerin Bilmediği ve İnsan Kaynakları’na Unilever’in Kattıkları! | 01.04.2013 | 3.413 |
İşveren Markası: Çalışmak, Sevginin Gözle Görülebilen Şeklidir
6 Kasım’da Shangri-la’da düzenlenen ve “Markayı inşa eden insandır.” mottosuyla bilgi dolu bir gün yaşatan People Make The Brand Konferansı’na başlarken Evrim Kuran, Halil Cibran’ın “Çalışmak, sevginin gözle görülebilen şeklidir” sözünü hatırlattı.
