selinyetimoglu.com

PCC Profesyonel Kariyer Koçu & Kariyer Danışmanı, Ex-HR


Yorum bırakın

İş Yerinde Eğlenmek Verimliliği Nasıl Artırır?

FunOfis sağolsun, son 11 ay içinde yüzden fazla İnsan Kaynakları Profesyoneli’ne birebir olarak, işyerinde eğlencenin faydalarını aktarma fırsatım oldu. Bundan öncesinde hep kendim İK tarafında, yönetimi ikna etmeye çalışan taraftaydım. Hatta daha önce de mutlaka yazmışımdır, şirket Yönetim Kurulu toplantısında sürekli çalışanları mutlu etmenin gerekliliğinden bahsettiğim için bir keresinde Genel Müdür, “Sen aslında sendika temsilcisisin de bizim mi haberimiz yok?” demişti. Çalıştığım çok sayıda şirkette hep aynısını tecrübe ettim; İnsan Kaynakları olarak en önemli görevlerimizden biri de yönetim Okumaya devam et


8 Yorum

Nörobilimcilere Göre, Stressiz Bir Yaşam İçin Bu Şarkıları Dinlemeliyiz!

Eğitimlerimde sık sık katılımcıların stres seviyeleriyle ilgili gözlem yapma fırsatı buluyorum. Bir “stresmetre” gösteriyor ve kendi streslerini ölçmelerini istiyorum. Uzun zamandır kendini “stressiz” veya “az stresli” olarak tanımlayan biriyle tanışamadım. Kime sorsak yüksek derecede stresle baş etmeye çalışıyor. Orta seviyede stres hissedenleri tebrik eder ve “Vaov, nasıl başarıyorsun?” diye akıl ister olduk. Çok sayıda stres kaynağımız var, kişisel problemler, evin dertleri, çocukların dersleri, iş yerinde termini yaklaşan projeler, TV’de iç ve dış politika, ekonomik kriz geldi mi geliyor mu derken stres seviyesi hızla artıyor. Bu stresi azaltmanın veya onunla dans etmeyi öğrenmenin pek çok yolu var elbette. Okumaya devam et


Yorum bırakın

Kahkaha Yogası: “Gülmek için komik bir şey olmasını beklememe sanatı”

Bir önceki yazımda kahkaha yogası nedir, ne değildir, ne işe yarar ve bilim bize bu konuda neler anlatıyor gibi konularda upuzun bir yazı paylaşmıştım. Bu kez, “kendi hayatınızda kahkahayı nasıl artırabilirsiniz?” sorusuna yanıt vereceğim dilim döndüğünce. Okumaya devam et


Yorum bırakın

“Gülmeden geçen bir gün harcanmış demektir!” Kahkaha Yogası

Geçtiğimiz haftalarda katıldığım bir eğitimde, şükretmek üzerine bir çalışma yaptık. Şu anki hayatımda nelere şükrettiğimi uzun uzun düşünme fırsatım oldu. Şükrettiğim milyonlarca şeyden biri de gülebiliyor olmamdı. Her şeye rağmen, her şeyle birlikte, hayat bana ne getirirse getirsin gülebilmek. Bir kısmınızın bildiğini tahmin ediyorum, bir süredir kahkaha yogası üzerine çalışıyorum. Son olarak bu konuda uzmanlaşmak üzere Londra’ya giderek bir eğitim aldım. Kahkaha Yogası, Hint bir doktor olan Dr. Madan Kataria tarafından 1995 yılında temelleri atılmış bir pratik ve kendisinin kurduğu Uluslararası Kahkaha Üniversitesi onaylı sertifikam ile artık ben de “resmi” bir Kahkaha Yogası Lideriyim. 🙂

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Olmalı mı Olmamalı mı: İş Yerinde Eğlence

İnsanlar neden çalışıyor?

Maslow’un hiyerarşi piramidinde (O piramidi de aslında Maslow yapmamış, konuyu dağıtmak gibi olmasın ama, aslında Maslow’un anlattıklarından yola çıkarak bir öğrencisi tahtaya piramit çizip katlara ayırmış ve içine hocasından öğrendiklerini yazmış. Olmuş mu bize “Maslow’un Piramidi”?) ilk katları gerçekleştirebilmek için bir miktar gelir elde etmek gerekiyor bunun için çalışıyoruz. Bazen toplumda statü edinmemizi sağladığı için de çalışabiliyoruz. Bazen ekonomik özgürlük elde etmek için, başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilmek için…

Bugüne kadar yaptığım araştırmalar, çalışmalar, konuştuğum gözlemlediğim binlerce insan ve kendimden yola çıkarak iddia ediyorum: Eğlenmek için Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yeni Başlayanlar İçin Sertifika Programları

Değerli 0kurlar, bu yazıda bugüne dek onlarca kez aldığım bir sorunun cevabını bulacaksınız: İnsan Kaynakları sertifika programlarından hangisine gitsem?

2011 yılında ben de bu soruyu kendime sormuş ve çeşitli araştırmalar, eğitim alanlarla ve verenlerle yaptığım görüşmeler sonucunda bir eğitim kurumuna (İTÜ) karar vermiştim. Kolay karar vermedim yani, bence buna karar vermek de 3 aylık bu eğitime devam etmek kadar zor ve kritikti. Görünen o ki, her geçen sene buna karar vermek daha da zorlaşıyor çünkü bu alanda eğitim veren kurum sayısı katlanarak artıyor. Ancak ben, geriye dönüp kendi geçtiğim yola şöyle bir baktığımda, o gün verdiğim kararın arkasında Okumaya devam et


Yorum bırakın

Yöneticiler İçin Ekibinin Güvenini Kazanma Rehberi

-Şu anda bu yazıyı okuyanların kaç tanesi, iş yerindeki yöneticisine güveniyor?

Edelman tarafından yapılan araştırmaya göre her 3 kişiden 1’i yöneticisine güvenmediğini açıkça belirtiyor.

EY tarafından dünya genelinde 9800 kişiyle yapılan araştırmaya göre, çalışanların sadece %49’u yöneticisine güveniyor.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Networkü Olmayan Satışçının Dramı

Bir kısmınızın bildiği gibi bir süre öncesine kadar sıradan bir İK’cıydım. Sabah gider adaylarımla görüşür, eğitim organizasyonlarımı yapar, bağlılıkla ilgili aksiyon planlarımı hayata geçirir, koçluk görüşmem varsa yapar akşam olunca evime gelirdim. Sonra rahat batması nedeniyle FunOfis’i dünyaya getirince dünyam alt üst oldu. Artık karşınızda görev tanımı Satış, Sıcak Satış, Soğuk Satış, Pazarlama, Gerilla Pazarlama, Nöro Pazarlama, Dijital Pazarlama gibi yaklaşık 3672 alana daha yayılan bir İK’cı var. Hal böyle olunca, FunOfis’in yaklaşık 2. ayında anladım ki Okumaya devam et


Yorum bırakın

Amazon’da İK Kategorisinde Bestseller olan “Creative Hiring” kitabı ve sonrası…

Daha önce şurada sormuştum üzerine basa basa: “Müşteri deneyimi uzmanlığı” diye bir iş alanı gitgide yaygınlaşıyorken, dış müşteriye yönelik deneyim departmanları kurumun en önemli birimleri haline gelmeye başlamışken, İnsan Kaynakları içinde neden Aday Deneyimi Uzmanları yok?

Okumaya devam et


2 Yorum

Heineken, İK Pazarlamasında Bu Kez Kendini Bile Aştı!

Daha önce üniversite seminerlerime katılanların çok iyi hatırlayacağı bu video Heineken’in yeni mezun işe alımı için yaptığı kampanyanın tanıtımıydı. İlk yayınlandığında çok konuşmuştuk, Facebook’ta bu videoyu paylaşmayan İK’cıyı dövüyorlardı (!). Bu kadar ilgi çekmesinin nedeni, aslında yeni mezunlarda şirketlerin aradığı cesaret, girişkenlik, yardımseverlik gibi kişisel özellikleri çok daha yaratıcı bir yöntemle arıyor olmasıydı. “Şerrefsizim benim aklıma gelmişti” Okumaya devam et


Yorum bırakın

İşveren Markası, İnsan Kaynakları’nın Geleceğidir!

Evet, çok iddialıyım.

Çünkü İşveren Markası, İK’nın 5 yıl sonra kendisini çoktan görmeye başlamış olması gereken yerdir.

İşveren Markası, kurumunuzda kurduğunuz yapıyı sanki içinde yalnız en sevdiğiniz oturacakmışçasına özenle ve sevgiyle kurabilmektir…

İşveren Markası, çalışanların yalnızca açlıklarını giderecek bir ekmek yapmak değil, zihnini ve ruhunu da doyurmaktır… Okumaya devam et


Yorum bırakın

Rutinin Düşmanındır!

Hepimizin bilmesine rağmen çok az bir kısmımızın bilinçli olarak gerçekleştirdiği eylem: Konfor alanından çıkmak.

Konfor alanı, hayatınızın büyük kısmını geçirdiğiniz yerdir. Konfor alanı, üzerinde ayaklarınızı uzatıp TV seyretmeyi en çok sevdiğiniz koltuğunuzdur. Hafta sonu sabahları telefonunuza alarm kurmama kararı verdiğiniz an ve yatmadan önce kitap okumamak için beyninizin kendinize bahaneler üretmenize yardımcı olan kısmıdır. Her fırsatta spor yapma isteğinizden bahsetmenize Okumaya devam et